Anasayfa / Ekonomi-Finans / Olağanüstü hal ne anlama geliyor?

Olağanüstü hal ne anlama geliyor?




Anayasaya göre olağanüstü hal, “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak veya hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, altı ayı geçmemek üzere MGK’nın görüşü alındıktan sonra Bakanlar Kurulu tarafından ilan ediliyor. Olağanüstü hal süresini, Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine Meclis değiştirebiliyor, her defasında dört ayı geçmemek üzere sürenin uzatılması veya olağanüstü halin kaldırılması da Meclis tarafından yapılıyor. Olağanüstü hal süresince Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararnameler (KHK) çıkarabiliyor. Bu arada olağanüstü hal ilanında, genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla öngörülen tedbirlere ek olarak hükümet sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak, kişilerin üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve delil nitelinde el koymak, gösteri ve yürüyüşü engellemek, örgütlenmeyi kayıt altına alma gibi bir dizi yetkiye de sahip oluyor. Bu arada OHAL konusundaki samimiyetini göstermek isteyen Hükümetin, ekonomi ile ilgili düzenlemeleri KHK ile yapmayacağı ifade ediliyor.

Üç ayla sınırlı olması bekleniyor

Türkiye genelinde uygulanacak ilk OHAL uygulamasının üç ayla sınırlı olacağı ifade ediliyor. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, olağanüstü hal kararında sürenin 3 ay olarak belirlendiğini vurgulayarak, “Bu üç ayı tamamlamak zorunda değiliz.

Amacımız, üç aydan daha kısa süre içerisinde atacağımız adımları atmak, yapacaklarımızı yapmak ve süre dolmadan da olağanüstü hali yeniden kaldırmaktır” ifadelerini kullandı. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da OHAL’i mümkün olduğu kadar kısa tutmayı amaçladıklarını vurguluyor.

Kurtulmuş, “İnşallah üç aya kadar dahi gerek kalmadan, 1-1.5 ay içerisinde işimizi bitirip bu süreci, atmamız gereken adımları atarak tamamlarız ve Türkiye tamamıyla normale dönmüş olur” dedi.

Olaganustu Hal

Darbe girişiminin ardından Türkiye’de üç ay süreyle olağanüstü hal ilan edildi. OHAL’den vatandaşın ve ekonominin etkilenmemesi için gerekli tedbirler alınacak. Ekonomik özgürlükler, piyasaların işleyişi, yatırımların devamına maksimum hassasiyet gösterilecek…

DARBE girişiminin ardından Türkiye’de, üç ay süre ile Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildi. OHAL kararının darbeci terör örgütüyle etkin ve hızlı mücadele edebilmek için alındığına dikkat çeken devletin zirvesi, vatandaşın ve ekonominin “OHAL’i hissetmeyeceğinin” sözünü verdi. OHAL kararını açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, demokrasiden asla taviz verilmeyeceğinin altını çizdi. Bu kararın demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve hürriyetlerin korunmasına yönelik olduğuna vurgu yapan Erdoğan, ekonomik çevrelerin en küçük tereddüdü olmamasını istedi. Mali disiplinden asla taviz verilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin, başta tasarrufların artırılması konusundaki teşvikler olmak üzere, ekonomideki reformlarını kesintisiz sürdüreceğini söyledi. Merkez Bankası’mn aldığı tedbirlere işaret eden Erdoğan, piyasada herhangi bir likidite sıkıntısının söz konusu olmadığım ve olmayacağını kaydetti.

Hükümetin en yetkili ağızlarından OHAL kararının uzatılmayacağına yönelik açıklamalar gelirken, OHAL konusunda samimiyetini göstermek isteyen hükümetin Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çıkarma yetkisini ekonomi ile ilgili düzenlemelerde kullanmayacağı ifade edildi.

“ETKİSİ KISA DÖNEMLİ OLUR”

Ekonomi çevreleri ve uzmanlar OHAL kararının ekonomiye kısa dönemde yansımaları olsa da, uzun dönemde etkilemeyeceği görüşünde birleşti. Türkiye’nin olağanüstü şartlardan geçtiğini söyleyen Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkam Nurettin Özdebir, OHAL kararının ekonomiyi negatif yönde etkilemesini beklemediklerini vurguladı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci’de, OHAL kararının Türkiye’nin huzur ve barış ortamına bir an önce dönebilmesi için yerinde ve uygun bir karar olduğunu söyledi. Bezci, OHAL kararı ile üç ayda darbe izlerini temizleyip, Türkiye’nin yönünü yeniden gelişme ve büyümeye çevirmesi gerektiğim ifade etti.

TÜRKİYE GENELİNDE UYGULANACAK

Darbe girişiminin ardından geçen hafta Çarşamba günü, darbecilerle etkin ve hızlı mücadele için harekete geçildi. Önce Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanan MGK 4 saat 40 dakika sürdü. Ardından Bakanlar Kurulu toplantısına geçildi. Yaklaşık 3 saat süren Bakanlar Kurulu sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de üç ay süre ile OHAL uygulanacağı kararını açıkladı.

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile 21 Temmuz 2016 Perşembe Günü Saat 01.00’dan itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hal ilan edildi. Başbakanlık tezkeresiyle TBMM’nin onayına sunulan OHAL kararı, TBMM’de görüşülerek kabul edildi. Türkiye genelinde uygulanan ilk OHAL olarak tarihe geçen bu karara, ana muhalefet partisi CHP ile HDP tepki gösterirken, MHP destek verdi.

OHAL karan ile paralel devlet yapılanmasının kökünün kazınacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşın endişe etmemesi, mali disiplinden taviz verilmeyeceği, ekonomide tereddüt yaşanmaması gerektiği mesajlarını güçlü bir şekilde verdi. OHAL ilanının sadece ve sadece Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu terör tehdidine karşı gerekli önlemlerin alınmasına, demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik bir tedbir olduğunun altını çizen Erdoğan, “Özellikle ekonominin yurtiçin-deki ve yurtdışmdaki unsurlarının olağanüstü hal uygulaması konusundan en küçük bir olumsuz çekinceleri, tereddütleri olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“LİKİDİTE SIKINTISI YOK”

Türkiye’nin, başta tasarrufların artırılması konusundaki teşvikler olmak üzere, ekonomideki reformlarım kesintisiz sürdüreceğini dile getiren Erdoğan, “Merkez Bankamız gayet güzel ön açıcı açıklamalarını yaptı. Bundan sonra da kararlı bir şekilde yürüyeceğine inanıyorum. Piyasada herhangi bir likidite sıkıntısı söz konusu değil, olmayacaktır da” diye konuştu.

Piyasaların kendi kuralları içindeki işleyişleri konusundaki hassasiyetin, izlenen rasyonel ekonomi politikası çerçevesinde süreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman söylüyorum, yine biz mali disiplinden asla taviz vermez, yolumuza öyle devam ederiz” diye konuştu.

“SAKIN ENDİŞEYE KAPILMAYIN”

Millete seslenen Erdoğan, “Sakın endişeye kapılmayın, hiçbir endişeye yer yok. Türkiye bu badireyi hamdolsun atlattı ve bundan sonra da yatırımlarıyla beraber bu süreci güçlenerek devam ettirecektir” dedi.

“Eyvah şimdi olağanüstü hal ilan edildi, yoksa bu süreçte artık valiler devreden çıkıp silahlı kuvvetler mi yönetime el koyacak?” endişesinin yersiz olduğunu vurgulayan Erdoğan, asla böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirtti. Erdoğan, “Tam aksine valilerimizin yetkileri, iradeleri bu süreç içerisinde daha da artacak ve silahlı kuvvetlerimiz valilerimizin emrinde, onların yönetiminde bu süreci sürdüreceklerdir. Bizler demokrasiden asla taviz vermedik ve bundan sonra da vermeyeceğiz, bunu da böyle biliniz” ifadelerini kullandı.

“ELEŞTİRMEYE HAKLARI YOK”

Erdoğan, OHAL ilanından dolayı Türkiye’deki iktidarı eleştirebilecek ülkelere karşı da açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin yaşadığı tehditle mukayese edilemeyecek derecede küçük terör olayları karşısında benzer tedbirler alan Avrupa ülkelerine seslerini çıkartmayanların, Türkiye’yi eleştirmeye hakları olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Aldığımız bu kararı eleştirmeye kesinlikle hakları yoktur. Önce onlar kendilerine baksınlar. Biz kimseden ihsan istemiyoruz, sadece gölge edilmesin yeter. Bu millet kendi kaderini belirlemeye muktedirdir” dedi.

Bilindiği üzere geçen yılın kasım ayındaki Paris saldırılarından bu yana yürürlükte olan Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasını, Fransa Parlamentosu altı ay daha uzatılması kararı aldı. Karar, Nice kentinde 84 kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan kamyon saldırısının ardından alındı.



“TEK HEDEF İHANET ŞEBEKESİ”

Darbe girişimi sonrasında yatırımcılara kritik mesajlar veren Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de “Olağanüstü hal ilanının bir tek hedefi, amacı olduğunu vurgulayıp, “O da paralel ihanet şebekesinin devletin bütün kurumlarından köklü biçimde temizlenmesi” dedi. Şimşek, ekonominin normal işleyişi, iş alemi, ticaret, yatırımlar, tüketim, finansal piyasaların işlemesi açısından en ufak farklı bir düşünce, planlama olmadığına dikkat çekti. Söz konusu yapının kamudan temizliğinin çok hızlı idari kararlar gerektirdiğini ve bunun yasal altyapısına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Şimşek, orantılı, ölçülü çerçevede OHAL’in verdiği yetkileri kullanacaklarını ama bu kullanımda tek hedefin ihanet şebekesi olacağını kaydetti. Türkiye’nin hukuk devleti olduğuna işaret eden Şimşek, hukuk devleti ilkesinden ve adaletten vazgeçmeyeceklerini aktardı.

VATANDAŞ ETKİLENMEYECEK

Şimşek, OHAL’dan normal vatandaşların etkilenmemesi için gerekenin yapılacağını söyledi. “Dün vatandaşlarımız, iş alemimiz işini nasıl yapıyorsa bugün de öyle devam edecek. Dün vatandaşlarımız, demokrasi meydanında nasıl gösterilerini yapıyorsa, yapmaya devam edecekler” diyen Şimşek, ekonomik özgürlükler, piyasaların işleyişi, genel yatırımların devamı anlamında maksimum hassasiyetin gösterileceğini kaydetti.

Şimşek, Türkiye’nin dış borç çevirmesinde sorun yaşanmayacağını vurguladı. Türkiye’nin yakın tarihte çok büyük zorluklar ve büyük sıkıntılara rağmen, dış borcunu rahat şekilde çevirmiş bir ülke olduğuna işaret eden Şimşek, önümüzdeki 12 aylık dönemde yaklaşık 170 milyar dolarlık vadesi dolabilecek borcun söz konusu olduğunu, bunun önemli bir kısmının da ticaretin finansmanına ilişkin olduğuna dikkat çekti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının olumsuz kararları nedeniyle maliyetlerin bir miktar artabileceğine işaret eden Şimşek, bu maliyetler nedeniyle de firmaların eskisi kadar dış borçlanmayı karlı bulmayabile-ceklerini söyledi. Türkiye’de hane halkının çok ciddi düzeyde döviz fazlası olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin dış borç çevirmesinde, inşallah bu dönemde de sorun yaşanmayacağını düşündüğünü söyledi. Türkiye’nin temellerinin sağlam olduğunu dile getiren Şimşek şunları kaydetti:

“Biz yanlış bir şey yapmayacağız. Politika çerçevesini değiştirmeyeceğiz. Bundan sonraki dönemde yapacağımız reformlarla yurtdışı tasarruflarına bağımlılığı azaltacağız. Bunu da idari kararlarla değil, zaten gündemimizde olan reformlarla yapacağız.”

“İŞBİRLİĞİ SERGİLENMELİ”

Zor bir dönemden geçildiğini söyleyen Şimşek, muhalefetten destek istedi. “Nasıl ki darbeye karşı dik durulduysa ekonomideki darbeye karşı da işbirliği, dayanışma sergilenmeli” çağrısında bulunan Şimşek, yatırım iklimini iyileştireceklerini, reformları hızlandıracaklarını söyledi. Bunları kanun hükmünde kararname ile değil, birlikte yapmak istediklerini belirten Şimşek, “Meclis’te bu hususlarda biraz önümüzü açsınlar, yardımcı olsunlar. Varsa katkılarını dikkate almaya hazırız. Birlikte bu konuları çalışmaya hazırız” dedi.

Şimşek, Türkiye’nin, birçok gelişmekte olan ülkeye oranla demokrasi ve ekonomisinin geleceğinin daha parlak olduğunu vurgulayarak, piyasa kurallarının dışına çıkılmayacağım kaydetti. Piyasanın bütün ku-rumlarıyla en iyi şekilde işleyeceğini kaydeden Şimşek, “Spekülasyonlara inanılmasın. Kaygı varsa bizi arasınlar. Her zaman diya-loğa açığız, görüşüz. Piyasa eskiden olduğu gibi dünyanın en iyi uygulamalarını baz alarak işlemeye devam edecek” dedi.

BÜYÜME REVİZYONU İÇİN ERKEN

Yaşanan sürecin büyümede aşağı yönlü riskleri belki bir miktar artırmış olabileceğine dikkat çeken Şimşek, büyüme hedeflerindeki olası değişikliği rakama dökmek için erken olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yüzde 4.5 yerine 4 civarında büyümesi halinde bile Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının en az bir buçuk iki katı büyüme göstermiş olacağına dikkat çeken Şimşek, “Ülkemiz geçmiş şoklar, stres dönemlerinde olduğu gibi inanılmaz bir direnç gösterecektir. Bu dinamizmi görüyorum. Yaşananlardan elbette etkileneceğiz ama bunları değerlendirmek için henüz çok erken” açıklamasını yaptı.

Şimşek, bankacılık sektörü göstergelerinin bir şokla karşı karşıya kalındığında, bunu absorbe edebilecek alan bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Şimşek, ?Bütün bu şoklara karşı piyasa ekonomisini en iyi şekilde işleteceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız, küresel normlara göre hareket edeceğiz? dedi.

Geçici olarak görevinden el çektirilen memurlar için gerekli hukuki sürecin işleyeceğini belirten Şimşek, “Geçici olarak el çektirilenlere adil davranılacak? dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan üç aylık olağanüstü hal kararına ilişkin ilk değerlendirmesini Trntter hesabından yaptı. Alınan bu kararın halkın gündelik hayatına yönelik olmadığına dikkat çeken Yıldırım, devletin mekanizmalarının düzenli ve hızlı işleyişine yönelik olacağını vurguladı. Yıldırım, mesajında, “Meydanlara inin, meydanı bırakmayın. Çağrımıza verilen cevap darbenin önlenmesinde en büyük gücümüz olmuştur” görüşüne yer verdi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, olağanüstü hal (OHAL) ilanının millete dönük değil, devlete dönük bir karar olduğunu vurguladı. Meclis’in rutin yasama faaliyetlerine aynen devam edeceğini belirten Kurtulmuş, “Olağanüstü hal şartları sadece paralel yapıyla mücadele amacıyla kullanılacaktır. Hükümet, OHAL çerçevesinde paralel yapıyla mücadele kapsamında, Kanun hükmünde kararname yetkisini kullanabilecektir” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Efkan Ala ise, OHAL’in, vatandaşın hayatında hiçbir olumsuzluğa yol açmayacağını ifade ederek OHAL’in, bu mücadelede devletin işleyişine hız kazandıracağını vurguladı.

Dr. Cahit SÖNMEZ / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
OHAL zorunlu olarak ilan edildi

Ne yazık ki ülkemiz tek yürek olarak kınadığımız çok çirkin ve çağdışı bir darbe girişimine maruz kaldı. Bu yüzden zorunlu olarak yetkililer, OHAL ilan etmek zorunda kaldı, ilk başta özellikle yabancı sermaye ve yatırım kararı aşamasındaki yerli yatırımcılar açısından risk ve belirsizlik algısı yaratacak.

Dolayısıyla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ertelenmesi, reel kesimde yatırımların ötelenmesi ve hane halkının tüketimlerini minimize etmeye çalışacaklarına tanık olacağız. Ancak OHAL halihazırda yönetim makamların yetkilerinin genişletilmesi anlamına geldiği ve hangi amaçla bu kararın alındığı tüm ekonomi aktörleri tarafından doğru ve sağlıklı değerlendirilirse olumsuz etkinin kısa vadeli ve sınırlı kalabileceğini düşünüyorum.

Ekonomi ve piyasa aktörleri için ciddi bir belirsizlik söz konusu. Bu yüzden hem doğrudan yabancı sermaye hem de portföy yabancı sermaye girişleri azalacak, hatta sıcak para çıkışı olacaktır. Maalesef S&P notumuzu az da olsa düşürdü. Umarım S8P ile kalır. Çünkü Moody’s ve Fitch’de notumuz yatırım yapılabilir seviyede… Düşmesi durumunda spekülatif not anlamına gelecek ki bu da yabancı yatırım fonlarının ve emeklilik fonlarının kendi mevzuatları gereği çıkmalarına neden olacak. Mehmet Şimşek, yüzlerce yabancı yatırımcılarla diyalog kurmuş ve paniklenecek bir durum olmadığını dile getirmiş. Eğer bu diyalog kanalları açık kalır ve sağlıklı bilgi aktarımı yaparlarsa belirsizlik kısmen azalmış olur. Yatırımın teşvik edilmesine yönelik yeni alınan kararların olumsuz etkileri sınırlaması olasılığını da göz ardı etmeyelim. Borsada işlem gören hisse senetlerinin yüzde 64‘ü yabancılarda. Dolayısıyla onlarda olumsuz etkilerin en az seviyede kalmasını isteyeceklerdir.

Nebi MİŞ / SETA İç Politika Araştırmaları Direktörü
OHAL, devletin kendisine yönelik

OHAL kararının en önemli özelliği halka karşı değil, devletin kendi içindeki paralel yapılanmaya yönelik ilan edilmesi. Olağanüstü hal kararı ile terör ve terörist çetelerle mücadele için ihtiyaç duyulan düzenlemelerin hızlıca kanun hükmünde kararnamelerle çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca darbeci örgütün kamudan hızla temizlenmesi amaçlanıyor. Darbe teşebbüsü hesaplaşmanın yapılması için gerekli bir karar. Bu karar, ekonominin düzelmesine de yardımcı olacak. FETÖ ile mücadele ne kadar hızlı tamamlanırsa o kadar hızlı normalleşme yaşanacak diye düşünüyorum.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir