Anasayfa / Ekonomi-Finans / Lisanssız elektrik üretiminde 5 bin megavat

Lisanssız elektrik üretiminde 5 bin megavat




Güneş ve rüzgar gibi kaynaklardan lisanssız elektrik üretimi için toplamı 250 megavat olan 980 başvuru yapıldı. 2015 yılına kadar lisanssız elektrik üretiminde toplam kurulu gücün 5 bin megavatı bulacağı tahmin ediliyor.

elektrik uretimiYENİLENEBİLİR kaynaklardan lisanssız elektrik üretimiyle ilgili mevzuat 2012 yılı haziran ayında tamamlanmıştı. 30 Mart 2013 tarihinde çıkan yeni Elektrik Piyasası Kanunu’nda ise 500 kilovatlık (kW) sınır 1 megavata (MW) çıkarıldı. Yani gerçek ya da tüzel kişiler kendi ihtiyaçları olan elektriği üretmek için 1 megavata kadar olan kurulu sistemler için lisans almak zorunda değiller. Son dönemde yapılan değişiklik konuya yönelik ilgiyi artırdı. O tarihten bu yana güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretmek için dağıtım şirketlerine yüzlerce başvuru yapıldı. Lisanssız Elektrik Üretim Derneği’nin (Li-Der) verilerine göre, 20 Mayıs 2013 tarihi itibariyle, Türkiye genelinde elektrik dağıtım şirketlerine lisanssız elektrik üretimi için toplam 980 başvuru yapıldı. Bunun 659’u kabul edilirken 235’i reddedildi. 86’sı dağıtım şirketleri tarafından henüz değerlendirme aşamasında bulunuyor.

Toplamda 248 bin 975 kilovat kurulu güç bulunuyor. Başka bir ifadeyle 1 megavat altı lisanssız elektrik üretim başvurularının toplam kurulu gücü şu anda 250 megavata yaklaşıyor. Lisanssız başvurularında aslan payını 114.052 kilovat ile güneş enerjisi alırken, bunu 59 .414 kilovat ile rüzgar, 44.730 kilovat ile kojenerasyon, 24.916 kilovat ile nehir tipi hidroelektrik, 4.017 kilovat ile bi-yokütle, 1.846 kilovat ile hibrit (güneş+rüz-gar) enerjisi takip ediyor. Bu arada bu kadar yoğun başvuruya karşın yalnızca sekiz lisanssız elektrik üretim tesisi şebekeye bağlanmış durumda. Bunların da çoğu fo-tovoltaik yani güneş enerjisi sistemlerinden oluşuyor.

Li-Der Başkanı Yalçın Kıroğlu, yılsonu-na kadar lisanssız üretim için 3 bin adet başvuru yapılmasını beklediklerini belirterek, bunun yaklaşık bin megavat kurulu güce denk geleceğini söylüyor. Kıroğlu, 2015 sonu itibariyle Türkiye’deki lisanssız pazarın en az 5 bin megavata ulaşacağını öngörüyor. Bunun 3 bin megavatının güneşten 2 bin megavatının ise rüzgara dayalı üretim tesisi olabileceğini ifade ediyor. 2015 yılına kadar kurulacak 5 bin megavatlık lisans-sız üretimin büyük bölümünün de tarımsal sulama amaçlı kurulacak tesislerden oluşacağını vurguluyor. Tarımsal sulamada güneş paneli kullanımı çok yaygınlaşıyor.

“YABANCI FONLAR İLGİLENİYOR”

Kıroğlu, yeni kanunda dernek olarak yaptıkları girişimlerle birçok değişikliği gerçekleştirdiklerini belirtiyor. Örneğin, yeni kanunda 500 kilovattık lisanssız üretim sınırı 1 megavata çıktı. Ayrıca 5 megavata kadar olan üretimin ise Bakanlar Kurulu kararıyla lisanssız olmasına imkan tanıyan bir düzenlemeye yer verildi. Kıroğlu burada amacın büyük tüketimi olan işletmelerin kendi elektriklerini üretebilmelerinin önünü açmak olduğunu belirtiyor. Yeni kanunda herhangi bir sanayi işletmesi şebekeye satmamak koşuluyla kendi ihtiyacı için 5 megavatlık tesis kurabilecek. Türkiye’ye yeni kanundan sonra çok fazla yabancı yatırımcı geldiğine dikkat çeken Kıroğlu,

haftada iki üç yabancı yatırımcıya Türkiye’deki sektörü anlattığını kaydediyor ve Avrupa kökenli fonların, güneş enerjisi sistemlerine kaynak sağlamak istediğine işaret ediyor.

ÇATI PROJESİ ONAYI

Şu anda çatılarda kurulacak güneş enerjisi sistemleri için çatı projesi gerektiğine dikkat çeken Kıroğlu’na göre, bu projelerin de belediyelere onaylatılması gerekiyor. Türkiye’de konut stoğunun yüzde 50’sinde çatı projesi yok; sıfırdan çatı projesi geliştirmenin maliyeti ise 10-15 bin TL’yi buluyor. Minimum 3 kilovatlık bir güneş sistemi için kurulum maliyetinin neredeyse dört beş katı kadar bir paranın çatı projesi için harcamak gerekiyor. Kıroğlu, belediye onayı yerine binayı yapan inşaat mühendisinin ya da yeminli büronun onayının aranması gerektiğini savunuyor. Bu onay yetkisinin belediyelerden alınmasıyla çatılarda güneş enerjisi kurulumlarının patlayacağını öngörüyor.



“BASİT VE HIZU OLMALI”

Şu anki mevzuatta lisanssız elektrik üretiminde bürokratik sürecin uzun ve karmaşık olduğundan yakınan Kıroğlu, “Şu anda lisanssız elektrik üretmek için en azından sekiz ile 10 arasında kamu kuruluşuyla işiniz oluyor” diyor. Oysa Kıroğ-lu’na göre, lisanssız üretimde tüm süreçler basit ve hızlı olmalı. Halkın üretimi tıkır tıkır işlemeli. 30 yerden evrak alınmasının önüne geçilmeli. Kıroğlu, teknolojinin gelişiminin çok hızlı olduğunu söylüyor ve birkaç yıl içinde güneş panelleri ve diğer ekipmanların internetten alınıp satılır hale geleceğini belirtiyor.

Öte yandan, Kıroğlu, yeni yasada daha önce olmayan bir uygulamanın lisanssız elektrik üretimini olumsuz etkileyeceği uyarısını da yapıyor. Şöyle ki, bir lisanssız elektrik projesi için tüm evrak hazırlanıp prosedür yerine getirilse bile devreye alınması için Yenilenebilir Enerji Genel Mü-dürlüğü’nün onayı isteniyor.

Yalçın Kıroğlu, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile ortak bir proje üzerinde çalıştıklarını da belirtiyor. Buna göre, yeni yapılan her binada standart olarak güneş veya diğer yenilenebilir enerji teknolojilerinin kullanılmasının şartnameye konulması üzerinde çalışılıyor. Kıroğlu, “TOKİ tarafından yapılan her evin çatısında güneş paneli olsa ve ortak aydınlatma buradan karşılansa, aidatlar düşer. Bunların geliştirilmesi lazım. Devletin TOKİ örneğinden hareketle bu işe önderlik etmesi lazım” diyor.

“Yeni başvuru alınmıyor”

Yalçın Kıroğlu’nun verdiği bilgiye göre, lisanssız elektrik üretiminde sağlanan ilerlemeye karşın, geçtiğimiz mayıs ayında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından dağıtım şirketlerine gönderilen bir yazıyla başvuruların kabul edilmemesi istendi. EPDK, 30 Mart 2013 tarihinde yürürlüğe giren yeni Elektrik Piyasası Kanunu’nun bu konudaki yönetmeliğinin çıkması ve tebliğlerin yayınlanmasının beklenmesine karar verdi. EPDK’nın yeni tesis başvurularını durdurmasını eleştiren Kıroğlu, şunları söylüyor: “Sektörün durdurulması doğru bir yöntem değil. Şu anda 3 kilovattık bir başvuru dahi yapamıyorsunuz.”

Mustafa ATİLLA / Halk Enerji Genel Müd.
“Süreç kolay olmalı”

Biz anahtar teslimi proje yapan bir firmayız. Gazi Teknokent’in çatısına ve otoparkına kurduğumuz 319 kilovatlık güneş sistemi şu anda üretimde. Yıllık 450 bin kilovat/saatlik bir elektrik üretim kapasitesine sahip. Gazi Teknokent binasının elektrik faturası aylık 45 bin TL civarında. Bu yılda 500 TL’lik bir fatura anlamına geliyor. Kurulu güneş sistemi elektrik ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Lisanssız elektrikte sürecin daha basit ve hızlı olması lazım. Halen birçok evrak ve başvuru gerekiyor. Bu işlemler minimum üç ayda tamamlanabiliyor. Kurulu güç büyüdükçe süreç de uzuyor.

Murat KÖGMEN / Prokon İmalat Sanayi Genel Müdürü
Yüzde 40’ını karşılıyoruz

Fabrikamız Ankara’nın Kazan ilçesinde çelik konstrüksiyon üretimi yapıyor. 17 bin metrekarelik alanımız var. Güneş enerjisi sistemi 3 bin 500 metrekarelik bir alana kuruldu. 500 kilovatlık sistemin maliyeti 600 bin euro oldu.

Günlük elektrik üretimi 2 bin 500 ila 3 bin kilovat/saat [kWh] arasında gerçekleşiyor. Yıllık 700 bin kWh üretim planlıyoruz. 12 ay üretim var ama kışın daha az, yazın daha fazla oluyor. Bizim aylık elektrik faturamız 50-60 bin TL arasında değişiyor. Bu güneş sistemi sayesinde elektrik ihtiyacımızın yüzde 40’ını karşılıyoruz. Lisanssız elektrikte sınır yeni yasada 1 megavata çıkarıldı. O yüzden biz de projemizin kapasitesini artıracağız ve iki katına çıkaracağız. Bu durumda fazlasını şebekeye satabileceğiz. Satış fiyatı 1 kilovat için şu anda 13.3 dolar cent. Biz sanayi şirketi olarak alış fiyatımız ise 13.6 cent.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir