yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Kur yüksekken altın alınır mı?

Kur yüksekken altın alınır mı?



Son dönemde “altın yükseldi”gibi haberlerin arkasında aslında dolar¡TL kurundaki hızlı yükseliş var. Aslında yükselen, altının kendisi değil dolar!TL kuru…

2011 yılından beri yatırımcısının yüzünü güldürmeyen altın için dip tahminleri yoğunlaşmaya başladı. Buna karşın bu tahminlere baktığımızda henüz altındaki düşüş abartıldı, dibin buralarda oluşması lazım gibi görüşlerin yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz.

Global ölçüde düşük seyreden enflasyon beklentileri ve Amerikan Merkez Bankası’nm (FED) faiz artış süreci ile doların değerlenmeye devam edeceği beklentisi, altın gibi dolarla fiyatlanan varlıkların fiyatını baskılamaya devam ediyor.

dolar altin

ONS/DOLAR, GRAM/TL AYRIMINA DİKKAT

Altın için bizler çoğu zaman 1 ons altının dolar cinsinden fiyatı üzerinden konuşuyoruz. Buna karşın altına TL bazında yatırım yapan yatırımcı sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Hatta sayısal bazda TL bazında fiyatların çok daha geniş bir kitleyi ilgilendirdiği bir gerçek. Bu kitle genel olarak altına fiziki olarak ya da bankalardaki altın hesapları yoluyla yatırım yapıyor.

Bu kitlenin büyük bir çoğunluğu ons, gram, dolar/TL ilişkisinden haberdar bile değil. Bu nedenle yaptığımız ons/dolar analizine yabancı kalıyorlar. Oysa son noktada TL’ye dönecek bir altın yatırımcısı için fiziki olarak ya da banka hesabı yoluyla alınan altın ile ons bazında alınan altın arasında bir fark yok.

1 ONS ALTIN 31.10 GRAMDIR

Uluslararası piyasada 1 ons altın aldığınızda yapılan işlemin karşılığı 31,1034807 grama (kabaca 31.1 gram) denk gelir. Ons bazında yapılan bu işlemler piyasada dolar üzerinden gerçekleşir. Cuma günü bu yazıldığı sıralarda da 1 ons altın 1.196 dolar civarında bulunuyordu. Bizlerin genel olarak hedefler verip analizler yaptığımız fiyatlar bu…

Dolar/TL kurunun da 2.60 olduğunu kabul edersek elinde 1 ons altın bulunduran bir
yatırımcının TL cinsinden varlığı 1.196×2.60’dan 3.110 TL olmuş oluyor. Görüldüğü üzere altına ons/dolar bazında yatırım yapan bir Türk yatırımcısı, hem altının ons fiyatından hem de dolar/TL kurundan etkileniyor.

Gelelim gram/TL bazında altın alım satımı yapanlara… Onlar da gram fiyatını belirlerken 1 ons altın fiyatını 31.10’a bölerek altının 1 gramının dolar bazında değerini buluyor ve bu rakamı 2.60 olan dolar/TL kuru ile çarparak 99.9 TL

fiyatına ulaşıyor. Görüldüğü üzere burada yapılan yatırım da aslında aynı; her iki işlem de altının ons fiyatı ve dolar kuruna bağlı bir yatırım. Bu nedenle sonunda TL’ye dönmekse amaç, altına ons bazında ya da dolar bazında yatırım yapmak arasından bir fark yok. Sonuçta eldeki altın aynı altın, değişen tek şey bunun TL’ye mi yoksa dolara mı çevrileceği.

Biz bu hafta altın analizimizi yine ons/dolar bazında yapacağız. Çünkü uluslararası piyasada altının fiyatlaması bu şekilde yapılıyor. Geri kalan ise az önce de anlatmaya çalıştığımız gibi hangi ülke para birimine çevrileceğine kalıyor. Yani bir Türk yatırımcısı bu fiyatı dolar/TL kuruna göre değerlerken, bir euro kullanıcısı dolar/euro paritesine göre değerliyor. Bu nedenle altın fiyatı yükselirken kurun düşmesi nedeniyle kazanç sağlanamayabileceği gibi, altın fiyatı yükselirken aynı anda kurun da yükselmesi, çifte kazanç sağlayabiliyor.

DİP ARAYIŞI

Altın fiyatlarını etkileyen çok fazla neden olsa da ilk akla gelenler; çıkarma maliyeti, doların değeri, jeopolitik riskler, enflasyon beklentileri, güvenli liman arayışına neden olacak finansal çalkantılar ve tabii ki spekülatif beklentiler oluyor.



• Çıkarma işlemlerinde maliyetlerin içinde, altının çıkarıldığı ülkenin yerel para birimi oldukça yüksek bir ağırlık taşıyor. Bu nedenle bu para birimleri dolar karşısında değer kaybettikçe altının dolar bazından çıkarma maliyeti de aşağıya geliyor. Son 8-9 ay içinde yaklaşık yüzde 25 değer kazanan dolar endeksi her ne kadar doğrudan bir ölçü olmasa da, diğer şartlar sabit kaldığında altının çıkarma maliyetlerinin aşağıya geldiğini gösteriyor.

• Jeopolitik riskler tarafına baktığımızda ise zaman zaman Ukrayna/Rusya, Suriye, Yemen gibi ülkelerde sorunlar yaşansa da bu riskler global ölçüde risk iştahını değiştirecek boyuta ulaşmıyor. Başka bir tabirle lokal riskler olarak kalıyor. Bu nedenle bu gibi gelişmelere bağlı olarak yükselen altın aslında yeni satış fırsatları yaratıyor.

• Enflasyon tarafında ise Avrupa dezenflasyon süreci ile boğuşurken ABD tarafında enflasyonda tabiri caizse yaprak kımıldamıyor, kısa vadede bir artış zor görünüyor.

• Son dönemde merkez bankalarının politikalarındaki belirsizliklerin azalması, temerrüt risklerinin (Yunanistan dışında) azalması ve bol likidite, risk iştahının yüksek seyretmesini sağlıyor. Bu da güvenli liman arayışından çok getiri arayışını körüklüyor.

• Saydığımız tüm bu gelişmeler altının fiyatını baskılarken, spekülatif ataklar da genelde yeni satış fırsatları olarak değerlendiriliyor.

Özetle temel gerekçeler altının güçlü bir yükseliş yapma ihtimalini oldukça zayıflatıyor. Dip bulunabilecek seviyeler neresi sorusuna cevap ararken ise, çıkarma maliyetleri imdada yetişiyor. Hatırlanacak olursa geçen yılın son aylarında bu konuda bir çalışma yapmış, dünyanın ilk beş büyük altın üreticisinin 2015’in ilk çeyreğindeki ortalama maliyetinin ons başına 933 dolar civarında olduğunu söylemiştik. Bu maliyetin içinde doğrudan üretimle ilgili olmayan araştırma geliştirme, iyileştirme, kapalı madenler için yapılan harcamalar vs. bulunmuyor. Bu rakamlar da eklenince toplam maliyet daha da yukarıya çıkıyor. Bu maliyetleri ise tam olarak tespit edebilmek zor.

Biz kabaca bir tahmin yaparak toplam maliyetin 1.000/1.100 dolar civarında olduğunu paylaşmıştık. 2014’ün ilk çeyreğinden bu yana doların birçok para birimi karşısında değer kazandığı göz önünde bulundurulunca şu an bu maliyetlerin daha aşağılarda oluşması şaşırtıcı olmaz. Bu da şu anki fiyatlarla maliyetler arasında ilk bakışta yüzde 20 civarında bir fark olduğu izlenimi doğuruyor. Altın illa ki bu maliyetlere kadar gerileyecek diye bir şey elbette söz konusu değil. Bu hesabın daha çok aşağıdaki potansiyeli göstermek adına değerlendirilmesi gerekiyor.

ORTA VE UZUN VADELİ STRATEJİ

Altın kısa vadede çok önemli fırsatlar sunmuyor. Son dönemde “altın yükseldi” gibi haberlerin arkasında yukarıda bahsettiğimiz gibi dolar/TL kuru var. Yani yükselen, altının kendisi değil; dolar/TL kuru. Kurun yükseleceği varsayımınız varsa, altın değil dolar almak daha mantıklı.

Orta ve uzun vadeye gelince… Önümüzdeki dönemde 1.100 ve hatta 1.000 dolar altına inen fiyatlar potansiyel oluşturabilir ancak yukarıda saydığımız nedenler içindeki küresel enflasyonda bir kıpırdanma yaşanmazsa, uzun yıllar yerinde sayan bir altın da görebiliriz. Bu nedenle düşüşlerde altın orta ve uzun vadeli portföylere eklenebilir; ancak eklenecek tutarın portföy içindeki ağırlığının çorbanın tuzu tutarında olmasında fayda var gibi görünüyor.

KUYUMCU ARAMAYA GEREK YOK

Günümüzde altın almak için birçok yol var. Yatırım amaçlı altın alımında, fiziki alım satım arasındaki marj çok yüksek. Bu nedenle fiziki altın almak, alım satım marjı nedeniyle hesaba çok büyük bir zararla başlamak anlamına geliyor. Altın alimim bankalar üzerinden de yapmak mümkün. Burada hem alım satım marjı düşük hem de saklama derdi yok.

Bunun yanı sıra bir de borsadan hisse senedi alıp satar gibi altın işlemi yapmak mümkün. Bunun için de bir yatırım kuruluşunda hesabınızın olması yeterli. GOLDPF koduyla işlem gören Kuvveyt Türk B Tipi Altın Borsa Yatırım Fonu, özellikle hisse senedi alım satımıyla ilgilenenler için erişmenin kolay ve alım satım marjlarının oldukça düşük olduğu bir ürün.

Forex olarak bilinen kaldıraçlı piyasalar da altın için çok cazip alım satım marjları sunuyor. Ancak kaldıracın ne olduğunu bilmeyen yatırımcılar için risk oluşturuyor.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir