Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ne kadar büyüme o kadar ithalat

Ne kadar büyüme o kadar ithalat




büyüme oranı 2012, büyüme oranı, büyüme oranları, türkiye büyüme, türkiye ekonomi, 2012 ithalat rakamları, 2012 ithalat, 2011 ithalat rakamları, 2011 ithalat, alles ithalat, ihracat ne demek, ithalat ne demek, ithalat rakamları

Ne kadar büyüme o kadar ithalat

“İthalat haritası”, sanayi üretiminin yüzde 66’sınm iç pazara yönelik olduğunu ortaya koyuyor. Üretimde ithal girdi bağımlılığı ise yüzde 43. Bu yüzden bu yıl ithalat artışının kaderini de büyümeyle ilgili senaryolar belirleyecek…

TÜRKİYE için bu yıl risklerin cn büyüğü cari açık. Cari açığı azdıran en büyük kalem de bilindiği gibi ithalat. İthalatla ilgili bugüne kadarki en kapsamlı çalışma geçen hafta Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından açıklandı, “ithalat haritası” adı verilen çalışma, bugüne kadar bilinen ancak ölçti-lemeyen üretimin ithalata bağımlılığını verilerle ortaya koydu. Ancak önemli bir farkla; ithal ara ve yatırım malının bugüne kadar bilindiğinin aksine ihracattan ziyade yurtiçi pazara yönelik üretimde kullanıldığı belirlendi. Buna göre, 2011 yılındaki 210.4 milyar dolarlık ara ve yatırım malı ithalatının sadece yüzde 28’lik (58.2 milyar dolar) kısmı yani dörtte biri ihracata, yüzde 72’lik aslan payı ise yurtiçi tüketime gitti. Toplam sanayi üretiminde ithalat bağımlılık oranı

2010    yılındaki yüzde 40’tan geçen yıl yüzde 43’e yükseldi.

İÇ PAZAR İKAME EDİLİYOR

“İthalat haritası” çalışmasıyla ithalat bağımlılığına yönelik oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Sektörler, 2011 yılı üretim hacimleri baz alınarak “Türkiye ortalamasının üzerinde ve altında büyüyenler” şeklinde sınıflandırıldı. Sonuçta genel sanayinin üzerinde büyüyen sektörlerin ithalata bağımlılığı yüzde 50 seviyesinde oluştu. Daha az büyüme gösteren sektörlerin ithalat bağımlılık oranı ise yüzde 25 çıktı. Yani aşırı büyüyen sektörlerin ithalata bağımlılık oranı yükseliyor. Örneğin, Türkiye’nin en büyük üreticileri konumunda olan motorlu kara taşıtları, demir-çelik, tekstil, plastik, elektrik makineleri, kimya, kağıt, kağıt hamuru, diğer metaller ve mamulleri gibi sektörlerdeki ithalat bağımlılığı Türkiye ortalamasının üzerinde…

Yurtiçi birimlik artış, ithal girdi miktarını 0.38 birim artırıyor. Bu açıdan ithal ara/yatırım malı kullanımının en temel belirleyicisi, üretimin yuı tiçine giden kısmı oldu. Türk sanayinin ithalat bağımlılığında iç pazara odaklı olması önemli rol oynuyor. Sanayinin makas değiştirmesi yani daha fazla ihracata yönelmesi gerekecek.



“İTHALAT YAVAŞLAYACAK”

2012, büyüme açısından farklı senaryoların konuşulduğu bir yıl. Düşük büyüme senaryoları kadar yüksek büyüme bekleyenler de var. Cari açığın seyrini, başka bir deyişle ithalat artışını da bu büyüme senaryoları belirleyecek. Yurtiçi üretim artışının ithalata olan bağımlılığı bu yıl da artarak sürecek. Üstelik ihracat pazarlarında daralma beklentisi var. Yurtiçine yönelik üretimin talep düşüşünden daha fazla etkilenmesi bekleniyor. Bu durum da uzmanlara göre ithalat verilerini aşağı çeken bir etki gösterecek. ING Bank Ba-şekonomisti Şengül Dağdeviren’in değerlendirmesi şu şekilde:

“Bu yıl üretimde kullanılan ithal girdi miktarının azalmasını bekliyorum. İç tüketime yönelik üretim yavaşlayacaktır. Ancak ben iç pazar ve ihracat arasında kesin bir ayrım yapılmasını doğru bulmuyorum. Firmalar üretim yapıyor, sonuçta da onu iç pazara sunuyor. İhracat da yapıyor. Dolayısıyla ne kadarının iç pazara, ne kadarının ihracata yönelik olduğunu tespit etmek zor.”

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Uzman Araştırmacısı Zümrüt İma-moğlu ise “ithalat haritası” çalışmasını, üretim ile ithalat ilişkisinin daha iyi anlaşılması açısından olumlu buluyor:

“2009’DAKİ GİBİ OLABİLİR””

“Bu sayede ithalata yurtiçi ve yurtdışı talebin ne kadar katkı yaptığı ilk kez ortaya çıkmış oldu. Avrupa’nın büyük ekonomilerinden Almanya ve Fransa’da bir gerileme olması ihracatı ciddi şekilde etkileyebilir. Bu da yurtiçi üretim ağırlığını artıracaktır.

2009 yılında ihracattaki düşüş yurtiçi talep daralmasından daha fazla gerçekleşerek yurtiçi üretimi artırmıştı. 2012’de de bunun gerçekleşmesi mümkün. Özellikle de iç talep aynı hızda artmaya devam ederse…

Ancak yumuşak inişi gerçekleştirmek için Türkiye’nin iç talebi kısmaya ve net ihracatını artırmaya ihtiyacı var. Bugüne kadar iç pazardaki genişleme ağırlıklı olarak sermaye girişlerinin artması ve faizlerin düşerek kredilerde genişlemeye yol açmasından kaynaklandı. Son 6 aydır Merkez Bankası ve BDDK müdahaleleriyle kredi faizleri artmış, kredi genişlemesi yavaşlamış durumda. Eğer Avrupa krizi ihracatta daralmayla beraber sermaye girişlerinde de azalmaya neden olursa iç talepte yavaşlama beklenmeli.”

Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Teker’e göre, 2012 yılında da euro bölgesindeki kriz devam edecek. İhracattan istediği performansı yakalayamama endişesine karşı şirketler iç pazara yönelecek.

Bu nedenle sanayi üretiminin daralmaması ve büyümede daha olumsuz bir tablo yaşanmaması için iç talepte kemer sıkma politikalarının 2012 yılında daha sınırlı uygulanması gerekebilir.

Erkan Kizilocak





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir