yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / İş Fikirleri / Geleceğin işi, balkon serası kurmak

Geleceğin işi, balkon serası kurmak



Balkonda sebze yetiştirmek artık hayal değil. Plastik sektörü balkon seraları için gereken her malzemeyi sağlayabiliyor. Uygulamalar hem çevreci hem de ekonomik. Maydanoz, dereotu, sarmısak, hatta domates, biber, soğan bile yetiştirmek mümkün.

KENT yaşamının insanı doğadan uzaklaştıran olumsuz koşullarını bir ölçüde hafifletmek isteyen insanların talebi balkon seracılığının hızla büyümesini sağlıyor. Batılı ülkelerde yıllardan beri kullanılan uygulamaları artık Türkiye pazarında da rahatça bulmak mümkün. Kullanılması kolay malzemeler, yol ve yön gösteren rehberler, örnek alınabilecek başarılı uygulamalar sayesinde siz de onlarca sebzeyi balkonunuzda yetiştirebilir, bundan kazanç elde edebilirsiniz. İster hobi, ister sıra dışı bir girişim olarak…

balkon serasi

YEŞİL GİRİŞİM FIRSATI

Önce hobi yaklaşımını ele alalım. Düşünün ki balkonu olan bir eviniz var ama balkondan yeterince yararlanmıyorsunuz. Yapılacak tek şey hobi niyetine kent ortasında bir ‘balkon serası’ kurmak.

Görenleri bakir doğanın güzelliklerine taşıyacak bu yeşil mekân, kent yaşantısında sizi stresten arındıracak; ellerinizle yetiştirdiğiniz harika yeşilliklerle üretim keyfi yaşayacaksınız. Bu uğraş sizin için hem gözünüze hem de ruhunuza hitap eden değişik bir ‘rekreasyon’ alanı olacaktır.

Girişim konusuna gelince… İş yaygınlaştıkça KOBİ’ler için yeni bir iş alanı doğacaktır. Tıpkı plastik pencere sektöründe olduğu gibi özel doğrama ve donanım işlemleriyle değişik bir kazanç alanından söz ediyoruz.

İçinde otomatik sulama yapan sistemleri, gün ışığını odaklayan cam filtreleri ve özel raflarıyla anahtar teslimi bir balkon serası kurmak yepyeni bir iş fikri.

Konu sadece kat balkonlarıyla sınırlı değil. Elbette eğer bir apartmanın giriş bölümünü hedef aldıysanız, önünde de küçük bir yeşil alan varsa daha da şanlısınız. ‘PVC’, ‘polystren’ ya da ‘polikarbonat’la ana binaya uyumlu ısmarlama sera kabinleri imal etmeniz de mümkün. Saydam plastik levhaları birbirine ekleyerek ısıl işlemle portatif sera odacıkları da imal edebilirsiniz.

İşin ilginç tarafı son yıllarda giderek yaygınlaşan ‘hidroponic’ yetiştiriciliğe; yani topraksız yetiştirme faaliyetine bu işin sonsuz imkânlar tanıması.

Böylece toprak yerine özel eriyikler kullanarak kısıtlı alandan daha fazla yararlanılmasım sağlayabileceksiniz.

PLASTİKÇİLERE YENİ İŞ ALANI

Balkon serası üretimi bunlarla da sınırlı değil. Meraklı müşterilere ‘modüler sistem’ kolaylığı da getirebilirsiniz. Bu işinizi daha da farklılaştıracaktır. İçinde rafları olan küçük yetiştirme kabinleri üretebilir, daha sonra kolay eklemelerle sistemi orta büyüklükte mobil seraya dönüştürebilirsiniz.

Mobil (taşınabilir) sera demişken, bunların standart boyda olanları bugün batıda hayli rağbet görüyor. Sıradan gardırop büyüklüğünde olanlardan tutunuz, bir otobüs durağı büyüklüğüne ulaşan birbirinden ilginç taşınabilir seralar var. Yapılacak tek şey modüler bağımsız odacıkları kolayca birbirine monte etmekten ibaret.

Sistem plastik kapı pencere imalatçılarını yakından ilgilendiriyor. Nasıl ki şimdi duş kabini üretimi plastik doğramacıların ana faaliyet alanlarından biri olduysa, bu yenilikler de ürün portföyüne rahatça eklenebilir.

PVC SEKTÖRÜ İÇİN İDEAL

Gelelim kullanılan levhaların niteliğine… Yeni plastik türleri hem kırılmıyor hem de oldukça hafif. ‘Polikarbon’ (poli-karbonat), ‘pleksiglas’, ‘akrilik’ ve ‘PVC’ levhalar bu iş için çok elverişli. Piyasa deyimiyle kısaca ‘polikarbon’ adı verilen levhalar oluklu ve oluksuz (solid) biçimde ikiye ayrılıyor. Bağlantı elemanları oldukça işlevsel ve ucuz. Ayrıca levhaları birbirine kilitleyen buluşsal sistemleri mevcut.

Işık geçirgenliği açısından ‘polystren’ ve ‘PVC’ levhalar çok tercih ediliyor. Kolay şekil verilebilmesi, camdan daha hafif ve dayanıklı olmaları en önemli avantajları. Bu levhaların darbe ve kırılganlık mukavemeti oldukça yüksek. Kısaca ‘Pet Levhalar’ olarak anılan bu grubun tümüyle çevreci olması ise önemli bir başka avantaj.

Döküm ve vakumlama yoluyla üretilen akrilik sera kabinleri küçük balkonlara konacak dolap tipi hazır ürünler için ideal. Bunlar özellikle Kanada ve Amerika’da son yıllarda büyük ilgi görüyor.

Pratik yetiştiricilik için üretilen bu kabinler nemden etkilenmiyor ve temizlenmesi çok kolay. Güneş gören bir odanın köşesine konması ise onları estetik bir çiçek serası haline getiriyor.

Bazı girişimciler küçük boy monoblok sera kabinlerini belli bir bitki türünü uygulayarak komple satıyor. Örneğin mini çilek serası! En çok tutulanlardan biri de ‘cherry domates’ olarak bilinen salkım şeklindeki bitkiyle birlikte satılan küçük taze domates kabinleri. Hem dekoratif hem de mutfak ihtiyaçları açısından çok işlevsel. Süs biberleri, egzotik fasulyeler, kuş üzümü gibi onlarca türü de yine bu grup içinde üretmeniz mümkün. Bitki uyarlanmış balkon seraları Amerika’da 400 dolardan başlıyor, büyük boylarıyla 5 bin dolara kadar çıkıyor.

DİKEY BAHÇE DE MÜMKÜN

Balkonda yapılan seracılığın bir başka çeşidi ise ‘vertical garden’ (dikey bahçe) olarak bilinen bir başka teknik. Bu uygulamada yalnız balkon zemininden değil, bina duvarlarından da yararlanılıyor. Yapmanız gereken ilk şey topraksız tarım uygulamalarını öğrenmek. Bu tür yetiştiricilikte daha çok bitki besleme solüsyonları kullanılıyor, toprağa ihtiyaç duyulmuyor.

Bugün ‘vertikal (dikey) yetiştiricilik’ bazı ülkelerde 21. yüzyılın en önemli girişimlerinden biri sayılıyor. Bu konuda peyzaj mühendisleri ve mimarlar işbirliği yaparak binaların uygun yüzeylerine dikey bahçe havası katıyorlar. Uygulamalar bilimsel nitelikte incc’eniyor, yayınlar yapılıyor. İlgi çok büyük…

Daha fazla bilgi almak isteyenler Çin, Hindistan, Meksika, Kore gibi ülkelerde hayata geçen tekniğin inceliklerini ‘The Vertical Farm / Feeding The World In The 21st Centuıy’ başlıklı kitaptan rahatça öğrenebilirler. Kitabın yazarı Dr. Dickson Despommier. Kitapta birçok uygulama formülleri var. Uygulama reçeteleri ise zengin görsellerle açıklanıyor. Kitabı Amazon.com üzerinden online indirmeniz mümkün.

Kısacası, tercih hangi yönde olursa olsun balkon seracılığı yalnız ekonomik açıdan değil, çevresel etkilerin olası sürprizlerinden kurtulmak için de bugün en sağlıklı yol olarak görünüyor.

Verim, topraklı tarıma göre 10 kat yüksek

balkonda domatesTopraksız tarım profesyonel seralarda yaygın olarak uygulanan bir yöntem. Ancak balkonlarda böyle bir sistemin varlığından haberdar değildik. Haber için araştırma yaparken biyoloji öğretmeni Yaşar Özdemir’in balkon seracılığı konusunda kayda değer uygulamalar yaptığını gördük. Yaşar Özdemir, Evsera adlı özel bir sistem geliştirmiş. Özdemir, Evsera topraksız sera sistemi için 15 yılda 5 bini aşkın deney yaparak domates, biber, patlıcan,

salatalık ve çilek yetiştirmeyi başarmış. Bu sistemle toprağa göre 10 kat daha fazla verim alındığını dile getiren Özdemir, Evsera sistemiyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Butik topraksız teknolojik tarım ile 1 metrekarelik alanda 60 kilogramdan fazla domates yetişebiliyor. Bu sistem toprağa göre 10 kat fazla verime sahip. Ayrıca organik ve doğal yollardan ürün yetiştirme imkanı da sağlıyor. Evsera nano teknolojik topraksız butik tarım sistemiyle hobi amaçlı olarak balkona, çatıya, bahçeye, kış bahçesine kurulabiliyor. Sistemde profesyonel üreticilerin yetiştirdiği teknik ve sistemlerin hepsi mevcut. Elektriğini güneş veya rüzgardan karşılayabilen süper akıllı butik topraksız teknolojik tarım, seranın yağmur suyunu da toplayıp depolayarak ürünün maliyetlerini daha da düşürüyor. Asıl önemlisi sofralara gelen sebze ve meyveler daha sağlıklı bir ortamda ve koşullarda yetiştiriliyor. Tarım zararlılarına karşı da tuzak yöntemi ile mücadele edebilen süper akıllı butik topraksız teknolojik hobi serası arı ile tozlaşma sağlayarak organik tarım yapma imkanı da veriyor.



Bitkilerin besin ihtiyaçları ise yüzde 100 yerli ve 70 organik mineralden oluşan ev sera bitki şurupları ile sağlanıyor. Bu sayede tam doğallık yakalanmaya çalışılıyor.”

Yaşar Özdemir, balkon ve ev seracılığının dünyada yaygın olduğunu, Türkiye’de de ilginin her geçen yıl arttığını vurguluyor. Sera sistemlerinin hobi amaçlı olmaktan çıkıp, ticari bir noktaya ilerlediğini söylüyor. Özdemir, “İş balkondan terasa çıktı. Artık bir iki metrekareler geçmişte kaldı, artık 200-400 metrekare alanlara sistem kuruyoruz. Özellikle terası müsait olan evlerden talep alıyoruz. Kendi yiyeceklerini çıkardıkları gibi, kalanını da komşularına satıyorlar. Bu seralarda üretilen ürünlerin fiyatları markete göre yaklaşık 1 TL daha yüksek oluyor. Özetle, bu işi yaparak kendiniz için meyve ve sebze yetiştirmenin ötesinde satışını yaparak kar bile elde edebilirsiniz. Kısacası bu iş giderek ticarileşmeye başladı” diyor. Evlerde kullanılabilen topraksız sera sistemleri ise sanıldığı kadar pahalı değil. Özdemir’in verdiği bilgiye göre, basit bir balkon sera sistemi 50 TL’ye kurulabiliyor. 50 metrekare üzerinde ise otomasyon sisteminin 190 TL’lik ek bir maliyeti çıkıyor. Otomasyon sistemi bir kere kurulunca uzun yıllar kullanılabiliyor. Evsera sistemi büyüklüğüne göre 50 ile 200 TL arasında kurulabiliyor.

Ev gardırobunu seraya uyarladı

Türk girişimcilerinin yaratıcılığı sınır tanımıyor. Gerçekten de çok özgün işlere imza atıyorlar. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde portatif elbise dolabı ve ayakkabılıklar üreten Prado Mobilya da tam bu örneğe uygun bir şirket. Balkonlarda yapılan tarım uygulamalarına olan ilgiyi görmüş ve bu işten bir yatırım fırsatı çıkarmış. Şirketin genç yaştaki sahibi Erhan Atay, insanların ilgisini fırsata çevirdiklerini söyleyerek portatif sera üretimiyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Bizim asıl işimiz bez portatif elbise dolapları üretmek. 2010 yılından bu yana faaliyet gösteriyoruz.

Mevcut işimizin yanına neler yapabiliriz diye araştırırken insanların balkonlarda domates, biber, soğan vb. sebzeleri üretme eğiliminde olduğunu gördük. Bunun için küçük seralara ihtiyaç olduğunu fark ederek bez dolaplarımızda ufak değişiklikler yaparak bunları mini seralara dönüştürdük. Bez yerine sera naylonu kullanarak mini seraları ürettik. Daha dayanıklı ürünler geliştirdik.

Ağırlıklı olarak internet üzerinden satış yapıyoruz. Satış noktalarına da mal vermeye başladık. Tekzen’lerle çalışmaya başladık. Ürünümüz ciddi sayıda sipariş almaya başladı. Bugüne kadar bu ürünler tamamen ithaldi. En ucuzu 150 TL’ye satılıyordu. Biz büyüklüğüne göre 50-80 TL arasında satıyoruz. Bu alandt yerli üretim de yapılabileceğini gösterdik. Diğer ürünlere göre daha avantajlı çözümler üretiyoruz. İlk yıl 500’ün üzerinde satış yaptık. Henüz oldukça mütevazi bir rakam ama talebe bakılırsa önümüzdeki yıllarda balkon seralarının ciddi rakamlara ulaşacağını söyleyebiliriz. Şimdi bahçe sera sistemleri için ürün geliştiriyoruz. Bu yıl bitmeden bahçe modellerimizi de piyasaya vermeyi umuyoruz.”

marul bahcesi

Sürdürülebilir bir gelecek için

Evinin balkonunda, terasında ya da bahçesinde amatör amaçlı olarak sera kurmak isteyenlerin iki yıl önce Nur Demirok’un Vizyon Market köşesinde yayınlanan ‘Toprağını sev ve onu koru’ başlıklı yazısında vurguladığı bazı bilgileri not etmesinde fayda var:

  • 2020 yılında 7 milyara ulaşacak dünya nüfusu, 2050 yılında 9 milyarı geçecek. Kentlerin nüfusu görülmedik biçimde artıp en az iki katına çıkacak. Göç bu hızla devam ederse İstanbul’un 2050 yılı nüfusu 25 milyon sınırını zorlayacak!
  • Su kıtlığı, iklim değişikliği ve toprak bozulması gelecekteki talebi karşılamak için en büyük engel. Aynı sorun Anadolu’nun büyük kentleri için de geçerli.
  • Daha düne kadar kendine yeten bolluk ülkesi Türkiye’de bundan böyle kısmi beslenme sorunları görülmesi hiç de sürpriz sayılmamalı.
  • Sorun sadece tahıl üretimiyle ilgili değil. Tüm sebze ve meyvelerde, hayvansal beslenmede tüketilen bitkilerde ve her çeşit ette üretim dramatik biçimde azalacak, toplam nüfusun yüzde 80’i -özellikle kentlerde-yetersiz beslenme sorunuyla yüz yüze gelecek.
  • Asıl mesele ise hem karasal hem denizlerde yaşanan kirlilik! Metropol yerleşim alanlarının hızla betonlaşması küresel kirlilik riskini olağanüstü artırıyor.

İç denizler ve göllerde hayat hızla gerilerken tüm dünyada toprak eski verimliliğini yitiriyor. Aslında Türkiye’nin değil tüm dünyanın ‘sürdürülebilir gelecek’ sorunu bu! Yuvarlak hesap 10 milyar insanın nasıl besleneceğini kendine dert edinmiş Kanadalı fütüristlerden Christophe Pelletier 2011’de yayınlanan ‘Future Harvests’ isimli eserinde bu sorunu irdeliyor. Ona göre açık denizlere kıyısı ülkeler daha şanslı. Her metrekare deniz birer besin tarlası haline gelecek. Engin okyanuslarda zamanla dev platformlar kurularak arıtılmış deniz suyuyla ’hidroponic yetiştiricilik’ yapılacak.

Şimdi bir kısmı hayal olarak değerlendirilse de fütüristik görüşlerin isabetli olduğu tahminler de var. Örneğin ‘dikey seralar’ Hong Kong, Singapur gibi ‘sıkışık’ yerleşimlerde inşa edilmeye başlandı bile.

Fütürist Pelletier’ye göre bu uygulama daha yaygın bir sistem haline gelecek, çoğu metropolün çevresinde gökyüzüne yönelmiş yapay sebze ve meyve bahçeleri göreceğiz. Bu alışılmadık görüntüler sıkışık çevrelerde eko sistemi iyileştirecek, karbondioksit oranını dengeleyerek yetersiz beslenmeye katkıda bulunacak.

Daha şimdiden ‘vertical farm’ üzerinde çalışan yüzlerce bilim adamı ve şehir planlamacısı var. Bu gelişme böylesi bir ‘ütopya’nın hızla gerçeğe dönüşmekte olduğunu gösteriyor.

Bahçede sera da moda oluyor

Sera üretimi yapan Kocaeli merkezli Tolerans Makine bahçe seracılığıyla ilgili ürünleriyle tanıyor. Firmanın sahibi Muhammed Kansu, insanların bahçede hobi amaçlı sera uygulamalarına ilgisinin giderek arttığını söylüyor.

Kansu, “İnsanlar küçük bahçelerinde sera kurmak istiyor. Biz de bu talebi görerek hobi seraları üretmeye başladık. Bizim asıl işimiz sera ve sera sistemleri. Ama şehirlerden bu yönde talep gelince ürün gamımıza bahçe hobi sistemlerini de ekledik” diyor.

Muhammed Kansu’nun aynı zamanda ‘Avludan Sera ve Bahçe Marketi’ isimli bir internet portalı bulunuyor. Hobi amaçlı seraları ağırlıklı olarak bu portal üzerinden satıyor. Kansu’nun verdiği bilgiye göre, vatandaşların ilgisi hayli yüksek. Bahçe seralarında ağırlıklı olarak 10-50 metrekarelik ürünler tercih ediliyor. Fiyatları da 885 TL ile 3 bin TL arasında değişiyor. Profesyonel sera sistemlerinin fiyatı ise kullanılan malzemeye göre 20 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor. Tabi bu büyüklükteki seraların tamamen ticari ve büyük alanlarda kurulduğunu da belirtelim.

Domates ilk sırada

Yıllarca büyükelçiliklerde tarım ataşesi olarak çalışan Savaş Titiz tarafından 1981 yılında kurulan Titiz Agro Group, sebze fidesi alanında pazar lideri konumunda.

Firma sadece profesyonel, ticari amaçlı seralara ürün vermiyor, evlerde, balkon ve küçük bahçe tipi seralar için de fide üretimi yapıyor. Türkiye’deki yıllık 3 milyar adetlik fide satımının 500 milyon adedini tek başına sağlıyor.

Titiz Agro Group yetkilileri ev tipi fide taleplerinin her geçen yıl arttığını söylüyor. Grup süs bitkileri alanında da iddialı. Evlerden süs bitkilerine dönük taleplerde ciddi artış gözlemlediklerini söylüyorlar. Firma fide olarak en fazla domates satıyor. Domatesi, süs bitkileri ve biber takip ediyor. Titiz Agro Group, ayrıca sardunya çeliği üretimi de yapıyor. Kenya’da gerçekleştirilen üretimde Amerikalı bir de ortağı var. Şu anda 100 dekar alanda üretim yapıyor. Talebe bağlı olarak bu alanın büyütülmesi planlanıyor.

NUR DEMİROK / İDRİZ ÇOKAL / PARA DERGİSİ


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

profesyonel-nedimeler

“Ne iş olsa yaparım” diyenlere

Son haftalarda fazla ciddi konulardan söz ettik. Bu kez havayı biraz yumuşatalım. Size “dünyada ne …

3 Yorumlar

  1. Susuz tarım yapmak istiyorum. Ankara’da balkon sera kuruyormusunuz? Maliyeti ne kadar?

  2. Bu işe girmek için en uygun alan adı balkonserasi.com satılıktır , ilgililer mail yolu ile ulaşabilirler.

  3. tuncer yavuzarslan

    Hobi amaçlı bahçe seralarınız ve balkon seralarınız uygun fiyata kurulur.
    Ücretsiz keşif ve proje için arayınız.
    Ziraat Mühendisi Tuncer Yavuzarslan
    Gsm: 0554 473 76 30
    e-mail: tunceryavuzarslan@yandex.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir