Anasayfa / Kariyer ve İş / Kasımpatı Özünden Haşere İlacı Üretti

Kasımpatı Özünden Haşere İlacı Üretti




hasere ilaciLiseyi İğdır’da bitirip, Almanya’da makine mühendisliği okuyan Yusuf Aktaş’ın kasımpatı özünden geliştirdiği su bazlı haşere ilacı ‘Chrysamed; Avrupa’nın iyi tanıdığı bir marka haline geldi. İzmir’deki fabrikasında Avrupa’ya ihracat yapan Aktaş, yeni girdiği iç pazardan ise 50 milyon TL hedefliyor. Ayrıca İzmir’de yeni bir yatırıma soyunan Aktaş, zirai ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi üretmeyi de planlıyor.

İğdırlı Yusuf Aktaş, deyim yerindeyse ‘zoru başaran’ girişimcilerden. Liseyi memleketinde bitirdikten sonra üniversite eğitimi için Almanya’nın yolunu tutan Aktaş, hem çalışıp, hem okulunu bitirmiş. Türkiye’ye dönmek yerine ise Almanya’da kendi şirketini kurmayı tercih etmiş. Makine mühendisliği okuduğu için 1985’te bir mühendislik şirketi kurmuş ve makine üreticilerine danışmanlık vermeye başlamış. Kimya alanında da çalışmalar yürüten Aktaş, krizantem (kasımpatı) çiçeğinin özüyle oluşturduğu formülle bir haşere ilacı geliştirmiş. İzmir’deki fabrikasından Avrupa’ya, ‘Chrysamed’ markalı haşere ilacını ihraç eden girişimci, yönünü Avrupa’dan sonra iç pazara çevirdi. Ayrıca İzmir’de yeni bir yatırıma daha soyunduğunu belirten Aktaş, “10 milyon Euro’luk yeni bir yatırım yapacağız. 50 kişi ek istihdam sağlayacağız. Kimyasal ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi alanına da girmeyi planlıyoruz. Tüm dünyadan sonra yönümüzü iç pazara da çevirdik” diyor.

Makine mühendisliği okudu

Aktaşı’ın öyküsü ise oldukça etkileyici… Liseyi memleketinde bitirdikten sonra büyük şehirde üniversite okuma hayali kurarmış hep. Burslu okuduğu lise yıllarında mühendis olacağına dair kendi kendine söz vermiş. Ancak üniversite sınavında istediği puanı alamadığı için mühendislik bölümüne girememiş. Ama o bu hayalinden vazgeçmemiş. Şansını yurt dışında denemeye karar vermiş. Maddi durumu çok iyi olmayan ailesine yardımcı olmasının tek yolunun iyi bir okul bitirip hemen iş hayatına atılmak olduğunun bilincindeymiş. Fransızca bildiği için önce Fransa’ya öğrenci vizesi almaya çalışmış. Ancak bu ülke onun lise diplomasını kabul etmeyince Almanya konsolosluğuna başvuruda bulunmuş. 1974 yılında talebi kabul edilmiş ve kısa süre sonra yola çıkmış. Ne onu karşılayacak bir tanıdığı ne de kalacak yeri varmış Almanya’da.

Uçakta tanıştığı ve sohbet ettiği gurbetçi bir aile, 16 yaşında böyle bir riski göze alan Aktaş’a yardımcı olmuş. Bir süre evlerinde misafir etmişler O’nu. Harçlığını kazanacağı bir iş ve kalacak bir oda bulmasını sağlamışlar. Bir makine fabrikasında part time çalışan Aktaş, aynı zamanda Hamburg Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’ndeki eğitimi de sürdürmüş. Mezun olduktan sonra Türkiye’ye dönmüş ama kendisine önerilen maaş ile geçinemeyeceğini anlayınca Almanya’ya geri gitmiş.



İzmir’de üretim yapıyor

Almanya’ya döndükten sonra kendi işini kurmaya karar veren Aktaş, 1985’te mühendislik şirketi kurarak makine üreticilerine danışmanlık veren bir girişimci olmuş. Öte yandan üniversite döneminde çalıştığı ‘arıtma tesisi üreten’ firmada kimyaya merak sarmış ve su bazlı bazı araştırma geliştirme projeleri üzerinde de çalışmalarına devam etmiş. Sonrasında ise su bazlı bir haşere ilacı geliştirmiş ve Chrysamed markasını yaratmış.

Memleketine yatırım yapmayı tercih eden Aktaş, geliştirdiği haşere ilacını Türkiye’de üretip dünyaya satmaya karar veriyor. 2008 yılında İzmir’de fabrikasını kuran Aktaş, tesisteki üretiminin yüzde 80’ini Avrupa’ya ihraç ettiklerini söylüyor.

Chrysamed Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Aktaş, “Suyun aktivitesini artırmak için molekül yapısını küçültme ve bazı katalizörlerle ilaç ve benzeri ürünlerin etkisini artırma imkanı var. Biz de keşfettiğimiz bir katkı maddesinin gücüyle suyun aktivitesini yükseltmeyi başardık. Patentini de aldık” diyor.

Kasımpatı çiçeği özünden

Krizantem (kasımpatı) çiçeğinin özüyle oluşturdukları formülle bir haşere ilacı geliştirdiklerini belirten Aktaş, Chrysamed’in dünyaca tanınan bir haşere ilacı olduğunu söylüyor. Su bazlı ürünün kokusuz olduğuna vurgu yapan Aktaş, şöyle devam ediyor: “Markamızın ismi de bu çiçekten geliyor. Geliştirdiğimiz ürünü Almanya’da satmaya başladık. İnsan için daha sağlıklı, püskürtme ve yayılım için LPG gaz kullanılmadığından çok daha düşük maliyetli oldu. Almanya’da eczanelere yayıldık. Hem evler için kullanıma hazır, hem de Alman devlet daireleri için konsantre ürün olarak yayıldık.” Almanya dışına da satmaya başladıklarını ifade eden Aktaş, İzmir’de üretilen ürünü bugün Avusturya, Fransa, İsviçre, ispanya, Tayland başta olmak üzere birçok ülkeye sattıklarını söylüyor. Aktaş, “Özellikle tahta kurusu sorunu nedeniyle seyahat edenler hep bavullarında taşıyor ürünü ve otelde yataklarına rahatlıkla sıkıyor” diyor.

Hedefi 50 milyon TL

Krizantempatı özünü suya yayarak ürettiği su bazlı yeni haşere ilacı için 2008’de İzmir’de 15 milyon Euro’luk bir yatırımla fabrika kuran Aktaş, burada 14 bin metrekarelik alanda üretim yapıyor ve 65 kişiye istihdam sağlıyor. Bu yıl ürünü iç pazara da yaymaya yöneldiklerini ifade eden Aktaş, şöyle devam ediyor: “Avrupa’daki şirketimin yıllık cirosu diğer işlerle birlikte 28 milyon Euro’ya kadar yükseldi. Şimdi İzmir’de ikinci fabrikamızı da kuracağız. Arsamızı aldık. 10 milyon Euro’luk yeni bir yatırım yapacağız. 50 kişi ek istihdam sağlayacağız. Zirai ilaçlar da üreteceğiz. İlerleyen dönemlerde kozmetik ve gıda takviyeleri alanına da girmeyi planlıyoruz. Türkiye’de bu yıl 50 milyon TL’yi yakalamayı hedefliyoruz. Eczaneler, ilaç bayileri ve ulusal zincirlerde yayılacağız.”

Özlem Bay Yılmaz / Ekonomist





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir