Anasayfa / Ekonomi-Finans / Klima Pazarı Büyüyor

Klima Pazarı Büyüyor




YERLİ VE YABANCI BİRÇOK ŞİRKETİN FAALİYET GÖSTERDİĞİ VE YAKLAŞIK 300 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLADIĞI TAHMİN EDİLEN KLİMA SEKTÖRÜ, SON 10 YILDA 5 KATLIK BÜYÜME YAKALADI. 2015 YILINDA 663 BİN ADETLİK SATIŞIN GERÇEKLEŞTİĞİ TÜRKİYE KLİMA SEKTÖRÜNDE BU YIL 750 BİN ADETLİK SATIŞ BEKLENİYOR. KIYI BÖLGELERİNDEKİ TALEP, ÖMRÜNÜ TAMAMLAYAN, VERİMİ DÜŞÜK KLİMAURIN DEĞİŞTİRİLMESİ VE SON YILLARDA KLİMANIN SATILAN GAYRİMENKULE DEĞER KATAN BİR ÖZELLİK OLARAK DA ÖNE ÇIKMASI SATISLARI ETKİLİYOR.

İklimlendirme pazarı, ısıtma ve soğutma ihtiyacından yola çıkılarak ortaya çıktı. Önceleri lüks olarak görülürken bugün otel, işyeri, hastane, kamusal alanlar ve evler için bir ihtiyaç durumuna geldi. Zamanla gelişen sektör günümüzde havalandırma, ısı geri kazanımı, iklimlendirme sistemi üzerinden sıcak su ihtiyacının giderilmesi ile çevreci ve alternatif enerji olanaklarını da bünyesine katarak ilerliyor. Yaklaşık 300 bin kişiye istihdam sağladığı tahmin edilen sektör, son 10 yılda 5 katlık büyüme yakaladı.

Buna karşın, İklimlendirme, Soğutma Klima İmalatçıları Derneği’nin (İSKİD) raporunda, 2012 yılında 1,1 milyon adete ulaşan satışın 2014 yılından itibaren düşüşe geçtiği ve 2015 yılında 663 bin adete gerilediği dikkat çekiyor. Bunda özellikle son yıllarda klimanın daha çok satıldığı yaz aylarında havanın yeterli seviyede sıcak olmaması ve ana firmaların daha çok stoklarında bulunan ürünleri satmaları gibi nedenlerin etkili olduğu söyleniyor.

REGÜLASYON ETKİSİ

Ayrıca 2013 yılında Avrupa’da 2014 yılında da Türkiye’de geçerli hale gelen yeni enerji regülasyonu da satışları olumsuz etkiledi. Böylece pazar yenilenmeye başladı ve eski “on/off ’ denilen klimaların Türkiye’de üretimi ve ithalatı yasaklandı. Bu da sektörün küçülmesinde etkili oldu.

Split klima pazar büyüklüğünü etkileyen ana parametrelerin hava sıcaklığı ve konut saüşları olduğunu belirten sektör temsilcileri, “Türkiye’de klima kullanımı yüksek oranda soğutma ihtiyacından doğuyor. Henüz 2016 rakamları kesin açıklanmadı. Ancak 2016 yılı yazının hava sıcaklığının

2015 yılına göre daha yüksek olması, klimalı ortamların bir lüks yerine ihtiyaç haline gelmesinin talebe yansıması ve inşaat sektörünün ivmelenme-siyle 2016 yılı sonucunun 750 bin adetin üzerinde olacağını söyleyebiliriz.



2017 yılı için ise pazarın adetsel olarak yüzde 5 civan büyüyeceğini öngörüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

GAYRİMENKULE DEĞER KATIYOR

Türkiye’de çoğunlukla kıyı bölgelerde iklimlendirme için klima tercih ediliyor. Bu durum ve var olan klimaların ömrünü tamamlamasıyla oluşan değişim pazarı, Türkiye split klima pazar adedinin belkemiğini oluşturuyor. Bunun yaklaşık 650 bin adetlik bir pazar yarattığı belirtiliyor.

Öte yandan son yıllarda klima, satılan gayrimenkule değer katan bir özellik olarak da öne çıkıyor. İnşaat şirketleri, klima tesisatını mekanik tesisata dahil etmiyor. Birçoğu ise en az bir odaya klima montajı yaparak konut satışı gerçekleştiriyor. Bunun da yaklaşık 650 bin olan potansiyel talebi 2016 yılı ile birlikte 750 bine yaklaştırdığı tahmin ediliyor.

Türkiye’de bu parametrelerin yanında hava sıcaklığı, klimanın temel ihtiyaç olarak görülmesi, tüketici alım gücü gibi etkiler de satışların yükselmesine yıllık olarak katkı sağlıyor.

YERLİ ŞİRKETLER ÖNDE

Türkiye’de iklimlendirme sanayi ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde yoğunlaşıyor. Dünyada iklimlendirme sistemleri üretimi ve gelişimi konusunda Avrupa ve Uzakdoğulu firmalar öne çıkıyor. Daikin, Mitsubishi Electric, Melco, Fujitsu, Samsung, Toshiba, General, Bosch gibi birçok uluslararası firma distribütörlük ve ortaklık gibi iş birlikleriyle Türkiye pazarında da faaliyet gösteriyor.

Türkiye split klima pazarında son dönemde en büyük satış payının ise yerli üreticilerde olduğu dikkat çekiyor. Arçelik, Vestel gibi yerli üreticiler yüksek pazar payları ile öne çıkıyor. Pazarın kalan kısmını ise Orijinal Ürün Üreticisi (OEM) ürünler oluşturuyor.

REGÜLASYONLAR ETKİLİ

2014 yılında yönetmeliğe giren Sezonal Verimlilik Kriterleri ile birlikte düşük verimliliğe sahip ürünler piyasadan elendi. Örneğin, ‘sabit hızlı cihaz’ olarak tanımlanan inverter olmayan cihazların daha verimli olması sağlandı. Bu yönetmelik tüketicinin de bilinçlendirerek seçim kriterlerinde enerji verimliliğini en üst seviyeye taşıdı.

Bunun yanı sıra, AB mevcut 20/20/20 politikasının küresel ısınmayı sınırlayacak AB düşük karbon yol haritası 2050 hedefini sağlamakta yeterli olmayacağı görülünce 2014’te yeni F-Gaz Regülasyonu’nun yayınlanmasının ardından alternatif akışkan arayışları hız kazandı. Klima üreticileri, yaptıkları araştırmalar sonucunda, düşük küresel ısınma potansiyeline sahip alternatif akışkanlar arasından R32’nin en dengeli çözüm olduğu sonucuna vardı. Bu yönetmeliğin 01.01.2015 tarihinden itibaren AB’de yürürlüğe girmesiyle birçok Japon üreticiler de R32’li ürünlerini duyurmaya başladı. Böylece ürün gamlarında yavaş yavaş yerini alan yeni nesil akışkanın daha çevreci bir çözüm olacağını söylemek mümkün.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir