Anasayfa / Haberler / Konut satışına sevinen ‘küçük’ bir sektör var!

Konut satışına sevinen ‘küçük’ bir sektör var!




arnika supurgeSosyal yaşamdaki değişime paralel, gayrimenkul sektöründeki gelişmeye en olumlu tepki veren sektörlerin başında küçük ev aletleri geliyor. Gayrimenkul satışlarına paralel olarak önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 30 büyümesi beklenen küçük ev aletleri sektöründe rekabet de kızışıyor. Pazarın önemli oyuncuları 2013 için iddialı hedefler ortaya koyarken, üretici firmalar da kapasite artışına gidiyor.

Kablosuz ütü, yoğurt yapma makinesi, filtresiz süpürge, konuşan tartı…

Gün geçmiyor ki küçük ev aletleri sektöründe yeni bir ürün piyasaya giriyor. Adı küçük ama kendisi yarattığı ekonomi ve rekabetle yatırımcıların ilgi odağı olmuş duaımda. Tüm büyük grupların pay almak için yarıştığı küçük ev aletleri sektöründeki büyüme oranlan rekabeti kızıştırıyor. Fiyat rekabetiyle ve rakipleriyle baş etmeye çalışan firmalar, katma değeri yüksek farklı ve yenilikçi ürünler tasarlamaya yöneliyor.

Türkiye’de küçük ev aletleri pazarının büyüklüğü 1.9 milyar TL civarında. Araştırma şirketi GFK TE-MAX Türkiye’nin 2012 araştırma sonuçlarına göre küçük ev aletleri (KEA) sektörü, 2012’yi yüzde 17.8 büyüme ile kapattı. Böylece teknoloji ürünleri pazarında 2012’yi en iyi ikinci büyüme değeri ile kapatan sektör oldu.

POTANSİYEL BÜYÜK

KEA sektöründe adet ve ciro olarak en yüksek payı alan elektrikli süpürgeler ve ütüler yeni ve üst segment modellerin pazara dahil olmasıyla, sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 26 büyüme ile hem son çeyrekte, hem de 2012 yılının tamamında en çok büyüyen kategori oldu.

Sıcak içecek makineleri yüzde 19’luk büyüme ile en çok büyüyen üçüncü kategori olurken, Türk kahve makinelerinin kategori içindeki payı yükseldi. Gıda hazırlama kategorisi de yüzde 18 büyüme ile sıcak içecek makinelerini izledi.

Pazarın hızlı büyümesine önümüzdeki dönemde de devam edecek gibi görünüyor. Önümüzdeki üç yıl içinde pazarda yüzde 30’luk büyüme bekleniyor. Büyüme potansiyeli yeni firmaların pazara girmesine neden olurken, pazarda faaliyet gösteren şirketler yeni yatırım peşinde koşuyor.

CİROSUNU İKİ KAT ARTIRACAK

Küçük ev aletleri pazarının cazibesine kapılan isimlerden biri Index Gaip CEO’su Erol Bilecik. Yaklaşık 3.5 yıl önce Homend markasıyla pazara giren Bilecik, tasarım ve hizmet odaklı bir marka yarattı. Marka kısa sürede pazarda yüzde 1.5-2 civarında pazar payına ulaştı. Çay makinesi ve gıda hazırlama kategorilerinde ise bu rakam yüzde 3’ü geçti.

Türkiye’de yüzde 3 pazar payına ulaştıklarında yurtdışına çıkacaklarını söyleyen Homend Genel Müdürü Hakan Koçer, “İki kategoride yüzde 3 pazar payını geçtik. Süpürge ve tost makinesine yaklaştık. Ütü ve kişisel bakımda gerideyiz. Toplamda yüzde 3’ü yakaladığımız zaman yurt dışına açılmayı planlıyoruz. 2014’te çalışmalara başlanz” diye konuşuyor. 2012 yılında 20 milyon TL’ye yakın bir ciroya ulaştıklannı belirten Koçer, 2013’te iki kat büyüme hedeflediklerini vurguluyor.

HEDEF 250 ŞUBE

Actifry, Nutricook gibi ürünleriyle pazarda yeni kategoriler açan Group SEB’in Türkiye cirosu 110 milyon Eu-ro’ya ulaştı. 2013’te en az yüzde 10’luk büyüme hedeflediklerini söyleyen Groupe SEB Türkiye CEO’su Cüneyt Yağcı şöyle devam ediyor:



“Ciromuzun üçte birinden fazlası bugün dünyada ilk kez Türkiye’de uygulamaya başladığımız Tefal Shop’lardan geliyor. Sadece küçük ev aletleri satan 165 mağazamız var.” Şirketin hedefi önümüzdeki 2-3 yıl içinde Tefal Shop sayısını 250’ye çıkarmak.

2007 yılında Süsler markasıyla tanınan Doaık Ev Gereçleri’ni satın alarak Türkiye pazarına giren Hoover markasını bünyesinde banndıran İtalyan Candy Grubu da küçük ev aletleri pazarında hedef büyüten şirketlerden biri.

Süpürge ve ütü ürünleriyle pazarda faaliyet gösteren şirket, önümüzdeki üç yılda pazar payını yüzde 3’e çıkarmayı hedefliyor. Candy Hoover Group Türkiye Müdürü Andrea Ojetti, grup olarak üretimle ilgili operasyonu tamamladıklarını şimdi küçük ev aletlerinde marka gücünü ve pazar payını artırmaya yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini söylüyor.

ARNİCA’DAN YENİ YATIRIM

Türkiye’nin önemli üretici firmalarından biri olan Arnica, 2012’de yüzde 25 büyüyerek yılı 131 milyon TL ciro ile kapattı. Şirketin 2013 hedefi cirosunu 208 milyon TL’ye çıkarmak. Arnica, 2012 yılında toplamda 1 milyon 900 bin adetlik üretim yaptı. Bu rakamın 1 milyon adedi ise sadece süpürge oluşturdu. Şirket taleplerin yoğunluğu nedeniyle tire tim hattını büyütme kararı aldı. Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Akın, Mersin’de yapımı süren ve 2013 yılı son aylarında tamamlanması düşünülen ikinci fabrika için ilk aşamada yaklaşık 10 milyon TL yatırım yapıldığını belirtiyor.

Yerli bir üretici olarak özellikle Çin’den gelen ürünlerle rekabette zorlandıklarını beliıten Akın şöyle devam ediyor: “Bunu aşmanın tek yolu katma değeri yüksek farklı ve yenilikçi ürünlerden geçiyor. Bu da bizi daha verimli ve yaratıcı çalışmaya zorluyor.”

Şirket, henüz piyasaya sürmediği ‘Sil Süpür’ isimli yeni nesil su filtreli elektrik süpürgesi ürünüyle süpürge kategorisindeki yüzde 17’lik payı, yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyor.

ARZUM’UN GÖZÜ YURT DIŞINDA

Önemli üreticilerden biri olan Arzum, 2012 yılında 200 milyon TL lik ciroya ulaştı. 2013 yılında yüzde 15’lik büyümeyle cirosunu 230 milyon TL’ye çıkarmayı hedefleyen şirket, son dönemde yurtdışında büyüme hedefliyor. Türkiye’de yüzde 10’luk pazar payına sahip olduklarını belirten Arzum Satış Direktörü Kemal Özkan şöyle devam ediyor:

“Araştırmalara göre son iki yılda adette birinci, ciroda dördüncü konumdayız. Başarımızı dünyaya yaymaya çalışıyoruz. Makedonya’da bir şirketimiz ve mağazamız, Erbil’de mağazamız, Almanya’da bir şirketimiz var. Türkiye dâhil 25 ülkede ürünlerimiz kendi markasıyla satılıyor.”

İSTANBUL İN0VATİF, ANADOLU GÖSTERİŞLİ ÜRÜN İSTİYOR

Son derece dinamik bir sektör olan küçük ev aletlerinde tüketici tercihleri de değişim gösteriyor. Son dönemde kullanımı kolay ve farklılığı olan inovatif ürünlere yönelim söz konusu. Büyük şehirlerde fazla yer kaplamayan, www.myfikirler.com daha sessiz ürünlerin tercih edildiğini söyleyen Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Akın, Anadolu’da ise daha büyük, gösterişli ve sesli ürünlerin öne çıktığını söylüyor. Gürültü olmazsa ürün güçsüzmüş gibi algılandığını söyleyen Akın, şöyle devam ediyor: “Enteresan olan büyük şehirde bile insanlar makul ses seviyesi aramasına rağmen ürün çok sessiz olursa psikolojik olarak ürün güçsüzmüş diye düşünüp tercih etmiyor. Avrupa’da ise ürünün verimine ve elektrik harcamasına bakılıyor ama tüketici Türkiye’de henüz bu gibi konulara dikkat etmiyor.”

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN / EKONOMİST





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir