Anasayfa / Kariyer ve İş / Mezun etmeden patron yapan üniversiteler

Mezun etmeden patron yapan üniversiteler




Mezun etmeden patron yapan üniversiteler

Her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversite suıav heyecanının doruğa çıktığı günlerden geçiyoruz. İyi bir puan elde etmek bir yana, ‘hangi bölüın?’ tercihi de ayrı bir heyecan ve kritik karar aıılamma geliyor. Üniversiteler, son yıllarda özellikle girişimciliği ön plana alan bölüm ve uygulamalarıyla öğrencileri bu kararlarnu etkilemeye ve cezbetmeye çahşıyor. Daha öğrenciyken birçok öğrencisini ‘patron’ olmaya götürecek süreçleri başlatan üniversiteler, eğitim hayatlarının ardmdan kendi işlerini kurmak isteyen üniversite adayları için üzerinde düşünmeleri gereken ciddi bir alternatif haline geliyor.

1.5 milyon genç üniversiteye girmek için her yıl yapılan sınavlarda ter döküyor. Geçmişte bilim insanı ve profesyonel olmak isteyen gençler artık bir üçüncü seçeneği, girişimci olabilmeyi de düşlüyor.

Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Facebook’un yaratıcısı Mark Zuckerberg ya da Japonya’nın en büyük sosyal paylaşım sitesi Gree’nun kurucusu Yoshikazu Tanaka gibi genç girişimcilerin henüz 35 yaşına gelmeden elde ettikleri başarı ve servet dünyada olduğu gibi Türkiye’de de girişimyesinde yıkılmış durumda.

Başarılı, yenilikçi ve yaratıcı öğrencileri bünyesine çekmek isteyen üniversiteler de gençlerin bu hevesini görerek diğer üniversitelerden farklılaşmanın yollarını arıyor.

MEZUN OLMADAN PATRON YAPAN ÜNİVERSİTELER

© Bilkent Üniversitesi © Boğaziçi Üniversitesi © Fırat Üniversitesi © İstanbul Teknik Üniversitesi © İzmir Ekonomi Üniversitesi © Koç Üniversitesi © Okan Üniversitesi © Ortadoğu Teknik Üniversitesi © Özyeğin Üniversitesi © Sabancı Üniversitesi © Selçuk Üniversitesi © TOBB Ekonomi Üniversitesi

İŞ FİKRİ NASIL DÖNÜŞÜME UĞRADI?

Sağlamış oldukları girişimcilik destekleri ve yönlendirmeleri sayesinde öğrenciler tarafından kurulan birçok şirket olduğunu söyleyen ODTÜ Rektör Yardımcısı Volkan Atalay girişimcilerinden birine ait hikayeyi ise şöyle anlatıyor:

“2005 yılında Yeni Fikirler Yeni işler Yarışması’ndan ödül almaya hak kazan bir grubumuz vardı. Bu grubumuzun iş fikri ise özet olarak; görüntü işleme yönetimiyle çalışan bir kameranın belirlenen cismi takip etmesiydi. Bu teknolojiye sahip olan ekibimiz bunu halı sahalarda topun takip edilmesi suretiyle maçların videoya kaydedilmesine dönük işe dönüştürmeyi hedeflemişlerdi. Fakat süreç içerisinde ekibin böyle özel bir teknolojiye sahip olduğunu gören bir sanayici kendi fabrikasında bu sistemi kullanmak isteyince, ekibimiz bu teknolojiyi fabrikadaki üretim bandında hatalı ürünlerin tespit edilmesi şeklinde uyarladılar.

Bu temel ayrımla başlayan işlerin gelişme süreci ile birlikte şu anda şirketimiz işlek alanlardaki insan yoğunluğunu ölçmekten tutun, trafikte araç sayımına kadar çeşitlenen birçok uygulama alanına ve geniş bir pazara sahip duruma geldiler. Şu anda uluslararası pazarlara açılması konusunda destek verdiğimiz bu şirketimizin cirosu da 4 milyon dolara yaklaşmakta.”

YENİ BİR DÖNEM

Dünyada üniversitelerin girişimcilik etkinliklerinin beşiği olarak görülmesi Türkiye’deki üniversitelerin yöneticilerini farklılaşma konusunda girişimcilik ve yenilikçilik konularına odaklanmaya itiyor. Kısacası bilim temelli ikinci kuşak üniversiteler çıktığı ve birlikte yapıldığı üçüncü kuşak üniversitelere (3KÜ) dönüşmenin yollarını arıyor.

Henüz Türkiye’de tam anlamıyla girişimci yani Üçüncü Kuşak Üniversite yok. Ancak bu yolda ilerleyen ve öğrencilerine farklı imkanlar sağlayan üniversitelerin sayısı artıyor.

Bunlardan bazıları girişimcilikle ilgili derslere başlamış, bazılarında girişimcilik öğrenci kulüpleri var. Bazı üniversiteler daha da ileriye gitmiş. Bünyesinde kuluçka merkezi kuran ya da üniversitedeki iç işletmeleri üniversite öğrencilerinin yöolarak rol model alınan ABD’de MİT, Stanford ve Harvard, Avaıpa’da Cambridge ve Leuwen Katolik Üni-versitesi’ni düşünürsek.

Zira, MIT’de öğrencilerin yılda 800 şirket kurduğu biliniyor.

NEDEN 3KÜ?

Çığır açan araştırmaların yükselen maliyetinin zirvedeki üniversiteleri kaynak yaratma seçenekleri bulmak zorunda bırakması, teknoloji odaklı şirketlerin temel araştırmalarını dışarıya havale etmeleri, üniversite odaklı bilişim teknolojisi şirketlerinin başlattığı akademik girişimciliğin yükselişi pek çok üniversitenin 2KÜ modelini yıkıma uğratıyor.

Bunun yanında üniversitelerin değişen teknolojiye uyum sağlamak istemesi, rekabetçi yapının giderek daha fazla hissedilmesi de değişimi te-tikliyor. Ayrıca pek çok üniversite girişimci üniversite modeliyle gelirlerini çeşitlendirebileceğini düşünüyor. Bu doğrultuda kendi işini kuracak nitelikte ve girişimci kültüre sahip öğrenci yetiştirmenin yanında teknoloji parkları, iş dünyasıyla ortaklıklar gibi faaliyetlere ağırlık veriliyor.

Türkiye’de girişimci üniversite olmanın önünde özerklik gibi bazı engeller olsa da girişimcilik derslerinin verilmesi, bununla ilgili yarışmaların yapılması, kuluçka merkezi ve tek-noparkların kurulması, teknoloji transferleri, öğrenci ve akademisyenin girişim kurmak istediğinde motive edici uygulamalar konusunda hızla yol alınıyor.

Girişimci Üniversite olma yolunda olan ve bu doğaılaıda öğrencilerine bu tarz imkanlar tanıyan Türkiye’deki üniversiteleri Ekonomist olarak mercek altına aldık. Gördük ki bu konuda özel üniversiteler kadar devlet üniversiteleri de oldukça iddialı.

ÖZYEĞİN’İN GİRİŞİMCİ MEZUNLARI

Özyeğin Üniversitesi (Özü) kurulduğu günden beri yönünü 3. Kuşak üniversite modeli ile girişimciliğe göre belirleyen bir üniversite. Bu yönde Türkiye’nin ilk ve tek girişimcilik lisans programını, kurulduğu dönemde hayata geçiren üniversite, öğrencilerine girişimciliği özüm-seyebilmeleri amacıyla iş fikri geliştirme ve iş planı hazırlama gibi dersleri ilk yıldan itibaren veriyor.

Zaten işletme ve mühendislik öğrencileri zorunlu girişimcilik dersi alıyor. Üniversitenin amacı ise mezunlarının yüzde 15’inin beş yıl içerisinde etkin girişimci olmasını sağlamak. Bunun yanında fikir ve teknolojilerin ticarileşmesini hızlandırmak ve girişimciliğe destek vermek amacıyla Üniversite ve Turkcell’in paydaşlığıyla “tş hızlandınna merkezi” formatın-da kumlan Girişim Fabrikası’nın faaliyetleri de Özü Girişimcilik Merkezi’nin çatısı altında koordine ediliyor. Hatırlanacağı üzere Girişim Fabrikası nın paydaşlan arasına bu yıl, Doğa Girişim ve Tahincioğlu Holding de girişimciliğe destekleri ve yatınm-cı rolleri ile katıldılar.

Girişim Fabrikası, girişimcinin fikrini gerçekleştirmesi için gereken tüm destekleri içeriyor. Program kapsamında mobilya ofis alanı, internet, telefon gibi temel desteklerden, iş planı desteği ve kütüphane hizmetleri gibi orta seviye desteklere ve mentörluk programı, avukatlık hizmetleri, patent ve teşvik başvuruları ile mali müşavirlik danışmanlığı gibi ileri seviye destekler bulunuyor.

Yeni iş ortaklan ve yenilenen programıyla Girişim Fabrikası’nın, bundan böyle, programa kabul edilen girişimlere 15 bin-30 bin TL arasında bir çekirdek sermaye desteği de sağlayacağını söyleyen Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Erkut, Girişim Fabrikası dışında, Özü Girişimcilik Merkezi’nin, öğrencilerden    akademisyenlere, KOBİ’lerden iş fikri olan bireylere toplumun çeşitli kesimlerine yönelik eğitim, araştırma ve erişim programları ile girişimcilik kültürü ve becerileri kazandırarak bu alanda danışmanlık sunduğunu belirtiyor. Erkut, merkezin aktiviteleri arasında KOS GEB işbirliği ile verilen Girişimcilik ve İş Planı eğitimlerinin de bulunduğunu anlatıyor.

Bugüne kadar Girişim Fabrikası’nda bir firma (Tivinetwork) mezun verilmiş ve kendi ofisine geçmiş. Toplam 5 firma (kuponnow, showroom34, giysicini, kendinyapp, iyibilir) ürününü hayata geçirmiş. Bu arada halen 7 iş fikri (antropi, neoses,ebrandvalııe, geko platform, think-poıt, nasılsence, reengen) beta test ya da prototip geliştirme sürecinde Girişim Fabrikası’nda çalışmalarını sürdürüyor.

Bu bilgi ve motivasyon ile fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimci adayları için kuluçka merkezini kurduklarını, şimdi sıranın, bu kuluçka merkezinde hayata geçen şirketler için gereken teknoparkı oluşturmaya geldiğini söyleyen Erkut, planlara göre önümüzdeki üç yıl içinde teknoparkı-nı hizmete açmayı hedeflediklerini anlatıyor.

GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTELERİN 5 KRİTERİ

Girişimci üniversiteleri belirlerken özellikle şu kriterlere dikkat edildi:

©  Okulda girişimcilik dersi verilmesi,

© Girişimcilik ile ilgili yarışmalar yapılması,

© Girişimcilik öğrenci kulübü olması,

© Kuluçka merkezi ve teknoparkın bulunması ya da kuruluş aşamasında olması, © Teknoloji transferi yapılması ve öğrenci ya da akademisyenin girişim kurmak istediğinde motive edici uygulamaların bulunması.

GİRİŞİMCİ VE YENİLİKÇİ ÜNİVERSİTE ENDEKSİ OLUŞTURULUYOR

Üniversitelerde yenilikçiliğin ve girişimciliğin tetiklenmesi amacıyla devlet politikaları da oluşturuluyor. Zaten 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek için girişimci sayısının artması ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinin şart olduğu ve bunun için girişimcilik konusunda eğitimlerin artırılması gerektiği her fırsatta devlet adamlarınca dile getiriliyor. Hatta bu konuda Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun (BTYK) 23. toplantısında alınan karar kapsamında üniversite yenilikçiliğin ve girişimciliğin tetiklenmesi amacıyla politika araçlarının geliştirilmesine karar verildi.

Bu konuda en önemli kararlardan biri de hiç kuşkusuz girişimci ve yenilikçi üniversite endeksinin oluşturulmasına yönelik olan karar. Bu karara göre TÜBİTAK, YÖK ve TÜİK işbirliğinde bir çalışma grubu oluşturularak Girişimci Üniversite ve Yenilikçi Üniversite Endekslerinin oluşturulması ve yılda bir kez kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiş.

Amaç bir taraftan üniversitelerin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarını ölçmekken bir taraftan girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabetin arttırılması ve bu konudaki gelişime katkı sağlanması.

ÖĞRENCİLER KURUP İŞLTİYOR

Özyeğin Üniversitesi nde en dikkat çekici uygulama da üniversitede oluşan girişim fırsatlarının öncelikle öğrencilere sunuluyor olması. Örneğin otomatlar, çamaşırhane, çay ocağı işletmesi ve etkinlik yönetimi öğrenciler tarafından kurulup yönetiliyor.

Öğrencilerin orta ve yüksek ölçekli kullanıcılara elektrik satmak üzere bir şirket kurmasını Hüsnü Özye-ğin’in desteklediğini de anlatan Erkut, “Yaklaşık 25 Özü öğrencisi, rüzgâr enerjisi sektöründe de bulunan Fiba Holding’in elektrik üretim şirketinin ürettiği elektriği satmak üzere bir şirket kurdu. Çoğu öğrencinin özgeçmişinde tamamladığı stajlar yer alırken bu proje sayesinde bu Özü öğrencileri, özgeçmişlerinde bir şirket kurduklarını, bu şirketin yönetim kurulunda yer aldıklarını veya bu şirkette kadrolu bir çalışan olarak görev yaptıklarını yazabilecek.”

SELÇUK’DAKİ 8 GİRİŞİMCİ

Selçuk Üniversitesi girişimcilikle ilgili dersler, eğitimler verme, girişimciliği özendirici etkinlikler düzenleme gibi faaliyetler yürüten üniversitelerden. Selçuk Üniversitesi’nde öğrencilerin girişimciliğe yönlendirilmesi, motive edilmesi ve desteklenmesi konusunda kurumsal olarak faaliyetler üniversitenin kurucusu olduğu Konya Teknokent bünyesindeki Proje ve Iş Geliştirme Merkezi (PİGEM) tarafından yürütülüyor. Konya Teknokent PİGEM tarafından işletilmekte olan, girişimci adaylarının iş kurmalarına destek veren ‘Ön-Kuluçka Merkezi’ ve kuruluşunu tamamlayarak faaliyete geçmiş girişimcilere iş yaşamında başarılı olmaları için gerekli inkiibasyon hizmetlerini sunan bir ‘Kuluçka Merkezi.’



Bunun yanında Konya Teknokent yeni ve yüksek teknoloji alanlarında kendi işini kurmak isteyen üniversiteli gençleri girişimci olarak yetiştirmek üzere ‘ÜNİ-GİRİŞİM Üniversiteli Girişimci Yetiştirme Programı’ adı altında bir program başlatmış. Bu kapsamda kendi işini kurmak isteyen üniversiteli gençlere iş yeri açma, iş planı hazırlama, temel işletmecilik, inovasyon ve teknoloji yönetimi, fikri ve sınai mülkiyet haklan, yasal mevzuat, teknik mevzuat, proje çevrimi yönetimi, ulusal ve uluslararası girişimcilik ve Ar-Ge destek programları, AB hibeleri ve Ar-Ge desteklerine proje önerisi hazırlama konularında temel bilgiler veriliyor.

Ayrıca S.Ü. Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Konya Tekneokent ve KOS-GEB işbirliği ile kendi işini kurmayı düşünen öğrenci ve öğretim elemanlarına yönelik ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’ düzenleniyor.

GERİ ÖDEMELİ DESTEK

Bu eğitimleri başan ile tamamlayan öğrenci ve öğretim elemanları, KOSGEB’den 27 bin TL hibe, 70 bin TL’ye kadar sıfır faizli geri ödemeli destek almaya hak kazanıyor.

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, 2011 yılında Konya Teknokent ön-kuluçka merkezinde ön-inkübasyona alınan 10 girişimci adayından sekizinin KOSGEB ve TEK-NOGlRlŞÎM Programı tarafından desteklenmeye değer bulunduğunu söylüyor.

2012 yılında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Teknogirişim Sermaye Desteği kapsamında Fırat Üniversitesi’nden 70 başvunı yapılmış. Girişimciliği destekleyen Fırat Üniversitesi Rektörlüğü ve Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezi’nin bunda etkisi büyük. 2007 yılında Fırat Teknokenti’nin kurulduğunu ifade eden Fırat Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Feyzi Bingöl, 2011’de Teknogirişim sermaye desteği üzerine yoğunlaştıklarını ve bu yıl Fırat Teknokent bünyesinde 900 bin TL kaynak girişi ile dokuz firmanın ku-nılması, en az 25 nitelikli elemanın istihdamının sağlandığını ifade ediyor. Şu anda Fırat Teknokent’te öğrenciler tarafından kumlmuş iki şirket var. Henüz başlangıç aşamasında bulunan bu şirketler, Teknogirişim Sermaye Desteği alıyorlar.

İŞ FİKRİNİ OKULDA BULDU, MEZUN OLMADAN ŞİRKET KURDU

Fırat Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okurken iş fikri üzerinde çalışmaya başlayan Harun Kaya, işaret dilini sese dönüştüren eldiven geliştirmek üzerine 2011 yılında Ar-Ge çalışmalarına girişti. HaKa Biyomedikal şirketini kuran ve geliştirdiği ürünle faydalı model başvurusunda bulunan Kaya, üniversiteden danışmanlık desteğinin yanında teknik alt yapı ve yerleşke desteği de aldığını söylüyor. Bu eldivenin dünyada olduğunu ancak kendisinin ürün ve donanımsal olarak farklılık yaratacağını belirten Kaya, birkaç yıl içinde ürünün üretim aşamasına gelebileceğini söylüyor.

ODTÜ’NÜN MELEK YATIRIMCI AĞI

Girişimcilik yan dalının yanı sıra girişimcilik konusunda seçmeli derslerin bulunduğu ODTÜ’de Tekno Jumpp Girişimcilik ve İnovasyon Programı ile girişimcide bir fikrin oluşmasına destek verilmesinden başlayarak, girişim ile ilgili yaşanacak tüm süreçler destekleniyor. ODTÜ, girişimcilik konusunda farklı bir çalışmaya da imza atmış. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin önemli eksiklerinden olan kuruluş dönemi finansmanı tarafına destek olmak ve gelişmesine katkıda bulunmak için METUTECH-BAN İş Melekleri Ağı kurulmuş.

Bunlara ek olarak ODTÜ Teknokent bünyesinde yürütülen Yeni Fikirler Yeni İşler ve ATOM gibi ön kuluçka merkez ve programları ile Türkiye’de öncü rol oynayarak çok başarılı şirketleri desteklediklerini söyleyen ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Atalay, 2012 yılında sekizinci-sini düzenledikleri girişimcilik yanşması kapsamında şimdiye kadar 17 teknoloji tabanlı şirket kurulmasını sağladıklarını da sözlerine ekliyor.

Türkiye’nin ilk teknoparkı olan ODTÜ Teknokent’te 278 yenilikçi firma bulunduğunu belirten Atalay, bir adet kuluçka, bir adet de ön kuluçka merkezleri bulunduğunun altını çiziyor. Bunlardan biri olan KOSGEB TEKMER’de yeni kurulan firmalan 300 bin TL’ye varan maddi destek ve ücretsiz ofis alanı ile üç yıl boyunca desteklediklerini ifade eden Atalay, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi (ATOM) isimli ön kuluçka merkezimiz ise alanında Türkiye’deki ilk ve tek merkez olma özelliğini taşıyor.

Merkezimizden şu ana kadar sekiz tane yeni oyun şirketi mezun etmiş bu-lunuyoaız. Şu anda da merkez bünyesinde altı yeni şirketin daha kurulum aşamasına gelmiş bulunuyoruz.”

İKİ İŞ PLANINI DA ŞİRKETLEŞTİRDİ

Sabancı Üniversitesi Üretim Sistemleri Mühendisliği mezunu olan Emre Mehmet Ertan, üniversite yıllarında bir arkadaşıyla beraber iki iş planı hazırlamış.

Mobil teknolojiler alanında sıra dışı bir çözümü içeren ilk projeyle patent başvurusunda bulunduklarını ve ulusal iş planı-inovasyon yarışmalarına katıldıklarını söyleyen Ertan, bir yatırım şirketinin projelerine yatırım kararı aldığını ve ilk şirketi Mobito’yu bu şekilde kurduklarını anlatıyor. Bir diğer projelerinin ise hisselerinin tamamı Sabancı Üniversitesi’ne ait yatırım şirketi inovent tarafından desteklendiğini söyleyen Ertan, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Henüz geliştirilme aşamasında olan ve Amerika pazarını hedefleyen wishorb.com, dileklerin gerçekleştirildiği bir sosyal platformdur. Orta vadede, vvishorb.com’un dünyada hediye alışverişine ve dilek tutma anlayışına yeni bir boyut getirmesini hedefliyoruz. Yaptığım işlerde, üniversitemde aldığım eğitimin ve katıldığım kulüp etkinliklerinin kariyerime önemli bir katkısı olduğunu, gördüm. Erken sayılabilecek bir yaşta okulumuzun sunduğu fırsatlardan iyi bir şekilde yararlandığıma inanıyorum.”

OKAN’DA TEKNOPARK’A HAZIRLIK

“Iş Yaşamına En Yakın Üniversite” sloganıyla hareket eden Okan Üniversitesi, girişimci ruhlu öğrencilerini, girişimcilik derslerinde başarılı işadam-lanyla bir araya getirip çeşitli projelerle destekliyor. Türkiye’nin ilk sürücü-süz aracı OKANOM’u geliştiren Okan Üniversitesi, bu proje ile gösterdiği AR-GE’deki öncü çalışmalan bir adım öteye taşımayı hedefliyor ve teknolojide çığır açacak projelerin hayata geçirileceği Okan Teknopark’ı kurmak için de hazırlıklarını sürdürüyor.

Üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan’ın önderliğinde hayata geçirilecek olan “Okan Üniversitesi Genç Girişimci Destek Projesi” ile “Bilişim”, “Hizmet-Organizasyon” ve “Satış-Pazarlama” alanlarına yönelik olarak öğrenciler tarafından üç ay-n şirket kurulması planlanıyor. Bu alanlarda fikir geliştiren öğrencilere destek, üniversite tarafından sağlanacak. Böylece girişimci öğrenciler, bir yandan eğitimlerine devam ederken diğer yandan da yepyeni bir şirketin kuruluş aşamasından itibaren büyüme trendinde aktif rol oynayacak, gelecekteki kariyerleri için çok önemli tecrübeler kazanacaklar.

KAÇTA İŞ MODELLERİ GENİŞLİYOR

Sürdürülebilir yeni sosyal gelişim önerilerini desteklemek, sosyal girişimcilik bilincini artırmak ve geleceğin sosyal girişimci liderlerini yetiştirmek amacıyla Koç Üniversitesi de pek çok farklı çalışmaya imza atıyor. BuldumBuldum.com’un kurucusu Güçlü Gökozan ve marka-pon.com’un kurucusu Can Turanlı’nın kendi okullarından mezun girişimciler olduğunu övünçle anlatan Koç Üniversitesi Rektörü Ümran İnan, bu alanda var olan çalışmaları şöyle anlatıyor:

“Koç Üniversitesi dahilinde sunulan programların dışında öğrencilerimizin inisiyatifiyle oluşturulan Girişimcilik Kulübü geçtiğimiz yıl resmi olarak çalışmalarına başlayarak ‘Girişimcilik Platformu nu hayata geçirdi. Öğrencilerimiz tarafından Koç Üniversitesi öğrencilerine yönelik olarak geliştirilen bir diğer girişimcilik projemiz de; ‘benim üniversitem benim fikrim’ yarışması. Koç Holdingle güçlerimizi birleştirerek girişimcilerin projelerini gerçekleştirirken parlak fikirlere AR-GE ve fi-nans desteği sunduklan Inventram da bir başka projemiz. Biyoteknoloji ve sağlıktan, tarım ve gıda teknolojilerine kadar birçok alanda yenilikçi teknolojileri Inventram sayesinde keşfediyor ve en ilerici buluşları bireylerin hayat standardını yükseltmek için gerçeğe dönüştürüyoruz. Buradaki en önemli amacımız erken aşamadaki, pazar potansiyeli olan yenilikçi teknolojik buluşları en doğru iş modelleri ile ticarileştirmek.”

SABANCİ’DA BURS DESTEĞİ

Sabancı Üniversitesi bünyesinde ise yüzde 100 burslu olarak düzenlenen Girişimci Geliştirme Programı (GGP) bulunuyor. Program, girişimcilere kurmak istedikleri işlerini nasıl tasarlayacakları, uygulamaya koyacakları ve yönetecekleri konularında yol göstermek, destek olmak ve eğitmek için başlatılmış bir program. Girişimcilere başarılı, verimli bir işletme kurmalarını sağlayacak başta iş planı olmak üzere sağlam bir altyapı sunabilmek, gerekli eğitimleri vermek,uygulamalı proje çalışmaları gerçekleştirmek ve kesintisiz destek mekanizmaları oluşturmak için planlanmış.

Bunun yanında Sabancı Üniversitesi bünyesinde, Türkiye’deki üniversiteler, AR-GE kuruluşları ve endüstride geliştirilen teknolojilerin, iş fikirlerinin ticari değerlerine ulaşmaları için gerekli olan süreçleri yönetmek amacıyla hareket eden Inovent isimli bir şirket var.

Inovent bünyesinde bir kısmı Sabancı Üniversitesi’nin öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından, diğer bir kısmı ise dışarıdan gelen başvurular sonucu stan-up (başlangıç) şirketler oluştu ruiuyor.

Şu anda Sabancı Üniversitesi Inovent’in destek verdiği 12 şirket bulunuyor. Bunun yanında Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakıiltesi’nin lisans ve lisansüstü programlarında Girişimcilik, Sosyal inovasyon ve Girişimcilik, Stratejik inovasyon, Yenilikçi Bir Ekosistem Yaratma ve Yönetme, Teknoloji Yönetimi gibi dersler sunuluyor.

Sabancı Üniversitesi’nde bu yıl ilk defa Momento işbirliği ile “Sosyal Girişimcilik Yarışması” düzenledi.

BİLKENT’TEN 30 GİRİŞİMCİ

Bilkent Üniversitesi’nde ise birçok bölümde bitirme projeleri girişimciliği destekleyecek şekilde planlanıyor. Üniversite bünyesinde bulunan teknokent Bilkent Cybeıpark kuruluşundan bu yana, genç girişimciliğin teşvik edilmesi ve teknoloji tabanlı yeni firmaların kurulmasını destekliyor. 2002 yılında 20 firma kapasitesiyle kurulan kuluçka merkezinde şu anda 30’un üzerinde staıt-up destekleniyor.

Önümüzdeki günlerde açılacak teknogirişimcilere özel kuluçka merkezi Bilkent Cyberpark Atölye ile 14 yeni firmaya daha kapısını açacak üniversitede yapılan bu çalışmaların meyveleri de alınıyor.

Bilkentli genç girişimcilerin kurduğu Gonnasphere.com projesi MIT Enterprise Forum Türkiye yanşmasın-dan ikinci olarak 15 bin dolar ödül kazanmış. Yine Bilkentli iki genç girişimci tarafından kumlan Inturlam ise dijital vitrin ve sanal giyinme kabinleri projeleri ile büyük ilgi görüyor.

Öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin şirket açmasını özendirip teşvik eden sayılı üniversitelerden olan TOBB ETÜ’de Garaj adı altında girişimcilere fikirlerini hayata geçirecekleri bir kuluçka merkezi açılıyor. Ayrıca kuluçka aşamasını başarıyla tamamlayan gençlerin firmalarını büyütebilecekleri teknoparkın da hayata geçirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.

Teknoloji Transfer Ofisi’yle de üniversitedeki ekosistemin daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Lisans öğrencilerine yönelik olarak ‘Uluslararası Girişimcilik’ bölümü açan üniversitede akademisyenlerin kurduğu şirketlerin yanı sıra öğrencilerin kurduğu ve başarıyla devam eden şirketler de mevcut.

TOBB’LU ALCE’NIN 150 BAYİİ VAR

Örneğin okulun Makine Mühendisliği bölümünden mezun öğrencisi Sedat Kılıç’ın öğrenciliği esnasında kurduğu ALCE adlı şirket makine, turizm, geri dönüşüm, kopyalama merkezi, uluslararası ticaret, gayrimenkul, elektrik kablosu imalatı alanlarında faaliyet gösteren 6 şirketi, 70’e yakın çalışanı ve 150’nin üzerinde bayisi olan bir yapıya kavuşmuş.

Fatoş Bozkuş





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir