Anasayfa / İş Fikirleri / Makarna ve Bulgur Üretimine Yatırım Yapmanın Tam Zamanı

Makarna ve Bulgur Üretimine Yatırım Yapmanın Tam Zamanı




Yatırım yapmanın tam zamanı. Makarna ve bulgur üreticilerini parlak günler bekliyor. Kısıtlı ölçülerde başlayan girişimler dev şirketlere dönüşebilir…

‘Anadolu durum buğdayı’ altın olacak!

KRİZ haberleriyle birlikte unlu mamuller sektöründe önemli bir dönüşüm bekleniyor. Küresel alanda rol alabilecek birkaç oyuncu içinde Türkiye de var. Buğday üretiminde sayılı oyunculardan biriyiz. Üretim henüz alarm noktasında değil. 2020 yılına kadar ortalama buğday üretimi yıllık 18 milyon ton dolaylarında seyredecek. http://www.myfikirler.org

Nitelikli buğday üretimi söz konusu olduğunda sanayi analistleri küresel bazda iki sektörün çok daha stratejik konuma geleceğini söylüyor. Biri makarna, diğeri ise unlu mamuller.

Makarnada şansımız büyük. Uzunca bir süredir durağan seyreden makarna sektörünün yeniden canlanması ihracat açısından önemli. Satışlarda hatırı sayılır artışlar olabilir, işin püf noktası Anadolu’ya özgü durum buğdayının ekim alanlarının genişletilmesiyle ilgili. Maalesef üretim her yıl düşüyor, açık ithalatla kapatılıyor.

Üretim 2 milyon tona kadar düşebilir. Amerika ve Kanada kuraklık nedeniyle durum buğdayında şimdiden alarm vermeye başladı. Dünyada üretim azalacak. Çare, bizim durum buğdayı ekimini teşvik etmekte…

LİDERLİK İÇİN ŞARTLAR HAZIR

Amerika’da yayınlanan bir çalışma (Pasta: A Global Strategic Business Report) tüm ülkelerde makarna tüketiminin artacağını söylüyor. Özellikle Afrika ve Amerika’da makarnaya karşı büyük ilgi var.

Uzun raf ömrü ve besleyici niteliği olası bir krize karşı makarnayı tekrar öne çıkardı. Ülkeler arası kişi başı tüketimde görülen açık büyük ölçüde kapanacak gibi.

Kuraklığın sürmesi halinde talepte en az yüzde 15 ek artış bekleniyor.

Türkiye atağa geçerse dünyanın 1 numaralı ihracatçısı olabilecek kapasiteye sahip. Daha çok pirinçle beslenen Japonya bile küresel gıda krizinin etkisiyle şimdiden makarnaya yöneldi. Tahminlere göre 2020 yılında kişi başına Japonya 4 kilo makarna tüketecek.

Makarna en çok AB ülkeleri ve Amerika’da yeniyor. Halen İtalya’da 30, ABD’de 9 kilo civarında tüketim var. Daha düne kadar Türkiye’nin gerisinde olan ABD, şimdiden kişi başı yıllık 12 kiloyu hedefliyor. Türkiye dünyanın en büyük makarna üreticilerinden biri olmasına rağmen hala 6.5 kiloyu aşmaya çalışıyor. Aşırı ekmek tüketimi ve bulgur alışkanlığı burada büyük etken…

SERT BUĞDAYA GEÇİŞİN ZAMANI

Tam da bulgur demişken, Türkiye’nin önünde bir ihracat şansı daha var: Makarna gibi sert buğdaydan üretilen bulgur tüm dünyada önemli bir yere gelmek üzere. Yalnız Ortadoğu’dan değil, Afrika ve Güney Amerika’dan da ciddi talepler başlayabilir. Ortalama 1 milyon 200 bin tonluk üretimiyle Türkiye dünyanın tek ihracatçısı olmaya aday. Üretim bu sayede yılda 2 milyon tona kadar çıkabilir. Özellikle yeni girişimcilerin bulgur ihracı üzerine yoğunlaşması önemli!

Türkiye’nin kriz dönemindeki şansı sadece makarna ve bulgurla sınırlı değil. ‘Arap baharı’nın hemen ertesinde Kuzey Afrika’da kuskus talebi artış gösteriyor. ‘Kuskus’ irmikten üretilen sert buğday bazlı bir ürün. Türkiye önümüzdeki yıllarda kuskustuk irmiğin tamamını ihraç edebilir. Tüm mesele giderek azalmakta olan sert buğdayın (triticum durum) üretimini artırmak. Bu buğdayın en iyi yetiştiği yer ise Anadolu. Anadolu durum buğdayı sadece bu topraklarda kuraklıktan etkilenmiyor.



YÜKSEK NİTELİKLİ UNLU MAMULLER

Ekmek ve unlu mamullere gelince… Türkiye’de iç talep hayli canlı. Kişi başına ekmek tüketiminde dünya şampiyonu sayılırız. Dünya ortalamasından 6 kat daha fazla ekmek tüketiyoruz. Genelde yumuşak buğdaydan üretilen klasik ekmek için kriz tehlikesi söz konusu değil. Ancak küresel kuraklık ve makro ekonomik dengesizlikler nedeniyle artan fiyatların un ve unlu mamulleri etkilemesi söz konusu olabilir.

Amerikalıların yaptığı hassas tahminlere göre ekmek tüketiminde önümüzdeki yıllarda bir miktar düşme yaşanacak. Türkiye ve Hindistan başta olmak üzere bazı ülkelerde ise görece yükselmeler görülecek.

Halen 180 milyar dolarlık bir tüketimi temsil eden klasik ekmek pazarından Türkiye’nin aldığı pay yüzde 8 civarında. Türkiye nüfusunun dünya nüfusuna oranı düşünüldüğünde bu çok yüksek bir oran!

Finalde ekmeğin ihraç şansı olmasa da başta bisküvi ve kek olmak üzere birçok unlu mamulde ihracat imkânı var. Trend birkaç ünlü markanın gayretiyle giderek yükseliyor.

Yine de un ihracatı sektörün önemli motor gücü. 2020 yılında un ihracatı iç talepteki paradoksal yükselme nedeniyle bir miktar düşebilir. Bu açığı kapatacak olan ise Anadolu sert buğdayından üretilen nitelikli unlar olacak.

YÜKSEK VERİM İÇİN ‘KONTİNU’ ÜRETİM

Ülkemizde önümüzdeki yıllarda ekmek sektöründe önemli bir değişim başlayabilir. ‘Artizanal’ (klasik fırın işi) ekmek üretimi hızla endüstriyel üretime dönüşecek. Hijyen yasaları, AB uyum paketi ve sağlıkla ilgili algılar bu süreci hızlandırıyor. Üstelik sert durum

buğdayından üretilen ürünlere yönelik yeni bir segment oluşmak üzere. Konuya şimdilik ilgisiz görünen bazı büyük kuruluşlar yeni nesil ekmek işine yakın gelecekte önemli yatırımlar yapabilirler.

Dünyadaki örnekler dikkate alındığında Türkiye’de dar bir alanda faaliyet gösteren gıda şirketlerinin ürün portföylerinde ekmek ve unlu mamuller büyük yer alabilir. Bilindiği kadarıyla benzer süreç 1929 krizinden sonra ABD’de de yaşandı, bugünün dev küresel şirketleri de böyle doğdu.

italyanlar makarna tüketiminde lider olsa da piyasa ve fiyat oluşturma konusu ABD’nin elinde. Illinois merkezli Archer Daniels Midland (AOM] Şirketi salt makarna üretmiyor.

Buğday, mısır ve yağlı tohum işleme konusunda dünya lideri. Bu şirket buğday ve makarna fiyatlarının oluşmasında önemli roller üstleniyor.

Şirketin çeşitli branşlarda 300’ü aşkın dev tesisi var. 75 ülkede 30 binden fazla kişiyi istihdam ediyor. Makarna pazarında önde gelen diğer oyuncular ise Barilla, De Cecco, General Mills, American Italian Pasta Company (AIPC), Campbell, ConAgra Foods, Armanino Foods gibi şirket ve markalar. Bunlardan ‘Armanino’ yeni trend taze makarnada öncülük yapıyor. Fırıncılık ve unlu mamullerde ise anahtar oyuncular Almanların ünlü Bahlsen firmasını örnek alıyor. Britannia Industries, George Weston Foods, Riviana, Sara Lee B Parle, Nestle, Kellogg ve United Biscuits gibi oyuncular pazarda önemli yere sahip. Kısacası dünyada gıda endüstrisi çok katmanlı hale geliyor.

Aynı süreci başta Ülker ve Eti olmak üzere bizde bazı yerli firmalarda da görmek mümkün.

Nur Demirok / Haftalık Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir