Anasayfa / Sağlık / Oruç Tutan İş İnsanları Bunlara Dikkat

Oruç Tutan İş İnsanları Bunlara Dikkat




Oruç tutulan dönemlerde sıvı kaybıyla birlikte halsizlik, kas krampları, çarpıntı ve ateş çıkması gibi bulguların görülebileceğini belirten Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, ‘harcanan su karşılanmazsa tansiyon düşmesi ve bayılma olabilir’ dedi.

Ramazan aynın yaz mevsimine denk gelmesi, aç ve susuz kalman sürenin uzun olması oruç tutan iş insanlarının zaman zaman zorlanmasına neden oluyor. Sindirim problemlerinin önüne geçmek, kilo almamak, vücudun ihtiyacı olan mineral ve vitamin desteğini sağlayabilmek için sağlıklı beslenme kurallarına uymak gerekiyor. İş insanları diyetisyen desteğinde oruç tutabilirler. Oruç, sağlıklı iş insanlarında midenin dinlenmesi ve vücutta detoks etkisi yaratması nedeniyle yararlı bulunurken; hastalar için bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirmesi nedeniyle önerilmiyor. Yaşlı ve hamilelerin yanı sıra, ileri derecede kalp, hipertansiyon, diyabet hastalığı, ülser ve ruhsal sorunları bulunan iş adamlarına da oruç tutmanın sakıncalı olacağı belirtiliyor.

Oruçluyken bayılma riskine dikkat

Oruç tutarken, sıvı kaybıyla birlikte halsizlik, kas krampları, çarpıntı ve ateş çıkması gibi bulguların görülebileceğini belirten Memorial Şişli Hastanesi’nden Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu “Harcanan su karşılanmazsa tansiyon düşmesi ve bayılmalar olabilir. Sıvı kaybıyla birlikte direkt güneş ışığına maruz kalınırsa sıcak çarpmasına neden olabilir” dedi.

Hangi iş insanları oruç tutmamalı?

Hastalığın insan hayati fonksiyonlarının düzeni bir şekilde devam etmemesi ve etraftan gelen uyarılara yetersiz kalma hali olduğunu aktaran Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu; “Hastalık, oldukça ciddi ve tedavi gerektiren bir durum olabileceği gibi, basit bir rahatsızlık da olabilir. Ramazan ayı süresince özellikle kalp, hipertansiyon, şeker hastalığı, ülser ve ruhsal sorunlar gibi kronik hastalığı bulunan iş insanlarının oruç tutmaları sakıncalıdır. Ramazan ayı boyunca ağır yiyeceklerin tüketilmemesi, bol sıvı alınması ağır sporlardan kaçınılması gerekir” diyor. Öte yandan belli bir yaş grubunun üstünde olan ve oruç tutmak isteyen iş insanlarının sağlık kontrolünden geçtikten sonra oruç tutup tutmamaya doktor tavsiyesine göre karar vermesi gerektiğini söyleyen Uz. Dr. Mollaoğlu, doktorun görüşlerine uyulması gerektiğini ifade etti. Oruç tutulmasının sakıncalı olduğu hastalıklar hakkında konuşan Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, “Tedavisi zor ya da ciddi hastalık nedeniyle bir ameliyat geçirmiş ve mutlaka beslenmesi gereken hastalıklar. Bu gruba tüm kanserli ve önemli ameliyat geçirmiş hastalarda dâhildir.

Devamlı ilaç kullanmayı gerektiren ağır kalp, böbrek, karaciğer hastalan, ağır şeker hastalığı olan iş insanları… Diyabet yani şeker hastalığında da beslenme biçimi çok büyük önem taşır. Şeker hastalığı olanların üç ana, üç ara öğün olarak beslenmesi yanı sık sık yemek yemesi gerekir. Oysa diyabet hastası olan iş insanları oruç tutarken tedavi olması gerekirken aksine akşama kadar aç kalırlar ve şekerleri düşer. İftarda yenen yemeklerle vücuda fazla miktar da glikoz girdiğinden şeker normal düzeyinin çok üstünde çıkar. Bu da pankreası zor duruma sokar. Öte yandan tokluk kan şekeri yüksekliği, kalp hastalıkları riskini artırır.

Şeker hastalarının kanında çok miktarda bulunan şekerin damar sertliğine neden olmasına yol açar ve kalbe gelen kan miktarı azalır. Bunun sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi veya kardiyak ölümler ortaya çıkabilir. Öğünlerden iki sat sonra ortaya çıkan tokluk kan şekeri yüksekliği de bu riski artırabilir. Şeker hastası iş insanlarının ilaç tedavisini ve diyeti kendi başına bırakması sakıncalıdır. İlaç ve insülin alan, hatta diyet yapan iş insanlarının bunları kesinlikle aksatmaması gerekir. Çünkü bu ilaçların etki süreleri 8-12 saat arasında değişir ve hasta bu ilaçları almayı kendi başına bırakırsa kalp ve tansiyon hastalıkları riskini artırır. Yaşam boyu süren, kronik hastalık olan şeker hastalığı, tanı konulduğu dönemde iş insanlarında ruhsal ve sosyal sorunlar yaratır. Dolayısıyla iş insanları mümkün olduğunca stresten uzak durmalılar.”



Ramazanda ülsere dikkat

Türkiye’de Ramazan aylarında birçok insanda ülserin delinmesine rastlandığına dikkat çeken Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu istatistiklere göre ülser delinmesinin arttığını işaret etmekte. Mollaoğlu “Ülser en sık on iki parmak bağırsağının başlangıç kısmında ve midede görülür. Karın ağrıları, yanma ve hazımsızlık şeklinde kendini belli eder. Açlık özellikle on iki parmak bağırsağını olumsuz yönde etkiler. Ramazan aylarında birçok iş insanı ülser ağrılarında artma, kanama ülserin delinmesi nedeniyle sağlık kuruluşlarına baş vurur” ifadesini kullandı.

Yüksek tansiyonda doktor kontrolü önlemi

Ramazan ayının başlaması nedeniyle yüksek tansiyonlu iş insanlarının mutlaka doktor kontörlüden geçmesi gerektiğinin altını çizen Uz. Dr. Mollaoğlu; doktor tarafından oruç tutmalarına izin verilen yüksek tansiyonlu iş insanlarına iftarda aşırı yemek yememelerini önerdi. Ramazan ayında oruç tutan iş insanlarının tedavilerine dikkat etmezlerse önemli sorunlarla karşılaşacaklarını söyleyen Mollaoğlu; ilaçların, doktor tavsiyesi ile alınması gerektiğini belirtti.

Kalp hastaları riskli bölgede

Ramazan ayının yaz aylarına rastladığı dönemlerde oruç tutulan sürenin daha uzun sürdüğüne değinen Uz. Dr. Mollaoğlu, sıcaklık nedeniyle terlemenin artması sonucu sıvı kayıplarının arttığına vurgu yaptı. Vücudunun değişen düzene uyum sağlamasının üç haftayı bulabileceğini kaydeden Mollaoğlu, “Günümüzde birçok kalp ilacı günde tek dozda veya iki dozda almıyor. Bu nedenle oruç tutmayı düşünen iş insanları ramazan başlamadan önce doktorla görüşmeli ve ilaç kullanım şeklini düzenlemeli. Bu gruptaki iş insanları doktorların önerileri çerçevesinde hareket etmeli” dedi.

Böbrek hastaları bol su tüketmeli

Böbrek hastası iş insanlarının bol su tüketmesi zorunluluğu üzerinde duran Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu şöyle konuştu: “Böbrek hastası olan iş insanları oruç tutmaları halinde ciddi sıkıntılarla karşılaşırlar. Oruç tutan böbrek hastası iş insanları, iftarla sahur arasındaki dönemde su açıklarını kapatamadıklarmdan, hastalığının farkında olmayan birçok iş insanı ramazan ayı sonunda böbrek yetersizliği sonunda doktorlara başvuruyor. Diğer taraftan da böbrek taşı taşıyan iş insanlarının susuz kaldığı dönemlerde şikayetleri artabileceğinden dikkatli olmak zorundalar.”

İftar sonrası uyumayın, kısa yürüyüşler yapın

Ramazan ayı ile birlikte oruç tutan iş insanlarına bir dizi önerilerde bulunan Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uz. Diyetisyen Merve Yüksel; oruç açıldıktan sonra uykuya çekilen bazı iş insanlarının olduğunu belirterek, “Bu son derece sakıncalı. Oruç açıldıktan sonra kısa yürüyüşler yapılmalı dolu mide ile uykuya geçilmemeli” önerisinde bulundu.

Sahurda hamur işinden kaçının

Oruç tutan iş insanlarının mutlaka sahura kalkması gerektiğinin altım çizen Merve Yüksel, “Sabahları erken kalkıyorum, gün içinde çok yoğunum” diye düşünerek sahuru atlamak sağlık açısından zararlıdır. Sahurda hazmı kolay ve hafif tok tutan yiyecekler tüketilmelidir. Yumurta, az tuzlu peynir, süt ve tam tahıllı ekmek sahur sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır. Zeytin tuzlu bir besin olduğundan gün içerisinde susamaya neden olabilir, susamanın önüne geçebilmek için ceviz tercih edilmeli” dedi.

İftarda bir-iki dilim pide

Oruç açarken acele etmemek gerektiğini söyleyen Yüksel şöyle konuştu: “Hızlı yemekten kaçınılmalı, yiyecekler iyice çiğnenmeli ve birden bire yemeklere yüklenilmemeli. Bir adet hurma ile oruç açıldıktan sonra yağlı ve tuzu olmayan çorba ile devam edilmeli. 18 saatlik açlığın ardından ani yemek yüklenmesi mide ve bağırsak sorunları yaşanmasına neden olabilir. Oruç açtıktan sonra bir süre sonra hafif zeytinyağlı salatayla devam edilmeli.”

Tatlıda tercih dondurma

İftar sofralarında ağır yağlı yemeklerin, kızartılmış yiyeceklerin, börek hamur işi ve şeker içeriği çok fazla olan şerbetli tatlıların tüketilmemesi gerektiğini kaydeden Yüksel, “İftardan sonra tatlı ihtiyacı hissediliyorsa sütlaç ve dondurma tercih edilmeli” dedi.

Yoğurt en iyi dostunuz

Vücudun ısı dengesini sağlamak için gün içerisinde alınamayan sıvıyı telafi etmek için, iftar ile sahur arasında bol bol sıvı tüketilmelidir. Ayrıca yoğurtlu soğuk çorbalar ve cacık hem serinleticidir hem de tok tutma özelliğine sahiptir.

Haber Ahmet Külsoy






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir