Anasayfa / Haberler / Markalar, Pinterest’te Kendi Sayfalarını Oluşturuyorlar

Markalar, Pinterest’te Kendi Sayfalarını Oluşturuyorlar




Pinterest.com, insanlara yemekten spora, modadan seyahate kadar birçok konuya ilişkin beğenilerini yansıtabilecekleri, çeşitli resimlerle donatabilecekleri bülten panoları sunarak, özellikle kadınlar arasında, en popüler ve genç internet sitesi olmayı başardı.

Pinterest.com 2010 yılının Mart ayında açıldı ve sadece davetiye ile kullanıcı kabul etmesine rağmen son altı aydır baş döndürücü bir hızla büyüyor. Fairfax Media verilerine göre web sitesi 13 milyondan fazla kullanıcıya sahip. Moda sitesi shefinds. com’dan Avery Spofford, Pinterest ile ilgili olarak “Pinterest kitlelerin son dönemde, en çok vakit geçirmeyi tercih ettikleri sitelerden biri” yorumunu yaptı.

İnternet’teki iz sürücülerden biri olan RJ Metrics geçen ay yayımlanan bir analizinde “Pinterest’e dair internet trafiği grafikleri füze misali bir yükseliş sergiliyor” dedi. Shareaholic’in Ocak ayı raporuna göre, Pinterest perakende satış yapan internet sitelerine LinkedIn, YouTube ve Google + gibi sosyal ağların toplamından daha çok trafik sağlıyor.

Bu girişimi destlekleyen ilk yatırımcı Brian Cohen şu ana kadar sonuçlardan memnun.

Markalar Pinterest’e girerek alışverişle ilgili en iyi demografik istatistiklere başvurmak ya da iş birlikleri kurmak için kendi sayfalarını oluşturuyorlar.

Blog yazarı Kerry Sauriol WomenInBizNetwork.com’da bu durumu şöyle ifade ediyor: “Bir markanın Pinterest’te elde ettiği ücretsiz reklam miktarı gerçekten inanılmaz. Kendi Pinterest panolarına sahip olmasalar bile, giyim firmaları, mobilya tasarımcıları ve teknoloji şirketlerinin ürünlerini sitede sergilemeleri ve ziyaretçilerin ilgisini çekmeleri mümkün.”

“Sitede kendi panosuna sahip olan bir markanın pazarlama gücünü düşünün.” diye ekliyor Sauriol. Pinterest kullanıcıları, temalı görsel panolarını ‘Pin It’ butonunu kullanarak kendi bilgisayarlarından yükleyerek seçtikleri medya öğeleriyle destekleyebiliyorlar. Medyada bu şekilde yer alan öğeler ‘pano iğnesi (pin)’ olarak biliniyor ve bu bir resim, video, sohbet ya da paralı bir hediye olabilir. Kaydolmak için, yeni kullanıcıların Pinterest’e önceden kaydolmuş arkadaşlarından davetiye almaları ya da sitenin kendisinden davetiye talep etmeleri gerekiyor.

Sitenin kullanıcılara sunduğu önemli fırsatlardan biri de diğer kullanıcıların panolarında iğneledikleri öğeleri görebilmeleri ve bu öğeleri kendi panolarında tekrar iğneleyebilmeleri (re-pin). Bu özellik, tarama yapabilmek ve başkalarının ilgilendikleri ve beğendikleri şeyleri kullanabilmek amacıyla kullanıcıya merkezileştirilmiş bir yöntem sunuyor.



Pinterest’in kurucu ortağı Ben Silbermann, birçok sitenin ‘pin it’ butonunu ekleyerek ziyaretçilerine, Pinterest sayfalarınatek bir tıkla ulaşma ve Pinterest sayfalarını süsleme olanağını sunduğunu belirtiyor. Pinterest fanları arasında, bir dönem Facebook ekibinin üyelerinden olan ve Facebook’tan ayrılıp bir diğer sosyal iletişim ağı Path’i kuran Dave Morin de var. Morin’e göre, Pinterest, dünyanın en büyük sosyal kulübü Facebook’un başlattığı trende paralel bir biçimde, kişilerin ilgi alanları, arkadaşlık bağlarına uygun alt gruplar oluşturmalarına katkı sağlıyor. Morin, bu yeni sosyalliği “Günümüzde, insanlar internet üzerinden sosyalleşmenin öneminin farkında. Bunun bir sonucu olarak, farklı ortamlarda özel deneyimler yaşamak artık birçok insanın isteği.” diye tanımlıyor.

New York Angels’ın kurucusu, başkanı ve bir yatırımcı olan Brian Cohen, melek yatırımcıların (angel investor) katıldığı ‘yeni fırsatların araştırılması’ konulu bir iş planı yarışmasında New York Üniversitesi’nden iki gençle (Ben Silbermann ve Evan Sharp) tanışmış. Sonrası, bildiğiniz üzere bir başarı hikâyesi.

“Sadece dinlediler” diyor Cohen. Silbermann yatırımcılardan, müşterilerden ve iş ortaklarından tavsiyeler almış.

“Bilgiye karşı son derece açık bir yaklaşım içindeydiler. Bu, sosyal girişimciler için –aslında herkes için de geçerli olan- son derece önemli ve yol gösterici bir yaklaşım. Bilgiye açık olmak, başarıyı önemseyen ve bu uğurda çabalayan melek yatırımcılar (angel investor) için altın kural.” olarak özetliyor bu yaklaşımı Cohen.

Dinlemeye dayalı bir yaklaşımla hareket eden Silbermann, ilk olarak Tote isimli bir ürün üzerine çalıştı. Amacı, iPhone’da yer alan ilk kadın moda kataloğunu geliştirmekti. Cohen’e göre, Silbermann’ın ilk fark ettiği şey, kadınların eve döndüklerinde incelemek istedikleri öğeleri önceden seçip etiketlemeleri oldu. Çok sayıda kadının seçtiği öğeleri arkadaşlarıyla paylaşmak amacıyla böyle davrandığını fark eden Silbermann, kadınları motive eden şeyin aslında beğenilerini paylaşmak olduğu sonucuna vardı.

Pinterest, kişilerin beğenilerini sergileme ve aynı zamanda başkalarının beğenilerini gözlemleme ihtiyacını karşılamayı başardı. Cohen, Mashable ile yaptığı bir röportajında “İnsanların çoğu, diğerlerinin beğenilerini görmekle ilgilenir” diyor.

Pinterest şimdi büyük markalarla çalışıyor ve kendi ürününü onların hedefleriyle daha da uyumlu hale getirmenin peşinde.

Şirket bugüne dek hiç halkla ilişkiler çalışması ya da pazarlama yapmadı ve hala yalnızca davetiye gönderimi
üzerinden faaliyetini sürdürüyor. Buna rağmen şimdiden birçok kadın internet kullanıcısının sitede tek seferde bir saatten daha uzun süre vakit geçirmesini sağlayabilmiş.

Belki de Silbermann, internetin yarattığı büyük ve gerçek potansiyelden faydalanmanın yolunu bulmuştur. Ne dersiniz?

Michael Newman





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir