Anasayfa / Ekonomi-Finans / Para girişi ve ekonomi

Para girişi ve ekonomi




Yabancılara göre Türkiye’nin etkinliği giderek artıyor ve terör sorunu da çözüldüğünde burası uçacak. Para girişi de giderek artıyor. Ancak bir ekonomi için en tehlikeli gelişmelerden biri kapasiteyi çok zorlayacak deli para gelmesidir…

GEÇEN hafta piyasalar açısından oldukça ilginçti. Önceki hafta yüzde 4.5 düşen BIST-100 endeksi geçen haftaya yükselişle başladı. Ancak sah ve çarşamba günleri bir stres vardı ve endeks 82 bin seviyesindeki desteğine kadar geriledi. Perşembe günü beklenen en önemli haber şubat ayı cari açık verişiydi. Fakat o sabah Moody’s isimli uluslararası derecelendirme kuruluşundan bir açıklama geldi. Özetle, “Barış Süreci not üzerinde pozitif etki yapabilir” denildi.

Barış Süreci başlayalı neredeyse bir aydan fazla oluyordu ve üzerinden bu kadar zaman geçtikten sonra Moody’s’in bu tür bir değerlendirme yapması çok anlamlı değil. Ancak belki bu sürecin başında bu beyanı vermek yerine bekleyip görmek istediler. Sürecin ciddi mi yoksa siyaseten göstermelik mi olduğunu anlamaya çalışmış olabilirler. Sonrasında ise âkil insanlar toplantısıyla birlikte ciddi bir tutum takınıldığım görünce, notu artırmaya karar vermiş ve bunun öncesinde de piyasalara sinyal göndermiş olabilirler. Böyle olup olmadığını bu hafta içinde anlarız. Eğer bir hafta içinde Moody’s’ten bir not artışı gelirse şaşırmam. Fakat bir hafta içinde bir not artışı yoksa bu açıklama anlamsız ve malumun ilanı bir açıklama olarak değerlendirilecek. Ya da rutin değerlendirmeler içine yazılmış bir cümle olarak kabul edeceğiz.

CARİ AÇIK UNUTULDU

Kısacası piyasalar perşembe sabahı gelen bu haberle yeniden ciddi bir beklenti içine girdi ve BIST-100 endeksi bin puan civarında yükselişle açıldıktan sonra 84 bini geçti. Aynı gün, diğer piyasalara baktığımızda tahvil ve bono piyasasında gösterge faiz yüzde 5.69’a kadar gerilerken dolar/TL kuru fazla oynama yapmadı (1.7880) civarındaydı. Dolayısıyla en büyük etki BIST-100 ve BIST-30 vadeli işlem sözleşmelerinde meydana geldi. Bu arada, aynı sabah açıklanan şubat ayı cari açık verisi piyasalar tarafından neredeyse tamamıyla göz ardı edildi.

Cari açık ise yılın ilk iki ayında toplam 10.9 milyar dolar oldu. Geçen yılın ilk iki ayında bu rakam 9.9 milyar dolardı. Dolayısıyla 2012’nin ilk iki aylık dönemine göre cari açık 956 milyon dolar artış kaydetti. Ayrıntılara baktığımızda ise cari açığın artış sebebi dış ticaret açığı (ihracat ve ithalat arasındaki fark) olmuş.



İthalat 2012 Ocak-Şubat döneminde 34.1 milyar dolardan bu yılın eş döneminde 36 milyar 981 milyon dolara çıkmış. Aynı dönemde ihracat 23 milyar 478 milyon dolardan 25 milyar 469 milyon dolara yükselmiş. Yani ithalat ile ihracat arasındaki fark, bu yılın ilk iki ayında 11.5 milyar dolara çıkmış. Söz konusu rakam geçen yıl ise 10.6 milyar dolarmış. Öte yandan geçen yılın ilk iki ayında 5.5 milyar dolar olan yabancı para girişi, bu yıl 17.4 milyar dolara çıkmış. Yani deyim yerindeyse deli gibi para geliyor.

5 YILDA 300 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Bu arada laponya önümüzdeki iki yılda 1.5 trilyon dolar basacak. Şu an yabancılar Türkiye’ye inanılmaz ziyaretler yapıyorlar. Eline 100-200 milyon doları alan geliyor. Peki, Türkiye’ye neden akın akın para geliyor? Bunu yabancılara sorduğumuzda şu cevabı alıyoruz; “Sizde heyecanlı bir hikaye var. Türkiye’nin etkinliği artıyor ve terör sorunu çözüldüğünde burası uçar.”

Peki çok para gelmesi iyi mi? Aslında paranın maliyeti hızla ucuzluyor. Mecburen düşen ve daha da düşecek olan faizler tüketicileri dürtecek ve bu da üreticileri dürtünce, ciddi bir büyüme yaşanacak. İki şehir projesi, hızlı tren hatları, Marmaray, üçüncü köprü, dünyanın en büyük hava alanı, eğer alabilirsek 2020 olimpiyatları, nükleer santral inşaatları, otoyol yapımları, kentsel dönüşüm projeleri projelerin tutarları toplandığında önümüzdeki beş yılda neredeyse 200-300 milyar dolarlık yatırım yapılacağı görülüyor.

Ancak bir ekonomi için en tehlikeli gelişmelerden biri kapasiteyi çok zorlayacak deli para gelmesidir. Üretici bakacak ki herkes tüketiyor ve mal yetiştiremiyor, mecburen yatırım yapacak. Şu an bu süreç başladı. Hele bir de Moody’s not artırırsa, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in tahminlerine göre GSYİH’nın yüzde 2’si kadar daha yatırım girişi oluyormuş. Bu da nereden baksanız 20 milyar dolar ediyor.

Bu arada Merkez Bankası, cari açık ve enflasyon kıskacına girdi. Kredi büyümesine müdahale edemiyor. Dolar yukarı gitse enflasyon artacak, aşağı gitse cari açık çok hızlı büyüyecek. Yani aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık. Korkmayın, ufukta bir kriz falan yok. Herkes altındaki arabayı değiştirip yeni evine taşınsın, sonra paranın verdiği hazzı hücrelerinde hissetsin ve “Bana artık hiçbirşey olmaz” demeye başlasın, o zaman krizin arifesinde olduğumuzu anlarız.

YASAR ERDİNÇ / PARA





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir