Anasayfa / İş Fikirleri / İki İsviçreli Girişimciden Güneş Enerjili Uçak

İki İsviçreli Girişimciden Güneş Enerjili Uçak




Geleceğin uçakları

İki İsviçreli, ABD’de güneş enerjili bir uçakla gövde gösterisi yaptı. Solar Impulse adlı uçak pilotuyla birlikte 18 saat havada kaldı. Yere indiğinde bataryaları hala yarı yarıya enerji doluydu.

guner enerjisiyle ucan ucak

YARININ uçakları, yakıt kullanmadan, sadece güneş enerjisiyle uçacak.” Bu öngörü bile insanları heyecanlandırmaya yetiyordu. Sonunda insanoğlunun azmi ve iradesi, bu rüyanın gerçekleşmesini de sağladı, ilk kez bir pilot tarafından idare edilen, tamamen güneş enerjisine bağımlı bir uçak, gece gündüz farkı demeden 18 saat kesintisiz uçuş yaparak rekor kırdı. Daha önceki denemelerde pilotsuz uçaklar kullanılıyor, uçuş süresi de birkaç saati geçmiyordu.

Bu, gelecek vaat eden önemli uçuşa bir avuç meraklı tanık oldu. İsviçreli maceraperest havacı Bertrand Piccard tarafından yönetilen “Solar Impulse” adı verilen uçak, ABD’nin Kaliforniya eyaletinden havalandı, günün üçte ikisini havada geçirdi ve Arizona eyaletinin Phoe-nix kentindeki Sky Harbor Uluslararası Havaalam’na indi.

Piccard’ı ilk kutlayan kişi, ortağı, eski bir savaş uçağı pilotu, mühendis ve işadamı Andre Borschberg oldu. Piccard’ı, bir düzine kadar gazeteciyle, bir avuç teknoloji meraklısı karşıladı. İkili, yaptıkları açıklamada, yakın gelecekte uçakların yakıta ihtiyaç duymadan binlerce kilometre uçacağını, yüzlerce yolcu taşıyabileceğini, uçuş maliyetinin en az yüzde 70-75 azalacağını belirtti. Artık uçaklar, atmosferi kirletmeden, ses kirliliği yapmadan, doğaya yüzde yüz uyumlu bir biçimde uçabilecekti.

Piccard, yolculuğunu şöyle özetledi: “Burada olmaktan ve bu uçuşu yapmış olmaktan son derece mutluyum. İlk kez böyle bir uçuş yapıp tarihe geçmekten çok, uçuşun kendisi beni mutlu etti. ABD’nin güneybatı topraklarını yukarıdan izlemek hayal aleminde olmak gibiydi. Üstelik bunu çok sessiz bir ortamda yapıyorsunuz. Belki inanmayacaksınız ama 18 saat sonra yere indiğimde bataryalarımda hala yarı yarıya enerji bulunuyordu. Bir başka deyişle bataryalardaki enerjiyle geceyi havada geçirebilir, gündüz de güneş enerjisini hem kullanabilir hem depolayabilirsiniz. Teorik olarak sürekli havada kalmanız mümkün.”

12 BİN GÜNEŞ HÜCRESİ

Piccard’ın uçuşu, Kaliforniya ve Arizona eyaletleri birbirinden pek uzak olmamakla birlikte, havada kalış süresi dikkate alındığında kıta aşırı uçuş olarak kabul edildi.



Şimdi biraz da Solar Impulse adlı uçaktan söz edelim. Lausanne Politek-nik Okulu tarafından yapılan uçağın boyu 22 metre olmakla birlikte kanat genişliği 63.5 metre. Uçak, 36 saat havada kalabilecek şekilde tasarlanmış. Son derece ince hatlara sahip. Kanat genişliği, çok fazla. Çünkü üzerinde 12 bin güneş hücresi bulunuyor. Hücrelerden elde edilen elektrik enerjisi, pervaneleri çeviren dört elektrik motorunu besliyor. Enerjinin fazlası da bataryalarda biriktiriliyor. Uçağın hızı, şimdilik saatte 70 kilometre. Havadayken uygun rüzgarlar olduğunda hız 120 kilometreye kadar çıkabiliyor. Uçak, 8 bin 200 metre irtifaya kadar çıkabiliyor. Gece boyunca bataryaların yalnızca yarısını kullanıyor. Uçakta enerji kapasitesi sorunu yok gibi. Yine de bir tedbir olarak, ilk uçuşta güneşin bol olduğu batı eyaletleri tercih edildi. Piccard, uçuş macerasını, uçağına yerleştirdiği kameralarla meraklılarına da gösterdi. Bundan sonraki uçuşları da live.solarimpulse.com sitesinden gerçek zamanlı olarak izlenebilecek.

HEDEF DÜNYA TURU

Piccard ve ortağı Borschberg, gelecek günlerde uçuşlarını Dallas, Washington ve New York semalarında tekrarlayacaklar. İkili için en önemli yıl, 2015. İki yıl sonra güneş enerjili uçaklarıyla dünyayı dolaşmayı hedefliyorlar. Ondan önceki sınav ise ikinci kez kıtalararası uçmak. Önümüzdeki haziran ayında yapılacak uçuşta Piccard, iki kent arası yakın olmakla birlikte iki kıta arasında uçacak. Ispanya’nın başkenti Madrid’den Fas’ın başkenti Rabat’a ulaşmayı deneyecek.

İsviçreli girişimciler, uçakta yolculara, hatta ikinci pilota bile yer olmadığı eleştirilerine şu cevabı veriyorlar: “Bu bir başlangıç. Wright kardeşler de ilk uçuşu ilkel bir şekilde yaptılar. Pilot, kanat üzerine yatarak uçağı yönlendiriyordu. Bizim de yeni bir teknolojiyi dört dörtlük olarak ortaya çıkarmamız beklenemez. Sorunları konuşmak yerine çözümleri göstermek istiyoruz. Yakın gelecekte yolcu taşıyabilen, çok daha hızlı gidebilen güneş enerjili uçakların gökyüzünü kaplaması kaçınılmaz.”

AŞIRI UÇLARDAKİ AİLE

Havacılığa ve denizciliğe meraklı olanlar, Piccard ailesini hatırlayacaktır. Solar İmpulse’ı uçuran Bertrand Piccard’ın büyükbabası Auguste Piccard baloncu, babası Jacques Piccard ise sualtı kaşifiydi. Piccard’lar, aşırı uçları hedefleyen aile üyeleriydi. Büyükbaba daha yükseğe çıkma, baba ise daha derinlere inme çabasındaydı. Üçüncü nesil Piccard olan Bertrand ise havacılık macerasına balonla başladı. Lausanne Üniversite-si’nde psikiyatri okumasına rağmen tutkusu havacılıktı. 1999’un 1 Mart günü, arkadaşı Brain Jones ile birlikte İsviçre’nin Chateau d’Oex kasabasından balonla havalandı ve bütün dünyayı dolaşıp 45 bin 750 kilometre yol kat ettikten sonra Mısır’a inerek, dünyayı balonla dolaşan ilk havacı oldu. Yolculuğu 19 gün 22 saat sürdü.

2003’te güneş enerjisiyle uçuş fikrini geliştirdi. Mühendis, pilot arkadaşı Andre Borschberg’in yardımıyla güneş uçağı Solar Impulse’ı 2007’de inşa etmeye başladılar. İki yıl sonra ilk deneme uçuşu yapıldı. İlk deneme bir uçuştan ziyade, 350 metrelik bir zıplama idi. wright kardeşlerin ilk uçuşu da 60 metre değil miydi? Borschberg, hem işin teknik yönüyle hem de mali yönüyle ilgileniyordu. Avrupa’da pek çok şirketten mali destek aldılar. Sonra kısa deneme uçuşları başladı. Bu uçuşlardan cesaret alan ikili, geçen yıl Fas ve İsviçre arasında ilk kıtalararası uçuşlarını yaptı.

Alev Rigel / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir