Anasayfa / Ekonomi-Finans / Katılım bankacılığını ticari bankalar büyütecek

Katılım bankacılığını ticari bankalar büyütecek




Katılım bankacılığı, bankacılık sektörünün üzerinde büyümesine karşın istenilen potansiyele henüz ulaşılamadı. Aktif büyüklüğü bankacılık sektörünün yüzde 5’i düzeyinde olan katılım bankacılığında, gelecek 10 yılda 2 kat büyüme hedefleniyor. Kamu desteğini de arkasına alan sektörün, hem ürün çeşitlendirme hem de ticari baııkalaruı girmesiyle bunu realize edebileceği talimin ediliyor.

katilim bankaciligiDünyada küresel krizin etkisiyle büyüyen katılım bankacılığı, Türkiye’de istenilen büyüme performansını henüz yakalayamadı. 2005 yılında Bankalar kanunu kapsamına dahil edilen katılım bankaları, aktif hacimlerini ve ürünlerin çeşitlendirse de hala emekleme döneminde.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) Haziran 2013 sonu verilerine göre, katılım bankalarının toplam aktifleri geçen yıla göre yüzde 18 artışla 83 milyar TL’ye, özvarlıkları ise yüzde 12 büyümeyle 8,3 milyar TL’ye ulaştı. Katılım bankalarının net kârı ise 2013 ilk yarıyıl sonunda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artışla 497 milyon TL oldu. Katılım bankalarının şube sayısı 884 ile büyük ölçekli bir konvansiyonel banka düzeyinde. Büyüme oranlan da öngörülerden yüksek olsa da (Bankalar Birliği’nin bu yıl için büyüme öngörüsü yüzde 25) potansiyele istenilen hızda henüz ulaşılamadı. Nitekim katılım bankacılığının toplam bankacılık sektöıünün aktif toplamı içindeki payı yüzde 5,4 seviyesinde.

TİCARİLERİN RADARINDA

Potansiyeli gören ticari bankalar da katılım bankacılığına ilgisini gizlemiyor. Bu alana BDDK’dan katılım bankacılığı lisansı alarak girmek gerekiyor. Konuyla ilgilenen bankalardan biri olan İş Bankası’nın Genel Müdürü Adnan Bali, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada “Bu tür alanlardaki gelişmeleri değerlendirmek durumundayız” demişti.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen de ticari bankalara bu alanda bir yetki verilmesi durumunda, büyük bir oyuncu olarak ilgileneceklerini açıklamıştı. Büyük oyuncular bu alanda faaliyet gösterebileceklerini açıklarken, sektörün mevcut oyunculan da bu ilgiyi olumlu değerlendiriyor.

Öte yandan kamu bankaları olan Halkbank ve Ziraat Bankası’nın da bu sektöre girmeye hazırlandığı biliniyor. Ticari bankalar açısından ise bu ilgi henüz sadece niyet bildirme seviyesinde kalıyor.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, Türkiye “Mega İslam Bank” kurulması için düğmeye bastı. Şu anda proje olarak üzerinde konuşulan bankanın, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na benzer bir modelle hizmet vermesi bekleniyor.

Ortakları arasında yerli ve yabancı katılım bankaları ile Hazine’nin yer alacağı belirtilen bankanın sermayesi 1 milyar dolar olarak planlanıyor. Önümüzdeki günlerde ise sektöre 3 kamu katilı bankasının daha katılması bekleniyor.

SUKUK İHRAÇLARI ARTIYOR

Faizsiz finansa ilgi dünyada ve Türkiye’de artıyor. Son on yılda faizsiz finans sektörü yıllık yüzde 15’ler seviyesinde büyüdü. Faizsiz finansman ürünlerinin toplam değerinin bu yılın sonunda dünyada 1,9 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Bu rakamın 2015 yılında 2 trilyon dolar, 2020 yılında ise 6,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye’de ise bu pazarda istenilen hacme henüz ulaşılamadı. Mevcut dört katılım bankasının pazarı yeterince büyütemediği yönünde yorumlar var. Bunun nedeni ise enstrüman yetersizliği olarak gösteriliyor. Son iki yılda 3 milyar doları Hazine Müsteşarlığı, 1,4 milyar doları ise bankalardan olmak üzere toplam 4,4 milyar TL’lik sukuk ihracı gerçekleştirildi. Ancak katılım bankacılığı enstrümanları, artan kamu desteğine karşın henüz Körfez ülkelerindeki kadar gelişmiş değil.

SPK’NIN KATKISI



Yeni kurulacak katılım bankalarına ilk sermayeyi Hazine Müsteşarlığı koyacak. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da yeni mevzuatla katılım bankalarının önünü açtı.

Ancak henüz katılım bankacılığında pazarı büyütecek ürünler uluslararası sistemle karşılaştmldığmda yetersiz kalıyor. Murabahaların dışında komplike ürünler de pazarın ihtiyaçlan arasında sıralanıyor.

Global Menkul Değerler Bankacılık Analisti Sevgi Onur, 10 yıl içinde katılım bankalarının sektör içindeki payının iki katma çıkmasını bekliyor. Onur, “Doyum noktasına ulaşmasına engel teşkil edebilecek bir durum yok. Katılım bankacılığının büyüme potansiyeli var. Yurtdışın-daki yatırımcılardan da ilgi var. Öte yandan ürün hacmi anlamında henüz gerilerdeyiz” diyor.

HAKSIZ REKABET OLMASIN

Dünyada faizsiz finans piyasasında en çok payı alan ülkelerin başında yüzde 35’le İran, yüzde 14’le Suudi Arabistan, yüzde 12 ile Malezya geliyor. Bank Asya Genel Müdürü Ahmet Beyaz, Türkiye’nin global faizsiz finans piyasasından aldığı payın sadece yüzde 2,6 olduğunu kaydediyor. Beyaz, Türkiye’de de büyüme eğiliminin yüksek olduğunu ancak istenilen seviyeye gelinmediğini vurguluyor. Beyaz da gelecek 10 yılda aktif büyüklükler itibariyle pazar payının yüzde 10’a ulaşacağı beklentisine katılıyor.

Katılım bankaları temsilcileri, sektörün büyümesi için atılan adımları, bankacılık kesiminden daha fazla pay alması ve bilinirliğinin artması açısından olumlu karşılıyor. Ancak oyuncular, bu durumun haksız rekabete yol açmasını istemiyor.

Beyaz, “Önemli olan, atılması düşünülen adımların sektördeki katılım bankaları ile haksız rekabete yol açmayacak ve onların çalışmalarına sekte vurmayacak, onlarla birlikte sektörü daha ileriye taşıyacak şekilde olmasıdır” diyor.

Albaraka Türk Genel Müdürü Fahrettin Yahşi de bir süre önce Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmet Yousif ile yaptıkları toplantıda, ismi geçen bankaların katılım bankası kurmasını desteklediğini belirtti. “Katılım bankacılığının payının birkaç yıl içinde yüzde 20’ye çıkacağı tahmin edilse de belli hassasiyetlere sahip kitlenin katılım bankalarına ulaşabilmesi kolay değil” diyen Yahşi, “Dolayısıyla mevduat bankalarının sektöre girmesine olumlu yaklaşıyoruz” ifadesini kullanıyor.

KÖRFEZ İLGİSİ

Türkiye’de Körfez sermayesinin ortak olduğu katılım bankaları ve ticari bankalar bulunuyor. Bu tür bankaların artması için BDDK’ya lisans başvurusu yapmış olanlar da var. Bunun yanında Hazine Müsteşarlığı tarafından sukuk ihraçları yapılıyor ve büyük oranda Körfez yatırımcısı bu sukukları portföylerine alıyor.

Ahmet Beyaz, “Körfez bölgesinden hedeflenen sermayenin tam olarak çekildiği söylenemez ancak sermayenin getirilmesi için gerekli çabanın sarf edildiği söylenebilir” diyor.

“SUKUK İHRAÇLARI 5 MİLYAR DOLARI AŞACAK”

“Katılım bankalarının 2002 yılında sektörden aldığı pay yüzde 1,83 iken, 2012 yılı sonunda bu oranın yüzde 5’in üzerine çıktığını görüyoruz. 2013 ilk yarıyıl rakamlarına göre ise sektör yüzde 13 civarı büyürken, katılım bankalarının yüzde 17’nin üzerinde büyüdüğünü görüyoruz. Bu trendin devam edeceği ve katılım bankalarının sektörden alacağı payın artacağı konusunda inancımız tam. Sektöre yeni girecek katılımcılarla birlikte katılım bankacılığının alacağı payın artış hızı daha da artacak ve orta vadede yüzde 10 seviyesine ulaşacak. Ancak uluslararası faizsiz finans ürünleri pazarında, Türkiye’nin payının artması için öncelikle bazı mevzuat düzenlemelerin yapılması gerekliydi. Bu düzenlemelerin büyük bir kısmı tamamlandı. Sukuk ihraçlarının yakın bir sürede 5 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Türkiye’nin kredi notunun Fitch ve Moody’s tarafından yatırım yapılabilir derecesine getirilmesi ile birlikte faizsiz emeklilik ve diğer yatırım fonları da Türkiye piyasasında daha fazla ihraca katılacak ve bu da Türkiye’nin pazar payında büyük bir atılım yapmasını sağlayacak.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir