Anasayfa / Kariyer ve İş / Nesrin Özalp’ın Projelerine Büyük Yatırımlar Yapılıyor

Nesrin Özalp’ın Projelerine Büyük Yatırımlar Yapılıyor




Nesrin Özalp

Nesrin Özalp’in özellikle hidrojen enerjisi alanındaki çalışmaları çok büyük ekonomik değer taşıyor. Özalp çalışmalarına Teksas Üniversitesi adına Katar’da devam ediyor.

HİDROJEN İLE İLGİLİ YAPTIĞI ÇALIŞMALAR DÜNYACA TAKİP EDİLEN TEKSAS ÜNİVERSİTESİ (KATAR) ÖĞRETİM ÜYESİ NESRİN ÖZALP’İN PROJELERİNE İNANILMAZ BÜYÜKLÜKTE YATIRIMLAR YAPILIYOR.

Türkiye’den Enerji Bakanlığı ya da herhangi bir kurum sizinle temasa geçti mi?
Hayır. Ama Amerikan Enerji Bakanlığı’ndan aradılar. İsrail gibi başka devletler de aradı.

TELEFONUN KARŞISINDAKİ SESİN

“Çalışmalarınız ile ilgili Türkiye’den herhangi bir kurum sizinle temasa geçti mi?” sorusuna verdiği yanıt biraz mahzun. Katar’da Teksas Üniversitesi’nde görev Nesrin Özalp Katar ve Almanya’nın desteklediği projeleri ile ileride dünyada ciddi ölçüde ses getirebilir ama Türkiye’nin bundan haberi yok. Haberimiz olsun diye size Nesrin Özalp’in çalışmalarını sunuyoruz.

Nasıl bir kariyer hikayeniz var?

Yüksek lisansa kadar Ege Üniversitesi’nde oldum. Daha sonra sıfırdan başlayarak Staıı-ford Üniversitesinde Amerikan Ulusal Bilim Vakfı (NSF) bursuyla makine mühendisliği bölümünde yüksek lisans yaptım. Oradan doktora için Washingtoıı Üniversitesi’ne geçtim. Orada da Amerikan Enerji Bakanlığı bursu aldım. Eğitimim süresince ikinci Dünya Savaşında atom bombasını yapan ulusal laboratuarlardan bir tanesi Pacific Northwest National Lab’cle hidrojen ekonomisi üzerine burs kazandım. Bu ABD vatandaşı olmayan birisi için istisnai bir durum. Sonrasında İsviçre Zürih ETH’de misafir profesörlük yaptım. Oradan sonra Katara geçtim.

Hangi alanlarda çalışıyosunuz?



Enerji meselesine yanma ile başladım. Günümüzde kullandığımız yakıt türlerinin yanması ve bunların emisyonlarının azaltılması konuları ile ilgili çalışıyorum. YVashington’a geçince hidrojen enerjisi ile ilgili çalışmaya başladım. İsviçre’ye gittiğimde de güneş enerjisini, hidrojen enerjisini esas olarak deneme fırsatım oldu. İsviçre’deki laboratuarlarda bu sistemlerin ticari hayata geçi-rilemediğini görünce çözümler geliştirmeye başladım. Katara geldikten sonra kafamda yarattığım projeyi Katar Vakfı’na (Qatar Foundation) önerdim. Vakıf, projeyi ilk olarak Amerikan Ulusal Bilim Vakfı’nda 7 hakeme sundu. Oradan olumlu yanıt alınca da projeyi ticari düzeyini ölçmek için Almanya’ya Fraunhofer Enstitüsü’ne gönderdi. Enstitü, proje üzerinde 4 ay çalıştıktan sonra Katar Vakfı’na ortaklık teklif etti. Bundan sonra Fraunhofer Enstitüsü projenin odak noktasını değiştirmek istedi. Buradaki ekonomik analiz karbona yönelinirse daha çok para kazanılacağı yönündeydi. Böyle olunca bu araştırma iki devletin yatırım yaptığı devasa bir projeye dönüştü. Projenin yarısı Katar Vakfı’na yarısı da Almanya’nın Saksonya Eyaleti’ııe ait. İlk aşama olarak benim verdiğim tasarım Fraunhofer Enstitüsünde üretildi. Ondan sonra da Almanya’nın Uzaycılık ve Hava Enstitüsü’ne yollandı. Orada deneysel olarak da test edildi ve projenin çalıştığı görüldü. Şimdi Fraunhofer bunu endüstriyel ürün haline dönüştürmeye çalışıyor. İlk fazı bitti. Şimdi ikinci fazdayız. Şu aşamada bazı firmalardan ortaklık teklifleri geliyor. Onların anlaşmaları da tamamen Fraunhofer ve Katar Vakfı tarafından yapılıyor. Yatırımın düzeyi hakikaten çok yüksek. Bu konuda bir bilgi vermekten çekiniyorum. Bunu bir santral haline getirecekler. 50-100 milyon dolarlık bir proje değil bu.

Bu projenin ekonomik etkisi nedir?

Katar doğal gaz satarak zengin olmuş bir ülke. Fraunhofer’ın yaptığı hesaplamalara göre, Katar bir metreküp doğal gaz satacağına bunu hidrojen ve karbona parçalayıp ayrı ayrı satarsa 3 kat daha fazla para kazanabilir. Aynı etki Almanya için de geçerli. Diyelim ki Rusya gazını önümüzdeki 5 sene için Almanya’ya 1 dolara sattı. Almanya bu teknolojiyi uyguladığı zaman kendisi bundan 3 dolar para kazanacak. Katar petrol şirketi de projeyle ilgili. Ham petrol yerin altından çıkarıldığında bir bakıma deterjanla yıkamak gerekiyor. Bu deterjan da hidrojen. Bundan dolayı bütün petrol şirketleri hidrojen üretiyorlar. Bu proje ile hidrojen bedavaya gelmiş oluyor çünkü doğal gaz zaten Katarda bedava. Yan ürün olan karbon satıldığında çok büyük bir para geliyor.

Yeni proje teklifleri geliyor mu?

Proje başarıya ulaşınca başka teklifler de gelmeye başladı. Petrol atıklarının güneş enerjisiyle yakıta dönüştürme projesini çalışıyorum. Daha henüz başlamadım. İkinci proje de petrol şirketlerinden geldi. Bu şirketler havaya çok fazla hidrojen sülfürü yayıyorlar. Yine güneş enerjisi ile hidrojen sülfürü parçalayıp, hidrojen ve sülfür üretmek üzere bir proje hazırlıyorum.

Türkiye’ye dönme planınız var mı?

Şu aşamada Türkiye’ye dönme planım yok. 3 sene Katardayım. Projeyi bitirmek için anlaşmam var. Sonra ABD’ye döneceğim.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir