Anasayfa / İş Fikirleri / Operasyonel Filo Kiralama İşi Kurmak

Operasyonel Filo Kiralama İşi Kurmak




Sayıları her yıl artan operasyonel kiralama sektöründe 2011 itibariyle şirketlerin elindeki araç sayısı 140 bine ulaştı. Hedef beş yıl içinde 500 bin adede çıkmak…

TÜRKİYE’DE operasyonel (filo) kiralama pazarı, 2003 yılından itibaren gelişmeye başladı. 2 milyon adedin üzerinde şirket aracı bulunuyor. Operasyonel olarak kiralanan araçlar, bu rakamın sadece yüzde 7’sini oluşturuyor. îrili ufaklı birçok firmanın ^ hizmet verdiği sektörde Tüm Oto Kiralama Ku-ruluşları Derneği (TOKKDER) verilerine göre 140 bin civarında araç bulunuyor. Bu rakamın önümüzdeki beş ila yedi yıl arasında 500 bin adede ulaşması öngörülüyor. Gelişmiş ülkelerde ise firma araçlarının yaklaşık yüzde 50’si operasyonel olarak kiralanıyor.

Oto kiralama pazarında faaliyet gösteren, derneğe kayıtlı kurumsal firma sayısı 83. Geçmişte sadece günlük kiralama gerçekleştiren firmalar da son yıllarda operasyonel kiralama yapmaya başladı. Esas faaliyet alanı filo kiralama olmadığı halde, farklı nedenlerle araç kiralayan pek çok firmayı da saymak mümkün. Bu tür firmaların elindeki araç sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte 10 bine yakın araç bulunduğu tahmin ediliyor.

KRİZ OLUMSUZ ETKİLEDİ

Operasyonel kiralama pazarı, 2003’ten sonra yapılan vergi değişikleri nedeniyle çok fazla büyüyemedi. Firmaların personeline araç tahsisi konusunda veya işleriyle ilgili araç kullanırken üç seçeneği var: Satın alma, finansal kiralama, banka kredisiyle satın alma ya da operasyonel olarak kiralama. Dünyada ve Türkiye’de eğilim, verimlilik anlamında ciddi yarar sağlayan operasyonel kiralamaya doğru kayıyor.

Lehman Brothers’m batışıyla başlayan global kriz, filo kiralama sektörünü de olumsuz yönde etkiledi. Son yıllarda uluslararası oyuncuların da etkisiyle pazar yeniden toparlanmaya başladı. Kullanıcı bilinci artarken sağlanan hizmetlerin içeriği de zenginleşti.

Önümüzdeki dönemde özellikle kamu kurum ve kuruluşlarının araç satın alma yerine kirala-mayayöneleceği beklentisi sahip. Bu durumda pazarın çok hızlı büyüyeceği bir gerçek.

HIZ KAZANDIRIYOR

Operasyonel kiralamanın en büyük avantajı, şirketlerin araçla ilgili her türlü konuyu kiralama yapan şirketlere devretmesi. Bu da şirketlerin işlerine odaklanmasını sağlıyor. Finansal olarak da avantajlı olan kiralama yöntemi, şirketlerin öz kaynaklarını ya da borçlanma yeteneklerini kendi faaliyet alanlarına yönlendirmesinin önünü açıyor. Büyükşehirlerde yoğun olarak kullanılan operasyonel kiralamanın, Anadolu’da da yaygınlaşması bekleniyor.

Daha çok finans, enerji, medikal, gıda, hizmet, inşaat ve turizm sektöründe faaliyet gösteren firmalar araç kiralamayı tercih ediyor. Vergisel, finansal ve operasyonel maliyetleri azalttığı için kiralama yöntemi tercih ediliyor. En önemli dış kaynak kullanımlarından biri olan sektör, firmaların kendi iş kollarında hız kazanmasını da sağlıyor.

KİM, HANGİ MODELİ TERCİH EDİYOR?

CEO ve genel müdür gibi üst düzey yönetim kadroları motor hacmi 2.0 litre ya da daha yüksek olan Mercedes, BMW, Audi gibi lüks segmentteki araçları tercih ediyor. VW Passat, Audi A4, Ford Mondeo, Renault Latitude, genel müdür yardımcılarının en çok tercih ettiği araçların başında geliyor.

Müdür kadroları için en çok istenen otomobil modelleriyse, VW Jetta, Ford Focus ve Renault Fluence. Firmalar daha alt kadrolarda çalışanlar için de ağırlıklı olarak VW Polo, Reanult Megane ve Ford Fiesta modellerini tercih ediyor.

Filo kiralamanın avantajları

Operasyonel kiralamanın avantajlarının henüz bu hizmeti almayan şirketlere çok iyi anlatılması gerektiğini söyleyen Türkay Oktay, filo kiralamanın avantajlarını şöyle sıralıyor:

•    Araç bedelinin tamamını ödeyerek satın almak yerine, kiralama yoluyla elindeki nakit parayı işlerinizle ilgili yatırıma dönüştürün. Böylece öz kaynak ve kredi hacminiz daralmaz, aynı zamanda bilanço ve mali rasyolarınıza olumlu yansır.
•    Sabit kiralama bedelleriyle düzenli ödemenin avantajına sahip olun. Anapara ve faiz içeren kira faturalarının tamamı gider olarak kaydedeceği için kurumlar ya da gelir vergisinden indirim sağlayın.
•    Satın aldığınız araçların periyodik bakım, sigorta, vergi, lastik değişimi ve faturaları muhasebeleştirilmekle uğraşmayın. Bunları, operasyonel kiralama şirketinize bırakarak personel ve iş gücü tasarrufu sağlayın.
•    Aracın çalınması, kaza yapması, arızalanması veya periyodik bakımlarının uzaması halinde, operasyonel kiralama şirketinizden muadili başka bir araç tahsis etmesini isteyin.
•    Araçların bakım, onarım, hasar yönetimi, lastik tedariki, yol yardımı, değişim aracı hizmeti ile vergi ve sigorta takibi işlemlerinin koordinasyonunu profesyonellere bırakın.
•    Şirketinizin imajını güçlendiren ve sürekli yenilenen filolarla operasyonel verimlilik sağlayın.
•    Satın almak yerine kiralama seçeneğini tercih ederek ikinci el araç satışıyla uğraşmayın.
•    Kiralama giderleri bilançonuzda gösterilmediği için güvenilirlik değeriniz artar.

YASAL DÜZENLEME YOK

Türkiye’de operasyonel kiralama sektörüne yönelik özel bir yasal düzenleme yok. Denetim mekanizması da söz konusu değil. Operasyonel kiralama yapan firmaların, asgari şekil ve şartlarının belirlenmesi, denetlenmesi, giriş ve çıkışların kontrolü gibi birçok konuda eksikliği var. Gelişmiş ülkelerde operasyonel kiralama firmaları sadece otomobil kiralamıyor. Ticari araçlar, ağır ticari araçlar ve iş makineleri için de çözümler üretiyor. Türkiye’de ise ticari araç kiralayan firmalar yeni uygulamayla bu tarz araçları satın almak zorunda kalıyor.

Operasyonel kiralama sektöründeki son durumu ve gelişmeleri sektör temsilcilerine sorduk:

LEASEPLAN

2010 yılında ticari araçlar için yapılan yasal değişiklikle operasyonel kiralama sektörünün büyüme temposunda yaşanan düşüşün 2011’de de devam ettiğini belirten LeasePlan Genel Müdürü Türkay Oktay, yine de sektörün yüzde 8-10 civarında büyüyerek 140 bin araç seviyesine ulaştığını söylüyor. Sektörün 2012 yılında yaklaşık yüzde 10 büyüyeceğini öngören Oktay, LeasePlan olarak yine pazar ortalamasını geçip yüzde 14 oranında büyüyerek 9 bin araçlık bir kapasiteye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor.

2012 yılında yeni ürünler ve hizmetlerle pazara öncülük edeceklerini ifade eden Oktay şunları söylüyor: “Her yıl pazarın üzerinde büyüyerek sektörün ilk üç oyuncusundan biri olmayı hedefliyoruz. KOBİ’lere hızlı bir şekilde ulaşmayı planladığımız projeleri, 2012’nin ilk çeyreğinde pazara sunmayı planlıyoruz. Operasyonel kiralamanın avantajlarını daha fazla anlatarak KOBt’lere yarar sağlamayı amaçlıyoruz. KOBI’ler, finansman ve sermaye güçlerini araçlara değil işlerine harcayarak maliyetlerini daha etkin yönetebilecekler. LeasePlan olarak bu noktada KOBI’lerin yanında olmayı hedefliyoruz.”

ÇELİK MOTOR

Çelik Motor, operasyonel kiralama sektörünün en genç firmalarından biri. 2005’te kurulan firma son beş yılda araç parkını iki kattan fazla artırdı. 2007’de 3 bin 700 araçla filo kiralamaya başlayan firma, 2011’de bu sayıyı 10 bin 500’e çıkardı. Çelik Motor, 2012’de araç parkını 13 bin adede çıkarmayı hedefliyor.

Türkiye genelinde ticari maksatla kullanılan toplam 2 milyon binek araç olduğunu ve 1.5 milyonundan fazlasının KOBl’ler tarafından kullanıldığını vurgulayan Çelik Motor Filo Kiralama Genel Müdürü Bora Koçak, sektörün gelişiminin KOBl’lerden geçtiğini belirtiyor. Koçak, “KOBt’ler, küçük ve esnek yapıları sayesinde büyük işletmelere kıyasla değişimlere çok daha hızlı ve kolay uyum sağlama beceresi gösteriyorlar” diyerek, KOBt’lere çok özel hizmet paketleri sunduklarını söylüyor.

Bora Koçak’a göre operasyonel kiralama şirketlerinin otomobili herhangi küçük bir şirketten daha ucuza mal etmelerinin iki temel sebebi var: Daha düşük maliyetle borçlanabilmeleri ve büyük bir filo yönetmekten kaynaklanan satın alma gücünü kullanmaları. Koçak, operasyonel kiralama şirketlerinin sadece ‘kiraya verilen para boşa gider’ anlayışını yıkmaları gerektiğini söylüyor.

Bir araçtan 50 araca kadar filo kiralayan küçük ölçekli şirketleri farklı yollarla ulaşmayı ve onları müşteri olarak kazanmayı hedeflediklerini belirten Koçak, kayıtlı ekonomiye geçişi sağlayacak yeni yasal düzenlemelerin hepsinin kunımsal çalışan kiralama şirketleri için avantaj olduğuna inanıyor.

Operasyonel kiralama sektöründe büyük ölçekli 14 firma olduğunu ifade eden Koçak, “Şirketlerin çalışma koşullarını düzenleyen bir mevzuat olmaması, sektörün en büyük sıkıntısı. Bu konu, bankacılık gibi bir düzenlemeyle kontrol altına alınmalı. Haksız rekabetten kayıt dışına kadar birçok konuda sıkıntı yaşanıyor” diyor.



AVİS FİLO

Otokoç bünyesinde faaliyet gösteren Avis, 2011’de agresif bir şekilde büyüdü. Operasyonel kiralama filosunda beş yıl önce 5 bin 610 araç bulunan firma, yüzde 120 oranında büyüyerek bu sayıyı 12 bin 250 adede çıkardı. Kısa süreli araç kiralamada iki yılda iki kat büyüme hedefinin ilk bölümünü gerçekleştiren Avis, uzun dönemli kiralamada ise beş yılda üç kat büyümeyi hedefliyor.

Araç parkını ve çeşitliliği artırmaya yönelik yatırımlarının sürdüğünü ifade eden Avis Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İnan Ekici, özellikle lüks segmentte farklı marka ve modellerdeki araç sayısını artırmayı hedeflediklerini söylüyor.

“2011’de gerçekleştirdiğimiz 210 milyon TL’lik toplam yatırımı, 2012’de 290 milyon TL’niıı üzerine taşıyacağız” diyen Ekici, hedeflerinin Avrupa’nın oldukça gerisinde olan kişi başına düşen kiralık araç adedini artırmak ve Türkiye pazarını büyütmek olduğunu vurguluyor.

2001 krizinden sonra büyümeye başlayan operasyonel kiralama sektörünün henüz istenilen boyuta ulaşmadığını düşünen Ekici’ye göre Türkiye’de araç kiralama pazarına ilişkin büyük bir potansiyel var. Avrupa’da operasyonel kiralamada 10 milyon adede yaklaşan bir araç parkı bulunduğunu vurgulayan Ekici, “Türkiye’de ise bu sayı 140 bin adetler seviyesinde. Gerekli bilincin gelişmesiyle bu büyüklüğün Türkiye’de de olması mümkün” diyor.

Son yıllarda KOBÎ’lerin de bu yönteme geçtiğini belirten Ekici, en çok ilaç sektörünün, finansal hizmetler, üretim ve ticaretle uğraşan firmaların operasyonel kiralama yaptığını söylüyor.

inan Ekici sektörün sorunlarınıysa şöyle özetliyor: “Mevzuat açısından sıkıntılar var. Ticari araçların kısa ve uzun dönemli olarak kiraya verilememesi, firmaların büyümesinin önünde engel teşkil ediyor. Öte yandan şoförlü araç kiralama, transfer hizmetleri gibi kiralamanın değişik yan ürünlerinin hangi koşullarla sağlanacağı, hangi belgelerin gerektiğiyle ilgili ciddi karışıklıklar var. Sektör için yayınlanan yönetmeliği tam olarak anlamak mümkün olmadığından, bu konuda sektördeki belirsizlikler de devam ediyor. Bizi zora sokan bir diğer durum da kayıt dişilik. Müşteri haklarını koruyan değerlerin benimsenmesini sağlayacak iş yapma kurallarının bir an önce getirilmesi gerekiyor.”

DRD DERİNDERE

Operasyonel kiralamada 14 yıllık geçmişe sahip olan DRD Derindere, sektörün en önemli firmalarından. Nitekim uluslararası derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating tarafından kredi reytingi ve yatırım yapılabilir kategorilerinde BBB gibi sektör ortalamasının üzerinde değerlendirildi.

DRD Derindere Filo Kiralama Genel Müdürü İlkay Ersoy, 15 bin adetlik araç filosuna, Türkiye genelinde 800 servis ağına ve bin 500 adetlik müşteri portföyüne ulaştıklarını söylüyor.

Operasyonel kiralama sektörünün 2011 itibariyle Türkiye’de 140 bin adede ve 5 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştığını vurgulayan Ersoy, sektörün önümüzdeki beş yıl boyunca yüzde 15 büyüme hedeflediğini belirtiyor. Beş yılın sonunda sektörün bugünkü büyüklüğünün iki katına ulaşacağını ifade eden Ersoy, 2015 yılında operasyonel kiralama sektörünün adetsel büyüklüğünün 250 bin adetlere ulaşacağını öngörüyor.

2011 yılında yaklaşık 120 milyon euro’luk yatırımla araç filolarına 6 bine varan yeni araç kattıklarını belirten Ersoy, bu yıl 125 milyon euro’luk yatırımla filolarına 6 bin araç daha katacaklarını söylüyor. 15 bin adetlik araç parkını 2012 sonunda 18 bine çıkarmayı planlayan firma, genellikle orta ve üst segmentte yer alan araçların paylarını artırmayı hedefliyor. Bu şekilde filo oluşturmalarının birim başına araç yatırım değerlerini daha üst seviyelere taşıdığını söyleyen Ersoy, sektörün daha da büyüyebilmesi için bazı adımların atılması gerektiğine inanıyor.

İlkay Ersoy, sundukları hizmetleri şöyle özetliyor: “Görevimiz sadece kiralamaya konu olan aracı sunmakla sınırlı değil.

Müşterilerimize, araç kiralamanın ötesinde ‘Operasyonel Filo Yönetimi’ başlığı altında hayatlarını kolaylaştıran ve faaliyetlerine kesintisiz olarak devam edebilmelerini sağlayan kapsamlı bir hizmet paketi de sunuyoruz. Operasyonel filo kiralama hizmetiyle herhangi bir yol yardım hizmetinin kapsamının ötesinde bir koruma ve yardım şemsiyesinin altına giriliyor. Sahip olduğumuz güçlü altyapıyla müşterilerimizin Türkiye’nin neresinde olursa olsun kesintisiz bir biçimde yola çıkış amacından geri kalmamalarını sağlıyoruz.”

BEYAZ FİLO

2012’de filo kiralama sektöründe halka arz edilen ilk firma olacak. Beyaz Filo Genel Müdürü Gürkan Gençler, “Filo kiralama sektöründe, araç kira bedellerini oluşturulmasındaki en önemli etkenlerden biri de ucuz finansman olanaklarına sahip olmaktır” diyor. Halka arzdan elde edecekleri gelirle öz kaynaklarını kuvvetlendirerek daha karlı kiralama pro-jelerinde yer almak istediklerini de söylüyor. Halka arzla birlikte şeffaf yönetim anlayışını en üst düzeye taşımayı hedeflediklerini ifade eden Gençler, bu sayede daha ucuz dış kaynak kullanma imkanına kavuşacaklarını vc halka arzdan elde edecekleri gelirin tamamını sermaye artışı olarak kullanacaklarını vurguluyor.

Kriz öncesi ve sonrası ellerindeki araç adetlerini 6 bin 500-7 bin 700 civarında tutmaya çalıştıklarını ifade eden Gençler, sektörün sorunlarını şöyle özetliyor: “Filo kiralama ticaret kanunlarında kendine has bir yapıyla yer

almıyor. Kira ödemelerinin zamanında yapılmaması ya da art niyetli kullanımlarda aracınızı hemen geri alamıyorsunuz. Trafik, OGS gibi cezalar da bizlere ciddi anlamda operasyonel yük oluşturuyor. Ancak ilgili kamu kuruluşlarıyla son dönemde olumlu anlamda yol kat ettik. Ticari araç kiralanamaması da bizleri zorlayan unsurlar. Diğer yandan Kara Ulaştırması Genel Müdür-lüğü’nün diğer uygulamalarını olumlu buluyoruz. Zira karayolları-mızda dolaşan her otomobilin belli standartlara uygun olması ve kontrol altına alınması gerekiyor. Kurumsal olmayan firmaların sektördeki hizmet kalitesini düşürmesi de önemli konulardan biri. Sonuç olarak, kiralama fiyatlarında dengesiz bir yapı ortaya çıkıyor.”

Sektörün gelişmesi için filo ya da operasyonel kiralamanın sadece firmalar değil bireyler için de tercih noktası olması gerektiğini belirten Gürkan Gençler, ticari araç kiralanmasının önündeki engellerin kaldırılmasının sektöre yeniden hızlı bir ivme kazandırabileceğini düşünüyor.

CENTRAL KİRALAMA

Beş yıl içinde araç sayısını yüzde 100’ün üzerinde artıran Central Kiralama, filo araçlarının sayısını 3 bin 600’e çıkardı. Bir yaşın altında araçlara sahip olan şirket, 2012’de filo hizmetlerinin yanı sıra günlük kiralama hizmetine de başladı. Türkiye’de toplam 12 noktada hizmet veren Central, “rent a car” tarafıyla hizmet yelpazesini geliştirecek.

Bu yıl filo hizmetleri kapsamında pazarın biraz küçülebileceğini öngören Central Kiralama Genel Müdürü Nora Karakaş Paşalı, buna rağmen 2012’de yüzde 10’luk bir büyüme hedeflediklerini söylüyor.

Ağırlıklı olarak ilaç, perakende, kargo, bankacılık sektörlerinde filo kiralama hizmeti alındığını, ama KOBl’lerin de sektöre ilgisinin arttığını ifade eden Paşalı, farklı sektörlerden müşterileri olduğunu belirtiyor.

Farklı sözleşmeler olmasına rağmen yaşanan fiyat rekabetinin sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Paşalı, “Aynı standartta hizmet su-nulmamasına rağmen bizi en çok fiyatlardaki rekabet zorluyor” diyor.

Operasyonel kiralama sektörünün yerli ve yabancı oyunculardan oluşan lokomotif sektörler arasına girdiğini belirten Paşalı

şunları söylüyor: “Sektör son dönemde KOBl’lerle daha da büyüdü. 3 milyar dolarlık sektörel büyüklüğe ulaşıldı. 2011 yılı itibariyle Türkiye’de, günlük ve filo kiralama olarak toplam 140 bin araçlık dev bir filo hizmet veriyor.”

INTERCITY

Filosundaki araç sayısını son beş yıl içinde 15 bin adetten 30 bin adede çıkaran Intercity, 2012’de hem filosunu hem de cirosunu yüzde 15 oranında artırmayı hedefliyor. Pazarda filo kiralayan irili ufaklı 750 şirket olduğunu ifade eden Intercity Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Serkant Dorum, ilk 10 firmanın pazarın büyük bir bölümünü kontrol ettiğini belirtiyor.

Kendilerini en çok bilinçsizce yapılan fi-yatlamaların zorladığını vurgulayan Dorum, sektördeki sıkıntıları şöyle anlatıyor: “Sektöre yeni giren veya agresif büyümeye çalışan firmalar, yaptıkları yanlış fiyatlama-larla hem kendilerine hem rakiplerine hem de sektöre zarar veriyor. Zararına yapılan satışlar memnuniyeti de sağlamadığı için müşterilerin sektörle ilgili algıları zedeleniyor.”

Doğru fiyatlama ve doğru servis politikalarıyla müşteri memnuniyetini artırdıklarını ve pazar paylarını yüzde 25’e çıkardıklarını ifade eden Dorum, firmaların bilinçlenmesi, kurumsallaşması ve güvenin artırılmasıyla sektörün büyüyebileceğini vurguluyor. Şirketlerin operasyonel filo kiralamanın sağladığı avantajlarla ilgili daha çok bilgilendirilmesi gerektiğini düşünen Dorum, sektörün büyümek için ihtiyaç duyduğu fonlara erişiminin kolaylaştırılması ve sektörle ilgili yasal mevzuatta bazı değişiklikler yapılması gerektiğine inanıyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir