Anasayfa / Kariyer ve İş / Kadınların Davranış Seçimi Yükselmesine Engel mi?

Kadınların Davranış Seçimi Yükselmesine Engel mi?




Kadınların Davranış Seçimi Yükselmesine Engel mi?

Kariyer yapmak isteyenlerin bor çoğu geleceğin Rupert Murdoch’u olabilmek ateşiyle yanıp tutuşuyor. Kocaman bir şirket sahibi olmak, ünlü ve güçlü olmak, ünvan sahibi olmak ve eğer becerebiliyorlarsa dünyayı yönetebilecek güçlerinin olması fena fikir gibi gelmiyor. Fena fikir değil aslında.

Para, güç ve ünvan sahibi olanların etrafında daha çok insan olur. Yani network’leri diğerlerine göre daha güçlüdür. Iham verici olmadıkları zamanlarda dahi etraflarında onları dinleyecek ve onaylayacak insanlar bulunur. Yani güven eksikliği pek hissetmezler. Her ortama davet edildikleri gibi, finansal destek sağlayabilme imkanları olduğundan etrafındakiler çoğunlukla anlayışlı ve olumlu olur.

Fena değil gerçekten, değil mi?

[Ekonomist Dergisi eski başkanı, DAME MARJORIE SCARDINO, 62. CEO, Pearson plc]

Güçlü ve itibarlı olma isteğinin altında yatan duygu “beğenilme” duygusudur. Beğenilebilmek için Ruport Murdoch olma azmi ile yanıp tutuşmak ne kadar akıl karıdır, orasını bilemem ama eğer Ruport Murdoch olmak istiyorsanız, sebeplerinizi iyi seçmenizde ve daha içsel nedenlere dayandırmanızda fayda var.

Beğenilme güdüsü enteresan. Örneğin, erkekler güçlü ise aynı zamanda “beğenilen” kişi de olabiliyorlar. Ancak kadınların hem güçlü hem de beğenilen olması nedense pek mümkün olmuyor. Martha Stewart sanırım bu duruma iyi bir örnek olabilir. Forbes’a göre hem güçlü hem de beğenilen kadınlar arasında yegane isimse Oprah.



İş yerinde kadınların dikkate alınması için kadınlar yıllardır oldukça erkeksi davranışları modellediler. Bu yüzden de tepe yönetimlerde olan ya da çok güçlü olan kadın yöneticilere baktığınızda sert yüz yapılarını ve gücü ifade eden sert davranış tarzlarını görebilirsiniz. Ses tonları daha tok, konuştuklarında pek gülümsemeyen, rahatlıkla hayır diyebilen ve düşündüklerinden emin tavırlarıyla meşhurdurlar.  Kadınlara has anlayışlı tutumları onlarda pek göremezsiniz. Kararlarında duygulara mümkün olduğunca az yer verirler.

Bu tarz geçmişin iş kadınını anlatıyor. Her ne kadar günümüzde hala bu tarz yaygın olsa da değişim başlamış durumda.

Günümüzün iş kadın modeli feminen ve maskülen yanlarını dengeli kullanıyor. Işin en güzel tarafı kendi özgün kişiliklerini korumayı tercih ediyorlar.

Forbes her yıl dünyanın en güçlü kadınlarını sıralıyor. 2010 yılına bir bakalım.

Facebook COO’su Sheryl Sandberg, e-bay kurucusu Meg Whitman, Huffington Post kurucusu Arianna Huffington’ın tarzlarını bir gözlemleyin. Konuşurken gülümsüyorlar. Sert ifadeler daha düşük dozda. Ciddi poz vermek zorunda çok da hissetmemişler. Gidilecek yolları biraz daha var ama yeni düzenin kadın yöneticilerinin kendi özlerine dönmeye başladığını söyleyebiliriz.

İş dünyasında kadınların ciddiye alınmasını sağlayan birkaç durum var ki değişmesi kısa zamanda pek olası değil. İşte yapabilecekleriniz.

1. Kadınlar genellikle en son konuşmayı tercih ediyorlar. Dikkate alınmak istiyorsanız, toplantıların başında görüş bildirmeyi deneyin. Erken lafa atılanlar geç lafa karışanlardan daha bilgili ve güçlü bir duruş sergiliyorlar.

2.Kadınlar genelde elde ettikleri başarılardan söz etmekten çekiniyorlar. Mütevazi bir davranış olmadığını düşünüyorlar. Oysa, başarılardan bahsedebilmek kadının duruşunu kuvvetlendiriyor. (Elbette ukalalığa varan tarzdan uzak olması kaydıyla)

3.Kadınlar sürekli izin isteme eğilimindeler. Bilgi verip hareket etmeyi denemek daha avantajlı olacaktır.

4.Kendi tarzınızı bulmaya çalışmaktansa sürekli modelleme yapmaya odaklanıyorlar. Tarzınızı belirledikten sonra, o tarzı güçlendirmek daha etkili bir tutum olacaktır.

Rupert Murdoch’un kadın versiyonu olmaktansa, kendi tarzınızı oluşturmak her zaman daha yararlı. Bundan da öte, güç egosal sebeplerden ziyade kişiye ve topluma faydalı bir amaca yönelik olarak arzu edilirse, kırılma noktasına geldiğinizde yeniden ayağa kalkmanız mümkün olur.

Yazan : Fatmanur Erdogan : http://kariyeryolculugu.com/blog/2011/08/18/kadinlarin-davranis-secimi-yukselmesine-engel-mi/





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir