Anasayfa / Ekonomi-Finans / İç talebi canlandırma önlemleri gelebilir

İç talebi canlandırma önlemleri gelebilir




İç talebi canlandırma önlemleri gelebilir

Ekonomi kamuoyunu oluşturan her kesimin merakla beklediği 2012 yılının ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2’lik bir büyümenin alt başlıkları, büyük ölçüde iç talebin durma noktasma gelmiş olduğunu gösterdi. İkinci çeyrekte de benzer bir büyüme performansı beklenirken, hükümetin ikinci yarıyılda kemerleri biraz daha gevşeteceği ve iç talebi canlandırma yönünde adımlar atacağı tahmin ediliyor. Gerek fînans gerekse ekonominin omurgasım oluşturan 13 temel sektörden gelen mesajlarm büyük çoğunluğu bu yönde.

Geçen yıl kasım ayının ortalannda hükümetin 2012 yılı için ekonomiyi yönetme planı ortaya çıktığında, herkesi aldı bir düşünce… Ekonomideki hızlı büyümenin önüne geçilecekti. Gerçekten Türkiye’nin birkaç yıldır yüzde 10’lar seviyesinde gerçekleşen büyüme performansının ağır bir bedeli vardı. Cari açık giderek yönetile-biliyor olmaktan çıkıyordu. Bu da Türkiye ekonomisi için tehlike çanlarının sesini daha belirgin hale getiriyordu. Buna bir ‘dur’ demek gerekiyordu ve bunun da yolu ekonomik büyümeyi aşağıya çekmekti. Fakat bu nasıl olacaktı? Yumuşak mı yoksa sert mi? Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın bu konudaki ilk açıklamalan önce bankaları tedirgin etmişti. “Kredi büyümesini kontrol altına alın. Yüzde 25’in üzerinde büyümeyin” mesajına değişik tepkiler geldi. Para politikası Hükümet’in büyümeyi dizginleme programına uygun bir rotaya sokuldu. 2012 başladığında alman önlemlerin ilk belirtileri ortaya çıktı.

Doğrusu bazı sektörlerden biraz ürkütücü haberler geliyordu. Özellikle de iç pazara yönelik satışlardan… Otomotivde yüzde 50’ye varan satış azalmaları, inşaat verileri biraz da mevsimsel olan düşüşlerle birleşince bu yılın nasıl geçeceğine ilişkin ilk belirtiler de ortaya çıkmış oldu. Fakat resmi rakamlar açıklanmadan söylenen her söz suya yazılmış gibi tahminden öteye geçmiyordu.

ÜÇ AYLIK VERİLER NE DEDİ?

Geçen ayın sonunda ekonominin tüm aktörleri, zamanı gelen üç aylık büyüme verilerinin açıklanmasını beklemeye başladı. Ve geçen haftanın başında yılın ilk üç ayına ilişkin büyüme rakamları açıklandı. Ekonomi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2 büyümüş görünüyor.

Bıı verilerin daha derinlikli analizini araştırma müdürümüz Orhan Karaca, yine bu sayfalarda yapıyor.

Reel ekonomide bu rakamların nasıl bir etki yarattığını araştırdığımızda ortaya çıkan tablo ise biraz karamsar. Bu rakamların pek kimseyi şaşırtmadığı anlaşılıyor. Hatta daha da kötüsünü bekleyenler bile var. Ekonomistler arasında ise büyümenin çok sert bir düşüş ile karşı karşıya olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Hükümet’in ekonomiyi soğutma konusunda başarılı bir sınav verdiğini kabul edenler de var.

İKİNCİ ÇEYREK VE İKİNCİ YARIYIL

Sadece ekonomistleri değil, ekonominin lokomotifi olan temel sektörlerde neler yaşandığını da kapsayan toplu bir araştırma yaptık bu hafta. ilk üç ay verilerinden çok ikinci çeyreğin nasıl geçtiğini ve ikinci yarıyılda gerek siparişlere ve gerekse üretime dayanan bilgilerle nasıl bir tablo ortaya çıktığını ortaya çıkarmaya çalıştık bu araştırmayla.

Öncelikle ekonomistlerin yaklaşımını değerlendirmek gerekirse ilk çeyrek büyüme verisinde gerek ekonomistlerin, gerekse banka analistlerinin dikkati çektiği nokta, yurtiçi talep büyümesinin (tüketim ve yatırım harcamaları) belirgin bir şekilde azalıp, net ihracatın (ithalat eksi ihracat) büyümeye katkı yapan başlıca kalem haline geldiği olarak göze çarpıyor.

ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren büyüme rakamlarının çok şaşırtıcı olmadığını, ancak özellikle özel yatırımlardaki yavaşlamanın belirgin olması gibi birtakım sürprizler gördüklerini ifade ediyor. Dağdeviren, kamunun katkısının bu derece artmış olmasını da beklemediğini söyleyerek, büyüme rakamlarındaki bu gerilemeyi ‘yumuşak iniş’ olarak tanımlayanlardan. Dağdeviren şöyle diyor:

“Yurtdışındaki dengesizlikleri de düşündüğümüzde yüzde 8-9’lar-dan bu rakamlara gelindiği için gerilemeyi normal karşılıyorum. Türkiye içsel risklerini azalttığı için dışarının etkisi belirginleşti. Belirleyici olan özel yatırımlar olacak, özel yatırımlar ivmelenmeden Türkiye’nin toparlanması hızlanamaz.”

Yılın ikinci yarısında kırılganlıkları önleyici girişimlerde bulunulacağı ve kaynak girişinin önemli olacağı değerlendirmesinde bulunan Dağdeviren’in yıl sonu büyüme beklentisi ise aşağı yönlü riskler olmakla birlikte yüzde 3.5.

DÜŞÜŞ YUMUŞAK MI SERT Mİ?

EFG Başekonomisti Haluk Büriimcekçi ise ikinci yarıya ilişkin olarak “Küresel ekonomideki yavaşlama beklentisine paralel dış talep katkısı azalacak, iç talep katkısı artacak. Faizlerde gevşeme ihtimali olduğundan, ikinci yarıda iç talep katkısı artacaktır. İlk yarıdan daha iyi rakamlar gelebilir” diyor.

Büriimcekçi, ikinci çeyrekte yüzde 3, yıl sonunda ise yüzde 4’lük büyümenin makul olduğunu ifade ediyor. Küresel ekonomideki sıkıntıların artması, kaynak akışının sınırlanması ve ihracatın da buna paralel gerilemesi durumunda bu rakamlar aşağı yönlü revize edilebilir.

Rakamlardaki gerilemenin kaygı verici olduğunu savunan analistler de var. Radikal gazetesi yazarı ekonomist Uğur Giirses’e göre rakamlar ekonomide ‘yumuşak’ olmaktan çok, ‘sert bir iniş’e işaret ediyor. Giirses, şu soruyu soruyor:

“Devletin tüketim harcamaları sayesinde toplam tüketimin toplam büyümeye katkısı yüzde 0.53 olmuş. Buna toplam yatırımlardan gelen yüzde 0.43’lük katkı da ilave edilince toplam iç talep artışı yüzde 0.97’ye ulaşıyor. 2011’in ilk çeyreğinde yüzde 16.72 idi. Bir yılda yüzde 16.72’den yüzde l’in altına düşen toplam iç talep tablosuna ‘yumuşak iniş’ söylenebilir mi?”

Reel ekonomide neler olduğuna gelince… Öncelikle kapsayıcı olduğunu düşündüğümüz 10 temel sektörü alarak, bu alanda nasıl bir realitenin yaşandığını oıtaya koymaya çalıştık. Çünkü bu sektörler ekonominin bir anlamda atar damarları. İşte finanstan otomotive, tekstilden bilişim ve telekomünikasyona kadar 13 sektördeki son büyüme hesapları

FİNMİŞ
Kredi büyümesine fren, başarılı oldu

Büyüme rakamlarını kabaca iç talep ve dış talep olarak ayırdığımızda, dış talep (ihracat) dışında kalan göstergelerin hepsi iç talebe işaret ediyor. TÜİK verilerinden en dikkat çekici olanı iç talepteki ciddi gerileme.

Rakamlara göre hane halkının tüketiminin ilk çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yatay seyrettiği görülüyor. Geçen yılın ilk çeyreğinde toplam GSYİH içerisinde yüzde 72 paya sahip olan özel tüketimin, bu yıl ilk çeyrekteki payı yüzde 70’e gerilemiş durumda. Bu gerilemede kredilerdeki ciddi büyümeyi frenleyici önlemlerin ve dolayısıyla yükselen faizlerin de etkisi var.

Bankacılık sektöründe küresel ve yurtiçi ekonomi büyümedeki görece yavaşlama yanında alınan politika tedbirleri ile kredi hacmindeki artış hızının sınırlandığı ve yılın ilk çeyreğinde 12 aylık kredi büyüme oranının yüzde 23.9 olduğu görülüyor.

Kredilerin çeyrek dönemler itibarıyla büyümesine baktığımızda büyüme hızının 2011 yılı ikinci ayrısından sonraki dönemde yavaşladığı ve bu eğilimin 2012 yılı ile birlikte devam ettiği görülüyor. BDDK’nın Mart 2012 tarihli Finansal Piyasalar Raporu’na göre 2012 yılı ilk çeyreğinde krediler bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.4 oranında büyüdü. Türleri itibarıyla baktığımızda ise 2012 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre bireysek krediler yüzde 2.9,

KOBİ kredileri yüzde 1.5, diğer ticari krediler ise yüzde 2.5 oranında büyüdü. Sözkonusu oranların 2011 yılı ikinci çeyreğinde sırasıyla yüzde 11.2, yüzde 7.7 ve yüzde 10.2 seviyesinde olduğu göz önüne alındığında hızlı kredi büyümesinin önemli ölçüde kontrol altına alındığı söylenebilir.

Yine de finans çevrelerinde ikinci yarı yıl için bir artış beklentisi hakim. Bu verileri değerlendiren Global Menkul Değerler Bankacılık Analisti Sevgi Onur, kredi büyümesi beklentilerinde iyimser. Yıl sonunda yüzde 16’lık bir büyüme bekleyen Onur, Merkez Bankası’nın aşağı yönlü revize ettiği enflasyon rakamlarını hatırlatarak, “Bu da faizde indirime neden olabilir, bu durumda kredi büyümesi daha da yüksek olabilir” diyor. Global Menkul Değerlerin yılsonu GSYİH büyüme beklentisi ise yüzde 4.2.

Görüştüğümüz bankacıların yıl sonu kredi büyümesi beklentisi ise yüzde 12-16 arasında değişiyor. Merkez Bankası kredi hacmini yüzde 25’in üzerinde büyüten bankalara uyarıcı tedbirler getirmişti.

■ Ali İhsan Gelberi
Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Bölümü Müdürü :

“Avrupa’nın durumuna bakılınca dış talebin devam etmesi mümkün görünmüyor. Garanti Bankası’nın yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 2.7. ikinci çeyrekte ise mevsimsel etkilerden arındırılmış büyümenin yüzde 1, kredi büyümesinin ise yüzde 15 civarında olacağını öngörüyoruz.”

PERAKENDE
Genel büyümeye fark atmayı sürdürecek

Perakende sektörü bu yılın ilk çeyreğinde ortalama yüzde 8 büyüdü, ilk yarı büyümesinin ise yüzde 7 olduğu tahmin ediliyor. Yıl sonu büyümesi konusundaki beklentiler büyümenin yüzde 10’u bulacağı yönünde. Perakende sektörü, ilk üç ayda zorlu hava şartları nedeniyle biraz sıkıntılı günler geçirmişti. Ancak yaz alışverişi, okulların tatile girmesi ve alışveriş festivalinin de etkisiyle oldukça hareketli günler yaşıyor şu aralar.

Tabii burada karlılık ön plana çıkıyor.

Bugünlerde görüştüğümüz birçok perakendeci ciroların arttığını, ancak kârlılıklarının azaldığını söylüyor.

Anadolu’da işler aslında büyük şehirlere oranla daha iyi gidiyor. Anadolu’daki AVM’lerdeki ziyaretçi sayısı ilk defa bu yılın başından bu yana İstanbul’daki ziyaretçi sayılarını geçti. Bu da Anadolu için iyi bir gösterge. Perakende endeksinin en son açıklanan mayıs ayı verilerine göre ciro endeksi geçen yılın mayıs ayına göre 13 puan artarak 130 puana ulaştı. Özellikle teknoloji market ve elektrikli eşyalar kategorisinde satışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17 arttı.

■    Arif Bayraktar
Bimeks Genel Müdürü:

“İlk üç ayda yüzde 40 büyüdük. Pazar payımız arttı. ilk yarı yılda perakendenin yüzde 7, yıl sonunda ise yüzde 10 büyüyeceğini tahmin ediyoruz.”

■    Osman Arar

Orka Group Genel Koordinatörü: Perakendenin 6 aylık büyümesi yüzde 10, bu yıl ise yüzde 15-25 arasında büyür. Hedeflerimizde ® bir sapma yok. Sektör daha da iyi gidecek”

TURİZM
2011 rakamlarını yakalarsa, iyi

Bacasız sanayii turizm, geçtiğimiz yılı 31 milyon turist ve 27 milyar dolar turizm geliri ile kapatmıştı. Sektör bu yıl için konulan 33 milyon turist ile 30 milyar dolar turizm geliri hedefini revize ederek geçtiğimiz yılın rakamlarını hedefler hale geldi.

Çünkü turizmin başkenti Antalya bu yılın ilk çeyreğini geçen yıla oranla yüzde 14 oranında düşüşle karşıladı. Ocak-mayıs döneminde düşüşün sürmesi ve kaybın yüzde 4.3’ler seviyesinde gerçekleşmesi turizmcileri daha temkinli olmaya itiyor. Ancak yüksek sezon olarak adlandırılan Haziran-Ağustos dönemi arasında kaybın telafi edilip en azından geçen yılın rakamlarının yakalanacağına işaret ediliyor.

■    Sururi Çorabatır



Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı:

“Antalya’da yaşanan kaybın yüksek sezon ve son dakika satışları ile birlikte telafi edilmesini bekliyoruz. En kötü ihtimalle geçen yılın rakamlarının yakalanacağını düşünüyoruz.

■ Timur Bayındır

TUROB Başkanı:

” Antalya yüksek sezonda son dakika atağı yaparsa geçen yılın rakamları yakalanabilir. Ancak turizmde önümüzdeki birkaç yıl zor geçeceğe benziyor.”

■ Osman Ayık

TÜROFED Başkanı:

“Bu yıl turizm Türkiye’de 2011’de olduğu gibi yaldızlı bir yıl geçiremeyecek. Çünkü dünyadaki konjonktür çok değişime uğradı. Türk turizmi için tehlike çanları çalmıyor ancak temkinli olmakta da fayda var.”

OTOMOTİV
Umutlar yaz satışlarına bağlandı

Geçen yılı rekorla kapatan otomotiv sektörü, bu yılın ilk yarısında toplam pazarda yüzde 19 küçüldü. Geçen yıl ilk yarıda 421 bin adet olan satışlar bu yıl 340 bin adet olarak gerçekleşti. Haziran ayını dikkate alırsak, 2012 yılı Haziran ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 71 bin adet oldu. Geçen yıla göre ise satışlarda yüzde 12’lik bir düşüş söz konusu. Peki, bu rakamlar ne anlama geliyor? 2011 yılının üçüncü çeyreğinde daralmaya başlayan binek ve hafif ticari araç pazarı, son çeyrekte yüzde 11.7 oranında geriledi. Tüm bu göstergeler doğrultusunda,

2012 yılı otomotiv sektörü toplam pazarının 790 bin adetler civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bunun 560 bin adedinin binek, 230 bin adedinin ise hafif ticari olacağı hesapları yapılıyor. Hyundai Genel Müdürü Ümit Karaaslan, 2012’nin ikinci yarısının, markalar arası rekabetin daha yoğun olacağı, arz fazlası üretim kapasitesini eritebilmek adına firmaların düşük Euro’dan da yararlanarak ek satış teşviklerinin sunulduğu bir süreç olacağını söylüyor.

ihracat ise özellikle haziran ayındaki artışla yüz güldürmüş durumda. Avrupa’daki daralmaya rağmen kaybını alternatif pazarlardan telafi eden otomotiv sektörü, yılın ikinci yarısında performansını daha da artırması bekleniyor. Yıl sonu ihracat beklentisi ise 20 milyar dolar.

■    İbrahim Aybar

Renault Genel Müdürü:

“Geçen yılın sonunda, bu yıl pazarın geçen yıla göre yüzde 10-15 oranında küçüleceğini öngörüyoruz demiştik. Bu öngörümüzde herhangi bir değişiklik yok.”

■    Bora Koçak

Kia Genel Müdürü:

“ilk altı aydaki daralma yılbaşındaki bütçe sürecinde de tahmin ettiğimiz bir gelişmeydi. Yaz tatilinin bitişi daralmayı azaltıcı yönde katkı sağlayabilir.”

GAYRİMENKUL/İNŞAAT
Büyümeye en büyük fren inşaattan geldi

İnşaat sektörü bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.8 oranında büyüdü. Yine yüzde 5’ler seviyesinde büyüyen gayrimenkul sektörü, ilk yarıyılda fazla bir büyüme beklemiyor, ilk altı aylık büyümenin geçen sene ilk çeyrekte gerçekleşen yüzde 13.2 oranındaki büyümeye göre yarı yarıya azalarak yüzde 6 seviyelerinde oluşması beklentiler arasında. İlk yarıyılda genel ekonomideki büyümenin yüzde 3’ün altında gerçekleşeceği, yıl sonundaki hareketlenme beklentisine bağlı olarak genel ekonomideki büyümenin yüzde 5, gayrimenkul sektöründeki büyümenin ise yüzde 10 seviyelerinde oluşması sektördeki genel beklenti.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güçlü, çimento sektörünün 2011’de gerçekleştirdiği 55.7 milyon tonluk iç satışın bu yıl yüzde 4-5 civarında artarak 58.5 milyon ton civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyor.

Türkiye Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, iç pazarın yanı sıra yurtdışına iş yapan müteahhitlerin Arap Baharı’ndan olumsuz etkilendiklerini, bunu da Rusya Federasyonu gibi alternatif pazarlara yönelerek telafi ettiklerini söylüyor. Ekinci, “20H’de yurtdışına 15 milyar dolarlık iş yapan Türk müteahhitlerin bu yıl bu rakamı 20 milyar dolara çıkarma hedefleri bulunuyor” diyor.

Mütekabiliyet, kentsel dönüşüm gibi yasaların çıkmasıyla birlikte yabancıya satış ve kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanmasıyla yılın sonlarına doğru gayrimenkul sektörünün durgunluğu üzerinden atması beklentiler arasında yerini alıyor.

■    Nazmi Durbakayım

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı: “Sektörümüzdeki büyümenin, geçen yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen yüzde 13.2 oranındaki büyümeye göre yarı yarıya azalarak yüzde 6 seviyelerinde oluşmasını bekliyorum. Yılsonundaki hareketlenme ile büyüme yüzde 10 seviyelerinde oluşabilir.”

■    Hüseyin Bilmaç

inşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı:

“inşaat sektöründe yılın ilk çeyreği 2.8’lik artış bir önceki çeyreğe göre durgun sayılabilecek bir seyir. Sektörün yılı yüzde 7-8’lik büyüme ile kapatmasını bekliyoruz.”

BİLİŞİM/TELEKOMİNİKASYON
İlk yarıda yavaşlama sinyalleri güçlü geldi

Bilişimde ilk üç aylık sürece bakıldığında yavaşlama sinyalleri güçlü geldi. ikinci yarıda ise sektörde büyümenin hızlanacağı ve yıl sonunu artıda kapacağına dair görüşler hakim. Sektör, 2011 yılında yüzde 8 büyüyerek ciro olarak 30 milyar doları bulmuştu. Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nin CTÜBİSAD) kapsamlı verilerine göre ise donamm, yazılım ve hizmet, elektronik haberleşme, e-ticaret, savunma sanayi, çağrı merkezi, mobil cihazlar pazarlarının toplam cirosu 66.7 milyar TL’ye ulaştı. TÜBİSAD, 2012 yılında bilişim sektöründe yüzde 6 ile 10 arasında büyüme beklediklerini ve büyüme de özel sektör ile kamu yatırımlarının etkili olacağını ifade ediyor.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) açıkladığı resmi raporlara göre ise telekom sektöründe 2012 yılının ilk üç ayında 7.1 milyar TL gelir oluştu. Bu verilere göre

2011    yılının ilk çeyreği ile

2012    yılının ilk çeyreğini

karşılaştırdığımızda yüzde 10’luk bir büyüme, bir önceki çeyrek ile karşılaştırdığımızda ise yüzde 0,3’lük bir küçülme olduğunu görülüyor.

Telkoder Genel Sekreteri Rıdvan Uğurlu ilk yarı yılda da ve 2012 yılı sonunda da dikkate değer bir büyüme veya küçülme olmayacağını düşündüklerini ifade ediyor. Uğurlu, “Çünkü telekom sektöründe cirolar her yıl ortalama yüzde 10 kadar artar, bu artışın olmaması küçülme anlamına gelir” diyor.

■ Koray Öztürkler

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı:

“ilk çeyrekte yüzde 12’lik bir büyüme kaydettik ve pazar liderliğimizi sürdürdük. 2012 yılında 10 milyar TL gelir bekliyoruz. Bu yaklaşık yüzde 5’lik bir büyümeye denk geliyor.”

■ Erol Bilecik

lndex Grup CEO:

“Teknoloji sektörünün tamamında neredeyse aşağı yukarı bir eksi rakamı oluştu, ilk üç aylık bilançolarda TL bazında yüzde 6 küçüldük diyebiliriz.”

MAKİNİ
Yatırımların barometresindeki büyüme iyi

Üretim değeriyle geçen yıl rekor kıran Türkiye makine sektörü, 25.4 milyar dolarlık bir imalat gerçekleştirmişti. Bir anlamda bu rakam rekor büyümeye işaret etti o tarihte. 2012’nin ilk üç ayında ise genel ekonomi yüzde 32 oranında büyürken, aynı dönemde genel imalat sanayinde büyüme ise yüzde 2.7 oldu. Yatırımların barometresi makine sanayinde büyüme ise yüzde 12.9’u buldu.

Bu büyüme rakamlarındaki performans ihracatta da gözlendi. Genel ihracat yılın ilk çeyreğinde yüzde 11 artarken makine sanayi ihracatı yüzde 16 arttı. Beklentiler, bu yılın ilk yarısında makine sektöründe büyümenin yüzde 10-12 arasında gerçekleşmesi yönünde. Geçen yıl ise sektör yüzde 22.1 büyüme göstermişti.

Bir önceki yıla göre düşen performans Merkez Bankası’nın sı-kılaştırma politikalarına bağlanıyor. Yakın geleceğe dönük ise iyimser beklentiler de var. Bunların başında teşvik yasası geliyor. Yasasın devreye girmesi ile birlikte yatırımcı ilgisinin artacak olması sektördeki en büyük beklenti.

■ Adnan Dalgakıran

Orta Anadolu Makine Birliği Başkanı: “Genel ekonomide bugünkü koşullar altında yıllık yüzde 3-4 arası bir büyüme olacağını öngörüyoruz. Makinenin ise bu ortalamanın üzerinde büyüyeceğini düşünüyoruz, ilk yarı yıl temposu korunursa makine sektörü yüzde 10 büyüme sağlayabilir”.

TEKSTİL/HAZIR GİYİM
Tekstil ve hazır giyimde hedefler şaştı

Tekstil ve hazır giyim yükselen ivmesini bu yıl da sürdürmeyi hedeflerken, yılın ilk üç ayındaki durgunluk iki sektörün de hedeflerini şaşırttı. Yılın ilk üç ayında ihracatta sadece yüzde 1.1 oranında bir artış yakalayan sektör, ilk altı ayda yüzde 3 oranında küçüldü. Hazır giyimciler yıl sonu büyümesinin yüzde 2-3 seviyelerinde olacağı görüşünde. Tekstil sektörü de 8 milyar dolarlık ihracatını koruma peşinde. Tekstil ihracatı yılın ilk üç ayında yüzde 1 oranında düşmüştü. Yılın ilkyarısında ise yüzde 4 küçüldü.

Tekstil ve hazır giyimin ihracatının yüzde 80’i Avrupa’ya. Buradaki durgunluk da dolayısıyla bu iki sektörü derinden etkiliyor. Hazır giyimciler, ek vergi nedeniyle fiyat tutturamadıklarını, iç pazarda üretici sıkıntısının tırmandığını söylüyor. Hazır giyim sektörü yılın ilk 3 ayında sadece yüzde Horanında büyüdü, ilk 6 ayda ise yüzde 3.1 küçüldü. Oysa yıl başındaki hedefler daha yüksekti.

■ Hikmet Tanrıverdi

İstanbul Hazır Giyim İhracatçı Birlikleri Başkanı:

“Güncel etkilenmeler olmazsa hazır giyim sektörünün yüzde 2-3 büyüyeceğini düşünüyoruz. Hammadde fiyatlarına gelen ek vergiler nedeniyle düşüş yaşadık.”

■ Cem Negrin

TGSD Başkanı:

“Yıl sonu büyüme beklentimiz yüzde 2-3 oranında ama. Düşüş devam da edebilir. İç piyasada üretici, işçi sıkıntısı tırmanıyor.”

ENERJİ
Büyüme enerjisi çok yüksek

ilk çeyrekte yüzde 8 büyüdüğü tahmin edilen enerjide hesaplar ilk yarı yılda da aynı oranda büyüyeme yönünde. 2012’de ise sektörün yüzde 7.5-8 büyümesi bekleniyor. Enerji çevrelerinin genel ekonomiye yönelik ilk yarı tahminleri ise yüzde 3.5 oranında.

Enerjinin önündeki en büyük avantajı, sektöre hem yurt içi, hem de dünyadan gelen yatırımcı talebinin yüksek olması. Yıl sonuna kadar önemli birleşme ve satın alma operasyonlarının beklendiği sektörde büyüme, genel büyümenin üzerinde gerçekleşecek.

■ Mustafa Karahan

Enerji Ticareti Derneği (ETD) Başkanı: “Enerji sektöründe ticaret kadar üretim açısından da önemli yatırımlar hızla devam ediyor. Bu gelişmeler genel ekonomik göstergeleri de çok olumlu yönde etkileyecek.”

RiYU/ELEKTRONİK EŞYA
İhracata dayalı büyüme var

2011’de 6.5 milyon adetlik iç satış rakamını yakalayarak rekor kıran beyaz eşya sektörü, 2011’de son yılların en iyi performansını göstermişti. Bu yıl sektör geçen yılın seviyelerini korumayı hedefliyor.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nin (TBESD) verilerine göre, beyaz eşya üretimi bu yılın Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.8 artışla 6.7 milyon adete yükseldi. Aynı dönemde yerli firmaların yurt içi beyaz eşya satışının yüzde 0.5 azalışla 1.9 milyon adete gerilediği gözleniyor.

Sektör temsilcilerinin yıl sonuna ilişkin genel beklentisi, iç pazarın geçen yılla aynı seviyede kapanacağı yönünde. Yüzde 1 küçülme ya da yüzde 0 büyüme sıkça dile getirilen oranlar. İhracatta ise iç piyasaya oranla işler canlı. AB’deki kriz ve ekonomideki yavaşlamaya rağmen, ihraç edilen beyaz eşya sayısında yüzde 10-15’lik bir artış bekleniyor. Bu yıl beyaz eşya pazarındaki büyüme ihracattan kaynaklanıyor. Aynı büyüme elektronikte de görülecek.

■ Özcan Aydilek

TBESD Yönetim Kurulu Başkanı:

“Geçen yıl 6 milyon adet iç satış, 15 milyon adet ihracat satışına ulaşılmıştı. Bu yıl ihracat 2 milyon adet artışla 17 milyon adet olur, iç pazar aynı kalır. Özellikle Arap Baharı ülkelerine ihracatta ciddi artışlar var.”





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir