Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasa erken borç kapama telaşına girdi

Piyasa erken borç kapama telaşına girdi




erken borc kapamaReel sektörün kısa vadeli döviz borcu 165 milyar dolara ulaştı. Mayıstan bu yana Türkiye’den 4 milyar 390 milyon dolar sermaye çıkışı oldu. Uzmanlara göre, reel sektör gelecek dönem borç ödemeleri için şimdiden döviz stokluyor…

KÜRESEL piyasalar, FED’in tahvil alınlıyla ilgili kararını ertelemesi sonrasında bir ölçüde sakinleşti. Özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarında toparlanma dikkat çekiyor. İçerde ise, ekonomi gündemine Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçının mesajları damgasını vurdu. Başçı’nın en dikkat çeken mesajı ise kurun düzeyiyle ilgiliydi. Düzey tartışmaları hala gündemdeki yerini koruyor.

Kurdaki baskıyı yaratan en önemli sebeplerden biri kuşkusuz yabancı sermaye çıkışı oldu. Son üç dört aylık dönemde Türkiye’ye giren sermaye miktarı önceki yıllara göre 84 milyar dolardan 70 milyar dolara geriledi. Özellikle 22 Mayıs’dan yani FED’in ilk tahvil alımıyla ilgili açıklamasından bu yana 1 milyar 750 milyon doları hisse senedinden, 2 milyar 640 milyon doları devlet tahvilinden olmak üzere toplam 4 milyar 390 milyon dolarlık kısa vadeli sermaye çıkışı yaşandı. Başçı’ya göre, reel sektörün döviz talebi de kurun istenen seviyeye düşmesini önlüyor.

TALEP REEL SEKTÖRDEN

Gelişmeler, reel sektör firmalarının döviz açık pozisyonları sorununu gündeme getirdi. Verilere göre, son yıllarda artan borçlanma nedeniyle reel sektörün yaklaşık 165 milyar dolar döviz borcu bulunuyor. Üstelik bu borç kısa vadeli olduğu için ortalama bir yıl içinde ödenmesi gerekiyor. Uzmanlara göre, döviz talebindeki artışın altında da firmaların önümüzdeki dönemde ödemesi gereken kısa vadeli borçları yatıyor. Kurun kısa bir süre önce 2 TL’nin üzerine çıkmasında da, reel sektörün talebi etkili olmuştu.

Özel sektörün dış borcunu çevirme oranının yüzde 150’den son dönemde yüzde 100’e düştüğüne dikkat çeken ekonomistler, yine de kısa vadede bir borç çevirme sorunu görmüyor. Buna karşın, borç ödemeleri için her ay 7-8 milyar dolarlık bir finansmana ihtiyaç olduğuna da dikkat çekmeden geçmiyorlar.

Bir başka önemli konu ise özel sektörün yeniden stok yapmaya başlaması. Reel sektör stokları eridiği için yeniden güçlendirmeye çalışıyor. Stok miktarını artırırken de ithalata olan talep yükseliyor. Merkez Bankası’nı daha fazla şeffaf olmaya çağıran uzmanlara göre, her ay ülkeye ne kadar sermaye girişi olduğu

“KURUN ETKİSİ”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, özel sektörün dış borçlarını vadesi gelmeden kapatmaya çalıştığına dikkat çekiyor. Bunun bugünden yapılmasını pratik bulmayan Alkin’e göre, firmalar gelecekte yapacakları ödemeler ve ithalat için bu kur seviyelerini bulamayacaklarını düşünüyor.



Geleceğe yönelik kur endişesinde ise ekonomi medyasında yapılan yorumların önemli payı var. Alkin’e göre, özellikle FED’in ne yapacağıyla ilgili birbirinden çelişkili haber ve yorumlar beklentileri bozuyor. Firmalar altı ay veya bir yıl sonrası için bile şu anki kurları makul görüyor. Son dönemde Roubinrnin de aralarında olduğu birçok ekonomist ve derecelendirme kuruluşunun Türkiye ile ilgili kırılganlık uyarılarını hatırlatan Alkin, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın da “döviz borcunuzu kapatın” sözlerinin firmaları etkilediğini savunuyor. Alkin, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin kredi notu düşürülmediği sürece özel sektörün döviz borcuyla ilgili bir risk görmüyor.

“AYDA 20 MİLYAR DOLAR LAZIM”

Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ise, uluslararası piyasada yaşanan likidite sıkışıklığına dikkat çekiyor. Firmaların vadelerin geçmişe göre kısalması nedeniyle borcunu yenilemekte sorun yaşadığım belirtiyor. Borç ödemeleri için her ay 7-8 milyar dolar finansmana ihtiyaç olduğunu ifade eden Uzunoğlu’na göre, firmaların stok biriktirme çabası da ithalatı artırıyor. Uzunoğlu, yabancı sermaye çıkışı da ilave edildiğinde her ay 20 milyar dolarlık bir sermaye girişine ihtiyaç olduğu hesabını yapıyor. Tüm bunlar kura baskı yapıyor. Uzunoğ-lu’nun dikkat çektiği önemli bir konu ise aylık sermaye girişleri. Uzunoğlu, Merkez Bankası’nın bu konuda daha şeffaf olmasını ve aylık sermaye girişlerini açıklaması gerektiğini ifade ediyor. Bu yüzden Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK) tutanaklarını bir an önce açıklamasını istiyor.

“PANİKLE BORÇ KAPATIYORLAR”

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Atılım Murat ise, özel sektörün özellikle mayıs ayından sonra paniğe kapılarak, borç kapatmaya çalıştığını belirtiyor. Firmaların kısa vadeli borçlarının çok yüksek olduğunu savunan Murat’a göre, borçlar yeniden çevrilmek istendiği taktirde bu defa da faizlerin yüksek olması nedeniyle maliyetler artacak. Murat, firmaların kendi öz kaynaklarından da bu borcu ödeyebileceklerini ancak önümüzdeki dönemde artan faizler ve kur nedeniyle fazla borçlanmamaya özen göstereceklerini savunuyor.

Gedik Yatırım Başekonomisti İbrahim Aksoy ise döviz talebinin sadece borç kapatmadan değil, ithalat nedeniyle de arttığına dikkat çekiyor ve bir süre önce kurların arttığı dönemde firmalara yönelik “borcunu kapatmak isteyen geç kalmasın” uyarısını hatırlatıyor. Aksoy’un hesabına göre, 24 Mayıs ile 13 Eylül arasında Türkiye’den toplam 4 milyar 390 milyon dolarlık yabancı sermaye çıkışı oldu. Bunun 1 milyar 750 milyon doları hisse senedinden. 2 milyar 640 milyon doları ise Devlet tç Borçlanma Senedi’nden oldu. “Özel sektörün dış borcu, kırılganlık konusu” diyen Aksoy, önümüzdeki süreçte FED’in tahvil alı-mıyla ilgili kararının kritik önemde olduğunu söylüyor.

Cüneyt PAKSOY / Rhea Portföy Yatırım Komitesi Üyesi
2 TL’nin üzeri kalıcı olmaz

Merkez Bankası, dövize hem para politikası araçlarıyla hem de sözle müdahale ediyor. Bunu yaparken istikrarlı bir kur amacı taşıyor. Merkez Bankası, diğer merkez bankalarıyla da görüş alışverişi yapıyor. Sadece içerdeki verilerle konuşmuyor. Dış görüşmelerden FED’in daha uzun süre tahvil alimini sürdüreceği izlenimini almış olabilir. Herkes, dünya ekonomisinin gelecek yıldan itibaren krizden çıkacağını düşünüyor. Ben iyileşmenin daha zaman alacağını düşünüyorum ve krizden çıkışın o kadar da kolay olacağını sanmıyorum. İçerde dolar kurunun 2.20 seviyelerine kadar çıksa bile duvara çarpıp aşağı gelmesini bekliyorum. Yani 2 TL’nin üzerinde kalıcı bir hareket olmayacaktır.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir