Anasayfa / Makaleler / Orta Sınıf Geleceği Nasıl Görüyor?

Orta Sınıf Geleceği Nasıl Görüyor?




Türkiye’de bir süredir orta sınıfın büyüdüğü görülüyor. Yapılan hesaplamalar orta sınıf segmentine her yıl 2 milyon bireyin katıldığını gösteriyor. Orta sınıf, Türkiye’de sadece nicelik olarak etkin bir özne haline gelmiyor. Türkiye’de orta sınıfın genel tüketim ortamındaki etkisi de artıyor. Tüketimde istikrarlı bir kitle olduğu için şirketler orta sınıfa yöneliyor. Bu durum da orta sınıfın tüketim içerisindeki konumunu daha da yukan çekiyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde orta sınıfın daha da büyük bir kitle olması bekleniyor.

orta sinif gelecek

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, yapılan projeksiyon 2018 yılında orta sınıfın toplam nüfusa oranının yüzde 30’u bulacağını gösteriyor. Bu durum yakın geleceğin orta sınıf tarafından belirleneceğini gösteriyor. Yakın gelecekte orta sınıfın tercihleri, tüketim biçimleri iş dünyasında birçok yeni trendin ortaya çıkmasına yol açacak. Bu durum orta sınıfın gelecekteki eğilimlerini de merak konusu haline getiriyor. Çünkü o eğilimler, gelecek dönemin yeni trendleri üzerinde önemli etkilerde bulunma potansiyeline sahip.

Yatırım ve birikime devam edecekler

Genelde orta sınıf bir toplumun bel kemiği olarak kabul ediliyor. Bazen istikrar dolayısıyla da statükonun devamı olarak görülüyor. Mevcut düzenin devamını sağladığı gibi bazen de düzeni değiştiren bir sınıf olarak karşımıza çıkıyor. Son dönemlerde orta sınıfın varlığının ekonomik büyümeye etkisi ve refah düzeyine katkısı gibi konular İktisat literatürünün de çok ilgi duyduğu sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. Pek çok yazar orta sınıfın daha kaliteli eğitim, sağlık ve altyapı için para biriktirme ve buna ya-tınm yapma eğilimlerine dikkati çekiyor. Bu durum orta sınıfın gelecek eğilimlerini analiz etmek için de önemli ipuçlan sunuyor. Gelişmekte olan ülkelerle ilgili yapılan global araştırmalar gösteriyor ki, orta sınıf insan sermayesi tüketimin artmasını ve ekonominin büyümesini sağlıyor. Orta sınıf daha fazla kentlileşme ve demokratikleşme ile de paralellik gösteriyor. Toplumun tasarruflarının da yüksek bir bölümünü elinde tutuyor. Dolayısıyla tasarruf ve birikim açısından orta sınıf toplumlann ana merkezini oluşturuyor.



Orta sınıfın tüketim davranışlarında öne çıkan en güçlü eğilimlerden biri olan ev sahipliği durumu, geleceğe yönelik birikim davranışlarını da önemli ölçüde belirliyor. Orta sınıfın yüzde 67’si-nin kendi evine sahip olması, bu tüketim davranışının önemli göstergelerinden biri. Ev satın almanın geleceğe yönelik bir yatırım ve birikim haline geliyor. Bu durum da geleceğe yönelik orta sınıfın bütçelerinde bir rahatlama yaratıyor.

Site duvarlarını aşmak

Orta sınıf şehirde yaşasa da kendisini şehirden çok, doğaya yakın hissediyor. Doğa demek huzur demek. Şu günlerde 10 kişiden 8’inin şehirde yaşadığını göz önüne alacak olursak çevre ve doğa özleminin artması gayet normal. Üstelik önceleri çok cazip görünen site yaşamları bir müddet sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Özellikle çocuklar, büyüdüklerinde site duvarlarını aşmak; sokak veya mahalle hayatına karışma eğilimleri artıyor.

Bununla birlikte bu kapsamda şehir hayatını terk etme eğilimi de geleceğe yönelik bir eğilim olarak ağırlık kazanıyor. Geleceğe dair birikim ve yatırım planlarında bu hayallerin önemli payı var. Çocuklara iyi bir gelecek kazandırma çabalarını da bu yönde okumak gerekiyor. Gerekli birikim sağlandığında ve çocuklara da uygun bir ortam hazırlandığında kendilerini daha özgür hissedebiliyorlar. Bu durum orta sınıfın gelecek algısında planlamalarını daha düşük tempolu bir yaşam döngüsüne göre ayarlamaya başladıklarını da gösteriyor. Tabii bu durum da kendi tüketim evrenini yaratıyor.

Tüm insanlık için olduğu kadar orta sınıf için de en önemli şey huzuru yakalamak. Hedeflerine ulaşıp başarıyı yakalamak ve ardından ödül olarak tatile çıkabilmek en büyük huzur kaynağı.

En büyük özlemlerinden biri, hayatının önemli bir bölümünü kentlerde çalışarak geçirdikten sonra yeşil bir alan veya denizin olduğu bir yerlerde ‘durabilmek’. Yeşil veya sulak alanda durmak hem özgürlüğü, hem mutluluğu hem de eğlenceyi garantiye almak olarak algılanıyor.

TURKISHTIME





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir