Anasayfa / Ekonomi-Finans / İran ticaretinde ABD gölgesi büyüyor

İran ticaretinde ABD gölgesi büyüyor




İran ticaretinde ABD gölgesi büyüyor

Özellikle nükleer programıyla dünya gündeminden düşmeyen İran’la son yıllarda ivmelenen ticaret, ABD’nin artan yaptıramları nedeniyle sekteye uğruyor. 2011’de ülkeyle 16 milyar dolara ulaşan ticaret rakamlarının beş yıl içinde 30 milyar dolara ulaşması bekleniyordu. Ancak gerek yetkililere, gerekse ülkeyle ticaret yapan şirketlere göre başta para transferi olmak üzere yaşanan sorunlar, bu hedefi ciddi tehlikeye sokuyor.

Dünya siyaset gündeminin ilk sıralamasında yer alan İran’a, farklı devlet ve uluslararası kuruluşlar tarafından ekonomik ve fınansal yaptırımlar uygulanıyor. Son yıllarda Türkiye ile ticaretin giderek artan bir ivme izlediği ülke ile ilgili yaptırımların başlıca nedeni, “barışçıl olmayan nükleer faaliyetler.”

Yaptırımı uygulayan ana aktör ise bilindiği üzere ABD. Uygulanan yaptırımların temel amacı İran’ı nükleer politikasında değişiklik yapmaya zorlamak, teröre karşı işbirliği yapmasını sağlamak ve aklamanın finansmanının önlenmesinde kararlı tutum almasını sağlamak. Yaptırımlar, süreç içinde artarken, Türkiye ile arasında önemli ticaret potansiyeli bulunan ülkede, riski düşürerek ticaret yapmanın yollarının neler olabileceğini araştırdık.

ABD CEZA KESİYOR

Risk analiz uzmanlan Ali Kemal Yıldırım ve Tahir Cem Berik’in konuyla ilgili hazırladıkları detaylı rapora göre, İran’a yönelik yaptırımlar derinleşerek devam ediyor. Yine, İran’a uygulanan yaptırımların etkisizliğini öne sürerek savaşın kaçınılmaz olduğunu düşünenlerin sayısı da gün geçtikçe artıyor.

AB, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nun İran’a ilişkin yaptırım kararlarını, kendi mevzuatına uyumlu hale getirerek uygulamaya başladı. Bu ülkeye en geniş yaptırım uygulayan ABD ise son olarak oldukça kararlı bir tutumla 31 Aralık 2011’de bir yasa çıkardı. Yasa ile Iran finansal sistemini, İran Merkez Bankası’nı ve Iran petrol ticaretini de konu alan yeni yaptırımlar uygulamaya koydu.

ÇİFTE STANDART TEPKİSİ

Bu kararla yaptırımlarını oldukça yoğunlaştıran ABD, Iran finansal sisteminde yer alan bazı bankaları da içeren kişi ve kuruluşları yaptırım listesine eklemişti. Yıldırım ve Berk’in verdiği bilgilere göre ayrıca uluslararası bankacılıkişlemlerine aracılık eden Belçika merkezli kilit kuruluş S\VIFTin yaptırım uygulanan İran banka ve finans kuruluşlarına hizmet vermeyi kesmesi, Iran finansal sistemini uluslararası sistemle bağlantısını koparacak önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarında çifte standart tepki çekiyor. Bir süre önce Japonya ve 10 AB ülkesine İran’dan petrol alımlarını azalttıkları gerekçesiyle finansal yaptırımlardan muafiyet kararı alan ABD, Türkiye, Çin, Hindistan ve Güney Kore’yi saf dışı bıraktı.

2011’DE CİDDİ ARTIŞ

2011’de Türkiye Iran ticari ilişkilerinde önemli artış yaşandı. 2010 yılında 10,7 milyar dolar civarında olan iki ülke arasındaki ticaret hacmi, 2011’de 16 milyar dolara ulaştı. 2010’da 3 milyar dolar olan İran’a yapılan ihracat ise 2011’de 3,6 milyar dolara ulaştı. 2000 yılında ihracat rakamı ise sadece 236 milyon dolardı.



Bununla birlikte Iran ile ülkemiz arasındaki ticaret hacminde beş yıl içinde 30 milyar dolar rakamı hedefleniyor. Ancak son dönemde yoğunlaşan sorunlar, özellikle Türkiye’nin İran’dan tedarik edeceği petrol ve doğal gaz alımlarımn, önümüzdeki günlerde daha da önemli bir sorun olabileceği belirtiliyor.

ŞİRKETLER DERTLİ

Beş yıldır İran’da kurdukları Iran ortaklı şirket üzerinden bu ülkede ticaret yapan Sarar’ın ev tekstili markası SarEV’in Genel Müdürü Erdal Deniz, son bir yıla kadar İran’ın oldukça gelişen bir pazar olduğunu belirterek, yaşadıkları en önemli sorunu şöyle anlatıyor:

“Nüfus çok büyük, ülkedeki tüm dinamikleri karşılayamıyor, ithalata önem veriyor. Komşu olmamızın avantajıyla özellikle ev tekstili konusunda ciddi satışlar yapıyorduk. Ancak son bir yıl içinde finansal yönden ciddi sıkıntılar var. Dolar bazlı çalışıyorduk, özellikle paranın transferi konusunda sıkıntıları tavan yapmış durumda.”

Deniz, ayrıca son 3.5 aydır para transfer edemediklerini, ihracatın durduğunu ve şu anda para transferi konusunun en öne çıkan sorun olduğunu kaydediyor.

PARA TRANSFERİ SORUN

İran’la ticaret yapan şirketlerden Giibretaş’ın eski Genel Müdürü Mehmet Koca da Türkiye’nin bankacılık sistemindeki sorunlardan dolayı ticaret potansiyelini yeteri kadar realize edemediğine katılıyor. ABD’nin yap-tınmlan nedeniyle dolar dışındaki döviz kurlarıyla ve mal mübadelesiyle ticaret yapıldığını belirten Koca, “Bankacılık sistemi ABD’nin yaptırımları çerçevesinde davranıyor, yerel dinamikleri, çıkarları da göz önünde bu-lundurmalı”diyor.

Forum Fuarcılık ve Geliştirme Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Aygül ise “İran’ın etkin olduğu doğusundaki ülkelerde, özellikle Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde, Türkiye’nin de etkin ilişkiler kurması olası. Bunun için Türk ve Iranlı iş adamları yatırım anlamında da işbirliği anlamında da birbirlerine ciddi destek olabilirler” diyor.

Konuyla ilgili olarak Türk Iran Iş Konseyi’nin açıklamasına göre Iran ile ticarette yaşanan ana sıkıntılan şöyle sıralıyor: “iki ülke arasında kademeli olarak düşürülmesi üzerinde anlaşılmış bulunan gümrük oranlarının hala çok yüksek olması sorun teşkil etmektedir. Ayrıca ulaşım konusunda yaşanan sıkıntıların başında İran’ın Türk araçlarına verilen yakıtın fiyatına akaryakıt fiyat farkı adı altında alınan ücretlere zam yapması ve yol vergisi gelmektedir.”

RAPORA G0RE NELERE DİKKAT ETMELİ?

•    Barter: yani İran’a mal satışı sonrası, İran’dan mal tedarik edilerek ticari ilişkilere devam edilebilir. Ancak nükleer çalışmalarda kullanılabilecek veya çift kullanımlı mal ve malzeme ticaretinin mümkün olmadığı vurgulanmalı. Hangi mal ve malzemelerin bu kategoriye girdiği konusunda çalışma yapılmalı.

•    Mal alımı veya satışı yapan iranlı kurum ve kuruluşlar ile aracı diğer kuruluşların, yaptırım listelerinde yer almadığından emin olunmalı. Karşı taraf ve diğer firmalara ilişkin incelemelere dikkat edilmeli.

•    Firma sahiplik yapısına dikkat edilmeli. Yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların ortaklığındaki firmalar da yüksek risk taşıyor.

•    Ticari ilişkilerde en kötü senaryo, yani savaş durumu düşünülerek kısa vadeli işlemler tercih edilmeli.

•    Yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlarla ticaret yapılması, firmaların yurt dışı bağlantılı işlemlerine zarar vereceğinden, İran’la iş yapmak isteyen firmaların bu konuda uzmanlaşmış birimler kurmaları yararlı olacaktır.

KIVANÇ ÖZVARDAR





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir