Anasayfa / Makaleler / Ölen arkadaşın acısı yazdırdı

Ölen arkadaşın acısı yazdırdı




Radyocu Cihan Hatipoğlu’nun ilk kitabı ‘İçimdeki Şarkıyı Susturamazsın’ çıktı. Kitap, kendisini aldatan eski sevgilisi Hakan Hatipoğlu’na değil, lösemiden kaybettiği arkadaşına ithaf…

Radyo programcısı Cihan Hatipoğlu’yla yazdığı kitap vesilesiyle buluştuk. Bir dönem ‘Var mısın Yok musun’ yarışmacılarından Hakan Hatipoğlu’yla birlikte olan Cihan Hatipoğlu, ilişkisi hakkında hiç konuşmamıştı ancak bu kez sessizliğini bozdu. Kitabı, eski aşkına ithaf etti diyenler olsa da Epsilon Yayınları’ndan gelen istek üzerine lösemiden kaybettiği bir DJ arkadaşının hayalini gerçekleştirmek üzere yazan Hatipoğlu, ‘Yaşadığınız bir ilişkinin mi acısı büyük olur yoksa çok yakın bir arkadaşınızın 25 yaşında ölmesi mi’ diye soruyor.  
– Tiyatro eğitimi almış, reklamcılık ve radyo programcılığı yapmışsın; şimdi de kitabın çıktı…
Tiyatro eğitimi çocuk yaşlarda şehir tiyatrolarında başladı ve üniversiteye kadar devam etti. Teknik lisede radyo televizyon bölümünde okudum. Tiyatroda tutunmanın zor olduğunu düşündüğüm için reklamcılığa yöneldim. 
– Yazmaya nasıl başladın?
Bir arkadaşım ‘Hikayeler yazsana’ demişti. Ben de ‘Hikaye yazamam ama  dinlediğim şarkıların hissettirdiklerini yazarım’ demiştim. Açtığım blog’umda yazmaya başladım.
– Kitaba nasıl karar verdin?
Epsilon Yayınları internetten yazılarımı takip ediyormuş; kitaplaştırmamı önerdiler. Açıkçası yazma üzerine bir iddiam yoktu. Lösemiden kaybettiğim DJ arkadaşım Beyzah Alabay, lösemili çocuklar için bir şeyler yapmak istiyordu. Ben de ‘Madem radyocuyum, farklı bir şey yapayım. Bir radyocunun şarkı hikayeleri olsun ve geliri de LÖSEV’e bağışlayalım’ diye düşündüm. Beyzah’ın radyo program kaydından 15 şarkılık bir CD hazırladık. Kitapta toplam 35 şarkının hikayesi yer aldı. Beyzah’la hayalimizi gerçekleştirdim. Beyzah’a verdiğim sözü yerine getirmek bana huzur verdi.
– Blog’unu takip eden bir kitle var ve kitabından övgüyle söz ediyorlar.
Ümraniye Kız Lisesi’nin edebiyat öğretmeni ‘Öğrencilerin elinde kitabınız dolaşıyor ve herkes bu kitabı konuşuyor. Kitap imzalamak için okulumuza gelir misin?’ dedi. Okula gittiğimde çok şaşırdım. 40 kız öğrenci çığlık çığlığa ve ellerinde benim kitabım… Twitter’dan takip edenlerden de ‘Bizi anlatmışsın. Nereden biliyorsun hikayemizi’ gibi mesajlar geliyor. 
– Bunları yazdıran hangi duygu?
Yazdıklarım içinde hem keyif, hem hüzün var. Babama, arkadaşıma yazdıklarım, yaşadığım ya da hiç yaşamadığım hikayeler de var. Sözlerde anlam aramayı seviyorum.
– Kitabın ön sözünde ‘Aşkın içinde yanlış anlaşılmıştım’ demişsin. Kimler seni yanlış anlamıştı?
Herkesin biten bir ilişkide, bir dostlukta, ölümle kaybettiği bir arkadaşlıkta yarım kalan sözleri vardır. O kapı kapandığında ‘Böyle demek istememiştim, beni yanlış anladı, şunu da söyleseydim’ ya da şu şarkı beni anlatıyor dersiniz ya işte bunlar yazmama neden oldu.



İhanete uğradım ama bunu herkes yaşıyor
– İlişkiniz nasıl bitmişti?
Yarışma bittiğinde de ilişkimiz sürüyordu. Ayrılık konuşması onun tarafından gerçekleşmedi, ben anlamıştım. Sonra ortaya çıktılar. İlişkimiz devam ederken Gizem’le de görüşüyorduk. Bu aslında hayatımın ufak bir detayı. Aşkın bu kadar önemsenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum yaşadıklarımdan sonra. 
– ‘İhanete uğradım’ duygusunu yaşadın mı?
Yaşadım tabii ki. Bunu herkes yaşayabilir. Benim ya da Hakan’ın yaşadıklarının bu kadar kıymetli olacağını düşünmüyorum. Hala deşiyorlar. Bu röportajla o çıkan haberlerin aslı astarı olmadığını söylemek istedim. Bu kitabın çok özel bir anlamı var. Beyzah’ın dileği gerçekleşti. Yaşadığınız bir ilişkinin mi acısı büyük olur yoksa çok yakın bir arkadaşınızın 25 yaşında ölmesi mi? Sevgilinin yeri dolar. Bu dünyadan gidenin yeri dolmaz. Sıradan herkes yaşıyor bunu; yarışma olmasaydı da Hakan yine aldatacaktı belki de. Abartılacak bir konu değil. Üzüldüm ama geçti.

İntikam almak isteseydim alırdım
– ‘İçimdeki Şarkıyı Susturamazsın’ı bir dönem ilişkin olan Hakan Hatipoğlu için yazdığın söyleniyor…
Birinden intikam almak isteseydim yaptığım radyo programında bunu çok net dile getirebilirdim. Daha kitap fikri ortada yokken ayrıldığımız dönemde röportaj talebi gelmişti, isteseydim o zaman konuşurdum. Oyunculuk ya da ekran önünde olmak gibi dertlerim olsa, zaten böyle bir çevrem var onu kullanırdım. Düzgün giden bir kariyerim ve bir ailem var. Kimseyi mutsuz etmek gibi bir derdim yok. Çok yara almış olabilirim; evet, doğru ama ben yara açmam. Böyle karşılık vermem. Ben ne yaşadığımı biliyorum, onlar da ne yaşattıklarını biliyorlar, bu da yeterli. Bitmiş, gitmiş herkes yolunu çizmiş. ‘Reklam yapıyor’ diyorlar, keşke bir işe yarasa çünkü satışın geliri LÖSEV’e gidiyor.

SİBEL ATEŞ YENGİN
sibel.ates@aksam.com.tr





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir