Anasayfa / İş Fikirleri / Organik Kozmetik Üretimi Yapmak

Organik Kozmetik Üretimi Yapmak




Cazip girişim fırsatlarının başında şimdi doğal kozmetik üretimi var. Bilinçli tüketim, sektörü hızla büyütüyor. Türkiye, doğal kozmetik hammaddeleri için tam bir cennet!..

Organik kozmetik devri

dogal-kozmetikKOZMETİK büyük bir endüstri. Kendi içinde çok sayıda sektörü barındırıyor.

Dikkat çeken kategori ise renkli kozmetikler.

Tanımından da anlaşılacağı gibi ‘renkli kozmetik’ çeşitli işlevlere sahip fondöten, yüz kremi, allık, maskara, göz kalemi, ruj, far, pudra, lipgloss, oje gibi sayısı 20’yi aşkın grubun yer aldığı hareketli bir kategori. Bir bakıma kozmetik sektörünün can damarı…

Kozmetiğe hayat veren ‘kozmetoloji’ sözcüğü ise bilimsel içeriğe sahip genel bir tanım. Estetik biliminin derinliği olan geleneksel parçası…

DEV ENDÜSTRİYE DOĞRU

Kozmetik, Fransızca ‘eosmetique’ sözcüğünden türetilmiş. Aslı antik Yunancada ‘kosmetikos’tan geliyor. ‘Güzelliğe kazandırılan şekil’ demek…

Çoğu zaman ‘parfümeri’yle karıştırılsa da ‘kozmetik sektörü’ kokuları da içine alan geniş bir hacme sahip.

Dünyada kozmetik ürünleri yalnız kadınları değil büyük ölçüde erkekleri de kapsıyor. Yaş gruplarına göre bir kategori ayrışması söz konusu. Rusya, Hindistan ve Çin’de kozmetik ürünleri şaşırtıcı biçimde büyüyor. Büyük markalar ağırlıklarını artırırken yerel girişimciler büyük paralar kazanıyor.

Gruba eski bir tanımla ‘makyaj ürünleri pazarı’ demek de mümkün. ‘Make-up’ kategorisi bunun dışarıdaki adı. Bu pazarın içinde tanınmış büyük markaların yanı sıra binlerce küçük marka var. 2010 verilerine göre dünya ‘make-up pazarı’ 35 milyar dolarlık hacme sahip. Her yıl düzenli olarak yüzde 4 büyüyor.

Tahminler bazı trendlerin etkisiyle pazarın daha da genişleyeceğini, satışların 2015 itibariyle 43 milyar dolara ulaşacağını gösteriyor.

KAZANÇLI İŞLERİN BAŞINDA

Türkiye’de durum farklı değil. Kişi başına yükselen gelir önemli etken. Dağıtım kanallarında epey çeşitlenme var. İnternet satışlarının devreye girmesi büyük avantaj. Doğrudan satış iyice benimsenmiş durumda. Yakında gıda otomatlarına benzer aparatlardan basit kozmetik ürünleri satışına geçilirse şaşırmamak lazım.

Önemli markaların yanı sıra yeni markalara da her zaman yer var. Dermatolojik cilt bakım ürünleriyle eğitilen tüketici kitlesi renkli kozmetikte formül bilincine sahip olmaya başladı. Şimdi organik hammaddelerden üretilmiş ürünlere ilgi gösteriliyor, formülleri araştırılıyor.

Çokuluslu firmalar ortak girişim amaçlı yatırımlara başladılar. Amaç makyaj malzemelerinin sağlık risklerini sıfıra indirmek! Bu amaçla doğal hammaddeler devrede. Başta zeytin ve zeytinyağı olmak üzere birçok bitkisel zenginlik bu konuda rol almış durumda.

Doğal hammadde kaynaklarını bünyesinde barındırması Türkiye’de yeni bir dönüşümü başlatabilir. Organik nitelikli kozmetik şampuanlar, saç bakım ürünleri, doğal maddelerle zenginleştirilmiş sabunlardan sonra sıra renkli kozmetiğe geldi, işte tam bu noktada orta ölçekli yeni girişim atakları bekleniyor.

TÜRKİYE’NİN ŞANSI BÜYÜK



organik-kozmetikRenkli kozmetik konusunda organik tabanlı yeni patentlere imza atacak birkaç ülke içinde Türkiye de var. Son yıllarda Irak, İran,

Rusya pazarında marka olan ürünlerin doğal çeşitleri Avrupa ve Amerika’da önemli rüzgârlar estirebilir. Başta gül ve gülyağıyla desteklenecek yeni nesil renkli kozmetikler, organik bitki ve mineraller sayesinde Türkiye markasıyla özdeş hale getirilebilir.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na kayıtlı 1.300 civarında kozmetik imalatçısı var. Fakat henüz doğal hammaddelerle organik nitelikte kozmetik üreten firma sayısı yok gibi.

Kalite açısından dünya standartlarını yakalayabilirse Türkiye’de bu iş hızla büyüyebilir.

Menşe belirtilerek yapılacak üretimlerin ihracat şansı ise oldukça yüksek.

İsrail’in sadece ‘Ölüdeniz çamurıTnu öne çıkararak renkli kozmetik üretip dünya pazarlarına doğal ürünler ihraç etmesi unutulmamalı.

Türkiye’nin kaynakları çok daha zengin! Mineral ve bitkisel orijinli organik hammaddeler sadece bu topraklarda. Halen 600 milyon dolar civarında olan kozmetik ihracatımızın ekolojik ürünlerle ikiye katlanması hiç de uzak olmayan bir ihtimal.

Girişimcilerin ürün paletini belirleyerek yöresel imkânlardan yararlanması, önemli şanslar vaat ediyor. Dünyada organik menşeli botanik + mineral formüllerin yeni bir trend oluşturması Türkiye’yi bu konuda hızla öne çıkarabilir.

ORGANİK HAMMADDE ÜRETİMİ

Markalaşmaya açık renkli kozmetik ürünleri dışında organik hammadde üretimi için adres yine Türkiye. Bu konuda yeni girişimler yapılabilir, ihracat bazlı hedefler konabilir.

Örnekleri şöyle özetlemek mümkün: Aromatik yabani bitki ve yosunlardan üretilen ‘skin type’ serumlar, balanse edici krem bazları, antioksidan ruj balsamları, mikronize ölçülerde öğütülmüş mineraller, zeytin, narenciye ve Trabzon hurmasından elde edilen ‘wax’ tipi karışımlar, şaraplık üzüm orijinli ‘resveratrol’ gibi spesifik bitki özütleri, ‘beta glukan’ içeren kozmetik amaçlı mayalar, organik kollajenler, glikoproteinler…

Örnekleri onlarca kat artırmak mümkün. Aslında Türkiye kozmetik ve kozmetik ürünleri konusunda bir cennet! Önemli olan imalat direktiflerini var edip özgün ürün ve hammaddeler yaratabilmekte.

Son önerimiz ise renkli kozmetiklerin ana bazını teşkil eden ‘kaolin’, ‘magnezyum 1 stearat’, ‘talk’ gibi onlarca mineral kökenli kozmetik hammaddesini yöresel olarak markalandırmak ve organik etiketiyle dünyaya pazarlamak.

Alt sektörlerde organik ürünlere kayış hayli fazla. Dünyada renkli kozmetik pazarının yanı sıra dikkat çeken diğer iki grup ise şöyle: Saç bakımı ve boyalarında 50 milyar dolarlık bir pazar var. Çok hızlı büyüyor. Banyo ve duşjellerinde son yıllarda atak görülmesi ise ilginç bir gelişme. 2015 yılında satış hacmi 20 milyar doları aşacak. Şimdilik totalden aldığı pay yüzde 7 civarında. Sanıldığı gibi kozmetikte organik ürünlere olan talep dünyada homojen bir dağılım göstermiyor. Örneğin, Amerika’da doğal kozmetik ürünlerine ilişkin talep daha yüksek. Rusya dâhil Avrupa ve Japonya gibi bazı Asya ülkelerinde organik ürünlere rağbet çok daha fazla. Bu eğilimi algılayan Çin arayı açmakla kalmıyor, bazı hammaddelerde özgün üretimler yaparak dünyayı şaşırtıyor. Türkiye’nin doğal zenginlikleri ise Çin’den daha geniş. Bu konuda Çin’le rahatlıkla rekabet edebilecek düzeydeyiz.

Nur Demirok / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir