Anasayfa / Haberler / Mermer Üretimi Mermer Ocaklarına Yatırım

Mermer Üretimi Mermer Ocaklarına Yatırım




Dünya mermer rezervinin yaklaşık yüzde 40’ı Türkiye’de. Her yıl blok ve işlenmiş mermer ihracatı artan Türkiye’nin en büyük alıcısı ise Çin. Çinli firmalar son üç yıldır Türkiye’de mermer ocaklarına da yatırım yapıyor. Ancak kalıcı işbirliği için hem Çin hem de Türk tarafının çıkarını gözeten yeni bir işbirliği modeli şart…

ANTİK tapmaklar, saraylar, heykeller, hepsi ‘mermer’ ile hayat buldu. Milattan önce de kullanılıyordu; şimdi de dekorasyonda baş tacı yapılıyor. Son 10 yılda dünyada dekorasyonda mermerin kullanımı artmaya başladı. Bu artıştan dünya mermer rezervinin yüzde 40’ına sahip olan Türkiye de payını alıyor. Türkiye, 5.2 milyar metreküp yani 13.9 milyar ton muhtemel mermer rezervine sahip. Ülkemizde 120 değişik renk ve desende mermer bulunduğu belirlenmiş. Afyon, Balıkesir, Denizli,

Tokat, Bilecik, Muğla, Eskişehir, Çanakkale ve Diyarbakır, rezervlerin ve mermer rinin yoğunlaştığı iller. Türkiye’nin uluslararası piyasalarda en tanınmış mermer çeşitleri arasında Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Burdur Beji, Kaplan Postu bulunuyor.

mermer ocaklari

İHRACAT 15 YILDA 12 KAT ARTTI

Ülkemizdeki rezerv ve çeşitlilik zengin olunca, Türk mermerinin dünya piyasalarıyla buluşması da yıldan yıla artıyor. Zaten maden ihracatımızın sürükleyici ürünü de mermer. Türkiye’de geçen yıl yapılan 4.6 milyar dolarlık maden ihracatının yüzde 45.8’i doğal taşlardan oluşuyor. Geçen yıl, aralarında mermerin de bulunduğu 7.3 milyon ton doğal taşı dış pazarlara satıp, karşılığında 2.12 milyar dolar gelir elde edildi. Doğal taş ihracatımızın önemli bir bölümü de ham blok halinde ve işlenmiş mermer dış satımından oluşuyor. 2014 yılında yurtdı-şına ham, kabaca yontulmuş veya blok mermer-traver-olarak 4.92 milyon ton ürün ihraç edip, 977.8 milyon dolar kazanıldı. Aynı yıl işlenmiş mermer ihracatı da 1.54 milyon tonu buldu. Bunun karşılığında da 799.3 milyon dolar gelir sağlandı. Çok değil 15 yıl önce Türkiye’nin blok ve işlenmiş mermer ihracatı ancak 150 milyon dolan buluyordu. Türkiye geçen 15 yılda 12 kat daha fazla mermer ihraç eder hale geldi, ¡m Geçen yıl itibariyle 1 milyar 777 bin 3 dolar ihracat geliri elde edildi.

EN BÜYÜK ALICI

Türk mermerinin dünyadaki en büyük alıcısı Çin… 2014 yılında doğal taş ihracatının yüzde 16.55’i yani 828 milyon doları Çin’e yapılmış durumda, inşaat sektöründeki durgunluğa rağmen Çin’in 2014’te yaptığı 1.7 milyar dolar blok mermer ithalatının yüzde 50’sini Türkiye tek başına karşıladı. Çin’de konut stoklarının eritilmesiyle inşaat sektöründe canlanma beklenirken, Çin Türk firmaları için yine vazgeçilmez olacak.

ihracat cephesinde durum böyleyken, Türk mermer üretici ve ihracatçılarını en önemli alıcılarının karşılarına bugünlerde “rakip” olarak çıkması tedirgin ediyor. 2012’den beri Türk basınında Çinli firmaların Türk mermer ocaklarını ele geçirdiği haberleri yayınlanıyor. Özellikle Afyon, Burdur ve Antalya’da Çinli firmaların aldığı iddia edilen mermer ve taşocağı sayısı muhtelif. Sektör temsilcilerine göre bu sayı 50-100 arasında değişiyor. Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı Maden işleri Genel Müdürlüğü, Çinlilerin ruhsat aldığı maden ocağı sayısını net olarak açıklamazken, sektör temsilcileri kendi saptamalarına göre, Çinlilerin işlettiği 50 ila 100 arasında değişen mermer ocağı olduğunu belirtiyor.

24 ÇİNLİ ŞİRKET VAR

Rakam net olmasa da Çinli firmaların Türkiye’de doğal taş üretimi ve ihracatına gösterdiği ilgi çok açık. Yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye’de Çinli sermayedarların kurduğu 24 yabancı sermayeli şirket, taş ocakçılığı ve madencilik alanında çalışıyor. Özellikle 2012 yılından itibaren ağırlıklı olarak kurulan bu şirketlerin büyük ortakları Çinli işadamlarıyken; yüzde 1-2 oranında hissesi bulunan bir ya daha fazla küçük ortak ise Türk. Küçük ortakların Türkiye’de işleri yürüten mühendisler ve sektörde daha önce tecrübeli olan çalışanlardan oluştuğu biliniyor.

Türkiye’de halen 39 bin 183 yabancı sermayeli şirket bulunuyor. Bunlardan 646’sı farklı sektörde faaliyet gösteren Çinli firmalardan oluşuyor. Yine yabancı sermayeli şirketlerin bin 74’ü madencilik alanında çalışırken yalnızca 24’ünün Çinli firmalar olması gösteriyor ki, Çinli firmaların Türkiye’de madencilik sektöründeki etkinliği henüz önemli boyutlara ulaşmış değil. Ancak yine de özellikle blok mermerde en büyük alıcısı oldukları Türkiyş’ye, Çinli madencilerin yatırım anlamında da ilgilerinin başladığı kesin.

“BURDUR BEJİ”Nİ DÜNYAYA TANITTI

Peki Çinlilerle Türkler dünya pazarlarında nasıl bir işbirliği yapabilirler? Bu işbirliği her iki tarafın faydasına nasıl geliştirilebilir? Bu konuya kafa yoran işadamlarından birisi de 35 yıldır sektörde deneyimi olan Nasuh Ekinci… ‘Burdur Beji’ diye bilinen mermer çeşidini dünyaya tanıtan işadamı olarak da bilinen Ekinci, Burdur Doğaltaş ve Mermer Ocakları Demeği’nin de başkanlığını yürütüyor. Ekinci Mermer işletmeleri şirketi kanalıyla da yılda 10 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor.

Burdur’da 127 mermer ocağının olduğunu belirten Ekinci, bunlardan sekizini Çinli firmaların aldığını saptadıklarını söylüyor. Bazı Çinli firmaların ruhsat kiralama yoluna gittiğini vurgulayan Ekinci, Burdur’un geçen yıl 116 milyon 379 bin dolarlık mermer ihracatı yaptığını da vurguluyor. Türk firmalarının mermer işleme konusunda maksimum 15 yıllık bir geçmişi olduğunu belirten Ekinci şöyle konuşuyor:

“Yerli firmalarımızın çok sayıda ocağı var. Ancak sanayi olarak mermeri işleme noktasında yeni sayılırız. Satma ve pazarlama noktasında da yetkinliğimiz yeterli değil. Yerli ocaklarla yapılacak ortak-y lıklarla, Çinlilerin işleme bilgisi ve pazarı birleşerek sinerji oluşturulabilir. Uluslararası piyasalarda daha iyi noktalara gelebiliriz. Çinlilerin hammaddeye ihtiyaç var. Ancak Türkiye’den çıkardıkları mermeri blok olarak alıp götürmemeliler. En az yüzde 10-20 arası işlenmesi zorunluluğu konmalı. Yapılacak işbirlikleri neticesinde Türk firmalarından da hammadde satmadan işlenmiş malzeme satmaya doğru bir kültür gelişebilir. Blok, moloz ve atıklar da işlenerek türev ürünler üretilebilir.”

“GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRELİM”

“Türk firmaların mermer ocakları yani hammadde gücü var. Çinli firmaların da parası, teknolojisi ve pazarı. Bunlar bir araya gelerek büyük bir sinerji yaratabilirler.” Bu hayali sıkça dillendiren Nasuh Ekinci, şimdilerde Burdur’da yerli ve yabancı firmaların mermerde ‘kümelenme’ modeliyle güç birliği yapmalarını sağlayacak bir proje üzerinde çalışıyor. Söz konusu proje, Merih İhtisas Organize Sanayi Bölgesi… Ekinci bu projeyi şu cümlelerle anlatıyor:

“Burdur Doğaltaş ve Madenciler Derneği tarafından yabancı sermaye ile maden sahibi yerli firmaların buluşacağı Burdur Merih Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması için çalışıyoruz. 353 hektarlık alanda kurulacak OSB’de 11 bin kişi doğrudan, 30 bin kişi dolaylı çalışacak. Bölgeden 350 milyon dolarlık ihracat yapılmasını, iç pazarda da 380 milyon dolar ciro sağlanmasını hedefliyoruz. Î1 genelimizde 271 ruhsatlı mermer ocağından 127’si çalıştırılıyor. Bu OSB, mermer ocaklarına 20 ila 100 kilometre mesafede bulunuyor.



OSB arsasındaki kamulaştırmanın bu yılsonuna kadar bitirilmesini hedefliyoruz. Birkaç yıla kadar OSB’de firmaların faaliyete geçmesini bekliyoruz. Şu anda 20’ye yakın firma OSB’de fabrika kurmak için sıra bekliyor. Benden en çok yer isteyen yabancılar ise Çinli firmalar.”

“KEŞKE BLOK SATMASAK..

Rakamlar Türk firmalarının mermeri blok halinde ihraç ettikleri için büyük zarara uğradığını gösteriyor. Nihayetinde geçen yıl 4 milyon 920 bin ton blok mermer ve tra-verten ihraç edip 977.8 milyon dolar gelir elde eden Türkiye, 1 milyon 540 bin ton işlenmiş mermer sattığında 799 milyon 300 bin dolar gelir elde etti. Bu da mermeri işlediğimizde gelirimizin 2.5-3 kat daha fazla arttığı anlamına geliyor. Türk firmalarının tamamı bu yetkinliğini tam anlamıyla kazanamamışken, işleme gücünde ileri teknolojiye sahip olan Çin’deki alıcıların gelip hammaddeyi alıp, işlemeden ülkelerine götürmesi de Türkiye’yi zarara uğratıyor.

Antalya, Aydın Karacasu (2) ve Muğla’da toplam dört mermer ocağı bulunan Muğla Mermerciler Demeği Başkanı ve Koçar Mermer’in Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Koçar, “Dış sermayenin ülkemizde yatırım yapması önemli. Ancak yabancı firmalar sadece ocak açıyor; hammaddeyi söküp götürüyorlar. Oysa burada yatırım yapıp, mermeri belli oranda işlemeliler. Bence yabancı firmalara mermeri işleme zorunluluğu getirilmeli” diyor. Koçar, şu değerlendirmeyi yapıyor; ‘‘Ben dört ocaktan çıkardığım mermeri Muğla Kavaklıdere’deki tesislerimde işliyorum. 200 kişi çalıştırıyorum. Üretimimizin yüzde 60’ını 37 ülkeye ihraç ediyoruz. Biz yabancı firmaların gelmesine karşı değiliz ama yok yere hammaddeyi ucuza götürmemeliler, işleme tesisi de kurmalılar.”

KAZAN-KAZAN MODELİ OLMALI

Çobanlar Mermer Turizm Yönetim Kumlu Mehmet Ali Çoban da Abdullah Koçar ile aynı fikirde. İsparta, Burdur ve Mersin’deki ocaklarında çıkardığı mermeri, Mersin’deki tesislerinde işleyen ve 650 kişiye istihdam sağlayan Çoban, Çinlilerin Türkiye’deki ticaretinin ülkenin aleyhine işlediğini düşünüyor. Çoban, “Yabancı yatırımcı gelsin ama bunun kuralları olmalı. Çinliler, mermeri çıkarıp direkt ülkelerine götürüyorlar ve orada işliyorlar. Oysa devlet yabancı firmalara çıkardıkları taşı belirli oranlarda işleme kuralı koymalı. Böylece ülkemizde istihdam da artar. Böyle giderse, Çinliler dünya pazarlarında karşımıza rakip olarak çıkacaklar. Hem de kendi taşımızla… Bu sürdürülebilir değil. Bence her iki tarafın çıkarma, ‘kazan-ka-zan’ modeli oluşturulmalı” diye görüşlerini özetliyor. Türk firmalar Çinli firmalarla ilgili beklentilerini bu sözlerle dile getirirken Çinli firmalar ise şu aşamada konuşmak istemiyor.

Çinlilerin Türkiye’deki madencilik şirketleri

  • Alimina Madencilik
  • Anataş Madencilik
  • Ankara Xinchenge Madencilik
  • Chit Shing Mermer Sanayi
  • Ch. N. Heavy Machinery Corporation
  • Çinston Madencilik
  • Deme Madencilik
  • Dizhonghai Madencilik
  • Doçe Madencilik
  • Fa You Madencilik
  • Hakmar Madencilik
  • Hennycon lmpex ithalat ve ihr.
  • Jin Xin Madencilik
  • Kop Krom Madencilik
  • Krom Maden Sanayi
  • Ktek Yapı Kimyasalları
  • Loma Mermer inşaat
  • Mln Hai Madencilik
  • Mu-Lİ Maden Sanayi
  • Pagoda Madencilik Yatırım San.
  • Shen Kong Group
  • Toptaş Mermer Madencilik
  • Turkey Euro 99 Group Marble Invest
  • UMC Mining Madencilik

İşlenmiş ürün talebi arttı

Türkiye doğal taş sektörü, en büyük ihracat pazarı olan Çin’in Xiamen kentinde düzenlenen dünyanın en büyük doğal taş fuarı Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’na 139 firma ile çıkartma yaptı. Türkiye 6-9 Mart 2015 tarihleri arasındaki fuara uluslararası boyutta en büyük katılım gösteren ülke oldu. Çin’de inşaat sektöründeki durgunluğa rağmen Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı büyüklüğüne yakışır yoğun katılımlı bir şekilde açıldı.

Türk doğal taş sektörü, 2014’te 1.7 milyar dolar blok doğal taş ithalatı yapan Çin’in talebinin yüzde 50’sini tek başına gerçekleştirdi.

Çin’de inşaat sektöründeki durgunluğa rağmen pazardaki konumunu koruma adına düşük beklentiyle Xiamen Fuarı’na geldiklerini belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlut Kaya, Xiamen’de geçen yılların aksine blok mermer yerine işlenmiş doğal taş ürünlerine talep olduğunu belirtiyor. Kaya, “Xiamen Fuarı’na sadece Çinli alıcılar gelmiyor, dünyanın dört bir tarafından doğal taş alıcıları bu fuarda buluşuyor. Bu yılki fuarda işlenmiş ürün talebi çok fazla. Çin’de inşaat sektöründeki durgunluğun, mevcut konutların eritilmesiyle birlikte biteceğini ve önümüzdeki yıldan itibaren tekrar hareketlenme başlayacağını düşünüyoruz. Bu süreçte Çin’deki doğal taş stokları da erimeye başladı. İnşaat sektöründeki durgunluğa rağmen 2014 yılında Çin’in yaptığı 1.7 milyar dolarlık blok mermer ithalatının yüzde 50’sini Türkiye tek başına gerçekleştirdi” şeklinde konuşuyor.

Anadolu’nun taşlarını tanıtıyor

Çinli yatırımcılar Türkiye’de sadece mermer ocağı almıyor Türkiye’nin doğal taşlarını tek çatı altında toplayan, Taş Kütüphanesi’nin kuruluşunun ardında Çinlilerin sermayesi var. Bir bankanın şube müdürü olarak çalışırken istifa eden girişimci Tahir Denizli, Çinli CGM Madencilik ile ortak olarak projesini hayata geçirdi. Çinli CGM Madencilik’in finansal desteği ve ortaklığıyla kurulan Taş Kütüphanesi, üç yıllık bir hazırlık sürecinin ardından 1 Nisan 2014’te kapılarını açtı. Taş Kütüphanesi’nin Kurucusu Tahir Denizli, kuruluş amaçlarını ” Türkiye’deki ocaklardan çıkan tüm doğal taş çeşitlerini tek çatı altında toplayarak, yıl boyunca açık fuar merkezi mantığıyla, dünyaya tanıtmak” olarak açıklıyor. Tüm taşları koleksiyoner titizliği ile sergilediklerini belirten Denizli şöyle konuşuyor:

“Şu ana kadar yaklaşık bin adet doğal taş çeşidini kütüphanemizde topladık. Hedefimiz, 3 bin adede ulaşmak. Tüm taşlar koleksiyoner titizliğinde sergilenmekte, iki şekilde çalışıyoruz. Alıcılar (inşaat sahipleri, firmaları, blok alıcılar, proje uygulama firmaları, mimar, müteahhit) kütüphanemizi gezerek beğendikleri taşların tüm kimlik bilgilerini ücretsiz olarak bizden çıktı halinde temin edebiliyorlar, ikinci alternatif ihtiyaçları doğrultusunda beğendikleri taşlarla ilgili atımlarını kendileri adına biz gerçekleştiriyoruz. Aracılık yapıyoruz. Bizim yirmi yıldır bu sektörde emek vermiş uzman bir ekibimiz var. Bu ekip sayesinde istenilen taşların en kalitelisini, seleksiyon olarak doğru olanı müşterimiz adına seçiyorlar. Alıcı kendisi de alsa bizim üzerimizden de alsa fiyat farkı olmuyor; hatta ilişkilerimiz ve ticaretimiz sayesinden kendilerinden daha da ucuza alabiliyoruz. Bu da bir avantaj oluyor.”

Yılda iki kez dünyada mermer modasına yön veren tasarımcıları Türkiye’ye getirdiklerini belirten Tahir Denizli, “Ayrıca, dünyanın dört bir yanından gelen alıcıları ağırlıyoruz. Bunlar için de Çinli yatırımcılar da var. Çin dünyada ve Türkiye’de mermercilik konusunda önemli bir yere sahip. Çinliler Türk taşlarını dünyada önemli projelerde kullanıp, tanıtımını yapmaktalar. Blok alıcı olarak önemli bir pazar payına sahipler. İki ülkenin işbirliği geliştirilmeli” diye konuşuyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir