Anasayfa / Sağlık / Gebelikte Diyabet Hastalığı

Gebelikte Diyabet Hastalığı




Diyabet bebeğinizi ele geçirmesin, Gebelikte Şeker, Gebelikte Şeker Hastalığı

20-44 yaş arası kadınların yaklaşık yüzde 3-4’ünde görülen diyabete gebelik döneminde de dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde erken doğumdan doğumsal anomalilere kadar birçok ciddi hastalık ortaya çıkabiliyor.

Sonunda o an geldi ve hamile kaldınız. Bebeğinizi kucağınıza almanın heyecanını yaşarken eğer varsa hastalıklarınıza karşı da dikkatli olmak zorundasınız. Özellikle diyabet hastası bir kadın gebelik öncesinden başlayarak kan şekerini iyi kontrol altına almamışsa hem gebeliğin ilk üç ayında düşük riski artıyor, hem de bebeğinde normal popülasyonda yüzde 3 olan doğumsal anomali riski yüzde 10’lara ulaşabiliyor. Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı ve Perinatolog Doç. Dr. İbrahim Bildirici, “Gebeliğin kendisi de diyabet benzeri etkiler taşıdığından diyabetik gebelerin kan şekeri kontrolü zorlaşabiliyor ve gerek duydukları insülin miktarları sıklıkla artıyor. Diyabetik gebelerde, ilerleyen gebelikte kan basıncı yükselmesi ve idrarda protein kaybı ile karakterize preeklampsi riski de yaklaşık iki kat artıyor. Preeklampsi gelişmesi halinde ise erken doğum, sezaryen ile doğum, yenidoğan yoğun bakım ünitesine ihtiyaç gibi durumlar görülüyor” diyor.

Rutin kontroller

Doç. Dr. İbrahim Bildirici, “Diyabetik gebelerin diyabete ait organ hasarlarının olup olmadığının baştan değerlendirilmesi çok önemli, îlk muayenede bu testler ve değerlendirmeler yapılıyor. Gebelikte ilk dönemlerdeki takip sıklığı benzer olmakla birlikte, ilerleyen gebelikte bebeğin iyilik hali testleri denilen NST ya da ultrasonografide biyofizik profil skorlaması şeklinde ilave değerlendirmeler yapılıyor. Özellikle 32. haftadan itibaren diğer gebelerden daha sık kontrole gitmesi gerekiyor. Her gebe gibi 11.-14. haftalarda bir perinatolog tarafından erken genetik USG ve 18.-22. haftalarda detaylı USG yapılmalı. Diyabetik anne gebeliklerinde ilave olarak 18.-24. haftalarda bu konuda uzman bir perinatolog/pediatrik kardiyolog tarafından Fetal EKO yapılarak bebeğin kalbinin ileri düzeyde değerlendirilmesini de öneriyoruz” diyor.

Gebelik öncesi

Diyabetik hastalarda göz muayenesi, kardiyolojik değerlendirme ve böbrek fonksiyonlarının, mikroalbuminüri denilen idrarda protein kayıplarının olup olmadığının değerlendirilmesi çok önemli. Diyabetin bugün dünyada körlüğün birinci nedeni olduğu düşünülürse, her diyabetik kişinin rutin olarak göz ve gözdibi muayenesi olması gerekiyor. Özellikle diyabetik retinopati varsa bu gebeler uzman bir göz hekimi tarafından takip edilmeli. Bir kalp hastalığının olup olmadığı EKG ile değerlendirilmeli. Özellikle belli bir süre yüksek tansiyonu olan diyabetiklerde kardiyak fonksiyonların EKO ile değerlendirilmesi de gerekebiliyor. Diyabetik hastalar ACE inhibitörleri adı verilen tansiyon ilaçları kullanıyor ise, gebelikten önce bu ilaçlarm kesilmesi ve gerekiyorsa gebelik için güvenli kabul edilen tansiyon ilaçlarına geçmeleri de öneriliyor.



İnsülinin bir zararı var mı?

Kan şekeri düşürücü ilaç kullanan diyabetikler tercihen gebe kalmadan önce ya da gebelikle başvurduklarında hemen insülin tedavisine geçiriliyor. Annenin uyguladığı insülin bebeğe geçiyor, dolayısıyla gebelik ve bebek açısından tamamen güvenli bir durum ortaya çıkıyor.

Bebeğiniz risk altında olabilir

Tip 2 diyabeti (ileri yaşlarda ortaya çıkan, her zaman insüline ihtiyaç duymayan, kilolu kimselerde daha sık görülen) olan bir annenin çocuğunun diyabet geliştirme ihtimali 7 kişide 1 iken, hem kendisi hem eşi diyabetikse çocuğun hayatı boyunca diyabet geliştirme riski yüzde 50’ye kadar çıkıyor. Tip 1 diyabetiklerin çocuğunda diyabet olasılığı daha az olup, bu oran 1/25-1/100 arasında değişiyor. 11 yaşmdan önce tam alındıysa çocuğun riski bunun iki katı oluyor. Her iki ebeveyn de Tip 1 diyabetik ise çocuğun riski 4’te 1 ile 10’da 1 arasmda değişiyor.

Bunlara dikkat edin!

*  Diyabetik gebeler hamilelikleri boyunca diyet, egzersiz ve insülin tedavilerine büyük bir disiplinle uymalı.
*  Günlük olarak açlık ve yemeklerden sonra tokluk kan şekerlerini yakın takip ve kayıt etmeli. Çünkü, gebelik ilerledikçe özellikle insülin dozlarında olmak üzere dinamik değişiklikler yapmak gerekiyor.
*  Gebeler kan şekeri yükselmesine daha hassas, ketoasidoz ya da diyabetik koma denilen durum kan şekeri kontrolü iyi olmayan gebelerde daha kolay gelişebiliyor. Bu durum hem anne hem de fetus için ciddi risk oluşturabiliyor.
*  Diyabetik gebeler, doktor muayenelerini hiç aksatmamalı. Özellikle 20. haftadan sonra tansiyonlarını yakın takip ettirmeliler.

DİPNOT

Gebelik şekeri nedir?

Gebelik şekeri yüzde 3-10 gebede ortaya çıkabilen bir durum. Çoğu gebede hiçbir bulgu vermiyor, 24.-28. haftalarda yapılan glikoz tolerans testi ile tanı koyuluyor. Daha önce anne karnında bebek kaybı olan, iri ya da sakat doğum öyküsü olan, kilolu, ileri yaştaki gebelerde testin hemen yapılması öneriliyor. Tarama testinde 50 gr. glikoz içiriliyor ve bir saat sonra bakılan kan şekeri 140 mg./ dl üzerinde ise kesin tanısal teste ihtiyaç duyuluyor.

Gebelik şekerinin riskleri

•    Gebelik şekeri, özellikle kan şekeri kontrolü iyi sağlanmazsa iri bebeklere yol açabiliyor.
•    Bu bebeklerde doğum sonrası solunum sıkıntıları, hiperbilirübinemi (sarılık) daha fazla görülebiliyor.
•    Gebelik şekeri olanlarda tansiyon yükselmesi-
preeklampsi riski de artıyor.
•    Bu gebelerin hayatları boyunca diyabet geliştirme riskleri de artıyor.
•    İri bebekler zor doğum, omuz takılması gibi doğum travmalarına, bebeğin iriliğinden dolayı artmış sezaryen girişimlerine yol açabiliyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir