Anasayfa / Ekonomi-Finans / Küresel ekonomi için en büyük risk: Petrol fiyatları

Küresel ekonomi için en büyük risk: Petrol fiyatları




Küresel ekonomi için en büyük risk: Petrol fiyatları

İMKB’de kısa sürede sağlanan yüksek primler sürdürülemeyebilir. Piyasalar ve özellikle Türkiye için en büyük risk ise giderek artan petrol fiyatları. Çünkü İran’la ilgili gelişmelerin sertleşmesi durumunda fiyatların daha da yükselmesi olası…

GEÇEN hafta Yunanistan anlaşmasının ardından piyasalarda kar satışları yaşandı. İMKB’de ise bu satışlar yurtdışı piyasalara göre biraz daha fazla oldu. Özellikle banka hisselerinde ciddi kayıplar oldu. Türkiye açısından özellikle petrol fiyatlarının oluşturduğu risklere aşağıda değineceğiz ama öncesinde Morgan Stanley’in Türk hisse senetleri için tavsiyesini “ağırlık azalt”a indirmesi ve ardından haftanın son günü Unicredit’in Türkiye için tavsiyesini “Overweight”ten (ağırlığı artır) “Notral”a (nötr) indirdiğini hatırlatalım.

Her iki kurumun bu kararlarının arkasında, çok kısa sürede sağlanan yüksek primlerin sürdiirülemeyeceği endişesi ve siyasi risklerin olduğunu düşünüyoruz.

VERİ TAKVİMİ YOĞUN

Bu hafta veri takvimi oldukça yoğun. Özellikle PM1 imalat verilerini yakından takip cdeceğiz. Büyüme verileri için öncü gösterge niteliğindeki bu verilerde özellikle Avrupa tarafında olumlu olarak nitelendirilebilecek veriler göremezsek başlayan kar satışları daha da sertleşebilir. Aksi durumda ise kar satışlarının sonlanması için iyi bir sebep olacak.

Haftanın önemli gelişmelerinden biri de Avrupa Merkez Bankası’nın çarşamba günü Türkiye saati ile 12:15’te düzenleyeceği 3 yıllık likidite ihalesi (LTRO)… Aralık ayında 500 milyar euro’ya yakın bir ihale gerçekleştiren Avrupa Merkez Bankası’nın bu ihalede 1 trilyon euro’ya kadar çıkması bekleniyor. Bu konudaki beklentilerin uzun süredir fiyatlara yansıtıldığını, bu nedenle ihale sonrasında beklentiler karşılansa bile yeni fiyatlamada çok fazla etkili olmayacağını düşünüyoruz.

G-20 ZİRVESİ ÖNEMLİ

25-26 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen G-20 Maliye Bakanlan toplantısı, bu haftaya başlarken fiyatlar üzerinde etili olabilir. Ancak sayfalarımızı cuma akşamı hazırladığımız için bu toplantıdan nasıl bir sonuç çıktığını haftaya öğreneceğiz. Avrupa krizinin konuşulacağı bu toplantıda Avrupa daimi kurtarma fonu ESM’niıı kaynaklarının artırılması konusunda bir anlaşmaya varılabilirse piyasalar geçen hafta yaşanan kar realizasyon-larını atlatarak siyasi riskleri bir süre daha görmezden gelebilir. ESM’nin kaynaklarının artırılmasının önündeki en büyük engel olan Almanya bu konuda ikna edilemezse bu hafta veriler ve gelecek haberler eşliğinde çok dalgalı bir seyir izleyebiliriz.

VOB’DA ŞUBAT VADELİ SÖZLEŞMELER

Bu hafta 29 Şubat Çarşamba akşamı, VOB’da şubat vadeli sözleşmeler kapanacak. VOB’da işlem hacminin çok büyük bir bölümü, en yakın vadede gerçekleşiyor.

Şubat vadesinin kapanmasıyla birlikte işlemler büyük oranda nisan vadeli sözleşmelere taşınacak. Bu nedenle fiyatla-malarda 2 aylık bir vade farkı oluşacağı göz önünde bulundurulmalı.

Ayrıca İMKB 30 sözleşmelerinde temettü etkisi de bu sözleşmeyle başlayacak. İMKB’de hisse senetleri sahipleri hisselerin verdiği temettülerden de faydalanabiliyorlar. Fakat VOB’da endeks sözleşmelerinin böyle bir imkanı yok. Bu nedenle fiyatlamada temettü etkisi arındırılacak.



Bu da VOB’daki fiyatlamanın spot endeks üzerine vade farkının konması ve temettü etkisinin çıkarılmasıyla olacak. Net olmamakla birlikte temettü etkisinin 1.000-1.200 puan arasında olacağını tahmin edersek vade farkı da dahil edildiğinde, nisan vadeli sözleşmelerin spot fiyata yakın, hatta bir miktar altından işleme başlaması şaşırtmamalı. Vade sonuna doğru dağıtılan temettüler ve vade farkına göre bu fark değişir.

İMKB’de ikili tepe mi oluştu?

Geçen hafta İMKB’de kar realizasyonları etkili oldu. İMKB 30 spot endeks gelen satışlarla 71.500 desteğine kadar geriledi ve haftayı 72.091 seviyesinden kapattı. Bu hafta endekste 71.500 altına olacak sarkmalar satış baskısının artmasına neden olur.

Bu durumda İMKB’de ikili tepe formasyonun oluştuğunun ve önemli bir düzeltme hareketinin başladığının teyidini alacağız.

Aksi takdirde üçüncü, dördüncü tepeleri de görebiliriz. Bu nedenle bu hafta aşağıda 71.500 desteğini yakından takip etmekte fayda var. Bu seviyenin altında ise 200 günlük üssel ortalamanın bulunduğu 70.000 en önemli destek noktası. Bu seviyenin altına sarkıtması durumunda satışlar çok daha sertleşebilir. Bu hafta 71.500 üzerinde kalındığı sürece ya da 70.000’e yaklaşılması durumunda, yukarı yönlü pozisyonlara ağırlık verilebileceğini düşünüyoruz.

Her iki durumda da bu seviyelerin bir miktar altında aktif stop loss bulundurulması, bu desteklerin çalışmaması durumunda oluşabilecek zararları sınırlar. Yukarıda ise ilk olarak 73.500 ve ardından ana direnç olarak 75.000 takip edilebilir. 75.000’in aşılmasını sağlayacak bir gelişme kısa sürede 76.500-77.500 aralığında ana hedef olarak gördüğümüz seviyenin test edilmesini sağlayabilir.

İran ve petrol fiyatları büyük risk

Petrol fiyatlarındaki artışta, İran ile Batılı devletler arasında yaşanan gerginlik büyük paya sahip. Küresel ölçekteki parasal genişlemeler de petrol dahil emtia fiyatlarındaki artışta etkili oluyor. Ancak bu etki, petrol özelinde İran konusunun gölgesinde kalıyor.

Fiyatlamalar ise İran’da savaş ya da çatışma senaryosuna hiç de az ihtimal verilmediğini gösteriyor. İlerleyen günlerde bu olasılığı artıracak gelişmeler yaşanması durumunda, şu an fiyatlarda olmayan bu riskin çok sert satışlara neden olabileceği ve Türkiye’nin emsallerinden negatif yönde ayrışabileceği göz önünde bulundurulmalı. Geçen hafta Brent petrolün fiyatı 124 doları aşarken Amerikan tipi ham petrolün varil fiyatı da 108 doları geçti. Petrol fiyatındaki bu artış, özellikle bizim gibi enerji bağımlılığı yüksek ve cari açık problemi olan ülkeler için büyük risk oluşturuyor.

Brent petrolde 127 dolar civarındaki direnç aşılacak olursa spekülatif işlemlerin de etkisiyle petrol fiyatlarında çok hızlı yükselişler yaşanabilir. Petrol fiyatındaki artış, Türkiye’ye cari açık ve enflasyon olarak döner, □cak-şubat verilerinde bu artışın etkisini çok fazla hissetmesek de fiyatlar bu seviyelere ya da daha yukarılara oturacak olursa, önümüzdeki aylardan itibaren bu etkiyi net bir şekilde görmeye başlarız. Petrol fiyatlarındaki artış, küresel eneıji talebinin artmasıyla, yani büyümeyle ilişkili değil. Ekonomilerin toparlanmaya çalıştığı bu dönemde artan enerji maliyetleri bu toparlanmayı yavaşlatabilir, ilerleyen günlerde petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi, hisse senedi piyasalarında da baskı oluşturabilir. Bu nedenle petrol fiyatlarını daha yakından izleme zamanının geldiğini düşünüyoruz.

ÜZEYİR DOĞAN / para dergi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir