Anasayfa / Kariyer ve İş / Mesai Saatlerini İndirmek İşsizliğe Çözüm Olur mu?

Mesai Saatlerini İndirmek İşsizliğe Çözüm Olur mu?




Mesai Saatlerini İndirmek İşsizliğe Çözüm Olur mu?, Türkiye’de mesai saatleri, Türkiye’de Haftalık Resmi Çalışma Süresi 45 Saattir, Mesai Saatlerini İndirmek

Türkiye’de mesai saatleri, Avrupa Birliği (AB) ve OECD ülkeleri ile kıyaslandığında çok çok uzun. Türkiye, 45 saatlik haftalık resmi çalışma süresiyle Zimbabwe, Sri Lanka, Tanzanya gibi ülkelerle aynı ligde yer alıyor. AB-27’de ise haftalık resmi mesai 38.6 saat.

Geçen hafta Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de çalışma saatlerini kısaltmayı planladıklarını, bu sayede işsizlikte de ciddi bir azalma olacağını düşündüklerini açıkladı. DİSK’in yaptığı bir araştırmaya göre de çalışma sürelerinde 1 saatlik indirim 231 bin kişiye yeni iş imkanı sağlıyor.
CHP Milletvekili ve HRM’nin Kurucu Ortağı olan Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, işverenin bildiğini yaptığı, çalışanın da işini kaybetme korkusuyla sesini çıkarmadığı sürece mesai indirimin işsizliğe katkı yapmayacağını savunuyor. TÜSİAD’dan ise bu konuda sorularımıza cevap alamadık.

Geçen pazartesi (19.09.2011) Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de çalışma saatlerinin çok uzun olduğunu belirterek, mesai saatlerini aşağı çekmek istediklerini söyledi.

Türkiye’de 45 saat olan çalışma süresinin Avrupa ve OECD ülkeleri ile mukayese edildiğinde yüksek olduğunu belirten Yılmaz, bunun temel nedeninin de iş gücü piyasalarındaki katılık olduğunu söyledi.
Yılmaz, işletmelerin yeni eleman almak yerine, mevcut elemanı daha uzun süre çalıştırma eğilimi gösterdiğini kaydederek, “Bunu azalttığınız zaman, ortalama çalışma süresini dünya ortalamalarına çektiğiniz zaman, işsizlikte de ciddi bir azalma olacağını düşünüyoruz” dedi.

Türkiye’de çalışma saatleri diğer ülkelerle kıyaslandığında gerçekten de çok uzun. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Enstitüsü DİSK-AR’ın yayınladığı Çalışma Süreleri Raporu da Türkiye’de uzayıp giden mesai saatlerini konu alıyor ve ülkemizde istihdam sorununun çözümü konusunda atılacak en önemli adımlardan birinin, mesai saatlerinin kısaltılması, ücretli izin hakkının ve yasal haftalık çalışma sürelerinin Avrupa standartlarına yükseltilmesi olduğunu savunuyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yasal haftalık çalışma süresi en fazla 40 saat düzeyinde. Türkiye’de ise yasal haftalık çalışma saati 45 saat. Özel sektörde bu saatler çok daha artıyor.
Ortalama resmi çalışma süresi haftalık olarak Fransa’da 35 saat ile en düşük düzeyde. 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması ise 38.6 saat. Buna göre Türkiye’de işçiler Avrupa Birliği üyesi ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama 6.4 saat daha fazla resmi haftalık çalışma süresine sahip.

Zimbabwe, Sri Lanka veTanzanya da 45 saat çalışıyor
Türkiye, en uzun çalışma sürelerine sahip olan ülkeler arasında dünya genelinde de ön sıralarda yer alıyor. 48 ülke arasında yapılan değerlendirmeye göre Türkiye 45 saatlik resmi haftalık çalışma süresi ile ilk 14 ülke içinde yer alıyor.

Haftalık resmi çalışma süresi bakımından Türkiye’yi Etiyopya, Guetemala, Pakistan gibi 10 ülke geçerken; Türkiye, Zimbabwe, Sri Lanka, Tanzanya ile 45 saatlik haftalık çalışma süresine sahip ülkeler liginde yer alıyor. Buna karşın, aralarında Ermenistan, Arnavutluk, Endenozya, G.Kore, Madagaskar’ın da bulunduğu 33 ülke, büyük çoğunluğu 40 saat ve altı çalışma sürelerine sahip olarak Türkiye’den daha az resmi haftalık çalışma süresine sahiptir.

Hem çalışma saatleri çok uzun hem de fazla mesai var
Haftalık olağan çalışma saatleri ise yani fazla mesailerle elde dilen ortalama çalışma saati Türkiye’de 53.7 saat. Norveçte 39.2, İsveç 40.9, İngiltere 43, İspanya 41.9, Almanya 41.7. Türkiye’ye en yakın ülke 44 saat ile Avusturya.
Çalışanlar Avrupa ülkelerine göre resmi olarak daha uzun çalışmakla kalmamakta aynı zamanda fazla mesailerle bu süreler iyice uzuyor. Çalışanlar AB-27 ortalamasının 3 katına yakın fazla mesai yapıyor.

Durum ücretli izinlerde de farklı değil. DİSK-AR’ın 99 ülkede yaptığı hesaplamaya göre Türkiye 14 günlük asgari ücretli izin hakkı ile en düşük ücretli izin hakkının bulunduğu 35 ülke arasında. Buna göre Türkiyeli işçiler, Angola, Fas, Güney Afrika, Kamboçya, Cezayir başta olmak üzere söz konusu dünya ülkelerinin 4’te 3’ünden daha az ücretli izin hakkına sahipler.

Çalışma saatlerinde 1 saat düşüş ortalama 231 bin kişiye iş demek
Türkiye açısından tam zamanlı çalışanların olağan haftalık çalışma sürelerinin AB-27 ülkeleri ortalaması olan 41.8 saate indirilmesi 2 milyon 750 bin tam zamanlı istihdam yaratmak anlamına geliyor. 45 saat hedefinin anlamı ise 1 milyon 867 bin kişiye iş bulunması demek. Sonuç olarak olağan çalışma sürelerinde 1 saatlik indirim ortalamada 231 bin kişiye yeni iş sağlamak anlamına geliyor.



Mesai saatleri düşürülse bile bunun özel sektörde geçerliliği tartışılır. Özel sektörde fazla mesai saatleri başını alıp gidiyor. DİSK Araştırma Enstitüsü Müdürü F. Serkan Öngel, sendikaların, meslek örgütlerinin bu alanda işbirliğine açık olduklarını, cezai yaptırımların artırılması gerektiğini söylüyor: “Türkiye’de özellikle özel sektörde kuralsızlık son derece yaygın. İşçiler haklarını bilmiyor. İş kanunu çoğu işyerinde bir kenara atılmış durumda. Bunun iki temel nedeni var. Bunlardan birincisi denetimlerin yetersizliği, ikincisi ise işçilerin hakları için bir araya gelememeleri yani sendikalaşamamaları. Türkiye sendikal hakların en çok ihlal edildiği 25 ülke arasında. Sendikalaşma oranları özel sektörde yüzde 4 gibi trajik rakamlara düşmüş durumda. Yasaların uygulanamaması, kayıtdışı sektörde buradan besleniyor. Sendikalar, meslek örgütleri bu alanda işbirliğine açık. Dolayısıyla, iş denetimlerinin artırılması, sendikal örgütlülüğün geliştirilmesi, cezai yaptırımların artırılması gerekiyor. Uygulamanın başarısı için hükümetin samimiyeti de önemli. Ancak ilk iş resmi çalışma süresini aşağı çekmekten geçiyor. Yıllık 270 saat fazla mesai sınırı konusunda da yaptırımlar getirilmeli.”

Fransa başardı
Çalışma sürelerinin indirilmesi ekonomik verimliliğin de bir gereği. Dünya genelinde de verimlilikle bağlantılı olarak çalışma süreleri kısalıyor, ücretli izin hakkı genişletiliyor. Bu konuda en radikal düzenleme Fransa’ya ait. F. Serkan Öngel’in verdiği bilgiye göre, Fransa Şubat 2000 tarihinde resmi çalışma süresini 20 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri için 39 saatten 35 saate düşürdü. Bunun sonucunda işsiz sayısı 548 bin azalarak 1999 yılında 2 milyon 673 binken, 2001 yılında 2 milyon 46 bine geriledi. İşsizlik oranı da yüzde 9.98’den yüzde 7.75’e geriledi. Yani çalışma sürelerinde o da sadece 20 ve üzeri işçi çalıştıran işyerlerinde gerçekleştirilen 4 saatlik düşüş önemli bir etki yarattı. 2002 yılında uygulama tüm işyerlerini kapsayacak şekilde genişletildi. 2006 yılında fazla mesai uygulamasının alanının genişletilmesine, krize, sanayi istihdamındaki kayba rağmen Fransa’da işsiz sayısı 2011 yılının ikinci çeyreğin için, 1999 yılının ikinci çeyreğine göre
hâlâ az.

Bir yanda işsizlik
diğer yanda 60 saat çalışmaDİSK Araştırma Enstitüsü Müdürü F. Serkan Öngel: Türkiye’de çalışma süreleri son derece yüksek. Dünya’da bu alanda ön sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan insanlar iş ararken, diğer yandan istihdamın yaklaşık 4’te 1’inden fazlası 60 saatin üzerinde çalışıyor. Burada bir tuhaflık var. Bu sorunun bir an önce giderilmesi gerek. Ancak bu yapılırken, ücretlerin düşürülmesi gibi bir düşünce kabul edilebilir değil. İnsanlar zaten ücret düzeyleri düşük olduğu için, fazla mesailerle, ek iş yaparak, sadece çalışmak üzerine bir hayat kuruyorlar. Pek çok sanayi kentinde insanların aile hayatları yok olmuş durumda. Dolayısıyla işsizlik gündemi geldiğinde tartışılması gerek temel konu çalışma sürelerinin düşürülmesi olmalıdır. Hem de sadece istihdam yaratmak için değil, yaşam kalitesini artırmak için. Sonuç olarak bu hükümetin geç bile kaldığı bir uygulamadır. Çünkü hükümet işsizliği azaltmayı esneklik uygulamalarının yaygınlaştırması üzerine kurmaya çalışıyor. Halbuki esneklik işin yoğunlaştırılması böylelikle daha az kişi ile daha çok iş yapmanın zeminini sağlıyor. Bu da istihdamı artırıcı değil azaltıcı bir etmen. Bu konuyu kıdem tazminatlarının kaldırılması için bir pazarlık unsuru olarak ortaya atıldığını düşünüyorum. Hükümet daha önce de çalışma sürelerinin uzunluğundan bahsediyordu, ama çözümü kısmi zamanlı çalışmanın yaygınlaştırılmasında arıyordu. Resmi çalışma sürelerinin kısaltılmasından söz edilmesi, bunun tartışılması her şeye rağmen güzel.

Sıkı denetim olmazsa kağıt üzerinde kalır
CHP Milletvekili ve HRM Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka: Türkiye’de çalışma sürelerinin kısaltılması AB normları açısından şüphesiz gerekli kılınıyor. Ancak Türkiye’deki işsizlik sorunun önüne çalışma saatlerinde yapılan değişiklikler ile geçilmesi gerçekçi değil. Çünkü bunun uygulanacağını düşünmüyorum. Ülkemizde işveren bildiğini yapıyor, çalışan da işini kaybetme korkusu ile sesini çıkartmıyor. Örneğin bir restoranda servis elemanı olarak haftada 6 gün ve 54 saat çalışan bir çalışan, bu sektördeki genel uygulama böyle olduğu için normal kabul ediyor. İtiraz edip işten ayrılsa ve bir başka restorana girse, çalışma saatleri yine aynı olacak. O nedenle sıkı bir denetim olmadığı takdirde bu yasa sadece kağıt üzerinde geçerli olur.





Bir yorum

  1. Bizde mesai saatleri azaltılmaz tam tersi arttırılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir