Anasayfa / Sağlık / Gelişmekte Olan İlaç Pazarlarının Önemi ve Etkisi

Gelişmekte Olan İlaç Pazarlarının Önemi ve Etkisi




turgut tokgozDünya ilaç pazarının, yüzde 80’ini, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya pazarları oluşturuyor. Ancak artık bu pazarlar, büyümeyi tetikleyen ana oyuncu konumlarını kaybetmeye başladı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ‘pharmerging’ adı verilen gelişmekte olan ilaç pazarlarının önemi ve büyümeye olan etkisi artıyor.

Bunun temel nedeni ise bu ülkelerde milli gelirin büyümesi, sağlık hizmetlerine erişimin artması ve kalitenin yükselmesi. Türkiye’nin de gelişmekte olan pazarlar arasında yer almasına rağmen yatırım tercihlerinde nitelik ve nicelik olarak geride kaldığını söyleyen İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, sektöre yönelik şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Gelişmekte olan ilaç pazarlarına yönelik gerçekleştirilen ve 413 katılımcı tarafından yanıtlanan bir anketin sonucuna göre Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Türkiye ilaç pazarları arasında fırsat sunan ülkeler. Ancak Türkiye bu sıralamada en sonuncu sırada yer alıyor.

Gelişmekte olan bir pazara yönelik iş geliştirme kararlarını etkileyen en önemli etkenler sorulduğunda ise yüzde 34.9 ile büyüyen ekonomi, yüzde 22.3 ile ilaç endüstrisine yönelik olumlu politikalar ilk iki sırada görülüyor. Özellikle ikinci başlıkta Türkiye olumlu sinyaller veriyor.”

YATIRIMCILAR GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN PEŞİNDE



Turgut Tokgöz, sektöre olan yabancı sermaye girişiyle ilgili şu açıklamalarda bulunuyor: “Gelişmiş ülkelerdeki büyümenin durması, gelişmekte olan ülkelerde artan nüfus, kamu sağlık hizmetlerinde ve ilaca erişimde iyileşme ve ortalama yaşam süresindeki yükselme gibi faktörler nedeniyle yatırımcıların, dünya genelinde gelişmekte olan ülkelere olan ilgisi devam ediyor. Köklü firmalarımızın satın alındığını ve yabancı firmaların ülkemizde pazar payı elde ettiğini görüyoruz. Aslında bu tür satın almalarda, ülkemize sermaye girişi olmakla birlikte, orta ve uzun vadede yaratılan katma değerin önemli bir kısmının yurtdışına transfer edildiği gerçeği yadsınmamak. Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımlar değerlendirilirken, diğer ülkelere göre miktarının ve niteliğinin dikkate alınması doğru olacaktır.”

“İLAÇ FİRMALARI AR-GE YAPMALI”

Hedeflerini, 2023 yılında dünyanın önde gelen ilaç üreticilerinden ve ihracatçılarından biri konumuna gelmek olarak belirleyen Turgut Tokgöz, sektörün geleceğiyle ilgili şunları söylüyor: “Bu vizyonumuz doğrultusunda, 2011 yılı sonunda hazırladığımız ‘Türkiye İlaç Endüstrisinin Küreselleşmesi için Devlet ile Ortak Yol Haritası’ başlıklı rapor ile stratejik bir yaklaşımla yakalayabileceğimiz küresel rol tarif edildi. Endüstrimizde, uzun yıllara dayanan uluslararası kalite standartlarında üretim deneyimi mevcut. Kaliteli insan gücü ve yüksek teknolojisi ile gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek potansiyele sahip olan endüstrinin ürünleri, Avrupa Birliği başta olmak üzere 135 ülkeye ihraç ediliyor.

İlaç endüstrimiz, 2023 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 80 seviyelerine yükseltmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda 2012 yılında eczacılık ürünleri ihracatı önceki yıla göre yüzde 17 artarak 662 milyon dolar oldu. İthalat ise yüzde 15 daralarak 3 milyon 996 bin dolara geriledi. Bunun sonucunda, eczacılık ürünlerinde dış ticaret açığı 2011 yılındaki 4.1 milyar dolardan 2012’de 3.3 milyar dolara inerken, ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 12.1’den yüzde 16.6’ya iyileşme gösterdi.

İlaç firmalarının üretim ve Ar-Ge yatırımları yaparak yeni ürünler ortaya koyması, küresel rekabette geri kalmaması ve dış ticaret dengesine olumlu yönde katkı sağlayan bir endüstri haline gelebilmesi için öncelikle tüm diğer sektörler gibi hak ettiği kârlılığı elde etmesini sağlayacak fiyatlandırma ve geri ödeme politikaları uygulanmalıdır.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir