Anasayfa / Ekonomi-Finans / Küresel Büyüme ABD’nin Liderliğinde Kıpırdanıyor

Küresel Büyüme ABD’nin Liderliğinde Kıpırdanıyor




Avrupa’nın çok fazla kemer sıkmayacağı anlaşılıyor. ABD’den gelen veriler de olumlu. Bütün bunlar Türkiye piyasalarına da olumlu yansıyacak. İMKB’nin yukarı yönlü hareketi hızlanarak devam edebilir. Endeks 84 bini yukarı yönde kırarsa hedef 86 bin 800…

Dünyadaki iyimserlik havası ve bizim piyasalar…

GEÇEN hafta yurtdışından genel olarak olumlu veriler geldi. ABD, Avrupa, Asya üçgeninde, Avrupa hariç diğer blokların olumlu bir görünüm sergilediği görülüyor. Peki, küresel ekonomiler gerçekten de büyümeye başlıyor mu? Önce Avrupa’ya göz atmakta fayda var.

Avrupa Birliği Liderler Zirvesi cuma günü sona erdi. Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande perşembe günü Brüksel’de geç saatlerde yaptığı açıklamada “Çok fazla kemer sıkma olursa, çok fazla da işsizlik olacak” dedi. Ardından “Eğer büyümeyi öncelik haline getirmek istiyorsak, esneklik gerekli” değerlendirmesinde bulundu. Almanya Şansölyesi Merkel de dize geldi. Bu nedenle Almanya’da aşırı baskıcı ve daraltıcı politikalarda mecburen gevşeme başlayacağı görülüyor. Aksi halde yüksek işsizliğin ileride ciddi siyasi çalkantılar ve kilitlenme yaratması riski var. İtalya’daki seçimlere gelince… Adı sanı duyulmamış ve eski bir komedyen olan Grillo seçimden üçüncü parti olarak çıkmasına rağmen bence seçimin galibiydi. Çünkü sıfırdan o seviyeye geldi. Tabii ki bu durum sonbaharda seçime girecek olan Almanya’da endişe yaratmış olmalı ki Şansölye Merkel bütçeyi sıkmaktan vazgeçti. Belki de Almanya’da da radikal bir parti hızla güçlenecek ve Avrupa’daki bütün siyasi dengeleri alt üst edecek. Bu yüzden halka bir şeyler vermek gerekiyor. Aslında Türkiye’ye gelip biraz ders alsalar çok iyi olur.

JAPONYA, ÇİN VE ABD OLUMLU

Asya cephesine baktığımızda, son iki ayda gözler Japonya’ya çevrilmişti. Çünkü yeni Başbakan Shinzo Abe ekonomik büyümeyi harekete geçirme ve enflasyonu yüzde 2’ye çıkarma hedefinde oldukça kararlı. Yeni atanan Japonya Merkez Bankası Başkanı Krudo da Abe’nin bu hedeflerine kilitlenmiş durumda ve daha koltuğa bile oturmadan varlık alım programını 2014 yerine 2013 yılında başlatabileceğinin sinyallerini verdi. Japon Yen’inin son 3-4 aydır hem ABD Doları hem de euro’ya karşı değer kaybetmesi, Japonya’da bir canlılık yarattı. Bunun kalıcı olacağını ve 2013 sonuna kadar enflasyonda yüzde 2 olmasa da 1 hedefinin yakalanacağını düşünüyorum.



Çin’e bakıldığında ise ekonominin yavaşladığına ilişkin sinyaller gelmesine geldi ancak ihracattaki büyüme dikkat çekiciydi. Üstelik yavaşladı dediğimiz ekonomi yıllık bazda yüzde 7-8 arasında büyüyor. Bu nedenle Asya cephesinde de işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün.

Amerika’da da durum düzeliyor gibi. ABD’de işsizlik başvurularındaki sert düşüş vc bu başvuruların 2008 yılı krizinden sonraki en düşük seviyeye inmesi, perakende satışların beklentilerin çok üzerinde büyümesi ve iş dünyası barometre endeksindeki beklenmedik artış, çok önemli büyüme sinyalleri… 2008 krizi sonrasında ABD ekonomisindeki büyüme bir türlü istenilen seviyeye ulaşamıyordu. 2013 yılına girerken ise “mali uçurum” konusunda çok yazı yazdık ve iş dünyası endişeli bir bekleyiş içerisindeydi. Çünkü Amerika’nın kredi notunun düşmesi olasılığı artıyordu. Fakat siyasiler bir şekilde bu dönemi de atlattılar. Aslında sorun, hala tam olarak çözülmemiş durumda. Ancak bu konunun gündemden kalkmasıyla birlikte Amerikan iş dünyasında gaza basıldığı görülüyor. Bütçe konusunda fikir birliği hâlâ sağlanamadı ama ekonomik birimler bu konuda da eninde sonunda bir anlaşma olacağı varsayımıyla hareket ediyor. Sonuç olarak özellikle son iki aydır ciddi bir ekonomik toparlanma dikkat çekiyor. İşsizlik oranının yüzde 7.7’ye gerilemesi ve son ayda 236 bin yeni istihdam yaratılmış olması, bu sinyalleri çok güçlendirdi. Dolayısıyla küresel ekonominin ABD ayağında motorlar harekete geçmiş durumda.

İMKB’DE İLK HEDEF 86 BİN 800

Kısacası küresel büyüme ABD’nin liderliğinde kıpırdanıyor. Bundan biz de payımızı alırız. Yılın ilk altı ayı hem piyasalar hem de reel ekonomiler açısından heyecanlı geçmeye aday. Tabii ki bundan borsa, tahvil ve bono piyasaları da etkilenecek. Buna “büyük göç” adı veriliyor. Yani dışarıdan Türkiye’ye para akışı hızlanabilir. Bu nedenle tMKB’nin bundan sonra yukarı yönlü hareketi de hızlanarak devam edebilir. Ancak önümüzdeki PPK (Para Piyasası Kurulu) toplantısında Merkez Bankası eğer munzam karşılıkları artıracak olursa piyasa üzerinde bir miktar baskı yaratabilir. Buna karşın orta ve uzun vadede yine de borsanın yönünün yukarı olmasını bekleyebiliriz. Yatırımcılar bu dönemde orta ve uzun vadeli düşünerek portföy oluşturmalı. Bu hafta borsanın 84 bin seviyesini yukarı geçmesi durumunda hızlı bir şekilde 86 bin 800’e kadar gelerek rekor yenilediğini görebiliriz.

Herkese bol kazançlı bir hafta olmasını diliyorum.

Yaşar Erdinç / Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir