Anasayfa / Haberler / Paskalya Tatili Çikolata Üreticilerini Zengin Ediyor

Paskalya Tatili Çikolata Üreticilerini Zengin Ediyor




Büyük çikolata çılgınlığı

Paskalya tatiliyle birlikte özellikle Avrupa, hediyelik çikolata alışverişine hızlı başladı. Bu ay satılacağı tahmin edilen 17 milyar euro’luk çikolata, bir yıl satılan çikolata miktarından çok daha fazla olacak.

ÇİKOLATA denince herkes, 2000 yapımı “Chocolat” filmini hatırlayacaktır. Film, çikolata yapımcısı bir kadın olan Vi-eanne’ın (Juliette Binoclıe), kendi halinde küçük bir kasabayı çikolata ile nasıl etkisi altına aldığını hikaye eder.

Bugün bile Amerika’da “mail” olarak bilinen dev alışveriş merkezlerinin en gözde dükkanları çikolatacılardır. Bir paket çikolata aldıktan ve ikram edilen küçük bir parçayı da yedikten sonra insanların daha mutlu ve daha coşkulu alışveriş yapmaları tesadüf değildir.

Çikolata konusuna neden girdik? Şu anda dünyanın pek çok yerinde, özellikle de Avrupa’da bir çikolata çılgınlığı yaşanıyor. Çünkü Paskalya dönemi.

Paskalya geleneklerinin en popüler olanı da insanların birbirlerine çikolatadan yapılmış yumurta ve tavşan hediye etmesi. Paskalya çörekleri de oldukça rağbet gören ürünlerden.

Avrupa, en çok çikolata yiyen insanların yaşadığı kıta. Her yıl ortalama olarak 17 milyar euro’luk çikolata satışı yapılıyor. Bu satışın yüzde 65’i Paskalya döneminde gerçekleşiyor. Sokak arasında kalmış küçük çikolata dükkanları bile sadece Paskalya döneminde yaptıkları satışla bütün bir yılı kurtarabiliyorlar. Amerika, Avrupa’nın tüketim ortalamasının yarısına bile ulaşamıyor.

ÜÇ BİN YILDIR VAR

Çikolata, üç bin yıldır Orta Amerika yerlileri tarafından bilinmekteydi. Ünlü kaşif Christof Colomb, Amerika’ya dört kez gitmesine rağmen hep, bugün Karaipler olarak bilinen adalarda dolaştı. Hiç bir zaman ana karaya çıkmadı. Zaten yeni bir dünya keşfettiğinin de farkında değildi. Gezdiği adaları Hindistan’a yakın sandığından, Batı Hint Adaları olarak adlandırmıştı.

Kendisini keşif gezisine gönderen İspanya kraliçesi lsabelle de ünlü denizciden baharat getirmesini bekliyordu. Doğudan gelen baharat, zaman zaman Osmanlılar tarafından engellenmekteydi. O yıllarda petrol kadar değerli olan baharatı batıdan dolaşarak Avrupa’ya getirmenin yolları aranıyordu. Oysa Colomb’un Avrupa’ya getirdiği birkaç tropik ürün, büyük bir hayal kırıklığıydı.

ÖNCÜ İSİMLER

Avrupa, bir başka İspanyol kaşif olan Her-nan Cortes sayesinde çikolata ile tanıştı. Cortes, Aztek imparatorluğunun çöküşüne neden olan, Amerika’da İspanyol kolonileşme dönemini açan isimdi, tik çikolata yüklü gemi de 1585’te, tspanya’nın Sevilia limanına geldi. Çikolata, Orta Amerika’ya özgü “chili” adlı acı biber karıştırılarak koyu bir sıvı olarak içiliyordu. İçinde az miktarda alkol de bulunuyordu.

Çikolatanın Avrupa’da yaygınlaşması için yarım yüzyıldan fazla bir zamanın geçmesi gerekti. AvrupalIlar, çikolatadan acı biber tadını çıkararak vanilya eklediler. İlk çikolata dükkanı 1657’de Londra’da açıldı.

1689’da Hans Sloane adlı bir fizikçi, çikolataya süt katarak yumuşatmayı denedi. Ancak ürününden emin olmak için sekiz yıl boyunca piyasaya sürmedi.

18’inci yüzyılın ortalarında Avrupa, bir Sanayi Devrimi yaşamaya başlamış, yüzlerce kalem ürün, tüketicinin beğenisine sunulmuştu. Çikolata da bunlardan biriydi. Şekil değiştirmiş olarak dükkan raflarında yerini aldı. HollandalI Johannes van Houten, geliştirdiği bir yöntemle çikolatayı katı halde satmaya başladı.



Kısa zamanda İngiltere ve İsviçre’de, sıvı halde kalıplara dökülüp dondurularak katı çikolata yapan firmalar çoğaldı. 1865’te bugün de önemli markalar arasında bulunan Ghirardelli şirketinin, adı bilinmeyen bir çalışanı, kakao çekirdeğinden yağ çıkarmayı başardı. Böylece sütle karıştırılan çikolata, daha kolay çubuk haline getirilebiliyordu. Bugün çikolata piyasasında söz sahibi olmuş şirketlerin kurucularından Henri Nestle, küflenmeyi önleyen, Rodolphe Lindt, kalıba dökmeden sıvı halde çikolatanın homojen karışmasını sağlayan, Milton Hershey de, geniş kitleler için seri üretimi gerçekleştiren isimler oldular.

Çikolata kelimesinin Maya dilinde, “şokolat” olarak okunan “xocolatl” kelimesinden Ispanyolcaya, daha sonra da biraz değişiklikle diğer dillere geçtiği sanılıyor.

Çikolata hakkında…

■    Sütlü, bitter ve beyaz, en çok tüketilen üç çikolata türüdür. Hepsi kakao yağı, şeker, vanilya ile yapılır. Bitter dışında diğerlerinde süt veya süttozu da vardır. Kakao oranı sütlüde yüzde 50 iken, beyazda yüzde 35’tir. Bitter’de ise yüzde 70-92 arasında olabilir. Kakao oranı arttıkça sertlik ve acılık artar.

■ Çikolata ustalarına göre piyasaya büyük miktarlarda sürülen çikolata “iyi kalite” olamaz. Öyle çikolatalar vardır ki, içinde yüzde 7’den daha az kakao bulunur. Kakao yağı yerine başka yağlar kullanılır, kötü kavrulmuş çekirdeklerin kokusunu maskelemek için de yapay vanilyadan yararlanılır.

■    Çikolatalar, erime derecelerine göre de sınıflandırılır. Birinci kategori çikolatalar 17 derecede, altıncı kategoriler 36 derecede erir.

■  Pasta okullarında öğrencilere birkaç saniye çikolata tuttururlar. Çikolata öğrencinin elinde eriyorsa pasta ya da çikolata ustası olamaz. Ayrıca bir çikolata ustası, “şeflik” sınavında, erimiş çikolatayı parmağıyla alıp tadına bakarsa sınavdan “çakar”.

■ Çikolata, 15 derece civarında bir t sıcaklıkta ve yüzde 50’den daha az nemli bir ortamda, diğer yiyeceklerden uzakta saklanmalıdır. Aksi halde farklı aromalar 9 absorbe edebilir.

■ Bitter çikolata, dolaşım sistemini olumlu etkiler. Beyni uyarıcı, öksürüğü önleyici özelliği bilimsel olarak ispatlanmıştır. Kalp hastalıklarını önlemeye yardım eder. Antioksidan özelliği sayesinde kanser hücrelerinin oluşumunu engeller, kolesterol seviyesinin düşmesini sağlar.

■ Çikolata, içerdiği yağ, süt ve şeker nedeniyle yüksek kalorili bir besin maddesidir. Şişmanlığa neden olur.

■    Belçika’da 17 bin kişi, çikolata endüstrisinde çalışmaktadır.

■    En büyük Paskalya yumurtası, Avustralya’nın Melbourne kentinde yapılmıştır. Çikolata yumurtanın boyu üç metreden, ağırlığı da iki tondan fazladır.

■    BBC’nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, ağızda eriyen çikolata, beyinde serotonin ve endorfin seviyelerini yükselterek insanı mutlu yapar, öpme isteğini kamçılar. Ancak bu, çikolatanın afrodizyak olduğu anlamına gelmez.

■    Çikolatanın organik olmasına ve üzerinde “fair trade” [adil ticaret] sertifikası bulunmasına dikkat edilmelidir.

■    Çikolata enerji kaynağıdır. Küçük bir parça çikolata, bir yetişkine 50 metre yürüyecek enerji sağlar.

■    Köpeklere çikolata yedirilmez. Çikolata içindeki “theobromine” maddesi, köpekler için zehirli etki yapar. Dolayısıyla öldürücüdür.

■ Bitter çikolata, erkekler arasında yaygın olmakla lWı birlikte en çok, sütlü çikolata satılır. Çünkü kadınlar, erkeklerden iki kat daha fazla çikolata yer.

■ Alfred Hitchcock 1960’ta, ünlü “Pyscho” filmindeki kanlı banyo sahnesinde, film siyah-beyaz olduğundan, çikolata şurubu kullanmıştır.

■ Çikolatalı pasta ya da kekten 50 gram tüketilirse, günlük demir ihtiyacının yüzde 10’u temin edilmiş olur.

■ “Ordu midesi üzerinde yürür” sözüyle ünlü Napolyon, zaferlerini askerleriyle şarapla birlikte çikolatayla da kutlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerlerine de çikolata verilmiştir.

Alev Rigel





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir