Anasayfa / Ekonomi-Finans / Katılım bankalarının yol hikayesi

Katılım bankalarının yol hikayesi




Türkiye’de katılım bankacılığının sektör içindeki payı yüzde 4.8 civarında. Beş aktör ile faaliyet gösteren sektörün 2025 yılı hedefi, toplam aktif büyüklüğünü 300 milyar dolara, pazar payını ise yüzde 15’e çıkartmak…

TÜRKİYE’DE katılım bankacılığı yaygın bilinen adı ile faizsiz bankacılık sektörü iki kamu bankasının sektöre girmesiyle ivme kazanmaya başladı. Sektörün payı şu anda yüzde 5’in biraz altında. Son 15 yıla bakıldığında sektör hizmet, ürünler ve bilanço büyüklükleri açısından büyük yol kat etmiş görünüyor. Örneğin Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin (TKBB) verilerine göre, 2001 yılında katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğü 2.36 milyar TL düzeyinde iken, sektör 2017’nin ilk çeyreğinde 135.84 milyar TL düzeyine ulaştı. Aynı dönemler karşılaştırıldığında sektörün topladığı fon tutarı 1.9 milyar TL’den, 89.41 milyar TL’ye, kullandırılan fon tutarı ise 1.07 milyar TL’den, 89.8 milyar TL’ye çıktı.

Bu dönemde katılım bankaları fiziki olarak da hızlı bir büyüme kaydettiler. Yine 2001 yılım baz aldığımızda tüm katılım bankalarının toplam şube sayısı ancak 115 iken, bugün bu sayı 971’e ulaştı. Personel sayısı ise bin 964 kişiden, 14 bin 589’a çıktı.

HİZMET VE ÜRÜNLER ARTTI

2001 yılında katılım bankaları müşterilerine sadece özel cari hesaplar ve kar zarar katılım hesapları açabiliyordu. Bugün ise bu ürünlere murabaha sendikasyon-ları, kira sertifikalan (sukuk) ve sektör açısından çok önemli finansman imkanı yaratan TCMB’den faizsiz usullerle fon temini gibi ürün ve imkanlara kavuştu.

Katılım bankaları fon kullandırma yöntemleri yani krediler konusunda da çok sayıda yeni ürüne kavuştu. Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin verilerine göre, 2001 yılında müşterilerine sadece kurumsal finansman desteği, bireysel finansman desteği ve finansal kiralama ürünü sunabilen katılım bankaları bugün bu ürünlerin yanı sıra kar zarar ortaklığı, emek-sermaye ortaklığı, girişim sermayesi, eser sözleşmesi, selem, Karz-ı Hasen (faizsiz borç) ürünlerine de kavuştu.

15 yıl önce müşterilerine sadece havale, çek, teminat mektupları, akreditif döviz, saklama ve sigorta ürünleri sunabilen katılım bankaları bugün bu ürünlere banka kartı, kredi kartı, alternatif dağıtım kanalları olan ATM, çağrı merkezi, internet ve mobil bankacılıkla da hizmet götürmeye başladı.

HEDEF, YÜZDE 15 PAY



Katılım bankaları sektör olarak ufak bir tökezleme yaşasalar da 2025 yılı için konulan hedeflerini revize etmedi. Sektörün 2015 yılında açıkladığı Strateji belgesinde belirttiği “toplam bankacılık sektöründen alınacak pay yüzde 15” hedefi bugün de korunuyor. Bu hedefe ulaşmak isteyen bankalar ise ağırlıklı teknoloji – dijital ürün ve hizmetlere ağırlık vererek pazardaki paylarım yukarı çekmeye çalışıyor.

VAKIF KATILIM

İlk yılında 37 şubeye ulaştı Vakıf Katılım 2016’mn Şubat ayı sonunda hizmet vermeye başladı. Kuruluşunun birinci yılı dolmadan banka yılsonunda 30 şubeye ulaştı. 2017 Mart sonu itibariyle ll’i İstanbul’da olmak üzere toplam 37 şubeye ulaşan Vakıf Katılım’da çalışan sayısı ise 500’ü aştı. 2016 yılsonun-da 19 milyon TL net kara ulaştıkları bilgisini veren Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, şirketin kuruluş yılındaki faaliyet sonuçlan hakkında şu bilgiyi verdi:

“2016 sonunda 3 milyar TL nakdi, 1.4 milyar TL gayrı nakdi olmak üzere ekonomiye toplam 4.4 milyar TL’lik destek sağladık. Buna karşın, 3 milyar TL fon toplayıp 4.7 milyar TL’lik bir aktif büyüklüğe ulaştık.

Büyüme stratejimizi planlarken hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Plan’da yer alan teşvik verilmesi öngörülen sektörlerde büyümeyi planlıyoruz. KOBİ odaklı yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bireysel müşterilere odaklanacağız. Özellikle teknolojiye yatırım yaparak şube-siz dağıtım ağı üzerinden bankacılık hizmetlerimizi ulaştırmak için çalışıyoruz.” Göktaş dünyada 2 trilyon doları aşan büyüklüğe ulaşan katılım bankacılığının önümüzdeki dönem Türkiye ve dünyada en iyi alternatiflerden biri olacağı görüşünde. Türkiye’nin ise özellikle bu alandaki fonlar için cazibe merkezi olacağını belirterek, beklentilerini şöyle özetliyor:

“Katılım bankacılığının bankacılık sektöründeki payının 2025 yılında yüzde 15’e ulaşması hedefleniyor. Bu da 300 milyar dolara ulaşan aktif büyüklük ve 181 milyar dolar katılım fonu büyüklüğü anlamma geliyor. Bunun için yurtdışı fonların Türkiye’ye getirilmesi önem taşıyor. Özellikle Körfez Bölgesi’ne yönelik çalışmalarla ülkemize getireceğimiz fonlar, ülkemizin İslami Fi-nans’ın merkezi olmasında önemli katkılar sağlayacaktır.”

Ayrıca bankacılık sektörünün on yıl içinde daha da dijitalleşeceğini, düşen karlar nedeniyle şubesiz bankacılık alanında yatırımların artacağını ve bankacılık ürün ve hizmetlerinin dijital alanda çeşitleneceğini söyleyebiliriz.

Vakıf Katılım, 2018’de sektördeki payını yüzde 10’a çıkartmayı, 2023 yılında ise lider olmayı hedefliyor. “Önümüzdeki 10 yılda hedefimiz hem yurt içi, hem de yurt dışında daha fazla fonu sisteme dâhil etmek ve daha fazla kişiye ulaşmak” diyen Göktaş, bankanın hedeflerini şöyle özetliyor:

“Reel sektörle aktif bir işbirliği içinde olarak, kâr-za-rar ortaklığı projeleriyle katılım bankacılığı uygulamasını özüne döndürmek için çalışacağız. Başlangıç sermayesi olmayanla kaliteli projelerin önünü açacak; Türkiye’ye iş adamları kazandırmak için çaba sarf edeceğiz. Ayrıca fiziki şubeleşme çalışmalarının yanı sıra çağın gerektirdiği teknolojik altyapı yatırımlarımızı da artırarak devam ettireceğiz.”





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir