Anasayfa / Ekonomi-Finans / Para piyasalarını siyaset belirleyecek

Para piyasalarını siyaset belirleyecek




Kısa vadede iç siyaset ve TCMB politikaları, uzun vadede ABD tahvil faizlerinin belirleyici olduğu para piyasalarında 2014 yılında özellikle ilk çeyrekte volatil hareketler sürecek. Bu dönemde risk almak istemeyenler için yüzde 9-9,5 seviyelerine gelen mevduat faizi güvenli limaıı. Dolar kuru 2,17 ile tarihi zirvede. Gelinen seviyeleri, siyasi tansiyonun düşeceğine inananlar TL’ye geçiş için kullanabilir. Altın yatırımı ise tavsiye edilmiyor.

para piyasalariFED’in tahvil alımlannı kısmaya başlayacağının ilk işaretini verdiği 22 Mayıs 2013’e kadar pozitif, sonrasında ise negatif ayrışan Türkiye’de para piyasaları dalgalanmalardan etkilendi. Yılın son günlerinde piyasaların yönünü siyasi riskler belirliyor. Kabine değişikliğine giden siyasi çalkantıların piyasalar üzerinde yarattığı risk, ne temel ne de teknik analizin sağlıklı sonuçlar vermeyeceği bir ortamda olduğumuza işaret ediyor. Mart ayındaki yerel seçimlere kadar yatırımcılar için en iyi strateji, seviyeler yerine, gelişmelere göre yatmmlara yön vermek olabilir.

PARADA NE OLDU?

Volatil günlerde yatırımcılar için güvenli liman olarak TL mevduat gösteriliyor. Bundan iki hafta önceye kadar bankaların mevduata verdiği faiz yüzde 9 seviyesinin altına bulunuyordu. Bugün gelinen noktada bankaların yüzde 9-9,5 seviyelerinde aylık mevduat faizi oranı verdiği belirtiliyor. Yine büyük mevduat sahiplerine tezgah altında yüzde 10lara kadar faiz verildiği söylemleri de var. Burada ilginç olan bir nokta, yazın mevduat faizinin altına gerileyen gösterge faizin tekrar çift hanelere çıkarak (yüzde 10,36 ile son iki yılın zirvesini gördü) mevduatın üzerine çıkması oldu. Şöyle ki gösterge tahvil faizi 22 Mayıs sürecinden önce yüzde 4,6 seviyeleriyle reel olarak eksi getiri sunuyordu.

22 Mayıs sürecinde dolar karşısında en çok değer yitiren para birimlerinden biri de TL oldu. Siyasi krizin etkisiyle dolar/TL kuru, 2,17 ile tarihi zirve seviyelerini gördü. Euro 3 TL barajını aştı. Altın ise 2013’ü son 30 yılın en büyük kaybıyla kapatmaya hazırlanıyor.

“Türkiye’nin 2014’te yüksek performans göstermesi gerekir ama kabul etmek gerekir ki ucu açık ve ölçüsüz bir siyasi risk ve belirsizlik söz konusu” diyen Strateji Menkul Değerler Fon Yöneticisi Bülent Topbaş, yatırımcılara şu tavsiyede bulunuyor: “Böyle bir dönemde uzun vadeli portföy alokasyon yüzdesinin üzerinde hisse taşımamak gerek. Eğer bu yüzde içindeyse panik yapıp satmamak, kaldıraçlı pozisyon taşımamak, gün içi trade etmemek yatırımcı açısından önemli.”

TCMB’nin daha fazla değer kaybı karşısında atacağı adımlar daha sert olsa da ne kadar yeterli olacağı belirsiz. Yatırım tercihlerinde mevduat yine cazip görünüyor. TÜFE’ye endeksli ve değişken faizli tahviller 2014 için favori gösterilen yatırım araçları arasında.

7 Ekim 2015 vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinde, TL’nin daha fazla değer kaybına uğraması ve enflasyonun belirgin şekilde beklentilerin üzerinde seyretmesiyle, faiz koridorunun üst bandında artış görülebilir. Bu da kısa vadeli tahvil faizleri üzerindeki baskıyı artırabilir. 2014 yıl sonu beklentileri yüzde 8-10 arasında değişiyor.

PANİK HAVASI



Garanti Yatınm Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, “Panik havasıyla birlikte faizlerde daha yüksek seviyelerin görülebileceğini söyleyebiliriz. Bu yüzden sabit kuponlu tahvillerde alım önermemeye devam ediyorûz. Hem TCMB politikalan hem de FED’in tahvil alım programında kısıntıya başlayacağı beklentisi ile faizlerde bir miktar daha yükseliş olabileceğini düşünüyoruz” diyor. Altınsaç, 2014 sonunda gösterge tahvil faizinin yüzde 8, 10 yıllık tahvil faizinin ise yüzde 9 bileşik seviyesinde olacağını tahmin ediyor.

2014’ün tahmin edilmesi zor bir yıl olacağı tespitine katılan İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, bu yıl faiz riski içermeyen sabit getirili enstrümanlara ilginin yüksek olacağını belirtiyor. Yatırım fonlarında kısa vadeli bonolara yatırım yapan fonlar ile değişken getirili ÖST’lere yatırım yapan fonların yatırımcılara iyi getiri sağlayacağım düşünen Eraslan, “Uzun vadeli risk için FED kararı beklenmeli” diyor.

MB ETKİSİ

2014 tahminlerinde ortak nokta, kuşkusuz tahmin yapmanın zorluğu. 2014’e girerken zaten “Kırılgan Beşli” içinde yer alan ve FED politikaları gölgesinde tedirgin başlayan TL’de özellikle yılın son haftalarında yaşanan siyasi atak endişe yaratıyor. Merkez Bankası’nca geçen hafta sunulan “2014 Yılında Para ve Kur Politikası”, faiz oynaklığının her ne pahasına olursa olsun azaltılarak “TL likidite politikası ile öngörülebilirliğin artırılacağını” söylerken, bunu gerçekleştirme yolu olarak da döviz kurunu gösteriyordu. Piyasa gözlemcileri ve analistler ise oynaklığın mevcut veri ve araçlarla azaltılabileceği konusunda pek de aynı fikirde değil.

Akbank Hazine’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota, “2014 merkez bankaları ve yatırımcıların karar almakta zorlanacakları bir yıl olacak. Ancak baz senaryomuzda faizin daha yüksek, kurun ise yatay kalacağını düşünüyoruz” diyor.

JP Morgan Baş Ekonomisti Yarkın Cebeci ise 2014’te Merkez Banka-sı’ndan daha ortodoks para politikaları beklediğini ve buna paralel daha yüksek faiz oranları görebileceğimizi belirtiyor.

İLK ÇEYREKTE SİYASİ RİSKLER

FED’in yarattığı belirsizliklere yılın son iki haftasına damga vuran siyasi tansiyonun da eklenmesiyle yatırımcıların kafası iyice karıştı. Yılın son haftasında Merkez Bankası’nm açıkladığı yüklü döviz satışlarıyla tarihi zirveden dönen dolar/TL kuru, kabine değişikliğine varan süreçte artan siyasi riskler nedeniyle yeniden yükselişe geçti. ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs kasım ayında siyasi kriz çıkmadan önce yayınladığı notunda üç aylık dolar beklentisini 2,1 TL, altı aylık dolar beklentisini 2,2 TL ve 12 aylık beklentisini 2,4 TL olarak açıklamıştı.

Altın, FED’e bağlı

2013’te ayı piyasasına giren altın fiyatlarında 2014’te sınırlı da olsa yükseliş bekleniyor. Yılı yüzde 27’ye varan düşüşle kapatmaya hazırlanan altında, uzmanlar, ‘yüklü alımdan kaçının’ uyarısında bulunuyor. FED aksiyonları ve dolar kurunun etkili olduğu altın fiyatlarında, ons fiyatı artan altında, doların yükselmesi, Türk yatırımcısının zararını bir ölçüde azaltıyor.

2013’te son 30 yılın en kötü performansını sergileyen altın fiyatlarının 2014 seyrine ilişkin olarak uluslararası yatırım uzmanları ve araştırma şirketleri sınırlı yükseliş zamanının geldiği yönünde görüş bildiriyor. Emtia gurusu Jim Rogers, değerli metalin 2014’te de kaybını sürdürmesine şaşırmayacağını söylüyor. Capital Economics Araştırma Birimi Başkanı Julian Jessop ise altında en kötünün geride kaldığına işaret ederek, Euro Bölgesi sıkıntıları nedeniyle yeniden güvenli liman algısına dönebileceğini söylüyor. Integral Menkul Araştırma Müdürü Egemen Candır, 17 Aralık soruşturmalarının akıbeti konusunda ortam netleşmeye başladığında siyasi ortam yumuşarsa altında kısa vadede geri çekilme olabileceği kanaatinde.

KIVANÇ ÖZVARDAR





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir