Anasayfa / İş Fikirleri / Kordon kanı bankası kurma iş fikri

Kordon kanı bankası kurma iş fikri




Maliyet 2 milyon euro

Kordon kanı bankası kurmanın maliyeti yaklaşık 2 milyon euro. Sağlık Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin çıkması ise ortalama bir buçuk yıl sürüyor. GMP (Good Manufacturing Practice-İyi Üretim Uygulamaları) kalitesinde bir laboratuvar kurulması gerekiyor. Yatırımın kâra geçebilmesi ise bir ölçek meselesi. Çünkü karlılık saklama kapasitesiyle değil, yıllık aidatlar ile elde edilebiliyor. Şimdilik hali hazırda kök hücre tedavisi yapan sağlık kuruluşlarının ya da hastane zincirlerinin kordon kanı bankası kurması daha mantıklı görünüyor. İlerleyen yıllarda girişimciler için de dikkat çekici bir mecra olabilir. Bugün ise pazar sadece Ar-Ge desteğiyle yapılacak girişimlere fırsat sunuyor.

Kordon kanı bankacılığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yükselen trend. Kök hücre araştırmaları her gün yeni bir hastalığa çare bulması, kök hücre pazarını genişletiyor. Ar-Ge desteğiyle yapılacak girişimler için gelecek parlak…

Değeri hızla artan biyolojik yatırım

SADECE doğum sırasında alınabilen ve içerisinde yüksek miktarda kök hücre bulunduran kordon kanı, yeni nesil aileler tarafından çocukluk dönemi hastalıklarına karşı bir sigorta olarak görülüyor. Kordon kanından elde edilen kök hücreler, lösemi, lenfoma, talasemi (Akdeniz anemisi), aplastik anemi, orak hücre anemisi ve nöroblastom başta olmak üzere 80’i aşkın kan hastalığı ve kanser türünde başarıyla kullanılıyor. Yalnız şunu da eklemek gerek ki, talasemi gibi kalıtsal hastalıklarda çocu ğun kendi kordon kanı nakledilerek tedavi sağlanamıyor. Sağlıklı bir başka çocuğun kordon kanından elde edilmiş kök hücre kullanılması gerekiyor.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kordon kanı bankacılığı her geçen gün büyüyor. Kordon kanından elde edilen kök hücrelerin sadece sahibinde değil, doku grubu uyma olasılığı çok yüksek olan kardeşlerinde, hatta anne, baba ve birinci derece de bile kullanılabilir olması, sağlık sektörüne umut veriyor. Dünyada bağış aracılığıyla pek çok insanın sağlığına kavuşmasını sağlayan hatta ithalat-ihracatı yapılan kordon kanı ülkemizde henüz böyle geniş bir pazara sahip değil. Ancak son yıllarda farkmdalığın artmasıyla kordon kanı bankasına yatırım yapan aile sayısı artmış durumda.

Saklanan toplam kordon kanı kök hücresi sayısının 30 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, Türkiye’de yılda ortalama 1 milyon 300 bin bebeğin doğduğu göz önünde bulundurulunca düşük bir rakam olarak görünebilir. Ancak kök hücreye bağlı yeni tedavi yöntemleri geliştirildikçe bankalara talep de gitgide artıyor. Örneğin 2007’de kordon kanından elde edilen kök hücrenin kullanılabildiği hastalık sayısı 40 iken, bugün bu rakam iki katma çıkmış durumda. Üstelik otizm, alzheimer, parkinson ve serebral palsi gibi hastalıklar üzerinde de kordon kanı kök hücresinin işe yarayabileceğine ilişkin henüz deney aşamasında olan araştırmalar mevcut. Tüm bunlar pazarın genişlemesine yol açıyor.

AKILLI TELEFON FİYATINA

Kordon kam, kendini sürekli yenileyebilen ve farklı hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğine sahip kök hücrenin ön saf halini içeren kaynak olarak, organları, dokuları, kan hücrelerini, bağışıklık sistemini yeniden inşa edebilme potansiyeline sahip. Bununla birlikte kordon kanı kök hücreleri diğer kök hücre kaynağı olan kemik iliği ve parifarik kana (damarlardadolaşan kan) oranlavçok daha avantajlı. Nakilde sağladığı yüksek çağalma ve farklılaşma kapasitesi, ihtiyaç halinde kullanıma hazır olması ve ailenin diğer fertlerine uyum şansının yüksek olması nedeniyle de tercih sebebi.

Kordon kam göbek bağı kesildikten hemen sonra, 2-3 dakika süren bir işlemle kolayca alınabiliyor. Sanıldığının aksine çok pahalı bir yöntem de değil, işlem ortalama bir akıllı telefon fiyatına mal oluyor.

Yıllık saklama bedeli ise 100 euro civarında. Özel saklama kitlerine alındıktan sonra 48 saat içinde bankalara ulaştırılarak -196 derecelik azot tanklarına yerleştiriliyor. Teknik olarak uygun şartlarda yüzlerce yıl saklanabileceği düşünülüyor. Ama bu henüz çok yeni bir teknoloji olduğu için şimdilik sadece 25 yıl saklanabildiği ispatlanmış durumda. Türkiye’deki yönetmelik ise 12 yılı kapsıyor. 12 yılın sonunda ailenin tercihine göre süre uzatılabiliyor.

Bir doğumda elde edilebilecek kordon kanı da zaten en fazla 12-13 yaşındaki, yaklaşık 40 kilo ağırlığındaki bir birey için yeterli miktarda kök hücre içeriyor. Bu kilonun üzerindeki kişilerde kemik iliği veya periferik kan ile birlik kullanılabiliyor. Polonya Kök Hücre Bankası’nm (PBKM) 2007 yılındaki ilk kordon kanı naklinde de bu prosedür uygulanmış. Hastanın küçük kardeşinden toplanan kemik iliği kök hücreleri, kordon kam kök hücreleri ile birlikte nakledilmiş. Ayrıca kordon kanından alman kök hücrelerin laboratuvar ortamında çoğaltmasıyla ilgili araştırmalar da sürüyor.

HACI SABANCI ANISINA KURULDU

Türkiye’nin ilk kordon kanı bankalarından biri olan Onkim Kök Hücre Teknolojileri, Demsa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan tarafından kuruldu. Babası Hacı Sabancı’yı kanser hastalığından kaybettikten sonra kök hücre teknolojilerine yatırım yapma kararı alan Çetindoğan, başka hayatları kurtarmak için Onkim’i kurmuştu. Onkim, göbek kordonu kanından kök hücre elde etme, saklama, işleme ve gerektiğinde tedavide kullanıma hazır hale getirme konusunda GMP (Good Manufacturing Practice-Iyi Üretim Uygulamaları) koşullarında hizmet veren bir merkez olarak 2006 yılında faaliyete başladı.

Ulusal ve uluslararası kuruluşlara Ar-Ge desteği verebilecek yetkinlikte bir saklama ve üretim merkezine sahip olan merkez, İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa yerleşkesi içinde bulunuyor. 2014 yılından itibaren kordon kanı haricinde kordon dokusundan da mezenki-mal kök hücre üretme iznini alan merkezde şu an 8 bin küsur kordon kanından elde edilmiş kök hücre azot tanklarında saklanıyor. Merkezde 1300 civarında da kordon dokusundan elde edilmiş mezenkimal kök hücre saklanıyor. Süt dişinden kök hücre ayrıştırma için altyapı çalışmaları ise sürüyor.

ANEMİ VE LÖSEMİDE ÇOK ETKİN

Onkim Mesul Müdürü, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aydın Demircan, aile bankacılığı kavramının yerleşmesi gerektiğini belirterek, “Kordon kanından elde edilen kök hücreler yüksek oranda esnekliğe sahip oldukları için kardeşler ve diğer aile bireylerinde de kullanılabiliyor” diyor.



Bir ünite kordon kanından en fazla 12-13 yaşlarındaki bir çocuğa yetecek kadar kök hücre temin edilebildiğine değinen Demircan, bu nedenle bağış sisteminin yaygınlaşmasının çok önemli olduğunu ifade ediyor. Özellikle lösemi ve anemide kordon kök hücresinin çok işlevsel olduğuna vurgu yapan Demircan, Batı ülkelerinde kök hücrenin ithalat-ihracatı yapılan bir ürün haline geldiğini, ithal ürünlerin özellikle yanık tedavisinde kullanıldığını söylüyor.

YENİ BAYİ ARAYIŞI SÜRÜYOR

Sakladığı 140 bini aşkın kök hücre ile Avrupa’nın en güçlü aile biyobankası olan FamiCord Group’un Türkiye şubesi Yaşam Kordon Kanı Bankası, 14 yıldır kordon kanı bankacılığı yapıyor. 2013 yılında FamiCord tarafından satın alınan firma, bünyesinde 4 bini aşkın kordon kanından elde edilmiş kök hücre saklıyor.

Merkezlerinin Ankara’da olduğunu belirten firma yetkilisi Serdar Burku, “Artık kapasite yeterli gelmiyor. Bu sene İstanbul’da da bir merkez açacağız” diyor. Türkiye çapında toplam beş şubelerinin bulunduğunu ve yeni bayi arayışı içinde olduklarını ifade eden Burku,

“Medikal alanda faaliyet gösterip kadın doğum birimleriyle ilişiği olan tüm firma veya şahıslar ba-yimiz olabilir” diyor. Doku onarımının yanı sıra, yakın gelecekte kök hücre ile organ ve doku üretiminin de yapılabileceğini ifade eden Burku’ya göre, kordon kanı saklatmak her geçen gün değeri artan, geleceğe dönük önemli bir biyolojik yatırım.

Her ay İstanbul başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında farkmdalık eğitimleri düzenlediklerini söyleyen Burku, “Bu eğitimlerle anne adayları ve eşlerini alanında uzman doktorlar, doğum koçu ve hamile eğitmenleriyle buluşturuyoruz. Aynı zamanda kök hücre tedavisi yapan doktorlar aracılığıyla, kordon kanının saklanmasının önemini ailelere anlatıyoruz. Bankamız sadece 2016’da gerçekleştirdiği eğitimlerle 1500’ün üzerinde aileyi bilgilendirdi. Bu konudaki çalışmalarımızı daha da genişleterek devam ettirmeyi hedefliyoruz” diyor.

HALKA YAYMAK İSTİYOR

2003 yılında Doç. Dr. Gürsel Turgut tarafından kurulan Gen-kord Kordon Kanı ve Kök Hücre Bankası, Türkiye’nin ilk kordon kanı bankası. Literatüre göre bir kök hücrenin 25 yıl özelliklerini koruyarak saklanabildiğim aktaran Turgut, “Temel hücre biyolojisi mantığı ile bakıldığında 25 yılın sonunda aynı özelliklerini koruyabilen hücrelerin, sonsuza kadar özelliklerini korumamaları için bir sebep, patomorfolojik bir teori veya kuram yok” diyor.

Şimdiye kadar bünyelerinde toplam 31 kordon kanının çözülerek tedavi amaçlı kullanıldığını ifade eden Tutgut, “Kordon kam ilk olarak talasemi ve lösemi hastalığına karşı tedavi amaçlı kullanılsa da, son gelişmelerle beraber pek çok kan ve bağışıklık sistemi hastalığında kullanılabilmekte. Bugün hücre tedavilerinin ve rejeneratif tıbbın geldiği noktada kordon kanı ve kordon dokusunun kullanımı gittikçe yaygınlaşmakta” diyor.

Genkord olarak kordon kanı pazarındaki fiyatların yükselmesine neden olan aracılara harcanan giderleri ortadan kaldırarak, kordon kam saklama işlemini sadece iyi gelirli değil, tüm halka yaymayı hedeflediklerini belirten Turgut, “însan hayatı için en önemli yatırım olan kök hücreler, orta ve alt gelirli aileler için de ulaşılabilir olmalıdır. Bu nedenle Genkord’un bu pazardaki stratejisi aracıları aradan kaldırmak” diyor.

İKİ TIP BANKACILIK VAR

Şişli Florence Nightingale Hastanesi, FlorenCell Hücre ve Doku Merkezi’nden Prof. Dr. Utku Ateş, Türkiye’de kordon kam bankacılığının iki ayrı yöntemle yapıldığını aktarıyor. Biri

Allojenik (bağış), diğeri de Otolog (özel) bankacılık. Özel kordon kanı bankacılığı, kordon kanının sadece aile için saklandığı, masrafların aile tarafından karşılandığı ve saklanan ürün ile ilgili inisiyatif ve kullanım haklarının sadece aileye bırakıldığı bankacılık tipi. Bağış kordon kam bankacılığı ise, ailenin kordon kanıyla ilgili tüm haklarından vazgeçerek bu hakları Merkez’e devrettiği bankacılık tipi. Bu bankacılıkta kordon kanı doku grupları çalışılarak, aile ve çocuğun kimlik bilgileri gizli tutulmak şartı ile Sağlık Bakanlığı’nın organ ve doku nakli ile ilgili birimlerine iletiliyor. Bu kordon kam, ihtiyaç sahibi hastalar için kullanılıyor.

DÜNYADA 2 MİLYON

Kordon kanı bankacılığının dünyada 1992 yılında, Türkiye’de ise 2004 yılında başladığını, özel ve bağış bankası olmak üzere dünyada 500’ün üzerinde kordon kanı bankası bulunduğunu ifade eden Ateş, “Toplam sayı tam olarak bilinmemekle birlikte 2017 Mayıs ayı BMDW (Bone Marrow Donors Worlwide) istatistiğine göre dünyada bağış amaçlı 729 bin 749, özel bankacılık amaçlı ise yaklaşık 1 milyon 200 bin ünitenin saklanmakta olduğu tahmin ediliyor. 2016 yılma ait Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış sekiz bankada ise özel ve bağış amaçlı olmak üzere toplamda 30 binin üzerinde kordon kanı saklandığını söyleyebiliriz. Türkiye’de saklanmakta olan kordon kanlarının çoğu aile adma saklanmakta.

Kök hücre ihtiyacı olan hastalara hizmet verebilmek adma Sağlık Bakanlığı tarafından TÜRKÖK projesi kapsamında 150 bin ünitelik bir bağış havuzu oluşturulması planlanmış olup, yakın zamanda faaliyete geçmesi bekleniyor” diyor.

Ülkemizde 2005 yılında yürürlüğe giren ‘Kordon Kanı Bankacılığı Yönetmeliği’ne göre, bankanın kabul ettiği kordon kanlarına yönelik bir sigorta maddesi bulunduğunu da vurgulayan Ateş şu açıklamayı yapıyor:

“Bu maddeye göre saklama esnasında olası bir bozulma ve kana ihtiyaç olması durumunda ilgili banka uygun kordon kanını bulmak ile mükelleftir. Bankalara en az 12 sene yasal sorumluluk getirilmiştir. Ancak aileler ile yapılan saklama sözleşmeleri ile bu süre ailenin isteğine bağlı olarak uzatılabilir.”

KENDİSİNDE DEĞİL KARDEŞİNDE

Florence Nightingale bünyesinde şimdiye dek kök hücre nakline ihtiyacı olan ve yeni doğmuş kardeşinden kordon kanı alman 42 hastaya başarı ile nakil gerçekleştirdiklerini belirten Ateş, “Ancak kordon kanı saklanmış olan çocuğun kendisinin tedavisine yönelik ülkemizde henüz bir uygulama yapılmadı. Yurtdışmda ise farklı nedenlerle çocuğun kendi kordon kanı ile yapılan nakil sayısı 45. Ancak kardeşine veya bir başkasına nakledilmesi ise BMDW’ye göre 7 binin üzerindedir” diyor.

6’da 4 uyum yeterli

Rejeneratif tıptaki gelişmelerin basına yansımasına paralel olarak ailelerin artık daha fazla özel olarak kordon kanı saklatma kararı aldıklarına vurgu yapan Şişli Florence Nightingale Hastanesi, FlorenCell Hücre ve Doku Merkezi’nden Prof. Dr. Utku Ateş’in aktardıklarına göre, kordon kanı doku uyumu olması durumunda kemik iliği nakline ihtiyaç duyan aile bireylerine veya yabancı hastalara da nakledilebiliyor. Kemik iliği kaynaklı kök hücre naklinde alıcı ve verici arasındaki doku uyum antijenlerinin altıda altı uyumlu olması beklenirken, kordon kanı kaynaklı kök hücre nakillerinde bu uyumun altıda dört olması bile yeterli sayılıyor. Bu da kordon kanı kök hücresinin en önemli avantajlarından biri olarak öne çıkıyor. Ateş’e göre, kordon kanı bankacılığı alanında Ar-Ge desteğiyle yapılacak girişimlere pazar sınırsız fırsatlar sunuyor.

 

Ürün Dirier





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir