Anasayfa / Ekonomi-Finans / İş ve Güç Birliği Yapan Kobilerin Kümelenme Çalışmaları

İş ve Güç Birliği Yapan Kobilerin Kümelenme Çalışmaları




Türkiye’de devletin de teşviğiyle adeta bir kümelenme harekatı başladı. Özellikle KOBÎlerin iş ve güç birliği, lobi, tanıtım çalışmalan ve yeni pazar arayışlarında kilit rol üstlenen kümeler, ayakkabıdan tekstile, medikalden havacılığa kadar pek çok sektörü birleştiriyor. Kümelerin ortak amacı ise bu bölgelerden milli bir marka çıkarmak.

kobi kume

Bundan 10 yıl kadar önce işbirliği ve güç birliği artı bir rekabet avantajı oluşturuyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktada avantaj oluşturmanın ötesinde özellikle KOBİ’ler için ayakta kalmanın bir zorunluluğu haline gelmiş durumda.

Kendisi ile birlikte işin kalitesini belirleyen tüm paydaşlarla ve hatta rakipleriyle işbirliği yapmayan işletmelerin ömürleri kısa oluyor. Kümelenmeler işte küçük ve orta ölçekli işletmeleri bu zorunlulukla yüzleştirdi, iş ve güç birliği konusunda ortam hazırlayan kümelenme, bu konudaki girişimleri de artırdı. Türkiye’de yapılanmalarını tamamlayan ve faal olarak işleyen 30’dan fazla küme bulunuyor. Ayakkabıdan tekstile, havacılıktan medikale kadar çok çeşitli sektörlerde birleşen bu kümeler, çalışmalarında işletmeler arasında işbirliği ve pazarı büyütmeye yönelik ortak Ar-Ge, tanıtım, pazarlama, lobi, tasarım gibi konularda güç birliği örnekleri oluştu.

Ortaklaşa rekabet

Küme, aynı sektörde faaliyet gösteren, yatay ya da dikey bağlantılı işletmelerin ve destekleyici kurumsal yapıların, belirli bir coğrafi bölgedeki örgütlü yoğunlaşması olarak tanımlanıyor, ilgili tüm kurumların ortak stratejiler doğrultusunda oluşturulmuş bir altyapı üzerinde, eşit temsil ve ortak akılla yönettiği kümelenme çalışmalarında hedef, ortaklaşa rekabetle sektördeki pazar payını arttırmak.

Kümeler, küresel dinamizme bağlı olarak yeni bir ivme kazanmış durumda. Türkiye’de ise yeni yeni tanınmaya, tanıtılmaya ve uygulanmaya çalışılıyor. Rekabet için özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir model olan kümelenmenin hükümet programlarında yer alması, Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenmesi, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yeni bir kalkınma modeli ve Küme Haritası için üzerinde ısrarla durulması, makro aktörlerin de sürecin farkında olduğunun göstergesi. KOBİ Girişim olarak, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bulunan kümeleri araştırdık ve bu kümelerin stratejilerini, büyüme yaklaşımlarını ele aldık.

Model olarak en iyi projeler arasında

Konya’da altı adet küme bulunuyor. Otomotiv yan sanayi, döküm, ayakkabıcılık, tarım makineleri, süt ve süt ürünleri ve turizm alanlarında kümesi bulunan Konya, bu konuda örnek bir model oluşturuyor.

Konferanslar, seminerler, toplantılar, fuar organizasyonları, fuarlara katılım, ortak pazar araştırmaları, eğitimler, teknik inceleme gezileri, işbirliği anlaşmaları, Pr çalışmaları gibi birçok alanda faaliyetler düzenleyen otomotiv yan sanayi kümesinde 74 firma bulunuyor. Bu firmalarda toplam 2 bin 500 kişi istihdam ediliyor.

Konya Otomotiv Yan Sanayi iş Kümesi Başkanı Mehmet Tekelioğlu, 2009 yılından itibaren Konya’nın otomotiv yan sanayi sektöründe ihracatını sürekli artırdığını, oluşturdukları kümelenme modelinin Sabancı Üniversitesi tarafından Türkiye’deki en iyi 14 proje arasında gösterildiğini söylüyor. Tekelioğlu, “Hedefimiz, bölgenin yan sanayisinde test merkezi haline gelmesini sağlamak. Küme firmalarının bir araya gelerek ortak ürünlerde üretim yapmasını sağlamayı da amaçlıyoruz. Küme üyesi firmalarımızın raylı sistemlere üretim yapabilmesine katkı sağlayacağız” diyor.

Anadolu Ayakkabı Birliği kuracak

Konya’da bulunan bir diğer küme ise ayakkabı üzerine… Sahibi Selçuk Üniversitesi iktisadi ve idari Bilimler Fakültesi olan projede Konya Sanayi Odası, Lamcı Ayakkabıcılık, Konya Ayakkabıcılar Odası, Padova Üniversitesi-italya, Tsunami irlanda ortak olarak yer alıyor. Kümenin hedefleri arasında ihracat potansiyelinin artırılması, yeni pazarların bulunması, küme firmalarının kurumsallıklarının ve kapasitelerinin yükseltilmesi bulunuyor.

Ayrıca Anadolu Ayakkabı Birliği’nin kurulması için çalışmalar yapılacağı ifade ediliyor.

Konya ayakkabı sektörü bugün 50 adet tam makineleşmiş fabrika, 350 adet orta ölçekli işletme ve 500 adet de küçük ölçekli işletmeden oluşuyor. Konya’da yıllık 15 milyon çift ayakkabı üretiliyor. Yaklaşık olarak 15 bin kişiyi istihdam eden ve yaklaşık 60 bin kişinin geçimini sağladığı bir sektör konumunda. Yıllık üretim kapasitesi 80 milyon çift olan sektör, pazar sıkıntısı ve dış piyasalara açılamamanın vermiş olduğu sıkıntı ile şu an kapasitesinin yüzde 45’iyle çalışıyor.

Döküm üssü olmayı hedefliyor

Yine Konya’da bulunan döküm kümelenmesinde 29 firma faaliyet gösterirken, bölgede 600 kişiye istihdam sağlanıyor. Küresel sanayi üretimi için geleceği planlayan döküm üssü haline gelmeyi hedeflediklerini söyleyen Konya Döküm Kümesi Başkanı Ali Acar, özellikle lobi’çalışmalarına önem verdiklerini belirtiyor.

Konya sanayiinde önemli bir yere sahip olan döküm sektörü, Türkiye döküm üretiminin yüzde 18’lik kısmını karşılıyor. Mevcut durumda, KOBİ ve küçük işletmelerden oluşan, aktif olarak faaliyet gösteren toplam 310 firma, yıllık 270 bin ton ve 7 milyon adet üretim yapıyor. Sektörde toplamda 6 bin 164 kişi istihdam ediliyor. Üretimin yüzde 75’i yurtiçi, yüzde 25’i yurtdışına gidiyor. Kapasite rapor sayısı kıyaslamasına göre Konya’da 2’nci sırada dökümcülük sektörü bulunuyor.

Ali Acar, kalite kontrol uygulamaları, iş güvenliği, verimlilik artırma, maliyet düşürme, tedarik zinciri yönetimi gibi konularda firmaları sürekli bilgilendirdiklerini kaydediyor.

Tekstilciler Şanlıurfa’da toplanıyor

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği de (İHKİB) ihracatçı üyelerinin teşvik paketinden etkin bir şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla, Şanlıurfa Hazır Giyim Organize Sanayi Bölgesi (HOSAP) projesini yürütüyor. Yaklaşık 350-400 dönüm alanda 8-9 dönümlük yüzde 55 kapalı alan imkanı veren 36 parsel hazırlanmış bugüne kadar. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, bu alanı sektörün kullanımına açacaklarını söylüyor.

Daha önce böyle bir projenin hayata geçirilmediğini belirten Tanrıverdi, şu bilgileri veriyor: “Proje, global rekabette maliyet baskısı nedeniyle fiyat tutturamayan sektörümüzün elini güçlendirecek. Özellikle sektörümüzün 2023’te 60 milyar dolar olarak revize ettiğimiz ihracat hedefini yakalayabilmesi için, rakip ülkelerle mücadelede elini güçlendiren enstrümanlara sahip olması gerekiyordu.”

HOSAP ile farklı sektörlerden gelecek yeni yatırımların kentin ekonomik, sosyal ve kültürel iklimini değiştireceğini bildiren Tanrıverdi, bölgenin yatırım açısından stratejik konuma sahip olması nedeniyle Şanlıurfa’nın tercih edildiğini söylüyor. Zira bölgede sigorta primlerinde işçi hissesinin asgari ücrete karşılık gelen tutarı 12 yıl süreyle, gelir vergisi stopajının da asgari ücrete karşılık gelen tutar üzerinden 10 yıl süreyle devlet tarafından karşılanıyor. Tanrıverdi, “HOSAB bölgede refah artışı sağlayacak, yerinde istihdam ile öteki bölgelere göçü önleyecek, tersine göç başlatacak. Ayrıca mesleki eğitimle nitelikli iş gücü yaratacak” diyor.

URGE ile yüzde 75 devlet desteği

ismi ‘ürün geliştirme’ (Ür-Ge) ile karıştırılsa da kısa adıyla URGE, yani ‘Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi’ projesi, Ekonomi Bakanlığı’nın kümelenme çalışmaları çerçevesinde şimdiye kadar ihracatın artırılması için yaptığı en etkili projelerden biri… Firma bazında destek yerine kümelenme ile desteği hedefleyen proje kapsamında şu anda 76 işbirliği kuruluşu 2 bin 102 firmaya ulaşmış durumda. 40 ilde devam eden 116 projede verimlilik artışı yüzde 40. UR-GE kapsamında firmalara tek başlarına hiç gidemeyecekleri ülkelere küme olarak gitme ve ihracat yapma imkanı tanınıyor. Ayrıca bu firmalar yurtdışına yüzde 75 devlet desteği ile çıkıyor. Birlikte küme olarak yurtdışına giden firmalar ortak hareket edebiliyor ve karışık konteyner oluşturarak aynı müşteriye ürün satabilmeleri sağlanıyor.

işbirliği kuruluşları yani ihracatçı birlikleri, ticaret ve sanayi odaları da firmalara bilgi paylaşımı sağlıyor. Tüm projenin koordinasyonunu ise Ekonomi Bakanlığı yürütüyor. Tıpkı elektriğin daha verimli dağıtılmasını sağlayan ‘enterkonnekte’ sistem gibi ihracatın daha sağlıklı yapılması için UR-GE, ihracat Genel Müdürlüğü aracılığıyla bir bilgi paylaşımı platformu haline de dönüşecek.

Gemi inşada liderlik hedefliyor

Gemi inşaat sektöründe, 2008 yılında yaşanan ve etkilerinin daha yeni yeni geçmekte olduğu global kriz nedeniyle birçok firma sıkıntı yaşamıştı. Kriz ortamının da etkisi ile gemi inşa sektöründeki birçok firma ürün ve hizmetlerinde çeşitliliğe gitmiş, farklı ve pazarın daha geniş olduğu alanlara yönelmişlerdi. Bu bağlamda Trabzon Gemi inşa Kümesi için KOBİ işbirliği ve Kümelenme Projesi kapsamında kümelenme çalışmaları başlatıldı. Kümelenme çalışmaları Trabzon ağırlıklı olmak üzere Karadeniz Bölgesi’ndeki illeri de kapsayacak yapıda. Keza mevcut durumda kümede yer alan firmalardan bazıları Rize’de faaliyet gösteriyor. Trabzon Gemi inşa Kümesi’nde şu an 15 firma faaliyet gösteriyor. Kümede yaklaşık 360 kişiye istihdam sağlanıyor. myfikirler.com Trabzon, Sürmene’de bulunan Yeniçam Tersanesi sahasında 20 dönümlük alana kurulması planlanan merkezin maliyeti yaklaşık 10 milyon Euro. Proje üç yılda tamamlanacak. Projenin hedefi ise gemi inşa sanayinde bölgesel kalkınma ve rekabet edebilirliği, bilim ve teknolojiyi etkin kullanmak.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu, kümenin vizyonunu ‘Özel amaçlı hizmet gemileri segmen-tinde markalaşarak 2023 yılında Karadeniz Havzası’nda pazar lideri olmak’ olarak belirlediklerini söylüyor. Bu kapsamda Trabzon Gemi inşa Kümesi Ortak Tanıtım ve Pazarlama Birimi kurduklarını ifade eden Hacısalihoğlu, “Özellikle sektörün rekabet gücünün artırılması için gerçekleştirilen bu çalışmalarda tüm paydaşların katılımı firmaları da olumlu yönde etkiledi, topyekûn hareket etme konusunda daha kararlı ve istekli hale getirdi” diyor.

Ankara OSTİM’de kümelendi

Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi veya kısa adı ile OSTİM, Ankara’da kümelenmeyi iyi oluşturmuş bir sanayi bölgesi. Savunma ve havacılık, medikal sanayi, yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri, iş ve inşaat makineleri, kauçuk teknolojileri, raylı sistemler kümeleri bölgeye büyük bir sinerji katmış durumda.

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “Türkiye’de rekabet gücü yüksek sağlıklı kümelenme çalışmaları için öncelikle geleceği okuma ve bugünden yapılandırma algı ve yönetimimizi, kamu ve özel sektör olarak geliştirmemiz gerekiyor” diyor.

Kümelerin bugünden ziyade geleceği şekillendiren, gelecek için bugünden yapılan yatırımlar olduğunu belirten Aydın, “iş ve güç birliği günümüz rekabet dünyasında bir var olma gerekliliği halini aldı. Özel sektör öncelikle bu gerçeği unutmamalı ve iş ve güç birliğini talep etmeli. Kamu açısından ise ülke olarak sürdürülebilir kalkınma çabasında, adı ister kümelenme olsun ister başka bir model, bütün iş ve güç birliği modelleri desteklenmeli ve geliştirilmeli” diyor.

Havacılıkta birleştiler



OSTİM Savunma ve Havacılık Sanayi Kümelenmesi (OSSA), ivedik Organize Sanayi Böl-gesi’nde bulunan savunma ve havacılık sektörlerinde üretim yapan ya da mühendislik hizmeti sağlayan firmaların bir araya gelmesiyle oluşmuş. Ancak ülke savunma ve havacılık sektörlerinin büyümesi ile bu alanda çalışan firmaların artması OSSA’nın da haliyle genişlemesini tetiklemiş. Önce Ankara ilinde bu sektörlere hizmet veren firmaları bünyesine katmış ve 2013 yılı itibarıyla da Türkiye genelindeki firmaların üyeliği kabul edilmeye başlamış. OSSA’da şu an 119 firma faaliyet gösteriyor. 2 bin 710 personelinden 528’i üniversite mezunu ve sektörler bazında en fazla mühendis çalıştıran sektör. Savunma ve havacılıkta üretim yapan bu firmalar mekanik parça üretimi, kablaj, elektronik, kom-pozit parça üretimi ve boyama kaplama ve bunlar gibi sektörün gerektirdiği tüm altyapıyı hem Türkiye hem de yabancı savunma ve havacılık ana sanayi firmalarına sağlıyor.

Aday firmaların hali hazırda savunma ve havacılık sanayine çalışıyor olması, ayrıca yurtiçi veya yurtdışındaki TAI, Roketsan, Aselsan, Boeing, Airbus gibi ana sanayi firmalarının onaylı tedarikçileri olması gerekiyor.

Kümelerde neler yapılıyor?

■   Ortak sorun ve ihtiyaçlar belirleniyor.
■    Ortak sorunların çözümüne yönelik projeler ve lobi faaliyetleri geliştiriliyor.
■    Maliyetler paylaşılıyor.
■    Personel nitelikleri geliştiriliyor.
■    inovasyon kapasitesinde artış yaşanıyor.
■    Ticaret hacminde artış sağlanıyor.
■    Yeni pazarlara girişi kolaylaştırıyor.
■    Üye firmaların araştırma ve geliştirme faaliyetlerine destek olunuyor.
■    iletişim ve bilgi paylaşımı artıyor.
■    Uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine katkı sağlanıyor.
■    Lobi çalışmaları yapılıyor.

Yenilenebilir enerjide örnek

Yenilenebilir enerji alanında yüksek potansiyele sahip olan ülkemizde, bu potansiyeli enerjiye dönüştürecek yeterli derecede üretim kapasitesi bulunmuyor. Yüksek oranda ithalata dayalı olan bu sektörde küme üyesi firmaların kapasitelerini arttırarak üretim kalitesinin art-tırılabileceği düşüncesiyle, OSTİM’de yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri üzerine kümelenme oluşturulmuş.

Bölgede, doğrudan enerji sektöründe üretim yapan firmalar, destekleyici sektörlerde üretim yaparken sektörün katma değerindeki artış ve yasal düzenlemelerdeki gelişmeler doğrultusunda yatırımlarını enerji sektörüne de yönlendiren firmalar ve sektörü takip ederek gelecek planı yapmak üzere bulunan firmalar faaliyet gösteriyor.

Kümede 56 firma faaliyet gösteriyor. 56 üyenin yarattığı istihdam ise 520 kişi. Kümelenmenin firmaların sektörle ilgili olarak netvvork geliştirmesine, kamu ve üniversitelerle ilişkiler kurmasına uygun ortamlar hazırladığını ifade eden bölge yetkilileri, ortak fuarlar, konferans, seminer ve ikili iş görüşmeleri ile iş geliştirme ve sektörle ilgili gelişmelerden firmaların haberdar olmalarının sağlandığını belirtiyorlar.

Tıbbi cihazın yüzde 30’unu ihraç ediyorlar

OSTİM’deki bir diğer küme de medikal sanayi üzerine… 2009 yılında kurulan kümenin amacı sağlık sektörünün ihtiyaçlarının karşılanmasında yerli üretimin payını artırmak ve medikal sanayi KOBİ’lerini uluslararası pazarda rekabet edebilir hale getirmek olarak ifade ediliyor. Ankara, büyük boyutlarda sağlık harcamaları yapan özellikle Ortadoğu, Arap ve Afrika ülkeleri bağlantıları açısından önemli bir merkez konumunda. Tıbbi cihaz alanındaki ihracat geçen yılın verilerine göre 200 milyon dolar. OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi bu ihracatın yüzde 30’unu karşılıyor.

Kümede, 62 firma faaliyet gösteriyor. Bin 275 kişiye ise istihdam sağlanıyor. Küme yetkilileri, sektörün 2023’teki 5 milyar dolarlık ihracat hedefini yakalamada OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi’nin anahtar rol oynamasını amaçladıklarını belirtiyor. Ekonomi Bakanlığı’nca desteklenen ve üye firmaların ihracat konumlarını güçlendirmeye yönelik ihracat Kapasitesi Geliştirme Projesi destek programı kapsamında üye firmalara önemli imkânlar sunuluyor. Bu proje kapsamında Medikal Sanayi Kümelenmesi tarafından organize edilen her türlü danışmanlık, eğitim, fuar katılımı ve yurtdışı heyetlerin ağırlanması organizasyonlarının yüzde 75’i Ekonomi Bakanlığı tarafından karşılanıyor. Bu destek kapsamında 1-4 Ekim 2013’te Ankara’da 12 ülkenin katılımı ile ‘Sağlık Teknolojileri Ortadoğu ve Afrika Alım Günleri’ organizasyonu düzenlenecek. Bu organizasyon sayesinde yerli üreticilerle potansiyel yabancı alıcıları bir araya gelecek.

İş ve inşaatçılar da birleşti

OSTİM’deki bir diğer küme olan iş ve inşaat Makineleri Kümesi (İŞİM), OSTİM OSB ve çevresi ağırlıklı olmak üzere tüm Ankara ilini kapsayan bir bölgede faaliyet yürütüyor. İŞİM’de toplam 106 firma yer alıyor. Mikro, küçük ve orta büyüklükte işletmelerin ağırlıklı olarak yer aldığı kümede yaklaşık bin 400 personel istihdam ediliyor.

Bölge yetkilileri, kümelenme ile firmaların kendilerinde bulunan potansiyel gücün farkına vardıklarını ifade ediyor.

Bölge firmalarının birçoğunun KOBİ düzeyinde işletme olmasından dolayı ulusal ve uluslararası arenada kendilerine yer bulmak, sektörün devleriyle tek başlarına rekabet etmekte oldukça zorlandığına dikkat çeken yetkililer, “Kümelenme çalışmalarıyla firmalar nitelik olarak kendilerini geliştirirken, birlikte hareket etmenin oluşturduğu sinerjiyle de daha rekabetçi bir yapıya kavuşuyorlar” diyor.

Raydan milli marka çıkaracak

Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS), model olarak Türkiye’nin ilk bölgesel olmayan ve tüm Anadolu’yu kapsayan bir kümesi. Kümede raylı ulaşım sistemleri üreten tüm sanayiciler yer alıyor. Ar-Ge, üniversite ve tüm destekleyici kuruluşlar ile bütünleşmiş bir model olarak dikkat çekiyor. Bu modelde hedef, tasarımdan üretime kadar yerli üretim yaparak milli markalar çıkarmak ve bu markaların dünya pazarlarında sürdürülebilir rekabete sahip olmasını sağlamak. Hali hazırda raylı ulaşım sistemleri üreten 120 üyesi ve 21 bin çalışanı var. ARUS’un üyeleri, yaklaşık 200 milyon Euro’luk bir ihracat gerçekleştiriyor.

Kümelenme kapsamında faaliyet gösteren şirketlerin hedefleri de büyük. Örneğin, Kardemir ray, makas ve vagon üretimlerinden sonra 140 milyon dolarlık teker üretim hatları yatırımına başladı. Durmazlar, ipekböceği markasıyla ürettiği tramvaydan sonra Boji ve hafif raylı ulaşım yatırımları yapıyor. Bozankaya firması ise otobüs üretiminden sonra trambüs ve tramvay üretimleri için yatırımlara başlamış ve Sincan OSB’de yeni bir fabrika alanı kurmuş. Rail Tur, vagon ve boji üretim kapasitesini artırdı. İlgaz, PolatlI’da yeni vagon üretimlerine başladı. Medel ise üretim ve çeşitliliğini artırarak yeni bir fabrika kurdu.

Katma değeri yüksek üretim

OSTİM’in en yeni kümelenmesi olan Kauçuk Teknolojileri Kümelenmesi, sektörde yer alan firmalar ile üniversiteler, odalar, kamu kurumlan, ilgili sivil toplum örgütleri gibi destekleyici kurumlan belli bir amaç doğrultusunda bir araya getiren bir oluşum.

Kümenin hedefi, bütün sektörlere ara malı tedarik eden firmaların üniversiteler ve ilgili ku-rumlarla işbirliği yaparak katma değeri yüksek, ileri teknolojik ürünler üretmesini, bu hedef çerçevesinde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlarda yer bulmasını sağlamak.

OSTİM bünyesinde kurulan 6’ncı küme olan Kauçuk Teknolojileri Kümelenmesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, üniversiteler ve diğer kurum-larla birlikte çalışacak.

Samsun’da medikal ihtisas bölgesi

Samsun Medikal Kümelenme Sanayi (Mediküm), cerrahi el aletleri ve tıbbi cihaz sektörünü canlandırmak adına oluşturulmuş ve 2011 yılında kurulmuş bir kümelenme. Paydaşları arasında Samsun Üniversitesi, KOSGEB, Makine Mühendisleri Odası, Samsun Ticaret Odası ve Samsun Valiliği bulunuyor.

Kümede 46 firma faaliyet gösteriyor, bin 380 kişi istihdam ediliyor. Mediküm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Alp Doğru, Türkiye’nin ilk medikal ihtisas organize sanayi bölgesini kurmaya hazırlandıklarını ve bölgenin ilk etapta 500 bin m2 alanda faaliyet göstereceğini belirtiyor. Bölge için rezerv alanlarının da oluşturulacağını ifade eden Doğru, “Kümelenme, sektöre, ortak tedarik ve hammadde alımı konusunda sinerji sağladı. Önceden yaşanan iç pazar rekabeti aşılarak dış pazarda bulunan yabancı firmalar ile rekabet noktasına gelindi” diyor. Bölgeden yıllık ortalama 80 milyon dolar civarında ihracat yapıldığını söyleyen Doğru, beş yıl içinde ihracatı 25 kat artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekliyor.

Biyomedikalde sanayide birleşildi

Sağlık için oluşturulan kümelenme sayısındaki artış dikkat çekici. İNOVİZ Küme Derneği de bunlardan biri. 2009 yılında Sağlık için İzmir Platformu Türk Amerikan Bilim Adamları ve Akademisyenler Derneği (TASSA)’nın önderliğinde, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, sektör temsilcilerinin desteği ve Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ)’ın katkılarıyla kurulmuş. Bölgenin bi-yomedikal teknolojiler konusunda lider konuma gelebilmesi için kalifiye eleman yetiştirilmesi ve bu alandaki Ar-Ge faaliyetlerinin teşviki hedefleniyor. Ayrıca firmaların teknoloji ve bilgiye daha rahat ve hızlı ulaşabilmesi için ortam sağlanıyor ve yeni firmaların pazara giriş faaliyetlerine destek olunuyor.

Bölgede 800 civarında firma biyomedikal, sağlık ve protez gibi temel sektörlerde üretim ve satış faaliyetinde bulunuyor.

Batı Anadolu Bilişim ve Elektronik Bölgesel inovasyon Merkezi Proje Yöneticisi Reha Şen-türk, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğinde başlatılacak olan ileri Biyomedikal Sanayi Doktora Programı ile firmaların araştırma ihtiyaçlarının tez halinde üniversitelerde çözüleceğini belirtiyor.

Birlikte teklif veriyorlar

Eskişehir Havacılık Kümelenmesi (ESAC) 2011 yılında kuruldu, iki yıl gibi kısa sürede örnek olarak gösterilebilecek bir bölgeye dönüştü.

Sektörel bir kümelenme olan ve liderliğini TEI, ALP ve Savronik gibi hem bölgede hem de ülke çapında başarılarını kanıtlamış firmaların yapması kümelenmeye ayrı bir güç katıyor. Bölgede 24 firma faaliyet gösteriyor, 3 binin üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Amaç, kümelenme oluşumlarını organize etmek, Ar-Ge faaliyetlerini, inovasyonu ve girişimciliği teşvik etmek, firmalar arası işbirliği ağları kurmak.

Kümelenmeye diğer illerden başvurular geldiğini söyleyen ESAC Koordinatörü Aslı Öz-türk Akdemir, şu örneği veriyor:

“Mesela yurtdışından gelen bir teklifte tüm iş paketi için teklif verilmesi istendi, ikisi Eskişehir’de ve birisi Ankara’da olmak üzere üye firmalarımız birleşerek tek bir kanaldan teklife çıkılmasını kararlaştırdı ve teklif sundular. Bunun da en kısa zamanda sonuçlarının pozitif olarak gelmesini temenni ediyoruz. Buna benzer örnekleri firmalarımızdan sık sık duymaya başladık. Bu da kümelenme olarak bazı hedeflerimizi yakaladığımızı göstermesi açısından önemli.”

Kesme çiçekçiler kümeyle büyüyecek

Orta Anadolu ihracatçı Birlikleri (OAİB) kapsamında kümelenen süs bitkileri, kesme çiçek sektörü, kesme çiçek üretimi ve ihracatı yapan firmalara yönelik olarak oluşturuldu. Yapılan kümelenme modeli ile bu firmaların özellikle üretim kapasitesini geliştirmek ve yurtdışında pazar çeşitlendirmesini sağlamak amaçlanıyor. Kümelenme, özellikle Antalya bölgesinde, çiçek üretiminin ve ihracatının yoğun yapıldığı bölgede gerçekleştirildi.

Şu an kümede 24 firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalardaki toplam istihdam ise 2 bin kişi.

OAİB Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, önümüzdeki dönemde bu kümeyi daha da büyütmeyi hedeflediklerini belirtiyor. “Ayrıca süs bitkileri sektöründe sadece kesme çiçeğe yönelik değil canlı bitkiler, peyzaj firmaları için de farklı kümelenme çalışmaları düşünüyoruz” diyen Bağdatlıoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Hedeflerimiz, öncelikle yaptığımız eğitim ve ihtiyaç analizi ile tespit edilen eksiklikleri gidererek daha verimli, dünyada gelişen taleplere cevap veren bir üretim sağlamak. Ayrıca yapılan pazar araştırmaları sonucunda pazarlama kanallarımızı geliştirilerek, ihracatta pazar sayısını arttırmak, yeni pazarlar kazanmak. Kümelenmeyle firmalar kendi içlerinde ortak bir rekabet modeli geliştirdi. Üretim ve pazarlamada eksikliklerini görerek dünya ölçeğine göre kendilerini revize etmeye ve güç kazanmaya başladı.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir