Anasayfa / Sağlık / Kolesterolde İlaç Tedavisi ve Doğru Beslenme

Kolesterolde İlaç Tedavisi ve Doğru Beslenme




Kolesterolde İlaç Tedavisi, Kolesterolde Doğru Beslenme, Kolesterol Tartışmaları, Kolesterol, “KOLESTEROLDE İLAÇ TEDAVİSİ VE DOĞRU BESLENME ÖNEMLİ”

KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİNİN KALP-DAMAR HASTALIKLARININ BAŞLICA NEDENLERİNDEN BİRİSİ OLDUĞUNU SÖYLEYEN TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ VE GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR.

MEHMET AKSOY, “SON DÖNEMDE YENİ OTLAR VE ÇEŞİTLİ ÇAYLARIN KOLESTEROLÜ VE DİSLİPİDEMİYİ DÜZELTTİĞİ YÖNÜNDE SÖYLENTİLER YAYGINLAŞTI. BUNLARIN ETKİLERİ YA ÇOK HAFİF DERECEDE YA DA YOK. KOLESTEROLDE İLAÇ TEDAVİSİNİN BAŞARISI YÜKSEK. ANCAK İLAÇ TEDAVİSİNİ MUTLAKA DOĞRU BESLENME ALIŞKANLIĞIYLA DESTEKLEMEK GEREKİYOR” DİYOR. ÖZLEM BAY YILMAZ

Kolesterol yüksekliği kalp-damar hastalıklarının başlıca nedenlerinden birisi olarak gösteriliyor. Hastaların yaklaşık olarak yarısında kolesterol yüksekliğine rastlanıyor. Kolesterolü alt gruplarına ayırırsak LDL (kötü huylu) kolesterol kalp-damar hastalığı için risk oluştururken, HDL (iyi huylu) kolesterol koruyucu etki yapıyor. Ayrıca orta derecede trigliserit yüksekliği de risk oluşturuyor. Son dönemde yeni otlar ve çeşitli çayların kolesterolü ve dislipidemiyi düzelttiği yönünde söylentilerin yaygınlaştığını ancak hiçbirinin kolesterol ilaçlan kadar etkili bir kolesterol düşürücü tedavi sağlamadığını vurgulayan Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri ve Gaziantep Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.

Dr. Mehmet Aksoy, “Bahsedilen otlar ve çayların etkileri ya çok hafif derecede ya da yok. Bunların bir kısmı ticari amaçlarla piyasaya verilen ürünler” yorumunda bulunuyor. Prof. Dr. Aksoy ayrıca, kolesterolde ilaç tedavisinden kalp ve damar hastalıklarında iş dünyasının yöneticilerinin nasıl bir risk altında olduğuna kadar pek çok konu hakkında sorularımızı yanıtladı:

DÜZENLİ EGZERSİZ YAPILMALI



Kolesterolde ilaç tedavisinin başarısı yüksek Kolesterol tedavisindeki ana ilaç statinler kolesterolü yüzde 50’ye kadar düşürüyor. Ancak ilaç tedavisini mutlaka doğru beslenme alışkanlığıyla desteklemek gerekiyor. Beslenme alışkanlığının düzenlenmesi ve egzersizle kolesterol yüzde 5-15 oranında düşebiliyor.

Kolesterol, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi kronik hastalıkların tedavisinin genelde ömür boyu olduğunu ve ömür boyu ilaç kullanmak gerektiğini söyleyen Aksoy,

“Hastalar ise genellikle ilaçlardan çekinmektedirler, böbreğimi, karaciğerimi bozar, yan etkisi olur diye düşünmektedirler. Oysa bu yan etkiler nadirdir, zaten düzenli kontrollerde hekimler tarafından takip edilir. Düşmeyen bir tansiyonun böbreği daha çok bozacağı unutulmamalı. Düzenli egzersiz yapılması ve beslenme alışkanlığının düzenlenmesi de gerekiyor. Millet olarak en çok zorlandığımız uyum bu. Bu konuda çok başarılı olduğumuz söylenemez” diye anlatıyor.

“RİSK FAKTÖRLERİ ÖĞRENİLMELİ”

Kalp damar hastalığı için esas risk faktörleri olarak; ailede erken yaşta kap hastalığı

bulunması, yaş (erkekte 45, kadınlarda 55 yaş üstü veya menapoz sonrası), sigara, hipertansiyon, diyabet, dislipidemi (LDL ve trigliserit yüksekliği, HDL düşüklüğü) ve obezite gösteriliyor.

Yüksek sorumluluk taşıma ve yöneticiliğin stresi artırarak kalp damar hastalığı riskini bir miktar artırabildiğini ancak bunun cüzi bir etki yarattığını söyleyen Aksoy, CEO’larm kalp – damar hastalıkların konusunda öncelikle bir hekime başvurarak kalp-damar hastalığı risklerini belirlemeleri gerektiğini vurguluyor.

“CEO’LARA KALP ÖNERİLERİ”

Risk faktörlerini öğrenen CEO’ların gerekirse iiaç kullanmaya başlaması ve yaşam tarzlarını düzenlemesi gerektiğini ifade eden Aksoy, CEO’lara şu önerilerde bulunuyor: “Aile riski ve yaş değiştirilemez, ama diğer risk faktörleri değiştirilebilir. Sigara içmemeli. Varsa hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği bunları tedavi ettirmeli. Sağlıklı bir beslenme tarzı benimsemeli, egzersize çok önem vermeli. Haftada en az 4 gün 0.5-1 saat düzenli hızlı tempoda yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi sporlar yapmalıdır. Obezite önlenmeli. Hekimlerinin düzenlediği ilaçları aksatmadan kullanmalıdırlar. Sigara içmemeli, yakınlarında içenleri de uyarmalılar. Yine yukarıda bahsettiğimiz egzersizleri düzenli olarak yapmalıdırlar. Bir diyetisyenden kendilerine, hastalıklarına özel bir diyet almalılar ve buna uymalılardır. Fazla kilolar varsa ideal kiloya erişmeliler.”

Prof. Dr. Aksoy: “Beslenme alışkanlığının düzenlenmesi ve egzersizle kolestrol yüzde 5-15 düşebiliyor.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir