Anasayfa / Kariyer ve İş / Mesleki Yeterlilik ve Yeni Meslek Standartları

Mesleki Yeterlilik ve Yeni Meslek Standartları




Mesleki Yeterlilik Kurumu, işgücü piyasalarını geleceğin mesleklerine hazırlayacak. Katma değer yaratacak sektörlerde yeni meslek standartları geliştirecek. Belgelendirme zorunluluğu bulunan meslek sayısını 48’den 80’e çıkaracak…

İşgücü piyasaları geleceğe hazırlanıyor

MESLEKİ Yeterlilik Kurumu (MYK), işgücü piyasalarını geleceğin mesleklerine hazırlayacak. Türkiye açısından önem arz eden, ülke ekonomisine katkı sağlayacak, katma değer yaratacak sektörlerde yeni meslek standartları ve yeterlilik geliştirmek için kolları sıvayan MYK, önceliği enerji ve madencilik başta olmak üzere belge zorunluluğu bulunan sektörlere verecek. Bu alanlara üretimi, verimliliği artıracak, iş kazalarım en aza indirecek nitelikli elemanlar kazandırılacak. ‘Sanayi 4.0’a’ geçişte ortaya çıkacak meslekler için standartlar ve yeterliliklerin belirlenmesi için de harekete geçen MYK, belgelendirme zorunluluğu bulunan meslek sayısını 48’den 80’e çıkaracak. Başbakanlığa gönderilen tebliğin yayınlanmasıyla birçok mesleğe belge zorunluluğu gelecek. Yıllık 1.5 milyon kapasiteye sahip 83 mesleki yeterlilik ve sınav merkezi sayısını artırmayı hedefleyen MYK, 100 merkezin daha akredite edilmesi için çalışmalara ağırlık verecek.

Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Adem Ceylan, hayat boyu öğrenmenin desteklendiği mesleki yeterlilik sistemi ve MYK’nın çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.

MESLEKİ BECERİ KAZANDIRILACAK

Çalışma hayatının temel problemlerinden birinin mesleki ve teknik eğitimde her düzeyde gerekli beceri eğitiminin kazandırılmama-sı olduğunu vurgulayan Ceylan, çalışma hayatına değer kazandırmak açısından genç nüfusun eğitimli ve nitelikli olması gerektiğini kaydetti. Ulusal mesleki yeterlilik sisteminin kurulmasındaki temel amacın eğitim ile iş yaşamının nitelik talepleri arasında işlevsel bir bağ kurmak olduğunu söyleyen Ceylan, bu sistemin Türkiye’nin küresel ekonomide rekabet edebilmesi için ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesini sağlayacağını ifade etti. MYK’nm çalışma hayatına nitelikli eleman kazandırmak amacıyla kural koyan, kuralları düzenleyen ve denetleyen bir kurum olduğunu belirten Ceylan, “MYK’nm temel felsefesi de Türkiye’de icra edilen bütün mesleklerle ilgili olarak bu mesleklerin dünyadaki uluslararası standartlar dikkate alınarak, ulusal meslek standartlarının oluşturulması, bu ulusal meslek standartlarının eğitim müfredatlarına esas teşkil edecek yeterliliklerin veya belgelendirmeye esas teşkil edecek ulusal yeterlilik oluşturulması. Ulusal meslek standartları ve yeterlilikleri oluşturduktan sonra da yine zaman zaman eleştiri konusu olan mesleki teknik eğitimin bu standartları ve yeterliliklere uyumlu bir eğitim verilmesi büyük önem taşıyor. Kanuna sonradan eklenen bir düzenlemeyle, MYK tarafından hazırlanan meslek standartlarının ve yeterliliklerin bir yıl içinde Yükseköğretim Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mesleki teknik eğitim müfredatlarına işlenmesi; müfredatın standart ve yeterliliklerin uyumlu hale getirilmesi zorunlu oldu” diye konuştu.

83 SINAV MERKEZİ VAR

Türkiye’de diplomalılar haricindekilerin önemli bir kısmının mesleklerini geleneksel yöntemlerle öğrendiğine dikkat çeken Ceylan, herhangi bir özel eğitim merkezinde veya kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen meslek edindirme programlarında, meslek standartlarına ve yeterliliklerine uygun bir şekilde eğitim verilmesinin de zorunlu olduğuna dikkat çekti. Örgün eğitim almadan mesleği öğrenen kişilere bilgi ve becerilerini belgelendirme imkanı verildiğini ifade eden Ceylan, “Gerek meslek edindirme programlarına katılanlar gerekse geleneksel yöntemlerle mesleklerini öğrenip ustayım diyenler için, Türkiye Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilen, MYK tarafından yetkilendirilen uluslararası akreditas-yona sahip sınav ve belgelendirme merkezlerinde, MYK’nm koyduğu kurallar çerçevesinde teorik ve uygulamalı sınavlar yapılıyor. Kişiler belgelendiriliyor” ifadelerini kullandı.

MYK’nın 83 kuruluşa smav ve belgelendirme yetkisi verdiğini dile getiren Ceylan, bu kuruluşların yılda 1.5 milyon kişiye smav ve belgelendirme yapma kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Ceylan, 100 kuruluşun daha akreditasyon sürecinin devam ettiğini açıkladı.



BELGELENDİRME ZORUNLULUĞU

Ceylan, çalışma hayatında yaşanan iş kazalarını azaltan mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğunun kapsamının genişletileceğini açıkladı. Hükümetin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na 115 tehlikeli ve çok tehlikeli meslekte belge zorunluluğu getirme yetkisi verdiğini anımsatan Ceylan, Bakanlığın ilk etapta belge zorunluluğu olan 48 mesleği ilan ettiğini kaydetti. Bu mesleklerin 17’sinin inşaat sektöründe olduğunu dile getiren Ceylan, diğerlerinin enerji, makine, otomotiv ve elektrik sektöründe olduğunu dile getirdi. Tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerde belgelendirme zorunluluğu getirilen meslek sayısını 80’e çıkaracaklarını dile getiren Ceylan, ilgili tebliği Başbakanlığa gönderdiklerini vurguladı.

Belge zorunluluğunun çalışma hayatına nitelikli işgücü kazandırılması ve iş kazalarını önleme noktasında önemli olduğunu belirten Ceylan, “En kısa sürede bu mesleklerin sayısını 100’e çıkaracağız. Yeni belirlediğimiz 32 meslekte enerji, madencilik, inşaat gibi sektörlerde bulunan meslekler ağırlıkta. Ayrıca üke ekonomisine katkı sağlayan, katma değer yaratan sektörler. Bu meslekler arasında metal kesimci, otomotiv boyacısı, motosiklet bakım onarımcısı, ön iplik operatörü bulunuyor” diye konuştu.

BEŞ KRİTER SAPTANDI

MYK’nm işgücü piyasalarını geleceğin mesleklerine hazırladıklarını söyleyen Ceylan, özellikle Türkiye açısından önem arz eden, sektörel bazda ülke ekonomisine katkı sağlayacak, katma değer yaratacak sektörlerde yeni meslek standartları ve yeterlilik geliştirmek suretiyle o alanlara nitelikli eleman kazandırmayı arzu ettiklerini vurguladı. Ceylan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile sektörde mesleki standartların ve yeterliliklerin belirlenmesi için çalışmaların yürütüldüğünü aktardı. Madencilik ve enerjide önemli meslek standartları ve yeterlilikler belirlediklerini, geliştirdiklerini belirten Ceylan, “Yeraltı madenciliği konusunda, bunların işletilmesi, yeraltı madenlerinin etkin bir şekilde ekonomiye kazandırılması çerçevesinde meslek standartlarının geliştirilmesini istiyoruz. Ülkeye ait kaynakların nitelikli insanlar tarafından daha etkin ve verimli şekilde ekonomiye kazandırılması açısından standart ve yetkinlikleri geliştiriyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile coğrafi bilgi sistemlerine yönelik bir çalışmamız bulunuyor” şeklinde konuştu.

Başta tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerde olmak üzere ‘meslek standardı ve yeterlilik’ hazırlarken beş olguya önem verdiklerini dile getiren Ceylan, bu kriterleri şöyle sıraladı: “Çevre kontrolü, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini bilmesi ve alması, o meslekle ilgili teorik bilgiye sahip olması, o mesleğin standart ve yeterlilikte öngörülen şekil, süre ve becerilerde tamamlayabilmesi, mesleği icra ederken, muhakeme yeteneğinin olup olmadığının ölçülmesi ve değerlendirilmesi.”

SINAV VE BELGELENDİRMEYE DESTEK

Ceylan, bu zamana kadar yaklaşık 220 bin kişiye mesleki yeterlilik belgesi verildiğini açıkladı. Belgelendirme zorunluluğu bulunan mesleklerde smav ve belgelendirme ücretinin devlet tarafından karşılandığını dile getiren Ceylan, bu çerçevede işsizlik Sigortası Fonu’ndan 150 bin kişinin smav ve belgelendirme ücretinin ödendiğini söyledi. Belgelendirmenin zorunlu olmadığı mesleklerde ‘mesleki belge ve yeterliliğe sahip kişilerin teşviki’ açısından AB fonlarından doğrudan destek sağladıklarını açıklayan Ceylan, mesleki yeterlilik sisteminin geliştirilmesi için kullandıkları AB kaynaklı 20 milyon euro’luk fonun bir bölümünü smav ve belgelendirme ücreti için doğrudan destek olarak aktarıldığını açıkladı.

17 MİLYON EURO’LUK YENİ FON

Ceylan, Türkiye’de mesleki yeterlilik sisteminin geliştirilmesi için 17 milyon euro’luk yeni AB Projesi hazırladıklarım açıkladı.

Fonu üç ayrı kategoride kullanacaklarını dile getiren Ceylan, “Bunun 7 milyon euro’su kurumsal kapasitenin geliştirilmesine kullanılacak. 10 milyon euro’nun 5 milyon euro’sunu doğrudan hibe dediğimiz smav ve belge ücretlerinin karşılanmasına aktaracağız. 5 milyon euro’sunu ise smav ve belgelendirme merkezlerinin kurulması ve işletilmesine ayıracağız. Şayet bu 5 milyon euro’yu ikinci yılın sonunda bu çerçevede kullanamazsak, sınav ve belgelendirme ücretlerinin desteklenmesine aktaracağız” diye konuştu.

HÜLYA GENÇ SERT KAYA





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir