Anasayfa / Kariyer ve İş / Nasıl Lider Olunur?

Nasıl Lider Olunur?




Lider olmak ve yönetici olmak, liderlik ve başarı, lider olabilenler ve lider olamayanlar gibi bir sürü soruların yer aldığı yazımızı okuyup beğenmeniz dileğiyle.

“Lider ol” mottosu özellikle beyaz yakalı camia içinde en çok “satılan”kavramlardan. İş dünyasında alıcısı da çok fazla. Oysa başta yöneticiler olmak üzere beyaz yakalılar asıl şu soruyu sormalı: “Herkes yönetici olabilir mi?..”

Her kumaştan liderlik bezi dikilir mi?

DÜNYADA olduğu gibi Türkiye’de de “başarılı olma” kriterleri her geçen gün zorlaşıyor. Iş hayatında bir adım yukarı çıkmak isteyenler kendilerini liderlik sertifika programları, kişisel gelişim kitapları ve seminerleri ile motivasyon konferanslarının içinde buluyor. Genel motto: “Sen de başarabilirsin!”

Peki, liderlik söz konusu olduğunda herkesin başarılı olması mümkün mü? Kimler lider olabilir? Kimler olamaz? Her yönetici veya patron lider midir? Lideri neyinden tanırız? Kişisel gelişimciler, yönetici koçları ve uzmanlarla bu sorulara yanıt aradık…

MÜMİN SEKMAN

“Sevilmek istiyorsanız lider değil dondurmacı olun”

KİŞİSEL gelişim alanında 10’dan fazla kitap yazmış ve yüzlerce seminer vermiş olan başarı uzmanı Mümin Sekman, liderliğin karar alma becerisi üzerine kumlu olduğunu ifade ediyor. Sekman’a göre, çok sayıda insanı ilgilendiren karar alma hakkına ve imkanına sahip olmak yöneticilik, bu kararları başarıyla uygulayıp sonuçlara çevirmek ise başarı demek. Yönetimin başarısı da temelde iki şeye bağlı: Kararların kalitesi ve uygulamanın kalitesi. îyi yöneticinin bir optimizasyon sihirbazı olduğunu vurgulayan Sekman, burada birbiriyle çatışan dinamik dengeleri yönetmenin önemine değiniyor.

“iyi yönetici kısa vade ile uzun vadeyi dengelemek, insanlarla görevleri doğru denkleştirmek, yüce insanlık idealleriyle küçük gündelik menfaatleri dengelemek gibi işlerle uğraşmak zorunda. Yönetici iyi insan olmak ile büyük insan olmanın çatıştığı ikilemlere de sık sık uğrar. Steve Jobs’a atfedilen ‘Eğer herkes tarafından sevilmek istiyorsanız, lider olmayın, dondurma satıcısı olun!’ sözü konuyu iyi özetler” diyen Sekman’a göre, yöneticilik öğrenilebilir bir beceri ama liderlik doğuştan geliyor. Olayların yöneticiye tecrübe kazandırdığını, lideri ise ortaya çıkardığını söyleyen Sekman, liderlerde gelişmiş bir zihinden öte, farklı bir ruh olduğunu ifade ediyor. Sürdürülebilir başarının sistematik bilgiye dayalı olduğuna da vurgu yapan Sekman, bu bağlamda doğuştan liderlik eğilimi olanların buna yaslanmak yerine geliştirmek için uğraşması gerektiğini söylüyor.

Başarısızlığın üç yolu

Mümin Sekman yöneticiyi başarısızlığa sürükleyecek üç faktörü şöyle sıralıyor:

Odağını yitirme: Değişim hızının artması insanları paralize ediyor. Hem çalışanlar hem yöneticiler, sosyal medya ve dış dünyadaki siyasal değişimlerin etkisiyle, yönlerini/yollarını ve koordinatlarını şaşırabiliyorlar. Çözüm için sık sık durup, kendi içine çekilip, diri ve duru bir zihinle, kimiz ve ne yapmak istiyoruz diye düşünmek gerekiyor. Değişimin çok arttığı dönemlerde, insanların akıl akordu sık sık bozulabiliyor. Keman gibi, periyodik olarak akort etmek gerekiyor.

Atalet: Çoğu insanın başarı iştahı gitgide düşüyor. Çoğu şeyi elde etmek kolaylaştıkça, insanlar daha da kolaycı olabiliyor. Atalet nedir? Bir şeyin yapılması gerektiği, niçin yapılması gerektiği, yapılmazsa neler kaybedileceği, yapılırsa neler kazanılacağı biliniyor ama yapılmıyor. Başarı potansiyeli performansa çevirmektir. Atalet ise tersine atıl kapasite oluşumuna neden olur.

Beklenti yönetimi: Borsacıların bir deyişini uyarlarsak, hayatta beklentiler satın alınır ama gerçekler satılır! 20 yaşımızda iş hayatının başındayken, büyük beklentileri satın alırız ama 40 yaşımıza gelip hayai kırıklıklarıyla dolunca, gerçekleri satarız. Öte yandan sosyal medya üzerinden harika hayatları izlemeye devam ederiz. Tipik “Hayaller… Hayatlar…” meselesi. Ya beklentilerimizi düşüreceğiz ya becerilerimizi arttıracağız. İşte, yöneticilerin üçüncü zorluğu, beklentilerle beceriler arasındaki dengeyi kurmak. Beklentiler çok düşük tutulursa heyecan olmaz, çok yükseltilirse hayal kırıklığı ve atalet oluşur. Büyük bir kurumu yönetmek bir bisiklete binip, ip üstünde o bisikleti sürmek gibidir. Başarılı olmadan yaşamak için yanlış bir yerdir. Büyük işler başarmak istemeyenler yönetici olmamalı. Hem kendilerini zorlu durumlara atmamalı hem de oranın hakkını daha iyi verebilecek insanlara yer açmalı. Demek istediğim, kazanmak ve kaybetmenin dışında bir seçenek daha var; oynamamak. Her insanın fabrika ayarları vardır. Genetik profil başarı tarzını ve kapasitesini önemli oranda yansıtır. Bir insandan neyi beklemek gerektiğini ve onun başarı kapasitesini anlamak, fabrika ayarlarını doğru okumaya bağlıdır.



Engelsiz liderlik okulu

Türkiye’nin ilk ve tek engelli insan kaynaklan ve kariyer portalı Engelsizkariyer.com, Türkiye’de ilk kez çalışan engelliler için liderlik okulu projesini başlattı. İş ve kariyer dünyasında önyargı, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliğinin ortadan kalkmasını amaçlayan ‘BirGün BirOdak Liderlik Programı’, 20 çalışan engelli aday ve beş engelsiz öğrenci olmak üzere H5 kişiyi geleceğin liderliğine hazırlıyor. Türk Telekom ve Divan İstanbul ana sponsorluğunda gerçekleştirilen “Engelsiz Liderlik Okulu”, engellilerin yetenek ve becerilerinin açığa çıkarılmasını ve geleceğin engelli liderlerini yetiştirmeyi amaçlıyor. Engelsizkariyer.com Kurucusu Mehmet Kızıltaş engellilerin de, engellere takılmadan kariyer basamaklarını çıkabileceklerini ve liderliğin engeli olmadığını belirterek şunları söylüyor: “Engellilerimizi iş ve kariyer dünyasında önyargı, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliğinden kurtarmak gerekiyor. Birbirinden değerli eğitmenlerin yer aldığı Engelsiz Liderlik Okulu’nda, engellilere yaşam boyu bağımsız olmak, farklılıklara karşı duyarlı, cesur, özgüvenli, kendisinin bilincinde birey olma, sosyal değişim ve sosyal dönüşümün öncüsü olma, her şeye rağmen iş ve sosyal yaşamda güçlü inançlara sahip olma ve sorumluluk alma gibi benzersiz liderlik yetkinlikleri kazandırıyoruz.”

PROF. DR. TURGAY BİÇER

“Liderlik fetişizminden kurtulun”

KENDİSİ Spor Psikolojisi Derneği kurucu başkanı ve mentorluğun Türkiye’deki öncülerinden biri. Dokuz kitabı bulunan ve şimdiye dek milli takımlar başta olmak üzere sayısız spor kulübü ve sporcuya mentorluk yapmış olan Prof. Dr. Turgay Biçer, aynı zamanda ulusal ve uluslararası alanda liderlik, takımdaşlık, motivasyon yönetimi ve bireysel gelişim konularında, iş ve siyaset dünyasma danışmanlık ve koçluk yapıyor.

Doğru liderin işi ve insanı bir arada ele alıp herkesin kazanabileceği koşullar yaratan kişi olduğunu söyleyen Biçer’e göre, çalışanları yönetmek yerine, onlara ilham vererek değer merkezli bir felsefeyle yönetişim içinde olabilmek gerekiyor.

Doğru sistemlerin kurulduğu kuramlarda liderliğin gereksiz olacağını belirten Biçer, “Liderlik fetişizminden kurtulmak gerek.^Doğal liderler her zaman var olacaktır. Zoraki liderlikler ise anlamsızdır. Önemli olan işi büyütmek, geliştirmek ve başka boyutlara taşıyabilecek akademik zekanın yanında, duygusal zekası da gelişmiş yöneticilerin var olabilmesidir” diyor.

Biçer’e göre, yöneticiler öğrenmeyi, paylaşmayı ve çalışanları ile uyumu bıraktığında ve değişime ayak uydurmak yerine kendini savunmaya, böbürlenmeye başladığında başarısızlık kaçınılmaz hale geliyor.

İyi liderliğin önce insanın kendi içinde kişisel bütünlüğünü bulmasıyla başlayacağına işaret eden Biçer, “Önce kendini bulmuş, ne istediğini bilen, değer odaklı, gülebilen, hatasını kabul edebilen ve bunları yaşam dersine çeviren, insana, çevreye ve hayata duyarlı yönetici, yani insan başarılı olacaktır” diyor.

Biçer’e göre, bu yüzyılın en önemli iki değeri esneklik ve yaratıcılık. Esneyebilen ve yaratıcı olan yönetici, lider veya insan başarısız olmayacaktır.

“Zira bu insanlar başarısızlığa inanmazlar, tersine başarısızlıkları bir öğrenme deneyimi olarak görürler. Aynı zamanda bu kişiler girişimcidir. Zira liderliğin özü de girişimciliktir. Girişimci insanlar zoru sever, hayal güçleri yüksektir, kolay pes etmezler. Her anı, her şeyi farklı gözle görür ve oradan kendilerine ekmek çıkarırlar” diye konuşan Biçer’in lider tanımı ise şöyle:

“Lider veya önder bulunduğu yerde her şeye ve her koşula rağmen olumlu olarak fark yaratan kişidir.” Liderin olumlu olmak ve umut vermek zorunda olduğuna vurgu yapan Biçer’e göre, lider hem eril hem de dişil özellikler taşır. Eril özellikler vizyon koymak, girişimcilik, misyonu doğrultusunda kendini insana ve işine odaklamak, takım çalışmasına yatkınlık, ekibe güven vermek.

Dişil özellikler ise, paylaşmak, kabul etmek, yetiştirmek, gerektiğinde iktidarı bir başkasına vermek, ekibine, insana, davaya hizmet etmek, aklı kadar sezgilerini de kullanabilmek, duygusallık ve insan odaklı olmak.

Yönetici ile lider arasındaki farklar

Özetle liderliğin asıl amacının vizyon koymak, astlara ve çevreye ilham ve güven vermek, moral aşılamak, örnek bir tutum, tavır sergilemek ve işleri kolaylaştırmak olduğunu ifade eden Turgay Biçer, liderlik ve yöneticilik arasında temel farkları da şu şekilde sıralıyor:

Yöneticinin özellikleri

  • Yönetimcidir.
  • Gücünü pozisyonundan alır.
  • Kendisinin tayin ettiği astlan vardır.
  • Başarısı sisteme bağlıdır.
  • Başkalarının koyduğu hedefleri gerçekleştirmeye çalışır.
  • Dikkatli hareket eder ve kesin olmayandan korkar.
  • Biçimsel olanı temsil eder.
  • Yeri, genelde örgütün üst kademeleridir.
  • Eskiden geleni uygular.
  • Var olanı devam ettirir.
  • Sistemi yapı üzerine odaklar.
  • Kontrol odaklıdır.
  • Kısa dönem bakış açısı vardır.
  • Nasıl ve ne zaman sorularını sorar.
  • Taklit eder.
  • Statükoyu kabul eder.
  • İyi askerdir.
  • İşleri doğru yapmaya çalışır.

Liderin özellikleri

  • Yenilikçidir.
  • Gücünü etkilemeden ve kişisel ilişkilerinden alır.
  • Örgütün her kademesinde yer alır.
  • Sonuçlar için çalışır, yenilik getirir.
  • Amaçlarını kendi koyar.
  • İçinde bulunduğu ekip kendisine liderlik unvanı verir.
  • Doğal olanı temsil eder.
  • Ekibinde yer almak isteyen üyeleri vardır.
  • İnsanlara genelde güvenir ama kimseye güvenemeyeceğini de iyi bilir.
  • Geliştiricidir ve geliştirir.
  • İnsana odaklıdır.
  • Ekip üyeleri kendisinden ilham alır.
  • Başarısı ekibin uyumuna bağlıdır.
  • Uzun dönem bakış açısı vardır.
  • Ne ve niçin sorularını sorar.
  • Statükoyu benimsemez.
  • Kendine özgü kişiliktir.
  • Doğru şeyleri yapmaya odaklıdır.




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir