Anasayfa / Kariyer ve İş / ÖSYS Sonuçları ve Meslek Seçimi

ÖSYS Sonuçları ve Meslek Seçimi




ÖSYS sonuçları yakında açıklanacak. Yüzbinlerce gencimiz kendi gelecekleri için önemli bir karar sürecinden geçecekler: Hangi mesleği seçecekler?

Mantık hocamız Aristo, doğru mesleğin tanımını bin yıllar öncesinden yapmış: “Çevremizin ihtiyaçları ile ilgi ve beceri alanlarımızın kesiştiği noktada bulunuyorsak, doğru yerde ve zamanda doğru bir işi ve mesleği yapıyoruz demektir.”

Çevremize baktığımızda, iş dünyasındaki genel ihtiyaçları ve gelişmeleri geniş bir çerçeveden gözlemleyebiliriz: Gittikçe dünyayla bütünleşen, global bir ekonominin parçası olan yerel bir iş dünyası var artık. Sınırları olmayan. Dünyaya açık. Bu nedenle birkaç yabancı dili iyi bilmemiz gerekiyor.

Yine tüm meslekler ve işletmelere göz attığımızda artık bilgisayar sistemleri, yazılım programları, telekomünikasyon ürünleri gibi teknoloji araçlarının olmazsa olmaz içerikte ve gittikçe genişleyen kapsamda kullanıldığını görmekteyiz. Bu sebeple bilişim teknolojilerine de yatkın olma, sadece birbirimizin dilinden değil, bilgisayar dillerinden de iyi anlamak zorundayız. Tercih edilecek bölümlerden, mesleklerden bağımsız olarak böyle bir altyapıyı iyi kurmamız şart.

Ekonominin ve iş dünyasının gittikçe daha global bir yapının içinde yer alması nedeniyle, bugün her bir uzmanlığımızın başına bir “uluslararası” içeriğini ve ibaresini yerleştirmekte fayda var. Artık sadece yerel ticaret, hukuk, finans değil; uluslararası ticaret, hukuk, finans öğrenmek, bilmek zorundayız.

Teknoloji boyutuna baktığımızda ise elektronik, mekatronik, bilgisayar, genetik, enerji, çevre mühendisliği benzeri teknolojik sahalarda eğitim veren fakülteler, öğrenim sonrası iş olanakları açısından, hem kendi sektörleri hem de bütün sektörler içerisinde iş bulabilmek ve kariyer yapabilmek konusunda öne çıkmaktalar.

Ekonomik çerçevede çevrenin ihtiyaçları böyle şekilleniyor. Ancak işin diğer önemli boyutu, kendi ilgi ve beceri alanlarımızı belirlemekten ve bunlarla örtüştürmekten geçiyor.

Arzuladığımız mesleğe bizi taşıyacak bölümü seçerken öncelikle kendimizi iyi tanımamız, yaşamdan beklentilerimizi doğru analiz etmemiz gerekiyor. Bu, dışarıdan görüldüğü kadar kolay bir iş değil. İçeriden görmek, zor. Hepimiz kendimizi o yaşlarda iyi tanıdığımızı sanırız, ancak bazılarımız kendimizi yeterince tanımadığımızı, günü gelince: “Bu meslek aslında bana göre değilmiş”, “Yaptığım işten hiç zevk almıyorum” dediğimiz gün anlarız.

Bugün çevremize baktığımızda birçok insandan aslında bu işi yapmak istemediklerini, yanlış meslek seçtiklerini, “bir daha dünyaya gelirse bu işi asla yapmayacağını” sıkça duymaktayız.
Bu nedenle meslek seçiminde sadece çevremizin etkilemelerine, son ekonomik akımlara, ihtiyaçlara, fırsatlara, işinde başarılı, mutlu olmuş, iyi gelir elde eden örneklere bağlanıp kalmamalıyız.



Hangi meslek olursa olsun, o meslek grubunda başarılı ve mutlu olanlar kadar, başarısız, mutsuz olanların da bulunduğunu bilmeliyiz.

Önemli olan; hangi kimliği alacak, hangi elbiseyi giyecek olmamız değil, hangisinin içinde daha rahat, huzurlu hissedeceğimizi bilmektir. Sadece o mesleğin sahibi olmayı, o mesleği elde etmeyi gözönüne alırsak, zamanla biz o mesleğin değil, o mesleğin bizim sahibimiz olması riski vardır.

Hedefimiz; o mesleğin sahibi olmak değil, o mesleği benimseyerek, severek yapmak olmalı. Ancak böyle bir doku uyuşması mutlu birlikteliği, verimliliği, o da üretkenliği ve başarıyı getirecektir.

Ondandır: Bu doku uyumunu sağlamış, işine neredeyse aşık insanları da görürüz etrafımızda. Onlar: “Bir daha dünyaya gelsem yine aynı mesleği yapardım” grubundandırlar.

Bunun için bir yüksek öğrenim tercihi, bir meslek seçimi noktasında, bugünden kendimize dönüp sormamız, istek ve yeteneklerimizi sorgulamamız, kendi iç sesimize kulak vermemiz, “Bir ben var benden içeri”yle tanışmamız, kendi şarkımızı duymamız, ona uygun enstrümanı doğru seçmemiz gerekiyor.

Seçmek zorundayız, zira, yaz geldi, seçmece mevsimi açıldı. Kavunun olgununu dibini koklayarak, okuyacağımız bölümü kendimizi yoklayarak seçmeliyiz.

Her yıl bu mevsim yüzbinlerce genç insanımız, onca yarışın, testin ardından, son bir teste, testere misali ÖSY’ye tabi tutulmaktalar. Bugünlerde ne kadar çok bilinçli tercih, yarınlarda o kadar çok mutlu ve başarılı insan demek.

Yerleşecek arkadaşlarımıza; öğrencilikleri boyunca sadece akademik kariyerlerine, derslere odaklanmamalarını, kollarına takacakları o tek bilezikle yetinmemelerini, imkan ve zaman yaratarak, bildikleri yabancı dillerin sayılarını bugünden artırmaya başlamalarını, iş hayatıyla erken tanışmalarını, öğrencilikleri boyunca farklı kurumlarda, değişik bölümlerde stajlar yapmalarını, bilgisiyar ofis programlarıyla daha çok yakınlaşmalarını, kamuya yararlı derneklerde, sosyal faaliyetlerde etkin roller üstlenerek, iletişim, proje yönetimi, takımdaşlık yanlarını ve sosyal çevrelerini her fırsatta güçlendirmelerini öneririm.

İş hayatında sizleri başarıya sadece akademik, teorik bilgiler değil, bu tür beceriler, pratik deneyimler taşıyacaktır. Mülakatlarda derslerden ziyade, hayatın içinden sorular gelecektir.
Bütün bu aktiviteler üstelik kendinizi daha iyi tanımanızı, güçlü yanlarınızı hissederek kullanabilmenizi, böylece özgüveninizin artmasını, eksik yanlarınızı da fark ederek bunları tamamlama, geliştirme fırsatlarınızı sağlayacak, mezuniyet sonrasında doğru kariyer adımlarınızı atmanızda yardımcı olacaktır.

İleride işlerinizin rast gitmesi için bugün rastgele değil, bilinçli tercih zamanı.

Adnan ERDOĞMUŞ / Yenibiriş





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir