Anasayfa / Ekonomi-Finans / İhracatta güçlü artış

İhracatta güçlü artış




İhracat 2017 Mart’ta yüzde 19 artışla 13.6 milyar dolara yükselirken, yılın ilk çeyreğinde yüzde 6.7 artışla 37 milyar dolan aştı. TİM verilerine göre, mart ayında 2012 yılı kasımdan bu yana en güçlü artış yaşandı…

İHRACAT artışla başladığı 2017 yılının ilk çeyreğinde olumlu bir patika izledi. Türkiye İhracatçı Meclisi (TİM) verilerine göre, Mart 2017 ihracatı yüzde 19 artışla 13 milyar 616 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Böylece, 2012 Kasınfdan bu yana en güçlü ihracat artışı mart ayında yaşanmış oldu.

Geçen hafta imalat sanayi cephesinden de olumlu haberler geldi. İSO PMI endeksi, Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında belirgin bir iyileşmenin yaşandığına işaret etti. Endekse göre Mart ayında imalat üretimi son üç yılın en hızlı düzeyinde artış gösterirken, yeni siparişlerde Aralık 2015’ten beri gözlenen en güçlü büyüme gerçekleşti.

SANAYİ İHRACAT111.4 MİLYAR DOLAR

TİM verilerine göre, mart ayında tarım ürünleri ihracatı yüzde 7.2 artışla 1 milyar 876 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, sanayi ihracatı yüzde 20.5 artışla 11 milyar 358 milyon dolara, madencilik sektörü ihracatı yüzde 44.1 artışla 382.8 milyon dolara yükseldi. Mart ayında yüzde 20.6 artışla 8.7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen sanayi mamulleri ihracatı, toplam ihracatın yüzde 64’ünü oluşturdu. Mart ayında ihracatı sırtlayan sektör otomotiv oldu. Otomotivi yüzde 28.8 artışla 1 milyar 532 milyon dolar ihracatın yapıldığı kimyevi maddeler ve ürünleri, yüzde 60.9 artışla 1 milyar 177 milyon dolar ihracatın yapıldığı çelik sektörü izledi. Mart ayında oransal olarak en yüksek artışlar yüzde 87.3 ile gemi ve yat, yüzde 75.4 ile mücevherde görüldü.

37 milyar dolar ihracatın gerçekleştirildiği 2017‘nin ilk çeyreğinde, tarım sektörü ihracatı yüzde 5.8 artışla 5.2 milyar dolar, sanayi sektörü ihracatı yüzde 13.7 artışla 29.2 milyar dolar, madencilik sektörü ihracatı yüzde 36.8 artışla 1 milyar 20 milyon dolar oldu.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, geçtiğimiz dönemde emtia fiyatlarının gerilemesiyle çelik ve kimyevi maddeler sektörlerindeki ihracatın gerilediğini belirterek, bu sene tam tersine emtia fiyatlarının yükselişe geçmesiyle birlikte bu sektörlerin ihracat artışına en fazla destek veren sektörlerden olduğunu vurguladı. 2017 yılında gelen güçlü ihracat verilerinin net dış ticaretin büyümeye katkısında da olumlu bir etki yaratacağını ifade eden Büyükekşi, ihracatın bu yıl büyüme verilerini yukarı çekeceğini dile getirdi.

MARTTA AÇIK GERİLEYECEK

Yılın ilk çeyreğine ilişkin dış ticaret performansı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun bu ay sonunda açıklayacağı verilerle netleşecek. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın idari kayıtlarından derlenen resmi olmayan dış ticaret verilerine göre, ihracat 2017’nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.3 artışla 37 milyar 891 milyon dolar, ithalatı yüzde 7.7 artışla 50 milyar 415 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi yüzde 8.4 artarak 88 milyar 307 milyon dolar, dış ticaret açığı yüzde 3.3 artarak 12 milyar 524 milyon dolar olarak gerçekleşti. İlk üç ayda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 75.2 oldu.

Gümrük Bakanlığının resmi olmayan verilerine göre, ihracatta yüzde 13.7 artışla 14.5 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği mart ayında, ithalatı ise yüzde 7 artışla 19 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İHRACAT ARTIŞI İTHALATTAN FAZLA

TİM’in mart ayı ihracat rakamları ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın geçici dış ticaret verilerini değerlendiren TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Dr. Cahit Sönmez, mart ayı rakamlarından dış ticaretin olumlu bir patika izlediğini gözlemlediklerini söyledi. Martta ihracattaki artış ithalattaki artıştan fazla olduğundan “ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 76 seviyesini aştığını vurgulayan Sönmez, “Aynı zamanda dış ticaret açığı da yüzde 6.3 aşağı gelmiş. Böyle giderse cari açık da kritik seviyelerin altında kalmayı başaracak. Bu önemli bir gelişme. Çünkü dış borçlarımız yüksek ve Merkez Bankası rezervleri bir miktar aşağı çekildi. Küresel büyüme hızının belirgin bir şekilde hız kestiği bir dönemde malum tüm ülkeler dış ticaret pastasından daha fazla pay alma yarışına girdiler. Bu bağlamda Türkiye’nin dış ticaret hacmini yıllık bazda yüzde 1.4 artırması dikkat çeken bir nokta” diye konuştu.



İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Türkiye İmalat Sanayi Satın Alma Yönetici Endeksi (PMI) mart aymda belirgin bir artışla 52.3’e yükselerek, imalat sektörünün koşullarında Şubat 2014’ten bu yana gözlenen en güçlü iyileşmeye işaret etti. PMI, uzun dönem ortalaması olan 50.7 seviyesinin üzerinde gerçekleşti. PMI endeksinin mart ayındaki iyileşmesinde üretim ve istihdamdaki hızlı yükselişin yanı sıra yeni siparişlerdeki artış etkili oldu. Enflasyon, mart ayında beklentilerin üzerinde arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan fiyat endekslerine göre, mart aymda tüketici fiyatları aylık yüzde 1.02 oranında arttı ve yıllık enflasyon 1.16 puan yükselerek yüzde 11.29 oldu. Bu dönemde, Mart ayı Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nde belirtildiği üzere, gıda yıllık enflasyonu bir önceki yıldaki düşük bazın da etkisiyle tüketici enflasyonundaki yükselişin temel belirleyicisi oldu. Enerji fiyatları petrol fiyatlarındaki görünüme bağlı olarak düştü.

ÜRETİCİ FİYATI BASKISI

Yurt içi üretici fiyatları endeksi (Yİ-ÜFE) Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.04 oranında arttı ve yıllık enflasyon 0.73 puan yükselerek yüzde 16.09’a ulaştı. Bu gelişmede, döviz kuru ve uluslararası emtia fiyatlarının gecikmeli etkileri belirleyici oldu. Yıllık enflasyon, imalat sanayisinde yüzde 18.01’e, petrol ve ana metal hariç imalat sanayisinde ise yüzde 13.21’e ulaştı. Petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış ana eğilimi ise yüksek seviyesini korudu. Tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar güçlü seyrini sürdürdü.

A&T Bank Başekonomisti Ayşe Özden, TL’deki değer kaybının gecikmeli etkisinin hem manşet hem de çekirdek enflasyonda beklentilerin üzerinde yükselişe neden olduğunu vurguladı. Özden şunları kaydetti:

“Şubat aymda vergi indirimlerinin etkisiyle düşen mobilya ve ev aletleri grubunun mart aymda artarken sezonluk indirimler nedeniyle düşen giyim fiyatları da yine bu ay yüzde 2 artış gösterdi. Üretici cephesinde ise hem petrol fiyatlarının imalat sektörü üzerindeki etkisi hem de yükselen metal fiyatlarının etkisiyle Yİ-ÜFE yılın üçüncü ayında yüzde 16.09 seviyelerine çıktı.

Önümüzdeki dönemde emtia fiyatları kanalıyla üretici cephesinde maliyet baskısının artmasıyla tüketici cephesine yansıyan fiyat baskısının sürmesini bekliyoruz.”

Prof. Dr. Murat FERMAN / Işık Üniversitesi Rektör Vekili
“Gümrük Birliği müzakereleri gündemde olmalı”

Yılın ilk aylarında dış ticaret tabela rakamları bakımından olumlu bir seyir izlendiği; ihracattaki ılımlı artışın, yükselme eğilimine giren ithalat dinamikleri tarafından kösteklendiği; turizm gelirlerinde yaşanılan erozyonun birikimli olarak devam ettiği ve artık turizm master planında köklü değişiklikler yapılması gereğinin billûrlaştığı bir konjonktür ile karşılaşıyoruz. Konjonktürel duruş ve değerlendirmeler yanında, Avrupa Gümrük Birliği ile yeniden gözden geçirme müzakerelerine gündemin ön planında yer verilmesi rekabetçi dinamikler açısından kritik önem taşıyor. Enflasyon verileri kesinlik kazandıktan hemen sonra, ‘güncel manşet’ olma profil ve önceliğini, ‘ileriye yönelik öngörü ve projeksiyonlara’ bırakırlar. Beklenti ortalamalarının üzerinde gelen mart ayı enflasyonunun; önümüzdeki tabloya yönelik işaret ettikleri şunlardır: Çekirdek enflasyonda katılık devam etmekte ve yukarı yönlü trend ağırlık kazanmakta. Yİ-ÜFE endeksinde ‘sıçrama’ karakteristikli yukarı yönlü hareketlerin, geçtiğimiz yılın son çeyreğinden başlayarak yeniden ivme kazanan tüketim harcamaları etkileşiminde, önümüzdeki aylarda TÜFE endeksinin artan seyir sarmalına kapılması ve bu suretle yaz mevsiminin olumlu etkilerini törpülemesi beklentilerine destek veriyor. Geçmiş dönemden gelen ‘kur geçişkenliği’, etki miktar ve termini bakımından üç ayı aşan periyotlara erişmiş, iki haneli oranlar üzerinde daha farklı ve keskin etkiler oluşturduğuna dair yeni araştırma ve sorgulamaların yapılması ihtiyacı ortaya çıktı. İlk analizler, iki haneli enflasyon sarmalı ve ‘yapışkan enflasyon’ sendromunun varlığına kuvvetli delil teşkil ediyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir