yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Parayı yönetenlerden yatırım tüyoları

Parayı yönetenlerden yatırım tüyoları



Global belirsizliklerin arttığı bugünlerde 10 para yöneticisi çok fazla risk almak istemeyen ancak fırsatları yakalamaya çalışanlar için portföy önerilerinde bulundu. Profesyonellerin yılın ikinci yarısı için tercihi, TL bazında mevduat ve özel sektör tahvilleri, döviz bazında ise özel sektör eurobond’lar…

yatirim tuyolari

YATIRIMCILAR şimdilerde ikinci yarının hesaplarını yapmaya başladı. Malum gündem hem içerde hem dışarıda oldukça yoğun. Musul kaynaklı Irak’taki gerginlikler ile Ukrayna’da düşürülen uçak tansiyonu önemli ölçüde artırmış görünüyor. Ayrıca yine Musul’a bağlı yükselen petrol fiyatlarının başta enflasyon ve cari açık olmak üzere ekonomiye etkisi tartışılıyor. Bu ortamda Merkez Bankası’mn faiz indirimi konusunda alacağı karar merakla bekleniyor. Kimi ekonomist Merkez Bankası bu ortamda faiz indiremez derken, bir kesim ise indirime kesin gözüyle bakıyor. Tabi-i bu dönemin en önemli konusu tartışmasız ağustos ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi…

Bir de uluslararası piyasaları tedirgin eden konular var. Özellikle Rusya – Ukrayna ve MusuFda süren gerginliğin uluslararası boyuta taşınabileceğine ilişkin kaygılar global piyasaları etkiliyor. Ayrıca bu gerginliklerle tırmanan petrol fiyatlarının dünya ekonomilerindeki büyümeye olumsuz etki yapacağı tahmin ediliyor.

POZİTİF GELİŞMELER DE VAR

Peki, bu ortamda kötümser olmak mı gerekiyor? Tabii ki değil. Zaten yalnız Türkiye değil global piyasaların sakin seyri de bunun en önemli kanıtı. Özellikle ABD’nin faiz artırımını 2015 yılında yapacağını açıklaması ve Avrupa Merkez Bankası’nm para arzını artırıcı politikaları uygulamaya koyması, başta Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülke piyasalarına nefes aldırıyor. Yine Japonya’dan beklenen ek likidite önlemleri bu pozitif etkiyi artırıyor.

Kısacası, bir yanda global piyasaları sevindiren gelişmeler, diğer tarafta savaş riski doğuran jeopolitik risklerle dolu bir dönem birlikte yaşanıyor. îşte biz de bu ortamda, “bardak dolu mu, boş mu” diyerek bir türlü karar veremeyen yatırımcılar için yılın ikinci yarısını mercek altına aldık. Para yöneticilerine beklentilerini sorduk. Ve sizler için orta riskli portföy önerilerini aldık…

“MERKEZ 100 BAZ PUAN İNDİRİR”

TEB Portföy Genel Müdürü Ömer Yenidoğan’a göre yılın ikinci yarısı, Türkiye finansal piyasaları açısından oldukça hareketli geçecek. Bu dönemde Türkiye açısından çok sayıda değişken bulunduğunu hatırlatan Yenidoğan, yatırımcıların bu dönem dikkat etmesi gereken gelişmeleri ve piyasalara olası etkilerini şöyle özetledi:

“Tarih yaklaştıkça seçim daha fazla gündemde olacak. Daha önce risk faktörü olarak düşünmediğimiz dışardaki gelişmeler özellikle petrol fiyatlarını yukarı iterse Türkiye’nin dış ticaret dengesi açısından kırılganlığını etkileyebilir. Sonbaharda ise esas belirleyici dış piyasalar olacaktır. Özellikle ekim ayında ABD’nin tahvil alım programını tamamlaması ekonomik datalara bağlı olarak kısa vadeli faizlerde artırım beklentilerine yol açabilir. Özellikle ABD 10-yıllık tahvil faizinin ekim ayında nerede olacağı TL faizlerini belirleyebilir. Önemli kırılımların yaşanmadığını varsaydığımızda, BIST-100 için endeks tahminimiz 80-85K bandındadır. Faiz cephesinde ise Merkez Bankası’nın yılsonuna kadar 100 baz puan daha faiz indirebileceğini ama faizde taban seviyelerin yüzde 8 civarında olabileceğini düşünüyoruz. Yıl-sonu için kur hedefimiz ise TL/dolar bazında 2.10-2.15 bandında.”

“YABANCILARIN İLGİSİ SÜRECEK”

Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Emir Alpay ise, piyasalardaki olumlu seyrin yılın ikinci yarısında da devam edeceği görüşünde. Bu olumlu havanın yalnızca mali piyasalar tarafında değil, makroekonomik göstergelerde de devam edeceği tahmininde bulunan Alpay, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentisini şöyle özetliyor: “Son yayınlanan sanayi üretimi ve GSYİH rakamları da makroekonomik göstergelerdeki olumlu havanın süreceğine yönelik görüşümüzü destekliyor. Seçim dönemini geride bırakmış olmamıza rağmen, kamu mâliyesi dinamiklerinde kayda değer bir bozulma izlenmemiş olması olumlu. Önümüzdeki dönemde cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak piyasadaki risk algısı yerel seçimlere nazaran çok daha düşük düzeyde seyrediyor. Bu doğrultuda Türkiye piyasasına olan ilginin devam etmesini beklemek yerinde olur.”

“OLUMLU SEYİR İZLENECEK”

Finans Portföy Genel Müdürü Tolga Kotan’a göre, Avrupa Merkez Banka-sı’nın (AMB) son kararları Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelere olan talebi artıracak. Bu durumun Türk menkul
kıymetlerini olumlu etkileyeceği tahmininde bulunan Kotan, orta döneme ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor:

“AMB’nin kararları sonrası gelişmekte olan ülke para birimleri değer kazanırken, faiz seviyeleri göreceli olarak yüksek ülkeler, yabancı yatırımcıların kısa vadeli yatırımlarında ana hedef olacak. Türk tahvil ve bonoları, Borsa İstan bul ve TL her ne kadar son dönemlerde ciddi bir ralli yaşamış olsalar da bahsettiğimiz global nedenlerden dolayı olumlu bir seyir izlemeye devam edecektir.”

“DÖVİZ SEPET BEKLENTİM 2.60 TL”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akad’a göre, dolar kurunun bugünkü seviyeleri olan 2,10-2,20 TL’ler gayet normal. Ancak kurları döviz sepeti olarak takip etmek gerektiğini vurgulayan Akad, bu konudaki beklentilerini şöyle açıklıyor:

“2014 yılsonu kur tahminim 2.30 TL’ler düzeyinde. Aslında döviz kurlarını bir dolar ve
bir euro’dan oluşan döviz sepeti bazında takip etmek gerekiyor. Sepet bazında baktığımızda ise şu anda 2.45-2.50 TL’lerde dalgalanma yaşandığını görüyoruz. Kısa vadede 2,50 TL’ler aşağı yönde kırılsa bile bunun çok kalıcı olması beklenmemeli. Yılsonu döviz sepet beklentim ise 2,60 TL’ler düzeyinde.”

BORSADA SINIRLI YÜKSELİŞ

TSKB Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İçel, önümüzdeki döneme ilişkin temkinli tahminlerde bulunuyor. Kısa vadeye cumhurbaşkanlığı seçiminin damga vuracağını söyleyen İçel, bu yılın sonuna kadar geçecek döneme ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor:

“AMB tarafından gelen faiz indirim kararının gelişmekte olan piyasalar için yarattığı olumlu algının yaz aylarında aşağı yönlü seyir izlemesini beklediğimiz enflasyonla desteklenebileceğini düşünüyoruz. Bu ortamda TCMB olası faiz indirimlerine devam edebilir ve buna bağlı olarak iki yıllık gösterge tahvil faizlerinde bir miktar daha aşağı yönlü gevşeme olabilir.

Dolar kurunda 2.05 seviyesine doğru bir gevşeme görebiliriz. Buna karşın borsa tarafında faiz indirimlerinin ve sermaye girişlerinin oldukça fiyatlandığı-nı ve yukarı yönlü hareketin sınırlı olacağını düşünüyoruz.

ABD ve FED tarafından gelmesi beklenen faiz artırım kararının zamanlaması gelişmekte olan piyasalar için çok önemli bir risk faktörü olup yılın ikinci çeyreğinden bu yana olumlu seyreden piyasalar için üç ve dördüncü çeyrekte bir düzeltme söz konusu olabilir. Bunlara ilaveten son günlerde Irak’ta yaşanan gelişmelerin uzun sürmesi ve bölgede Türkiye’yi de etkileyecek şekilde oluşabilecek istikrarsız ortamın etkilerini şimdilik net olarak tahmin etmek güç. Olası düzeltme halinde faiz tarafında gösterge tahvilde yüzde 9, kur tarafında ise 2.18 seviyelerine doğru bir hareket mümkün olabilir.”

“YÜZDE 8’İN ALTINI GÖREBİLİRİZ”

Odeabank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Mu-ratoğlu, yılın ikinci yarısında makro gereklilikleri yerine getiren bazı gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışının azalarak süreceği görüşünde. Buna bağlı olarak Türkiye’nin son dönemde yaşanan fon kesintisi ile bu indirim sürecinden hızlı şekilde çıkmasını beklediklerini vurgulayan Muratoğlu, bu ortamda borsa, faiz ve döviz kurlarına ilişkin beklentilerim şöyle sıralıyor:

“TCMB’den ölçülü indirimler beklenen yılın ikinci yarısında Amerikan verilerinin daha ön plana çıkacağı bir dönem yaşayabiliriz. Bu dönem ani fon kesintilerine açık ve volatiliteye maruz bir döneme işaret edebilir. Bu ortamda endekste görülen 82 bin seviyesinin yeni bir yükseliş dalgasında direnç olarak çalışacağını düşünüyoruz. Ancak Avrupa Bölgesi’ndeki düşük faiz hadlerinin olumlu etkilediği kısa vadeli faiz hadlerinde yüzde 8 bileşik altı seviyeler tekrardan görülebilir. Sepet ve dolar/TL’de ise orta vadeli bir dip çalışmasının söz konusu olacağını ve bant hareketinin daha fazla ön plana çıkacağını öngörüyoruz. Buna göre dolar/TL’de 2,12-2,17 TL, döviz sepetinde ise 2,50-2,56 TL ön plana çıkabilir.”

“FAİZİN YÖNÜ YUKARI”

Deniz Yatırım Genel Müdürü Hüseyin Sami Çelik’e göre, yılın ikinci yarısında faizlerin yönü yukarı olacak. Bunun birkaç nedeni bulunduğunu ancak en önemlisinin enflasyon olacağını söyleyen Çelik, yılın ikinci yarısına ilişkin şu tespitte bulunuyor:

“Enflasyonda yaz aylarında bir gevşeme göreceğiz, TCMB’nin faiz indirimlerinin kademeli de olsa devam etmesini bekliyoruz. Bu iki faktör kısa vadede bono fiyatlarına olumlu yansıyacak. Ancak enflasyonun yılsonuna doğru başını yukarı çevirmesini bekliyoruz. Ayrıca FED’in tahvil alımlarmm sonuna gelinmesi faiz artırım tartışmalarını beraberinde getirecek. Bu da ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yükselmesine neden olacak. Ayrıca şu anda mevduat faizlerinde hızlı bir çözülme olmaması da bono faizlerinin gevşemesinin önünde bir engel. Jeopolitik risklerin daha fazla fiyatlanması ise bir diğer risk unsurunu oluşturuyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde yılsonu için gösterge tahvil faizinin mevcut seviyesinin üzerinde seyretmesini bekliyoruz. Döviz tarafında da TCMB’nin gevşemeci para politikasının yanı sıra jeopolitik riskler kur üzerinde yukarı yönlü baskı unsuru. AMB’nin genişlemeci adımına rağmen kurda yılın son çeyreğinde yukarı yönlü bir hareket görebiliriz. Dolar/TL’de yılı 2.15-2.20 arasında bitireceğimizi düşünüyoruz.

Hisse senedi piyasasında yaz döneminde Avrupa Merkez Bankası ve FED’den gelen desteğin olumlu katkısını görmeye devam edeceğimizi düşünüyoruz, ancak Irak gibi jeopolitik riskler piyasa üzerinde etkili olabilir. Ancak sene sonuna doğru faizlerde yükseliş beklentimiz ile birlikte hisse senedi piyasasında oynaklık artabilir. Takip ettiğimiz hisseler için bulduğumuz hedef değerler ışığında endeks tahminimiz şu an itibariyle 84 bin seviyesi.”

“BIST İÇİN ZİRVE 85 BİN”

Destek Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Yılmaz, bu yıl BIST-100 için zirve seviyesinin 85 bin puanda olduğu görüşünde. Yılın ikinci yarısında çok sayıda riskin bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, buna bağlı olarak borsa, faiz ve dövize ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor:

“BIST’in hızlı yükselişinde etken, FED’in düşük faiz politikasını sürdüreceğini açıklaması ve Avrupa Merkez Banka-sı’ndan genişleyici para politikası adımlamın beklenmesiydi. Fakat son günlerde yaşanan jeopolitik riskler piyasaları etkisi altına aldı. Özellikle Ukrayna-Rusya gerginliği, Irak kaynaklı jeopolitik riskteki artış, Musul’da Türkiye Konsolosluğu’na saldırılması ve görevlilerin rehin alınması haberi ile endeksin 82 binden geri çekildiğini gördük. Musul’da çıkan karışıklık ve buna bağlı olarak artan petrol fiyatları orta vadede yurtiçi enflasyonu yükseltici etkide bulunabilir. Bu yönüyle TCMB faiz indirimlerine ara verebilir. Faiz indirimi beklentisinin ertelenmesi ve önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle endeks tarafında 85 bin seviyesinin bu yılın zirvesi olacağını bekliyoruz.



Döviz tarafında ise benzer riskler nedeniyle volatilitede artış yaşanabilir. Yılsonu kur hedefimiz ise 2.20 TL. Faiz cephesinde ise azalan yurtiçi siyasi tansiyon ve küresel ölçekte devam eden genişleyici politikaların etkisi ile faizlerde düşüş yaşandı. Fakat yukarıda saydığımız riskler nedeniyle dünyada likidite hala çok yüksek olsa da jeopolitik tansiyonun artması sonucu bu likiditenin altın ve ABD tahvillerine yönelme riski bulunuyor. Bu durumda gösterge faizde yılsonunda yeniden yüzde 10 seviyeleri görülebilir.”

“DOLAR YILI 2.02 TL’DE KAPATIR”

tş Portföy Araştırma Müdürü Hüseyin Gayde, yılsonuna kadar Merkez Banka-sı’nın faizleri 100 baz puan indirerek yüzde 8,5’e çekmesini bekliyor. Ancak bu beklentinin büyük oranda tahvil faizlerine yansıtıldığını düşünen Gayde, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor:

“Avrupa Merkez Bankasının genişlemeci para politikası kararları Türkiye’nin ihracat ve dolayısı ile büyüme performansını olumlu etkileyecek.

Amerikan Merkez Ban-kası’nm ve AMB’nin faizleri uzun süre düşük tutmaya devam edeceğine dair açıklamaları ise, gelişmekte olan ülkelerin dış finansmanı açısından olumlu. Tüm bu beklentiler ışığında sene sonu tahminimiz gösterge faizde yüzde 8’dir. Büyüme tarafında yılın ilk çeyreğinde oldukça iyi bir performans sergilendi. Yıllık bazda büyüme yüzde 4.3 seviyesinde gerçekleşti. Biz sene sonu büyümesinin yüzde 3.3 seviyesinde gerçekleşeceğini düşünürken, bu tahminimizde yukarı yönlü riskler mevcuttur. BIST-100 hedefimiz sene sonu için 83.200 seviyesi. Ekonomide süregelen yeniden dengeleme sürecinin yılsonuna kadar devam edeceğini öngörüyoruz. TL’nin ise yıl içerisinde değer kazanacağını tahmin ediyoruz. Yılsonu için dolar kuru öngörümüz 2.02 TL seviyesidir.”

Uzmanlardan portföy önerileri…

“Kısa vadede mevduat”

Deniz Yatırım kısa vade için portföydeki mevduat miktarının daha yüksek oranda tutulmasını öneriyor. Kuruma göre yine bu dönem için daha küçük oranda olmak kaydıyla hisse senedi pozisyonları da korunabilir.

“Özel sektör tahvili alın”

TEB Portföy’e göre orta riskli bir portföyde hem TL, hem de döviz ağırlığı bulunmalı. Buna göre portföyün ağırlığının yüzde 65’inin TL, yüzde 35’inin ise döviz bazlı olması öneriliyor. Kurum portföyün TL kısmında hazine bonosu, devlet portföy yönetİmi tahviline göre ekstra getiri potansiyeli olan özel sektör tahvil ve bono fonları, hisse senedi fonu ve mevduata yer verilebileceğini vurguluyor. Portföyün döviz kısmında ise döviz cinsi mevduata kıyasla daha yüksek getiri potansiyeli olan özel sektör eurobond fonları öneriliyor.

“Bir miktar hisse alınmalı”

Yapı Kredi Portföy az da olsa risk alabilen yatırımcıların portföylerinde bir miktar hisse senedi bulundurmasını öneriyor. Yılın kalanında Türkiye YapıKredi piyasasına olan ilginin devam Portföy Yönetimi edece9′ beklentisini koruyan kurum, faiz oranlarında gerileme yaşanacağı görüşünde. Enflasyon tarafında ise tepe noktaya gelindiği ve bundan sonra yıllık bazda düşüş yaşanacağı tahmininde bulunan Yapı Kredi Portföy’e göre, önümüzdeki dönem sabit getirili menkul kıymetlere olan talep artabilir, dövizde ise aşağı yönlü riskler çok daha fazla.

“Portföyün yarısı özel sektör tahviline”

İş Portföy’e göre, mart ayından itibaren baktığımızda TL cinsi varlıkların fiyatlarında ciddi bir yükseliş yaşandı. Bu yaşanan hareketle birlikte, TL cinsi varlıklar sene başında benzer ülkelerin varlıklarına göre en kötü performans gösteren grupta yer alırken, şimdi en iyi performans gösteren gruba yükseldiler. Bu gelişmeler ışığında İş Portföy, orta risk profiline sahip yatırımcılara yüzde 50 özel sektör tahvil ve bono yatırım fonu, yüzde 30 TL mevduat ve yüzde 20 hisse senedi yatırım fonundan oluşan bir portföy öneriyor.

“Orta ve uzun vade için hisse”

Destek Menkul şu aşamada portföyünde hisse bulunduranların küresel ölçekte artan jeopolitik riski takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle Irak ve Ukrayna kaynaklı gelişmelerin endeks üzerinde negatif etkilerinin artabileceği uyarısında bulunan kurum buna karşın küresel likiditenin hala çok yüksek olduğunu da hatırlatıyor. Jeopolitik tansiyonun düşmesi ile borsada yukarı yönlü hareketlerin devam edeceği vurgusu yapan Destek Menkul, bu yönüyle portföylerde seçici olmak koşuluyla, orta ve uzun vade için hisse senedi tutulabileceğine vurgu yapıyor.

Döviz kurları açısından bakıldığında ise, Irak kaynaklı risklerin fiyatlandığını ayrıca petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişlerin sürmesi halinde bunun kurlardaki çıkışı kuvvetlendireceği uyarısında bulunuyor. TCMB’nin politika faizlerinde indirime devam etmesi halinde de portföylerin belli bir kısmının özellikle dolar olarak tutulması gerektiğine vurgu yapılıyor. Destek Menkul’e göre, artan jeopolitik riskler nedeniyle fiyatların gerilemesi halinde orta ve uzun vadeli portföylerde altının ağırlığı da artırılmalı. Kurumun altınla ilgili tahmini ise ons fiyatının 1100 doların altına inmeyeceği yönünde.

“Uzun vadeli bonoları seçin”

Finans Portföy’e göre, yatırımcılar risk iştahlarına göre önümüzdeki dönemde uzun vadeli bonolar ile profesyonel yardım almak ve seçici olmak kaydıyla hisse senetlerine ve esnek fonlara yatırım yapabilirler.

“Dövizde sepete yatırım yapın”

TSKB orta riskli portföylerin yüzde 40’ının altı aylık mevduat, yüzde 10’unun hisse senedi, yüzde 15’inin döviz sepeti, yüzde EO’sinin kısa vadeli, yüzde 15’inin ise 10 yıl vadeli tahvil olmasını öneriyor.

“Portföyün yüzde 40’ı TL mevduat”

Odeabank riskli varlıklara yönelik fon akışının yılın ikinci yarısında bir miktar duracağı ve güvenli limanlar olarak adlandırılan ülke ve varlıklarının daha fazla ön plana çıkacağı bir dönem bekliyor. Bu bağlamda dolar bazlı fiyatlanan enstrümanlardan altının ve gelişmiş ülke borsalarının değer kazanmaya devam edeceği öngörüsünde bulunuyor. Buna göre Odeabank, yılın ikinci yarısı için portföylerde yüzde 20 oranında B tipi altın fonu yatırımının yanında küresel endekslerde pozitif seyrin süreceği beklentisi ile de yüzde 10 oranında yabancı menkul kıymetler fonu tavsiye ediyor. Faiz tarafında ise olası pozitif seyrin süreceği düşüncesi ile yüzde 25 oranında orta ve uzun vadeli tahvil fonu öneriyor. Bankaya göre kalan yüzde 40’lık portföyün ise TL mevduatta değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

 

gayrimenkul yatirim

Yatırımcının gözü gayrimenkulde

Online araştırma şirketi DORİnsight’ın, finansal yatırımlarla ilgili gerçekleştirdiği araştırmaya katılanların yüzde 61’i bir yıl önce portföylerinde altına yer verdi. Şu anda altını tercih edenlerin oranı ise yüzde 53 seviyesinde. Bu kapsamda görüşülen kişilerin bugünkü portföylerinde altının payı yüzde 53’e gerilerken, altını sırayla yüzde 30 mevduat, yüzde 25 döviz, yüzde 18 gayrimenkul, yüzde 11 borsa, yüzde 8 tahvil/bono takip etti. 7-9 Mayıs 2014 tarihleri arasında online yapılan araştırmaya 25 yaş üstü çalışan ve son bir yıl içinde tasarruf yapan 304 kişi katıldı. Söz konusu araştırma kapsamında görüşülen 10 kişiden sekizi yeni yatırım planları yaparken, bu kişilerden yüzde 67’si ilerde yapmayı planladığı yeni yatırımın gayrimenkul olduğunu belirtti.

Tuna YILMAZ / Destek Menkul Değerler Genel Müdürü
Altında yükseliş hızlanabilir

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde altın fiyatlarını etkileyen en önemli unsur jeopolitik riskler. Irak’ta yaşanan gelişmelerin gün geçtikçe kötüleşmesi sonucu piyasalarda risk algısının bozulması ile altın fiyatlarının yukarı yönde desteklendiğini görüyoruz. Bu noktada 1.241 desteğinden 1.285 seviyelerine kadar hızlı yükseliş hareketleri gözlemlendi. Irak kaynaklı jeopolitik risklerin derinleşmesi ve ABD’nin bölgeye operasyon yapma ihtimalinin güçlenmesi ile 1.285 seviyesinin yukarı yönde geçilmesi sonucu yükseliş hareketi hızlanabilir. Fakat tüm bunları söylerken, Janet Yellen’in dediği gibi FED’in politika faizlerini uzunca bir süre düşük tutacağı varsayılıyor. ABD ekonomisinde özellikle istihdam ve enflasyon tarafında yaşanan toparlanma FED’in faizleri beklentilerden daha kısa sürede artırma ihtimalini gündeme getirebilir. Dolayısıyla küresel ölçekte doların değer kazanması altın fiyatlarında gerilemeleri beraberinde getirebilir. Yalnız Jeopolitik tansiyonun hala yüksek seyretmesinin yanında küresel ölçekte yüksek likiditenin enflasyon yaratma olasılığı nedeniyle orta ve uzun vadede altın fiyatlarının yukarı yönde destekleneceğini düşünüyoruz.

“BIST-100 için majör direnç 80 bin”

Nisan sonundan itibaren başlayan saatlik bazdaki kısa vade yükselen trend Irak olayları ile 77.500’e çekilme yaparak kırıldı. ‘Return Move’ dediğimiz geri dönüş tepki hareketi 79 binde denense de dikkat çeken majör direnç 80 bin psikolojik seviyesinde. Bu bağlamda, 79.400-80.000 bölgesi zorlanmaları kısa vadede satışların önünü açabilir. 80 binin üzeri için Irak’ta uzlaşma/sakinlik ve Avrupa’dan para akışında artış gerekiyor. Dikkat çeken ilk majör direncimiz 77.500’de oluşuyor. Bu bölgenin kırılması kademeli olarak 76.600/75.400/74.800 desteklerinin test edilmesine neden olabilir.

İki yıllık gösterge faizde yüzde 9 kritik

Tahvil faizindeki düşüş trendinin kırılmasıjeopolitik risklerin artması ile gerçekleşti. TCMB kararları ve bunun takibinde piyasanın tepkisi görülene kadar faizlerde 8.40 ve 8.18 seviyelerinin destek olarak çalışması söz konusu olabilir.

Majör destek olarak yüzde 8 göze çarpıyor. Risklerin artması burada tahvillerde satışları tetikleyerek faizlerde yükselişlere neden olabilir. Bu durumda ise kısa vadede 8.60 ve 8.72 dikkat çekiyor. Irak olaylarının Türkiye’nin müdahil olacağı şekilde gelişmesi olasılığında ise yüzde 9 kritik majör direnç durumunda. Bu seviyenin üstüne açılımlar 9.50-9.60 bölgesine hareketlere neden olabilir.

Euro/dolar majör desteği 1.3520

Avrupa Merkez Bankası’nın kararları sonrası 1.3520’de tutunan paritede, FED’in kararları yükselişlerin önünü açtı. 1.36 psikolojik direncinin yakın vadede kırılması ile hareketlerin 1.3550-1.3670 arası çalkantı yapması söz konusu olabilir. Burada dikkat çeken ilk direnç 1.3670 olarak göze çarpıyor. Bunun üstünde 1.3715 ve 1.3750 önemli seviyeler. Bu bölgeye yükselişlerin zayıf kalması halinde 1.3545-50 destek bölgesi ön planda olacak. Majör destek ise 1.3515-20’den geçiyor.

Dolar/TL için 2.0750 kuvvetlendi

Dolarda jeopolitik riskler ve opsiyon volatilitesi fiyatlaması ile 2.0750 desteğinden alımların hız kazandığını görüyoruz. Bu bölgenin altında 12 Mayıs desteği olan 2.0645 yine son derece önemli bir seviye. Irak olaylarının artması dolarda 2.10 psikolojik direncinin kırılmasına ve bu aşamada psikolojik kısa vade destek olarak çalışmasına neden olabilir. Teknik anlamda ise opsiyon volatilitesinin kısa vade tavan yaptığı 2.1450-2.1525 bölgesi majör direnç olarak göze çarpıyor. Bu seviyelerin üzerine gerginliklerin artması 2.1750-2.1800 direncinin test edilmesine neden olabilir. Dolar/TL’de orta vadede 2.0645-2.0750 desteğinin tutunma olasılığı bu aşamada giderek artıyor.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir