Anasayfa / İş Fikirleri / Kendi İşini Kurmak İsteyen Girişimcilere Tavsiyeler

Kendi İşini Kurmak İsteyen Girişimcilere Tavsiyeler




İş kurmak sermayesi ve iş bilgisi olan için oldukça kolaydır. Sermaye ve iş bilgiside iş kurmak için yeterli olmayabilir. Lokasyon seçimi, pazarlama ve reklam, dekorasyon ve tasarım, lojistik gibi birçok altyapınında eksiz olması gerekiyor.

Yıllarca çalıştınız, bir birikim yaptınız ve şimdi o birikimle kendi işinizi kurmak istiyorsunuz. Belki bir bakkal açacaksınız veya bir kafe ya da bir restoran. Neler yapılmalı, nerelere başvurmalı, nelere dikkat edilmeli? Bütün birikiminizi bir yere yatırmadan önce dikkat etmeniz gereken çok şey var. Her şeyi iki kere düşünmek gerekiyor. Eğer vaktim bol, bir yer açıp oturur keyfime bakarım diyorsanız baştan uyaralım, bu tür girişimcilikte çok daha fazla sorumluluk, belirsiz çalışma saatleri var. Ayrıca batar mısınız çıkar mısınız o da belli değil. Bu riski almaya hazır mısınız?

Uzun yıllar çalıştınız, emekli oldunuz veya kurumsal hayattan sıkıldınız, yaptığınız birikimle küçük bir yer açmak, hayalini kurduğunuz işle uğraşmak istiyorsunuz. Bu bir butik olabilir, bakkal olabilir, kafe olabilir, kuaför salonu olabilir. Yıllarca yaptığınız bu birikimi kullanırken çok dikkatli olmanız gerekiyor. Alınan kötü bir karar veya yapılan yanlış bir hesap bütün emeğinizin uçup gitmesine neden olabilir.

Bir kere en başından uyaralım, eğer kendi yerinizi;

  • Yıllarca patronun ağız kokusunu çektim, artık kendi işimin patronu olacağım, kimseye boyun eğmeyeceğim,
  • Nasıl olsa yer benim, istediğim saatte açar kapatırım,
  • Tek sorumlu artık benim, kimseye hesap vermek zorunda değilim.
  • Nasıl olsa bir sürü boş vaktim var, bir yer açayım da en azından dükkanda otururum motivasyonuyla açıyorsanız, açmayın.

Bu sefer patronunuz olmayacak evet, ama bu sefer sorumlu olduğunuz kişiler çıkacak karşınıza: Müşteriler, tedarikçiler, eğer kiradaysanız dükkan sahibi, çalıştırdığınız kişiler, hatta onların aileleri! Daha önce kurumsal hayatta bir tecrübeniz olmuşsa bilirsiniz, işinizi yapar paranızı alırsınız. Fakat kendi yerinizi açtığınızda düşünmeniz gereken birçok şey olacak. Yani eskisi kadar rahat olmayacak kafanız.

Yerin sizin olması ve istediğiniz saatte açıp kapatmanız da satışları, müşteriyi dolayısıyla kazancınızı etkileyeceği için bu da sizin seçiminize kalamayacak. Üstelik yıllarca haftasonu tatil yapmışsanız, cumartesi pazar dükkanı açmak, bayramlarda bir yerlere gidememek de bu işin pek de hayalinizdeki gibi olmadığını gösterebilir size.

Düşünülmesi gereken onlarca şey olduğu için bu tip girişimcilik boş zamanda yapılan bir iş değil. Hatta tam zamanlı bir çalışmadan çok daha fazlasını gerektiriyor. Yani bunun için enerjiniz, isteğiniz, motivasyonunuz yoksa hiç girişmeyin.

Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Danışmanı Ozan Sönmez girişimciliğin normal çalışma hayatındakinden çok daha fazla sorumluluk isteyen bir iş olduğunu vurguluyor: “Hayat kalitenizi çok düşüren bir şey olabilir, eskisinden daha erken kalkıp daha çok çalışmanız gerekebilir. Ülkemizde ortaklık kültürü gelişmemiş ve güven az. İş hayatında öyle bir ortaklık kültürünün gelişmesine gerek yok. Yönetici olsun veya olmasın çeşitli insanlarla çalışıyor ama ortak değiller, sorumlulukları belli seviyede kalıyor. Girişimci olduğu zaman bir ortağı varsa yediğinden içtiğinden ailesine, sağlığına, amca oğluna kadar her şeyden sorumlu oluyorsunuz. Ortağınızın performansı sizin işinize yansıyor. Aynı zamanda riskli bir şey, hayat kalitesi düşebilir. Bunlara da hazırlıklı olmak lazım. Birikimi tek bir girişime bağlamadan önce özellikle ailesi ve etrafına danışması ve fikir alması gerekiyor.”

Bu kısma kadar okuyup hâlâ girişim konusunda istekli ve hevesliyseniz bundan sonra yapılması gerekenler konusunda küçük bir rehber hazırladık. Nerelere başvurulmalı, işler nasıl yürütülmeli, kimlerden destek alınmalı…

Nereye başvurmalı?

Bir işyeri açacaksınız, mesela bir kafe… Nerede açacaksınız, ne satacaksınız, yemekleri kim yapacak, neyi nereden alacaksınız, açmak istediğiniz yerde sizin gibi işletmeler var mı, kaç kişiyi işe alacaksınız, paket servis olacak mı, seçtiğiniz yer hangi saatlerde yoğun hangi saatlerde sakin? Bütün bunların çok iyi hesaplanması gerekiyor.

Bunlar dışında kira, sigorta, satılacak ürünler gibi artan maliyetlerin iyi hesaplanması gerekiyor. Pazar araştırması iyi yapılmalı. Ayrıca rekabet ortamına da bakılmalı.
Bir yer açmak istiyorsanız ilk aşamada başvurmanız gereken yerler var.

Mesela:

  • İşletmenin (şahıs firması) vergi dairesi açılışı için gerekli olan evraklar; 2 adet resimli ikametgah senedi, 2 adet noter onaylı nüfus cüzdan süreti, 2 adet imza beyannamesi, işyeri kira ise kira kontratı, kira değilse tapusu, 1 adet nüfus cüzdanı fotokopisi, işlemleri takip edecek mali müşavire noterden vekaletname vermek gerekiyor.
  • İstanbul Ticaret Odası (İTO) kaydı için (şahıs işletmelerinde zorunlu değil), noter onaylı tescil talepnamesi ve nüfus cüzdan örneği ile İTO kayıt beyannamesi, taahhütname, dilekçe ve harç ödeme makbuzları ile İTO’ya başvuruluyor.
  • Eğer Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) tabi çalışan olacaksa SGK açılışı yapılması gerekiyor. SGK açılışı yapılacaksa; imza beyannamesi, nüfus cüzdanı fotokopisi, ikametgah, işlemleri yapacak kişiye noterden vekaletname verilmesi gerekiyor. Matbu SGK başvuru formları doldurularak ilgili SGK müdürlüğüne başvuruluyor.
  • Yazar kasa kullanılması gereken bir iş yapılacaksa vergi dairesinden izin alınması gerekiyor. Bunun için de yazar kasa izin yazısı vergi dairesinden alınıyor. Yazar kasa ruhsatnamesi ve yazar kasanın alım faturası ile firma sahibi serviste açılış yaptırılıyor. İlk yazar kasa fişi ve ruhsatname, yazar kasa faturası ile dilekçe ile vergi dairesine başvurarak yazar kasa levhası alınıyor.

Kendi işini kurmak isteyenlere tavsiyeler

Yeni jenerasyon kendi işini yapmayı, kendi hayallerinin peşinden gitmeyi tercih edebiliyor. Bir yer açmayı düşünenler için karşılaşabilecekleri durumları, dikkat etmeleri gereken şeyleri sıraladık.
Sadece başlangıç parası yetmez

İşletme açarken yapılan en büyük hatalardan biri başlangıç parasıyla işe girişilebileceğini sanmak. Kabaca yapılan hesapta genelde kira, iç dekorasyon, evrak işlerine gidecek para düşünülüyor. Elde bu miktar varsa ve hemen dükkanı tutup eşyaları almaya başladıysanız büyük ihtimalle maddi açıdan sıkıntı yaşayacaksınız demektir. Ayrıca işletme sermayesi denen bir para var ve iyi hesaplanması gerekiyor. Bu nedenle işletme açılmadan finansal tablo çıkarıp plan yapılması öneriliyor.

Lokasyona dikkat edin

Küçük işletmelerde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise lokasyon. İş ne olursa olsun, mağaza yanlış yere açılmışsa girişimci sorun yaşıyor. Eğer kişi bilişimle uğraşmayacaksa, dışarıdan çalışmayacaksa, fiziki bir mekana ihtiyacı varsa uygun bir yer seçilmesi gerekiyor. Bu bilgiler eğitimlerde veriliyor ama gözlem de önemli. Dükkan açmayı düşünülen yer dolaşılmalı, gezilmeli, diğer işletmelere ve o bölgeye gelen müşteriye bakılmalı. Haftanın değişik günleri, değişik saatlerde giderek oradan geçen insanlara dikkat edilmesi gerekiyor. Bugün hiç araştırma yapmadan, sadece yanlış yerde kurulmuş olduğu için tutulamayan işler olduğunu belirten Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Yöneticisi Öden Anık Tekir, girişimcilikle ilgili eğitimlerde mekanla, işle, müşteri ihtiyacını tespit etmekle ilgili birçok bilgi verildiğini, bu nedenle de bu eğitimlere katılmanın çok büyük faydaları olduğunu söylüyor: “Özellikle 15-20 yıl belli şirketlerde çalışmış kişilerin birikimlerini doğru kurgulaması gerekiyor. Çünkü bundan sonraki başarısızlık çok büyük hayal kırıklıklarına neden olabiliyor.”

Gözlem yapın

Ne iş yapacağınızı belirlediniz, semti seçtiniz, kafanızda kabaca oturttunuz yapacaklarınızı. Fakat bir yer açtığınızda kimlerle ne sıklıkta iletişime geçeceğinizi ne yoğunlukta iş yapacağınızı bilmiyorsunuz. Mesela bir bakkal açmak istiyorsanız sabahtan bir bakkala gidin, gün içinde kimler gelip gidiyor, kimlerle iletişim halinde, mallar ne sıklıkta geliyor, raflar ne kadar çabuk boşalıyor gözlemleyin. Yan yana birçok bakkal vardır ama bir tanesi çok iş yapar. Böyle yerlerde aralarında mutlaka bir fark olduğunu belirten Tekir, ya ürünü veriş şekli ya sunumu, tezgahı farklıdır, bunların hepsi için gözlemlemek çok önemli diyor ve ekliyor: “İş yapmaya karar verdiğinizde o işin nasıl yapıldığına bakmak sonra da kendi yoğurt yiyişinizi ortaya koymanız gerekir.” Girişimcilik eğitimleri veren ekonomist Atilla Başlar raflardaki ürünlerin nasıl dizildiğinin bile önemli olduğunu söylüyor: “Bazı bakkallarda ön raflarda salçalar duruyor. Salça, görüldüğü zaman talep uyandıran bir şey değil. Kimse ne güzel salçaymış diye salça almaya karar vermez. Ama meşrubat öyle değil, alıp içeyim mantığı var. Görünür yere koymak lazım. İyi raf yönetimi yapan yerler kazanıyor.”



İş planı yapın

Böyle bir işe girişmeden önce kişinin çevresiyle de konuşması gerektiğini belirten Tekir, fikirleri paylaşmanın yeni düşünceler doğurabileceğini, gelişimi sağlayabileceğini söylüyor. Bununla birlikte fizibilite çalışması, pazar araştırması, yer seçimi, müşteri kitlesi, kaça patlayacağı, nasıl olacağı ve iş modeli, iş planı ile ilgili çalışmalar yapılıyor. İş planı, fizibilite çalışmalarının hepsinin bir plan çerçevesinde döküldüğü, kişiyi ve işini anlatmakla başlayan bir plan. Ayrıca hedeflerin konduğu ve bu hedefleri gerçekleştirmek için yapılacak satış, üretim miktarı, pazar araştırmaları ve bunun sonucunda ortaya çıkan finansal tabloyu görmeyi sağlayan bir yapı. Bu da işin yapılıp yapılamayacağı konusunda girişimciye somut veriler sunuyor. İş planı yapıldıktan sonra, girdiler çıktılar tahmini olarak hesaplandıktan sonra kişi işi yapıp yapmamaya karar veriyor.

Deneyimli biriyle işe girişin

Bütün bu süreç devam ederken daha önce bu yollardan geçmiş birinden yardım almak da faydalı olacaktır. Girişimci daha önce çalışmışsa ve yeni işi de aynı sektörle ilgiliyse eski bağlantılarını iş yapmak için kullanabilir. Tamamen farklı bir iş kolunda ilerlenecekse, işletme açılmadan bu konuda kurslara gidilebilir. Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Direktörü İhsan Elgin, işi kurduktan sonra bu işe benzer bir geçmişi olan biriyle abi-kardeş ilişkisi kurmak gerektiğini söylüyor: “Kendine mentor gibi birilerini bulmaları faydalı olacaktır. Eğitimler tabii ki gerekli ama iş yapış konularında pratik bilgi önemli.”

Sözleşmeler-sigorta

Eğer işi bir ortakla yürütecekseniz, ne kadar eski veya ne kadar yakın arkadaşınız olursa olsun bir ortaklık sözleşmesi imzalayın. Bir başka önemli nokta ise sigorta. Sönmez, çoğunlukla aile şirketlerinde bu konuların başta pek konuşulmadığını ama çok önemli ve gerekli olduğunu söylüyor: “Ortaklardan birine bir şey olursa ne olacak, hayat sigortası var mı, iş sigortası var mı bunları da mutlaka bilen bir uzmana danışılmalı. Kaza olabilir ve işler kalabilir, bu durumlarda ne yapılması gerektiğine karar verilmeli.”

Bu kişilerle mutlaka iletişime geçin

Mali müşavir, muhasebeci ve avukat bir işe girişirken iletişimde olunması gereken kişilerin başında geliyor. Yeni Türk Ticaret Kanunu konusunda bilgi almak ve gereksiz yere ceza ödememek için de bu kişiler önemli. Sözleşmeler bu kişilerle birlikte oturup hazırlanmalı, ortakların bakış açıları incelenerek taraflar için en uygun hale getirilmeli. Böylece daha sonra çıkabilecek sorunların da önüne geçilebilir. Bunlar dışında tanıdık bir bankacı da işlerin tıkırında gitmesi için gerekli. Sönmez bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Hiçbir işletme günün sonunda zarar ettiği için batmıyor, ödemesi gereken yükümlüğülüğü zamanında ödeyemediği için, nakit açığı olduğu için batıyor. O nakit açığını kapatabileceği, Türkiye’deki yegane yapı, -aile ve çevre dışında- bankalar. Bankalarda da kredi limitiniz yoksa, baştan tahsis ettirmediyseniz, o ilişkiyi sıcak tutmadıysanız güvendiğiniz dağlara kar yağabilir. Çoğu işletme nakit yönetimini yapamadığı için batıyor.”

Destekler

Artık birçok banka küçük işletmeler için hem para hem de danışmanlık desteği veriyor. Bu desteği veren bankalara gidip koşulları uygun olanlardan yardım alınabilir. Ayrıca Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) da hem maddi olarak destek oluyor hem de girişimcilik eğitimi veriyor. KOSGEB Başkanlığı tarafından yeni iş kurmak isteyen girişimcilere verilen hibe desteği ise 30 bin TL. İş arayanlar başta olmak üzere kadınlar, gençler, özürlüler gibi tüm grupların yeni bir iş kurması amacıyla, gerek KOSGEB olarak, gerek çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde 70 saatlik uygulamalı girişimcilik eğitimleri veriliyor. Ayrıntılı bilgi için: http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=8

Esnaf odalarına katılın

Kanun gereği İstanbul Ticaret Odası’na zaten kayıt yaptırmak gerekiyor. Fakat bunun dışında bağlı olunan sektörle ilgili odalara da kayıt yaptırılabilir. Fakat burada da ne kadar aktif olunacağı önemli. Böyle odalarda hem eğitim hem danışmanlık anlamında etkinlikleri de olabiliyor. Bunları takip etmek gerekiyor. Ayrıca bu odaların avantajları da var. Benzer işi yapan kişileri tanıma ve çevreyi genişletme imkanı sunuyor. Fuar ve etkinliklerden de haberdar olunabiliyor. Sektör hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlıyor.

Ne zaman düzlüğe çıkacağız?

Bu konuda tam bir süre vermek mümkün değil. Türkiye’de ekonomik krizlerin çok sık yaşandığını düşünürsek neyin ne zaman olacağı da pek belli olmuyor. Fakat Elgin, 9 aydan önce yatırımın çıkamayacağını söylüyor. Bunu anlamak ise birçok işletmede kolay olmuyor. Elgin, kendi cepleri ve kasayı ayıramadıkları için sürekli bir para akışı olduğunu ama gerçekten kârdalar mı kârdalarsa ne kadar kârdalar, emin olamadıklarını söylüyor. Ozan Sönmez ise basit bir hesap yapılabileceğini söylüyor: “Hesapladığınız gelirleri ikiye bölersiniz. Giderleri de ikiyle çarparsınız. Bu size gerçek hayata daha yakın bir tahmin verir. Buna rağmen karlıysanız bu iş yürüyebilir. Mali müşavire o yüzden çok ihtiyaç var. Hangi vergiler var, ne zaman ödeniyor… Bunları bilmek gerek.”

Büyümeyi yönetebilecek misiniz?

Yerinizi açtınız, işler tıkır tıkır gidiyor. Hatta fazla tıkır tıkır gidiyor. Satışlar o kadar iyi ki, mallar geldiği gibi bitiyor. Daha fazla mal alıyorsunuz ama bu sefer de koyacak yeriniz yok. Alanınızı genişletmeniz gerekiyor. Baştan yer bulmak, taşınmak zor iş. Sadece bu da değil, işlere yetişemediğiniz için eleman da almanız gerekebilir. Kaç tane alınacak, hangi özellikte olmalı… Düşünecek çok şey var. Büyüyorsanız büyümeyi yönetmenin de önemli olduğunu belirten Tekir, iş planının iyi yapılması gerektiğini söylüyor. Fakat ekonominin inip çıktığı bir ülkede bunu ön görebilmek de pek mümkün değil. Her adımı olduktan sonra bir şeyler yapmak gerektiğini belirten Elgin, çok da önceden davranmamak gerek diyor: “Ekonominin ip üzerinde gittiği ülkelerde önceden çok önlem almak tehklikeli. Girişimcilikte belirsizlik de çok.”

Bu işin de sezonu var

Bazı işler için işyeri açmanın kötü fikir olduğu zamanlar var. Sönmez, mayıs ayında açılacak kitapçının çok büyük ihtimalle sene sonuna gelmeden batacağını söylüyor: “Mayıs-ağustos arası çok kitap alınmaz. Eylül ayında hızlanır. Okulların açılmasıyla birebir alakalı olmasa da hareketlenme o ana denk gelir. Yapılacak işi seçerken bunların bilinmesi, ön görülmesi lazım. Ayrıca bazı işler dönemsel olarak düşebilir. Sabit maliyetleriniz varsa çok iyi hesaplamalısınız. Kira, personel, vergi, elektrik…”

Açmak kolay kapatmak zor

Şirket kurmak artık eskisi kadar uzun sürmüyor. Evrak işlerinin tamamlanması 1 hafta hatta birkaç günde bile hallolabiliyor. Yurtdışında ise bu süre gün veya saat değil, dakikalarla ifade ediliyor. İşi kurmak birkaç günü alırken kapatmak için aylarca beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. İşletmenizi kapatmaya karar verdiğinizde duyuru yapmanız, herkese bildirmeniz gerekiyor. Elgin, Amerika’da birlikte iş yapılan kişilerden onlara karşı bir borç olmadığına dair belge alındığında bu işin bittiğini söylüyor: “Hiçbir şeyin kalmaması ve peşinizden size borcu olduğunu iddia eden kimsenin çıkmaması gerekiyor. Böyle bir uygulama yapılmasının nedeni de önceki yıllarda hayali iş yapıp insanları dolandıran birçok kişi olması.”

Eğitimsizlerin şansı daha yüksek

Girişimcilik eğitimleri veren ekonomist Atilla Başlar’a göre eğitimsizlerin girişimcilikte daha çok şansı var. Çünkü eğitim alan, çalışma hayatında vakit geçirenlerin bir alternatifi oluyor. Fakat eğitimsizin yok. Doğrudan havuza itiliyor ve yüzmeyi öğreniyorlar. Yapacakları başka şeyleri yok.
Bir yer açmadan, kendi işinizi yapmaya karar vermeden önce psikolojik olarak da hazırlanmak gerekiyor. Bu işte her ay alınacak belli bir maaş yok. Bazı aylar ele para bile geçmeyebilir. Düzenli bir şekilde ödeme almaya alıştıysanız bu çalışma şekli canınızı biraz sıkabilir. Ayrıca kişi böyle bir işe girişecekse tamamen kendi isteği için yapmalı, “İleride çocuklarıma devrederim, onlar işin başına geçer” düşüncesinde olmamalı.

Hürriyet İK – Zeynep MENGİ





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. Kıymetli Arkadaşlar. İş ortaklığı ile sattığınız sobalardan ciddi oranda gelir elde edebilirsiniz.
    Nasıl mı?
    Doğalgazın olmadığı bölgelerde ısınma aracı olarak , Odun, Kömür, Tezek, Pelet yakıtlı soba, Klima ve Elektrikli kombi kullanılmaktadır. Elektrikli kombiler normal kombiler gibi zahmetsiz ısınma konforu sağlasa da yüksek elektrik maliyetleri bakımından tercih edilmez.
    Bu bakımdan doğalgazın olmadığı yerlerde odun, tezek, kömür ve pelet yakıtla çalışan kat kaloriferi sistemi kuruyoruz. Pelet yakıtlı soba ve kazanlar ise kullanıcılarına doğalgaz konforunda ve aynı maliyetlerle ısınma sağlatır. Özellikle ilçe ve köylerde yoğun miktarda pazar bulunmaktadır. Hatta doğalgazın olmadığı her yer bizim müşterimizdir. Müşteri sorunu yok, sadece takip var, ikna var. İster evde oturup tanıdıklarınıza satın; isterseniz de çıkıp dolaşın. Başlangıçta 2-3 ay satışlar tek tük olsa da sonrasında referansların artmasıyla soba satışlarınız kesinlikle artmaktadır.
    Bizimle çalışmak isterseniz info@peletshop.com adresimizden bize ulaşabilir, dilerseniz sitemizdeki irtibat numarasından da peletshop.com ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir