Anasayfa / Teknoloji / Kognitif devrim

Kognitif devrim




Bilişim teknolojileri 2000’li yıllardan itibaren hızla gelişti ve tüm dünyayı değiştirdi. Bilgi devriminin ilk çocukları artık iş hayatının içinde yer alıyor. Hem günlük hayatımız hem de iş yaşantımız artık dijital teknolojilerce belirleniyor.

2000’LERİN başından bu yana geçen sürede dünya tarihinde iş yapma biçimimiz ve yaşam tarzımız değişti. Bilginin dünyanın her yanma üretildiği anda yayılmasını sağlayan bilişim teknolojileri, bulut, nesnelerin interneti, akıllı mobil cihazlar, yapay zeka ve büyük veri gibi hayatımıza dalan yeni kavramlar, dünyayı geri dönülemez bir devrimin içine soktu. Bu devrim her devrim gibi beraberinde kaosu da getirdi. Basit bir örnek verecek olursak, Kaspersky’nin verilerine göre, 1994 yılında internet ortamında her saat başı bir virüs yayılırken, 2006 yılında bu her bir dakikada bire çıktı. 2011’de her saniyede bir virüs yayılır haldeyken, 2016 itibariyle artık her gün 310 bin ‘yeni tür’ virüs internet ağı üzerinden saldırıya geçiyor. Bu sayı gün geçtikçe artıyor. Saldırılar her geçen gün daha da karmaşık ve sofistike bir hal alıyor. Geçtiğimiz 10 yıl içinde çok hızlı bir evrim geçiren siber saldırılar, amatör tehditlerden profesyonel, konvansiyonel tehditlere evrilmiş, ticari hatta ulusal tehdit boyutuna ulaşmış durumda.

Öte yandan Türkiye’de de bilişim pazarı katlanarak büyümekte. M2S Araştırma ve Pazarlama A.Ş.’nin verilerine göre, Türkiye’de bilişim pazarı 2016’da yaklaşık 100 milyar TL’lik büyüklüğe ulaştı. 2017 yılında da büyüme trendinin devam etmesi bekleniyor. Yatırımın en çok yoğunlaştığı alan ise bulut hizmetleri. Yazılım sektörünün toplam bilgi teknolojilerindeki payı yüzde 35’e ulaşmış durumda. Telekom hizmetleri, tek başına yüzde 47 ile hala toplam bilişim sektörü içindeki en büyük paya sahip. Kurumsal dijitalleşme de aynı hızda yükselişte. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) verilerine göre, 2016 yılında e-fatura mükelleflerinin e-fatura adedi 170 milyon 673 bini aştı. Oluşturulan e-fatura tutarı 2 trilyon TL’ye ulaştı. Verilere göre, 2010 yılından 2016’ya kadar e-fatura ve e-arşiv fatura kullanıcıları tarafından oluşturulan toplam fatura sayısı ise 8 milyarı buldu. Bugün itibariyle ayda 60 milyon bireysel e-fatura, 25 milyon kurumsal e-fatura kesiliyor.

6 MİLYONDAN 1 MİLYAR DOLARA

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Doğan Ufuk Güneş, 2000’de en çok bin yazılım firması varken bugün sayının 7 bine ulaşmış olduğunu belirterek, “O zamanlar sadece muhasebe yazılımları, üretim sistemleri ve kurumsal kaynak planlama yazılımları vardı. Bugün ise savunmadan eğitime, sağlıktan enerjiye kadar 40’dan fazla alt dalda yazılım firması var, 260 bin kişiye istihdam sağlıyorlar” diyor. 2010’dan soma YASAD olarak yaptıkları çalışmalarla kamuda ve özel sektörde yerli yazılımın fark edilmesini sağladıklarım ifade eden Güneş sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kamuda yerli yazılım kullanımı yüzde 30. Yetmez ama en azından bir farkmdalık yaratmış olduk. Yabancı yazılımlardan hiçbir eksiğimiz yok. Her yıl 1 milyar dolardan çok daha fazlasını yazılım ithalatına harcıyoruz. Oysa aynı yazılımları hatta daha iyisini biz ülkemizde de yapabiliyoruz.”



17 yıl içinde en radikal dönüşümün bulut üzerinden kiralanabilen yazılımlarla gerçekleştiğini ifade eden Güneş, “Bulut teknolojileri firmaları demokra-tize etmiş ve teknolojik rekabet eşitliği sağlamıştır. Eskiden bir yazılım alınca ona göre makine, personel almak, bilgi işlem birimi kurmak gerekirdi. Şimdi küçük bir kasabadaki bir KOBİ de hiç yatırım yapmadan bulut üzerinden istediği yazılımı kullanabiliyor. 70’lerde 1 terabyte bilgi 3.5 milyar dolara depolanırken, bugün 27 dolara depolanıyor. Teknolojik rekabette dünya eşitlendi diyebiliriz” diyor. 2017 içerisinde Ekonomi Bakanlığı desteğiyle biri Silikon Vadisi diğeri Londra’da olmak üzere iki YASAD ofisi kuracaklarım belirten Güneş, amaçlarının yerli yazılımcıyı küresele açmak olduğunu söylüyor.

DİJİTALDEN KOGNİTİF DÖNEME

Geçtiğimiz 17 yılın bilişim sektöründe dijital devrimin yaşandığı yıllar olması açısından büyük önem taşıdığını belirten IBM Türk Genel Müdürü Defne Tozan ise, “Dijital dönüşüm ilk defa bu dönemde hayatımıza girdi ve iş yapış biçimlerimizi kökten değiştirmeye başladı.

Son yıllarda ise devinimin ve dönüşümün artan bir ivme kazandığını bizzat gözlemliyorum. Bu dönüşümü biz ‘Dijital Dönemden Kognitif Döneme Geçiş’ olarak isimlendiriyoruz” diyor. Bu dönüşümün internet devriminden bile daha kapsamlı ve köklü bir dönüşüm olarak tarihe geçeceğini ifade eden Tozan, IBM’in Türkiye’de ve dünyada üst düzey yöneticilerle yüz yüze, yaptığı araştırmalarda, kurumlan en çok etkileyen dış gücün teknolojik faktörler olduğunun ortaya çıktığını belirtiyor.

“Kognitif teknolojiler sayesinde iş dünyasındaki karar vericilerin hızlı ve doğru karar alabilmelerine destek olmayı hedefleyen ve aynı zamanda insan gibi anlayıp öğrenebilen, muhakeme edip etkileşime geçebilen sistemler dönüşüme yön vermeye başladı” diyen Tozan’a göre, büyük veri analitiği, bulut bilişim, mobil ve sosyal iş çözümleri, siber güvenlik ve nesnelerin interneti konuları hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de son yılların en önemli konuları arasında. Bu çözümler müşterileri doğru anlamak, onların ihtiyaçlarma gerçek zamanlı yanıt verebilmek ve onları olumlu anlamda “şaşırtmak” için de olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Sektör dışından yeni oyuncuların, köklü oyuncuların tahmin edemediği farklı stratejilerle oyunun kurallarını değiştirerek pazardan pay kapar hale geldiğini söyleyen Tozan, “Bu yönüyle rekabet artık kurumlan, kendilerini daha etkin bir biçimde ayrıştırma arayışına itiyor. Hem köklü oyuncular hem yeniler zorlu rekabet ortamında başarılı olmak için, bilgi teknolojilerini etkin kullanmak, şirket kültürünü dönüştürmek, farklı şirketlerle-işbirlikleri kurmak, tasarım ve müşteri deneyimine önem vermek şart” diyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir