Anasayfa / Ekonomi-Finans / Hızlı büyüme cari açığa yine rekor kırdırdı

Hızlı büyüme cari açığa yine rekor kırdırdı




bütçe, cari açık, türkiye cari açığı, türkiye bütçe açığı, hızlı büyüme, ekonomi finans, ekonomi büyümesi, ekonomik yatırım, piyasalar, işsizlik, işgücü, para piyasaları, milliyet ekonomi, mynet ekonomi

Hızlı büyüme cari açığa yine rekor kırdırdı

Merkez Bankası’ntn geçen hafta aralık ayı ödemeler dengesi verilerini yayınlamasıyla cari açıkta 2011’in bilançosu ortaya çıkmış oldu. Buna göre geçen yıl cari açık 77.1 milyar doları buldu ve yeni bir rekor kırdı. 2011 yılındaki cari açığın milli gelire oranı ise tahminen yüzde 10 civarında çıkacak gibi. Gerçek oranı nisan ayı başında 2011 yılı milli gelir verileri belli olunca öğreneceğiz. Eğer gerçekleşme tahmin ettiğimiz gibi çıkarsa Türkiye tarihinde ilk kez çift haneli bir cari açık/milli gelir oranıyla karşılaşmış olacak.

BÜYÜME VE CARİ AÇIK

2011’de cari açığın yine rekor kırmasının temel nedenini ekonominin neredeyse hiç hız kesmeden büyümeye devam etmesi oluştuaıyor. 2010 yılında ekonomi yüzde 9 büyümüştü.

2011    yılındaki büyüme de buna çok yakın ve yüzde 8.5 civarında çıkacak gibi görünüyor. Türkiye’de ekonominin ithalata bağımlı bir yapısı olduğu için hızlı büyüme mutlaka idıalatta ve dolayısıyla cari açıkta artışa yol açıyor.

Fakat 2011’de ekonomi 2010’dakine yakın bir hızla büyüdüğü halde cari açıkta aynı oranda artış yaşanmadı. 2010 yılında yüzde 248.9 olan cari açıktaki artış oranı 2011’de yüzde 65.3’te kaldı. Bu gelişme 2010’da ekonominin neredeyse tamamen iç talebe dayalı olarak büyümesine karşılık 2011’in ikinci yansında bu açıdan bir dengelenmenin ortaya çıkmasından kaynaklanıyor. 2011’in üçüncü çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısı pozitif olmuştu ve dördüncü çeyrekte de benzer bir durumun yaşandığı talimin ediliyor. İç talebin hız kesmesi bu dönemde ithalatın ve dolayısıyla cari açığın da hız kesmesine yol açmış bulunuyor.

‘SICAK PARA’ FAKTÖRÜ

Hatta geçen yılın son iki ayında cari açıkta bir miktar düşüş de yaşandı. Yıllık bazdaki cari açık ekim ayında 78.6 milyar dolar ile zirveye çıktıktan sonra kasım ayında 0.5 ve aralık ayında ise 1 milyar dolarlık düşüş gösterdi.

2011’de cari açığın finansmanında da düzelme oldu. 2010’da cari açık neredeyse tamamen “sıcak para” adı verilen kısa vadeli sermaye akımlarıyla finanse edilmişti. 2010’da 41.5 milyar dolarlık sıcak para girişi olmuş ve bu tutarın cari açığa oranı ise yüzde 89’u bulmuştu. 2011’de sıcak para girişi 20.6 milyar dolara ve cari açığın finansmanındaki payı da yüzde 27’ye düştü. Cari açığın finansmanında sıcak paranın yerini “ılık para” olarak tanımlanabilecek orta ve uzun vadeli sermaye girişleri aldı. Bu arada 2010’da 7.5 milyar dolara düşen doğrudan yatırımlar da 2011’de epey toparlanarak 13.4 milyar dolara çıktı. Ancak doğaldan yatırımların cari açığın finansmanındaki payı çok fazla değişmedi ve yüzde 16’dan ancak yüzde 17’ye çıkabildi.

NET HATA VE NOKSAN

2011’de ödemeler dengesinde dikkat çekici gelişme net hata ve noksan kalemindeki 12.5 milyar dolarlık fazla oldu. Yıllık verilere bakılırsa daha önce net hata ve noksan kaleminde hiç bu kadar fazla ortaya çıkmamış, bundan önceki en büyük giriş de 4.4 milyar dolarla 2003’te gerçekleşmişti.



Fakat yıllıklandınlmış aylık verilere bakıldığında esasında 2008-2009 krizi sırasında da net hata ve noksan kaleminde bugünküne yakın bir fazlanın olduğunu görüyoruz. Daha önceki yıllarda da dış kaynak girişinin yetersiz kaldığı dönemlerde net hata ve noksan kaleminde bu tür fazlalar ortaya çıktığını biliyoruz. Bu da iş dünyasının işlerin iyi olduğu dönemlerde ödemeler dengesi metodolojisinin yakalayamadığı bir yerlere bir miktar “zııla” yaptığını, işlerin kötüye döndüğü dönemlerde de bunları kullandığını düşündürüyor.

Merkezi yönetim bütçesi 2012’nin ilk ayında 1.7 milyar liralık fazla verdi. Böylece bütçe 2011 yılından sonra 2012’ye de fazla vererek giriş yapmış oldu. Merkezi yönetim bütçesi 2011 yılının ilk ayında da 1 milyar liralık fazla vermişti.

Ocak ayında vergi gelirlerinde yaşanan artış gayet iyi görünüyor. Bu ayda vergi gelirleri geçen yıla göre yüzde 18.7 artış gösterdi.

Geçen yılın aynı ayında-kinden 3-7 milyar lira daha fazla vergi tahsil edildi. Bu da ekonomide sert fren beklentileriyle pek uyuşmuyor. Ekonomi bir miktar yavaşlaşa da hala büyümeyi sürdürüyor gibi görünüyor.

Ocak ayında bütçenin fazla vermesinde kamuoyunda “vergi banşı” olarak bilinen 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılan tahsilatın da önemli payı var. Bu çerçevede yapılan tahsilat tutan ocak ayı sonunda 14.5 milyar liraya ulaştı. Aralık ayında bu tutar 13.3 milyar lira olduğuna göre ocak ayındaki tahsilat 1.2 milyar lirayı buluyor. Bu da ocak ayındaki bütçe fazlasının yiizde 70’ine karşılık geliyor.

Ocak ayında bütçedeki can sıkıcı gelişme faiz ödemelerindeki yüzde 4l.7’lik anış oldu. Faiz dışı harcamalar yüzde 12.1 oranında artış gösterirken, faiz ödemelerindeki sıçrama yüzünden, toplam harcamalardaki artış da yüzde 17.1’i buldu.

Hazine’nin finansman programına göre bütçede şubat ayında da 8.4 milyar lira gibi yüklü bir faiz ödemesi var.

Tarım dışı işsizlikte daha fazla düşüş var

Türkiye İstatistik Kıırumu’nun (TÜTK) geçen hafta yayınladığı verilere göre, kasım ayında mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı yüzde 9 3 olarak gerçekleşti. Bu oran üç aydan beri bu civarda seyrediyor. Mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı eylül ayında yüzde 9-3 ve ekim ayında da yüzde 9-4 seviyesindeydi.

Bizim TÜlK’in metodolojisini kullanarak yaptığımız hesaplar tarım dışı işsizlikte ise durumun biraz farklı olduğunu gösteriyor. Mevsimsel düzeltilmiş tarım dışı işsizlik oranı eylül ayında yüzde 11.7’ye indikten sonra ekimde yüzde 11.8’e çıkmıştı.

Kasım ayında ise bu oran 0.3 puan gerileyerek yiizde 11.5’e düştü. Bu da kasım ayında genel işsizlik oranındaki düşüşün sınırlı kalmasının tarımdaki işsizliğin artmasından kaynaklandığını gösteriyor.

Kasım ayı işgücü piyasası verileri, ekim, kasım ve aralık aylarında düzenlenen anketlerden elde edilen bilgilerin ortalamasını yansıttığı için aynı zamanda dördüncü çeyrek döneme ait verileri oluşturuyor. Bu çerçevede mevsimsel düzeltilmiş verileri incelediğimizde ise dördüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre genel işsizlik oranında 0.3, tarım dışı işsizlik oranında 0.7 puanlık düşüş görüyoruz. Bu da ekonominin yılın son çeyrek döneminde de büyümeye devam ettiği sinyalini veriyor.

ORHAN KARACA





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir