Anasayfa / Haberler / Hastalıklara iyi geldiği düşünülen doğal taşlara ilgi artıyor

Hastalıklara iyi geldiği düşünülen doğal taşlara ilgi artıyor




Doğal olan her şeye yönelik ilgi doğal taş pazarını da kuşattı. Hastalıklara iyi geldiği düşünülen doğal taşlara ilgi artıyor. Çoğunlukla aksesuar ve takı olarak kullanılan taşlar, ilaçların yerini alacak gibi. Doğal taş gurularının sayısı da hızla artıyor.

HER şeyin doğalının makbul olduğu bir dönemdeyiz. Yiyecekten kıyafete, makyaj malzemelerinden ev eşyasına kadar doğal ürünlere daha doğrusu doğal olana büyük bir talep var. Daha sağlıklı ve daha kaliteli bir yaşamın doğala dönüşten geçtiğini düşünenlerin sayısı arttıkça doğal ürün satışları da deyim yerindeyse patlıyor. Bundan doğal taşlar da nasibini aldı. Çoğunlukla aksesuar ve takı olarak satılan doğal taşlar artık ilaç niyetine kullanılıyor.

Doğal taşların pek çok hastalığa iyi geldiği iddia ediliyor. Buna iddia diyoruz çünkü bilimsel bir ka- I mt yok. Taşları deneyimleyenler ile bununla ilgili Be\gin Oa’ araştırma yapanlar farklı düşüncedeler. Görüşler ne olursa olsun, pek çok kişi çareyi ilaç yerine taşlarda arıyor. Hangi taşın hangi hastalığa iyi geldiğini öğrenmek isteyenler için kitaplar da var. Belgin Dal, Haşan Kocabaş, Prof. Dr. Ahmet Maranki gibi isimler taşların şifalarım anlatan kitaplara imza attılar.

BURÇLARA GÖRE DEĞİL MİNERALLERE GÖRE

Kitaplar büyük ilgi görüyor. Kitapların gördüğü ilgi konuyla ilgili bilgi almak isteyen kişi sayısının da ne kadar fazla olduğunun bir göstergesi. İnternette taşların şifalarını anlatan yüzlerce site ve bir o kadar da yazı var. Ancak buna rağmen pek çok yanlış ve eksik bilgi de dolaşımda. Bu kitaplar bu bilgilerin derlenip toplanması ve doğru bir şekilde ilgilisine ulaşması açısından önemli kaynaklar. Hal böyle olunca doğal taşlar, taşlan ithal edenler, satanlar bu işin guruları ciddi bir ekonomik pazar oluşturmuş durumda. Bu kitapların yazarlarından Belgin Dal ve Haşan Kocabaş ile görüştük. Doğal taşların ne tür hastalıklara iyi geldiğini, taşlarla ilgili doğru bilinen yanlışları konuştuk. Belgin Dal’ın doğal taşlarla tanışma hikayesi oldukça ilginç. Bundan yaklaşık 10 yıl öncesine kadar taşlara ilgisi yokmuş Dal’m. Hatta Dal, “Taşlar ve enerji için hadi canım diyenlerdendim” diye tarif ediyor kendini. Ancak 2008 Nisan ayında yaşadığı bir olay hayatını değiştirmiş.

15 sene boyunca migren ağrısı çeken ve geçmesi için her yolu deneyen Dal, tesadüfen bir taşın migren ağrısını geçirmesiyle konuyu araştırmaya başlamış. Taşların dünyasının derinliklerine indikçe pek çok şey bulmuş, fark ettiği konulardan bir tanesi de taşların burçlara göre olmasıymış. Yaptığı araştırmalar ise, taşların burçlara göre değil minerallere göre değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuş. Bu bilgileri paylaşmak istediği için de kitabını yazmaya karar vermiş.

KAİNATTAKİ ECZANE

Belgin Dal da son yıllarda insanların doğal taşlara büyük ilgi gösterdiğini vurgulayarak, bunun sebebinin insanların sadeliğe ve kainattaki eczaneye dönmesi olduğunu belirtiyor. Doğal taş kullanımının aslında yeni olmadığını belirterek, “İbni Sina ve Mahmud Şirvani, İslam tıp bilim adamları taşlarla tedaviyi günümüze bıraktıkları eserlerde anlatmışlar. Ben de bu hâzineyi gündeme getirdim” diye anlatıyor.

Haşan Kocabaş’m da taşlara olan merakı 1992 yılında burçları araştırırken başlamış.

Edindiği bilgilerle yetinmemiş ve taşların fiziksel özellikleriyle burçların karakter yapısı arasındaki bağı araştırmaya baş lamış. “Ancak konunun daha derin bağlantıları olduğunu gördüm” diye konuşan Kocabaş, “Her burç insanının sağlık yönünden hassas organları ve sistemleri vardı ve bağlantılı taşlar, mineral özellikleri bakımından bu organ ve sistemleri sağlıklı tutuyordu” diye anlatıyor. Ancak Kocabaş’m hayatım değiştiren şey ise 2001 yılında geçirdiği rahatsızlık olmuş. Kalp krizi teşhisiyle hastaneye yatan Kocabaş daha sonraları tansiyon sorunları yaşamış.

“DENEMENİN NE ZARARI VAR”

O dönemde yıllarca taşlarla ilgili elde ettiği bilgiler akima gelmiş. Bilgisayarında duran bilgileri tekrar gözden geçirmiş ve tansiyonuna çare olacak taşın bantlı kırmızı akik veya yosunlu akik taşı olduğunu görmüş. “Denemenin ne zararı var” diyerek kırmızı akik taşlı bir yüzük almış. Bir hafta kadar sonra tansiyonunun 12’ye 8 olarak sabit-lendiğini görmüş. Kocabaş’m yaşadığı bu deneyim taşlarla ilgisini ise profesyonel bir seviyeye taşımış. Yabancı kaynakları taramış ve taşların şifasının bu kadar basit bir sebebe dayanamayacağını düşünerek taşların kimyasal formülüne yönelmiş.

“Kimisi demir ağırlıklı, kimisi magnezyum, fosfor, potasyum, florin, kalsiyum…” diyen Kocabaş, mineralleri incelemiş. Araştırmaları sonucunda ‘Şifalı Taşlarla Sağlıklı Yaşam ve Taşlarla Şifa’ kitapları ortaya çıkmış.

TAŞLARI BİLMEK GEREK

Ancak Kocabaş esas olanın tıbbi teşhis ve tedavisi esas olduğu konusunda uyarıyor. Kocabaş şöyle devam ediyor: “Modern tıp, ilaç sanayiinin tahakkümünden kurtulabilirse ve ‘bir hastalığı tedavi eden her şey ilaçtır’ bakış açısına sahip olursa yani bütüncül tıp gerçekleşebi-lirse, hastalıkların tedavisi daha kolay olacak” diyor.

Hem Kocabaş’m hem de Dal’ın altını çizdiği nokta taşların mineral yapılarına göre kullanılması gerektiği. Zira her taş yararlı değil. Hangi taşın neye iyi geldiğini bilmek ve kullanım şeklini öğrenmek şart. Buna örnek olarak Kocabaş, “Kimyasal formülünde yani bünyesinde yüzdelik oranda arsenik, kurşun, cıva, kadmiyum, antimon, baryum gibi minerallerin bulunduğu taşlar, evde bulundurulmamalı, takı olarak kullanılmamalı” diyor. Çünkü bu taşların temas halinde veya solunum yoluyla zehirleyebileceğini belirtiyor.

AKSESUARDAN FAZLASI



Bizde Belgin Dal’a taşlarla ilgili doğru kabul edilen yanlışların neler olduğunu sorduk. Dal en büyük yanlışın taşların burçlara göre alınması olduğunu söylüyor. Aynı burçtan insanların aynı hastalığı yaşamadıklarını ifade eden Dal bunu şöyle örnekliyor: “İki boğa burcunu ele alalım. Biri hipertiroid hastası diğeri de tiroid hastası değil. Burçlarının taşı ise ametist. Ametist taşında lityum minerali olduğu için hipertiroid hastası bu taşı kolye ya da bileklik olarak kullandığında 50 mg ilaç alıyorsa 250 mg ilaç almaya başlar. Deri gözenekleri açık olduğu için taştaki mineral deri gözeneğinden içeri girip kişiye zarar verebilir.

Oysa tiroit hastası kehribar ya da selenyum minerali taşıyan selenit taşını kullansa şifasından faydalanabilir.” Dal, ikinci en büyük yanlışın ise taşların aksesuar olarak görülmesi olduğunu ifade ediyor. “Aksesuardan çok gıda takviyesi gibi görmek gerek” diyor. Dal, tüm taşların bir gece toprakta bekletilerek temizlenmesi gerektiğini söylüyor.

ŞİFA TAŞLARDA ARANIYOR

Astrolog ve Doğal Taş Uzmanı Hülya Gün, geçmiş yüzyıllarda insanların şifalı taşları keşfedip kullandığına dikkat çekerek günümüzde insanların doğadan şifa bulmayı tercih ettiğini ifade ediyor.

Artan ilgiyi Gün, “insanların taşların her birinin sağlığa fayda sağladığını ve hepsinin iyileştirme özelliğini fark etmesiyle doğaya karşı farkmdalığı arttı” şeklinde özetliyor. Ayrıca Gün bunu öze dönmek olarak d eğeri en-dirdiğini sözlerine ekliyor.

însEfnlarm en çok hangi taşlara ilgi gösterdiğini sorduğumuzda ise Gün şunları sıralıyor: “Apatit, aquamarine, aragonit, yıldız taşı, amazon taşı, kan taşı, amber, azurit, krizokol, sitrin, mercan, florit, garmet, ro-dokrazit, peridot, kuartz, altın renkli yıldız başı, obsidyan, topaz, labradorit, bakır taşı, ay taşı, krisopraz, morgonit, oniks, akik, yeşim taşı, turkuaz, aleksandrit, rodokrozit…”

ENERJİ KÜPÜ

Taş Uzmanı Zehra Korumaz da satın alınan doğal taşların ülkelerin ve insanların bilgi, ilgi ve ekonomik durumlarına göre değiştiğini söylüyor. Ülkemizde eskiden pırlanta dışında, inci, mercan, amber, akik, turkuaz, oltu, onyx gibi taşlar tercih edildiğini kaydeden Korumaz, şimdilerde ise safir, yakut, zümrüt, sitrin, ametist, peridot, turmalin, yeşim ve birçok diğer renkli taşlar tercih edildiğini belirtiyor.

Doğaltaş konusu açıldığında en sık sorulan sorunun doğal taşlarm gerçekten enerjileri olup olmadığı sorusu olduğunu söyleyen Korumaz, en çok ilgi çeken konuların başında ise burcu taşı, aşk taşı, iş taşı, sağlık taşı, nazar taşı, para taşının geldiğim dile getiriyor. Doğal taşların mineral kristallerinden oluştuğunu belirten Korumaz bu taşlarm milyonlarca yılda oluştuğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle küçük bir parça doğal taşı “enerji küpü” olarak niteleyen Korumaz, “Burada önemli olan doğru enerjiyi, sağlık için ise doğru minerali tercih ederek bu enerji küplerinin enerjilerinden faydalanmak” diye konuşuyor.

AŞK İÇİN PEMBE KUVARS

Aşk, sağlık ve nazara karşı hangi taşları önerdiğiniz sorduğumuz Korumaz, aşk için kullanabilecek taşın pembe kuvars olduğunu, kolye veya yüzük olarak kullanılabileceğini söylüyor. “Aşkı çekmek için sağ yüzük parmağımızda yakut, evlilik ve beraberliğin sürdürülmesi için ise sağ yüzük parmağında kadınlar peridot, erkekler granat kullanabilir” diye anlatıyor Korumaz. Nazardan korunmanın yolunun ise granat, prit, labradorit, mavi dantel akik, turkuaz ya da amber kolyeden geçtiğini söyleyen Korumaz sağ yüzük parmağında hematit yüzük kullanabileceğini ifade ediyor. Negatif enerjiyi bloke edip içeri girmesine engel olması için ise Korumaz’m önerileri şunlar: “Evinizin ve İşyerinizin kapısının dışına birkaç parça hematit koymanızı ve evlerinizde iş yerlerinizde tuz lambası kullanmanızı, cebinizde ya da çantanızda bir parça kaya tuzu taşımanızı özellikle tavsiye ederim.”

Akan suda birkaç dakika bekletin

Doğal taşların kendine özgü temizlenme tekniği var. Toprağa gömme, tuzlu suda bekletme, tütsü ya da piramit ile temizleme bu tekniklerden bazıları. Uzmanlara hangi taşın nasıl temizlenmesi gerektiğini sorduk. Hülya Gün ve Zehra Korumaz konuyla ilgili bizi bilgilendirdi. Buna göre, akik taşı gül suyunda bekleterek temizlenebilir. Bir kasenin içine yarım bardak gül suyu ilave edilerek akik taşı 12 saat boyunca gül suyunda bekletilir. Bu yöntemin bazı taşlarda zararlı olabileceğini söyleyen Gün, topaz, oksidyan, lacivert taş, hematit, florit taşlarının gül suyu ile temizlenmesini önermediğini sözlerine ekliyor. Gün’ün önerisi bu taşların akan suda iki dakika temizlenmesi şeklinde.

Korumaz’ın da temizlik konusunda tavsiyesi taşları akan suda yıkamak. Korumaz, “Akan suda yıkadığınızda renkleri ile size gülümsemeleri ve ışıkları ile göz kırpmalarını en azından bir defa tecrübe etmenizi öneririm” diye konuşuyor.

Depresyona iyi gelir, özgüveni artırır

Akik: Genel korunma iyileşme, cesaret, özgüven ve enerji verir.

Yeşim taşı: Bilgelik, merhamet, insaniyet, cömertlik, huzur ve uyum taşıdır. Mücevher olarak takıldığında koruyucu ve şans getirici özelliği var.

Ametis: Haberci rüya görünümünü arttırır, rahat uyku sağlar. Depresyon ve ruh iyileştirme özelliği olan taşır.

Aquamarine: Adapte olma ve odaklanmayı güçlendirir.

Apatit: Halk arasında bilinen konuşma bozukluğu olarak bilinen kekemelik gibi rahatsızlıklara iyi gelir.

Krizokol: Sinir uçlarını dengeleyip sakinlik verir.

Sitrin: Metabolizma ve özgüveni artırır.

Labradorit: Bağımlılıklarla mücadelede etkili.

Hematit: Sakinleştirir ve kan basıncını düşürür.

Krisopraz: Aşk acısı ve duygusal kırıklıkları düzeltme gücü vardır.

Oniks: Geçmişte yaşanılmış travmalardan kurtutunmasına yardımcı olur.

Morganit: Empati yeteneğinizi arttırır.

Obsidyan: Duygusal çöküşlerde, halüsinasyon görme gibi psikolojik rahatsızlıklar da tedavi özelliği vardır.

Meral Candan





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir