Anasayfa / Ekonomi-Finans / Osman Türkay’dan Yatırımcılara Öneriler

Osman Türkay’dan Yatırımcılara Öneriler




Borsa Ya Da Gayrimenkul’e Yatırım

Osman Türkay

Strateji Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Osman Türkay, borsa yatırımcısına temettüsü yüksek, ucuz şirketlere uzun vadeli yatırımı, borsa riski almak istemeyenlere ise gayrimenkulü öneriyor.

1985 YILINDA CITIBANK HAZİNE BÖLÜMÜNDE fon piyasasma adımını attı. 1987 yılında ise Finansbank’ın hazine bölümünü oluşturarak 1994’e kadar bankada hazine ve sermaye piyasalarını yönetti. 1995’te kurduğu Strateji Menkul Değerler’in yönetim kurulu başkanlığını yürüten Osman Türkay, basma konuşmama kuralını bozarak Fortune’a konuştu. Borsada defter değerinin altında işlem gören hisseler olduğunu hatırlatan Türkay, temettüsü yüksek, ucuz şirketler seçilerek yapılacak uzun vadeli yatırım için ciddi fırsatlar olduğunu söylüyor.

“İMKB’DE KALDIRAÇ KULLANAN 100 YATIRIMCIDAN SADECE BİRİ UZUN VADEDE PİYASADA KALABİLİYOR.”

Küresel ekonomi, özellikle de Avrupa ekonomisi nasıl bir sıkıntı ile karşı karşıya?

27 ülkenin bankaları, müşterileri, fonları, Yunanistan ve benzer durumda olan bir iki ülkenin riskini taşıyor. Yunanistan’ın AB’den çıkarılması durumunda, bu ülkenin tahvillerine yatınm yapan çok sayıdaki Avrupa bankasının sermaye gereksinimi doğacak. Bunun yanına emeklilik fonlarını ve yatınm şirketlerini de eklerseniz, Avrupa’nın tüm vatandaşlarına kadar sirayet edecek bir zarar söz konusu olacak. AB, Yunanistan’ın ihtiyacı olan parayı direkt Yunanistan’a mı vermeli, yoksa bu tahvilleri taşıyan ülkelerin bankalarına sermaye desteği olarak mı vermeli? Eğer Yunanistan gözden çıkarılır ve euro’dan çıkarılırsa, arkasından İrlanda, Portekiz gibi ülkelerin gelmeyeceğini kim garanti edebilir? Sonuçta AB bir karar almak zorunda.

Peki neler yapılabilir?

ABD hızlı karar verebiliyor. Avrupa’daki en büyük sorun ise 27 ülkenin ortak karar almasının çok zor olması. Karar vermenin uzaması, piyasalarda paniğe neden oluyor. Karar verme süreci uzayıp, bankalar birbirlerine 2008 krizinde olduğu gibi para vermeyi keserlerse likidite krizi çıkabilir. Bunu engellemek için de AB’nin karar alması gerekiyor. ABD’nin yaptığı gibi riskli varlıkları taşıyan bankalara sermaye yardımı yapılabilir, bu bankalara likidite sağlanabilir.

Sürecin uzaması Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Özellikle Avrupa ekonomisinin bu durumu, dönüp dolaşıp bizi vuruyor. Dünya ekonomisi büyümeyecekse rahat olmamamız lazım. Merkez Bankası, ekonomiyi soğutma döneminin bittiğini döviz munzam karşılıklarını düşürmeye başlayarak ortaya koydu. Mevcut şartlar devam ederse TL munzam karşılıklarını da düşürecek. Büyümenin hız kestiği ortada. Dolann 1,85 TL’yi aştığı bir dönemdeyiz, 2 TL konuşuluyor. Kurun bu seviyelere gelmesi, cari açığın küçülmesini de beraberinde getirecek.

Bu ortamda yatırımcı yönünü nasıl bulacak?



Bugüne kadar borsa riski almamış birinin “Borsa çok düştü gireyim” anlayışı ile hareket etmemesi lazım. Çünkü çok dalgalı bir piyasa. İhtiyacınız olmayan ve üç-dört yıl dokunmayacağınız bir parayı borsaya yatırabilirsiniz. Çünkü bir yıllık faiz yüzde 8,5 iken, iki günde yüzde 9 para kaybedebilirsiniz. Bu riske alışkın olmayan birinin ruh hali bozulur. Halbuki bu dönemde sadece borsa düşmüyor. Evinizin ve diğer varlıklarınızın da değeri düşüyor. Bu nedenle borsa düştüğü zaman satalım mı diyenlere “Evinizin değeri de düşüyor, bu niye sizi kaygılandırmıyor?” diye soruyorum, “Evimi satmayacağım” cevabı alıyorum. Borsayı da bu mantıkla düşünürseniz, düşen piyasada satmak zorunda olmadığınız bir hisse için çok fazla üzülmenize gerek yok. Ama kaldıraç kullanır, yani krediyle yatırım yapar ve satmak zorunda kalırsanız, ciddi zararlarla karşılaşırsınız. Bu noktada yatırımcılara temel uyanm; bu dönemde kaldıraçlı yatırımlara girilmemesi. Ben 26 yıldır bu işi yapıyorum. Hep şunu gördüm: İMKB’de kaldıraç kullanan 100 yatırımcıdan neredeyse sadece biri uzun vadede piyasada kalabiliyor.

Borsa yatırımcısı nasıl bir strateji izlemeli?

Uzun vadeli düşünülerek, temettüsü yüksek, ucuz ve geleceği olan şirketlerin hisselerine yatırımı öneriyorum. Hazine bonosunun yıllık yüzde 8,5lik faiz verdiği bir ortamda, yüzde 8 temettü getiren şirketler uzun vadeli yatırımcılar için en azından fiyatlar aşağı doğru gelse bile temettü geliri olacağı için önemli. Bugün defter değerinin altında işlem gören ve kârlılığı yüksek şirketler var. Yine fiyat-kazanç oranlan 4-5’e düşmüş şirketler var. Bunlan şimdi almazsanız ne zaman alacaksınız? Kaldı ki, İMKB’de özellikle düşen piyasalarda zamanlamaya çok fazla inanmıyorum. Ucuz olduğuna inandığınız zaman alıp beklediğiniz bir kağıtta kazanırsınız. Zamanlamaya çok takılırsanız, dibin dibini bulmak çok zor. Sektörel olarak baktığımızda bu dönemde ihracat geliri olan şirketler öne çıkacak İç pazarda tüketimi olan sektörlerde faaliyet gösteren (özellikle fiyata duyarlı olmayan sektörler) şirketler önemli. Ayrıca yurtdışında işi devam eden taahhüt şirketleri göreceli olarak iyi görünüyor.

Borsa riski almayan yatırımcıya öneriniz nedir?

İniş çıkışın olacağı zor bir dönem, tedbirli olmakta yarar var. Riski çok sevmiyorsam elimdeki dövizi satıp, yüzde 8,5 faizle hazine bonosu almam. Çünkü eurobondlann getirisi yüzde 6,5. Bu kadar kaotik bir ortamda 2,5 puan daha fazla almak için dövizden çıkıp Türk Lirası yatı-nmlara geçmem. Ancak likidite riskini göze alarak gayrimenkul yatınmı yapabilirim. Türkiye’de A tipi ofis eksikliği var. Bu nedenle ofis yatınmınm iyi prim yapacağını düşünüyorum.

Risk alabilen yatınmcılar, dövizini satıp TL’ye geçebilir. Dolar/TL’de 1,90’ın satmak için iyi bir seviye olduğu kanaatindeyim. Çünkü talebin ve cari açığın daraldığı bir durumda dolann uzun süre değer kazanmaya devam etmesi çok mümkün değil. Büyüme öngörmüyor, cari açıkta da daralma bekliyorsanız dolaylı olarak faizlerde çok yükselme bekleyemezsiniz. Bu mantıkla hareket ederseniz, dövizinizi satıp hazine bonosu veya mevduata geçebilirsiniz.

Kenan şanlı





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir