Anasayfa / Makaleler / Miki’den Wiki’ye

Miki’den Wiki’ye




Şimdilerde milletçe Wiki’ye hücûm etmiş durumdaydız, ey sevgili halkım…
Efendim, şimdi bu fakir kulunuz otursa şöyle okkalı bir konu bulsa…
Konu hakkında onlarca kaynaktan farklı fikirleri bir araya getirip, bir sentez oluştursa…
Kendi nâçiz fikirlerini de o sentezin içinde harmanlayarak; kalın kalın paragraflar içeren uzun bir makale yazsa…

Makalenin de ötesinde, uzun emekler neticesinde bir “bilimsel çalışma” niteliğine büründürse, adeta bir “tez” süsü verse…

Kim okuyacak?
Kimler ipleyecek?!
Birinci paragrafın iki satırına şöyle bir göz atılacak, yazının boyutuna bakılacak; sonra da “hadi bana eyvallah” diyerek, çekip gidilecek…

***
Çünkü…
Bizim hepimiz her konuda zaten uzmanız…
Bir defa; millet olarak kayıtsız şartsız hepimiz şairiz. Çoğunlukla serbest dalda aşk şiirleri döktürürüz. En ilgisizimizin bile hece vezniyle üç beş kıta şiir döktürmüşlüğü vardır…

Hepimiz futbol uzmanıyız demiyeceğim. O çok yazıldı, çizildi…
Hepimiz hukukçuyuz; kimi zaman avukatız, kimi zaman savcıyız, kimi zaman hâkimiz, kimi zaman yüksek yargıyız…

Hepimiz siyâsetçiyiz; ülkemizin ve milletimizin her derdine deva, her sadrına şifa fikirleri biz üretiriz…

Hepimiz diplomatız; özelde ülkemizin, genelde dünyanın diş siyâsetini biz dizayn ederiz, hem kendimize hem de dünyaya biz nizâm intizâm veririz…

Hepimiz feylesofuz; tarlamızda fikir üretir, değirmenimizde fikir öğütür, pazarlarımızda akıl ve fikir satarız… Mateessüf alan yok…

Hepimiz sosyologuz, toplumbilimciyiz; toplumu önce ayrıştırırız, sonra da kaynaştırmak için bir yerlerimizi yırtarız…

Önemli bir kısmımız ölümüne cimri olsak da, zevahirde hepimiz yardım severiz; bir dilim ekmeğimizi, bir tas aşımızı herkesle paylaşırız… Milletçe el ele, omuz omuza imece usûlü çalışırız. İçimizden bir kısmımız da kendimize umaç ovamazken (arpa ununun sıcak su ile karılmasıyla hazırlanan tavuk yemi) başkasına erişte kesmeye gideriz…

Hepimiz dedikodocuyuz; dedikodu sevmem deriz ama dedikodu üretmekten ve yaymaktan büyük haz alırız… Demogojiye bayılır; demogoglara büyük adam muamelesi çekeriz…

Hepimiz köşe yazarıyız; açıklamaya gerek yok! Şekilde -pardon- internet sitelerinde görüldüğü gibi…

Hepimiz tıp doktoru olmasak da bir kısmımız ottan, yapraktan, çerden, çöpten şifa dağıtan hekimler rolü oynarız…

Küçümsenemeyecek bir kısmımız da komplo teorisyeniyiz; daha ortalarda Wiki neyim yokken, dünyanın en önemli haber alma örgütleri, CIA, FSB, MİT, MOSSAD, EL MUHABERAT gibileri bize çalışır; elde ettikleri her belge ve bilgiyi bizim bilgi depomuzda storage ederler havasını basarız… Nasıl olsa bu ülkede palavradan vergi almıyorlar…



Sağdan soldan duyduğumuz, okuduğumuz bilgi kırıntıları üzerinde kafa yorar, geceleri uyumak yerine sabaha kadar muhayyelemizi çalıştırır; kurgularımızı gerçekmiş gibi yazıya döker, kendimize büyük yazar edası vererek lumpen avına çıkarız… (Her ne kadar “şu anda” yazmak yerine “şuan da” yazacak kadar okuma yazma câhili olsak da…)

Hepimiz kibirliyiz; hele hele az biraz şöhret sahibiysek asla burnumuzdan kıl aldırmayız. “Sen kimsin ki” ya da “ O kimdir ki” diyerek sıradan halkın seviyesine inmez; iki kelimelik cevap vermeye bile tenezzül etmeyiz…

Velhâsılı kelâm: Biz buyuz işte…

Eksiği çok, fazlası yok…Yalan mı?

***

Miki Wiki meselesine gelerek konuyu bağlayalım…

Yaşı biraz bencileyin geçkin olanlar hatırlayacaklardır: Seksenli yılların başından itibaren bir video player furyası başlamıştı.

Galiba önce Beta sonra da VHS (bu konuda da bir toplumsal mutakabat sağlayamamıştık; kimimiz VeHeSe, kimimiz de Vi Eyç Es diye telaffuz ediyorduk!) moda oldu. Hâli vakti yerinde olan hemen herkesin evinde bir video oynatıcısı vardı.

Tıpkı şimdilerde hemen her sokakta bir CD veya DVD satıcısı olduğu gibi; o dönemlerde de her sokakta bir video kaset satıcısı veya kiralayıcısı türemişti. Raflarda enva-i çeşit filmlerin kasetleri diziliydi. Tezgâh altlarında da pornogorafik içerikli kasetler satılıyordu. Pornografik filmlerin isteme şifresi de “Bir Miki film versene” idi… Miki, malûmunuz, çocuklar için yapılan “Micky Mouse” adlı çizgi filmden mülhem, bir şifre olarak kullanılıyordu…

Necip halkımız çok sevmişti bu Miki filmlerini. Zeki – Metin bunun birçok parodisini bile yapmıştı… Altına hücûm eder gibi milletçe Mikilere hücûm etmiştik…

Şimdilerde de milletçe Wiki’ye hücûm etmiş durumdaydız, ey sevgili halkım…
Wikileaks adlı internet sitesinin sâhibi Julian Assange adlı zat,
Dünyayı bilmem ama bizde:
İzlenme ratingleri dibe vuran haber kanallarına…
Gittikçe tiraj ve itibar kaybeden ulusal gazetelere…
Komplo teorisi için yanıp tutuşan internet demogoglarına…
Bilgi dağarcığı boş olduğu için ekmeğini ancak polemikten çıkaran birtakım marazlı köşe yazarlarına…

Ağızlarından salyalar saçarak bağırıp çağıran, halk nezdinde yerlerde sürünen, yıllar yılı aynı terâneleri telaffuz eden ve gittikçe yüzü eskiyen ekran müdavimlerine…
Kendi köşesinde münzevî bir hayat yaşayan; unutulmuş diplomat eskilerine…
Her bilgi kırıntısından bir gökdelen yaratmaya çalışıp, her zaman ve zeminde iktidara saldırmak için fırsat kollayan müzmin AKP düşmanlarına…

Altın tepsi üzerinde çok büyük bir fırsat bahşetti…
Zaman, tepe tepe kullanma zamanıdır… Arz eylerim efendim!..





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir