Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasa ve Borsa Yorumları Temmuz 2016

Piyasa ve Borsa Yorumları Temmuz 2016




Yurtiçi yerleşikler döviz mevduatlarını artırmaya devam ediyor. Birçok temel faktör İcurda yükseliş beklentimi destekliyor. 2.86-2.88 TL bandı yeniden dolar alımı için uygun bir bölge. Sterlindeki düşüş devam edebilir…

5 soru/yanıtla kısa vadede beklentiler

Piyasalarda Brexit’ten eser kalmadı. Sizce neden?

ABD borsa endeksi S&P 500 global finans piyasalarının kılavuz kargasıdır. S&P 500 endeksi İngiltere’nin AB’den çıkma kararı almasından sonra verdiklerinin tamamını geri aldı. Haftayı da 2.100 üzerinde kapattı.

Endeksteki bu coşku, aslında görmeye alıştığımız bir durumdan kaynaklanıyor. Çünkü ABD’de 4 Temmuz Bağımsızlık Günü. Genelde bu tip önemli tatil günleri öncesinde endeksleri düz çizgiyle yukarı çekerler. Takvim etkisi gene çalıştı. Bu hafta havanın tersine dönmesi beklenebilir.

Finansal piyasalarda zamanlama

Dolar ne düşüyor, ne yükseliyor. Beklentiniz değişti mi?

Epey pozitif gelişme yaşandı. Türkiye’nin hem İsrail hem de Rusya ile ilişkilerinde normalleşme süreci başladı. Ama kur düşmedi. Dünya borsalarında coşkulu bir dönem geçti.

Ama kur düşmedi.

Yabancının Türkiye riski algısında iyileşme yok. Nasıl olsun? Terör bu denli şiddetlenmişken… Yurtiçi yerleşikler grafikten de görüleceği üzere döviz mevduatlarını artırmaya devam ediyorlar. Düşmeyen şey yükselir derler… Birçok temel faktör kurda yükseliş beklentimi destekliyor. 2.86-2.88 bandı yeniden dolar alımı için uygun bir bölge.

Ekonomik büyüme ne durumda?

Yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.8 büyüdük ama yılın ikinci çeyreğine yönelik tüm göstergeler oldukça kötü. Geçen cuma açıklanan İstanbul Sanayi Odası Türkiye PMI imalat endeksi bir kez daha 50.0’nin altında gelerek imalat sektörünün haziranda da daraldığına işaret etti.

Üstelik endeks Nisan 2009’dan beri gözlenen en düşük düzeyinde geldi. Güven endekslerinde de durum parlak değil. Keza ihracat da zayıf. İkinci çeyrekte büyüme hızında belirgin bir yavaşlama söz konusu olacak. Ama Rusya ve İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi büyüme açısından orta vadede pozitif olacaktır.

Pound yükselişe başlar mı?

Pound için en kötü geride kalmadı. İngiltere’nin çıkmasıyla çok sert değer kaybı yaşandı. Üstelik pound haftalık grafikteki düşüş trendi kanalının alt bandını da kırdı. Pound açısından üç önemli risk daha var; Iskoçlar Büyük Britanya’dan ayrılma referandumunu her an gündeme getirebilirler. Ayrıca Büyük Britanya’nın bir diğer ülkesi Kuzey İrlanda, Güney İrlanda ile görüşme halinde. AB’de kalabilmek için Güney İrlanda ile işbirliği yapmaları söz konusu. Kaldı ki İngiltere’nin birkaç çeyrek içinde de resesyona girmesi kaçınılmaz. Temel üç faktör pounddaki düşüşün devam etmesine neden olabilir.

Geçen gün sosyal paylaşım hesabınızda “dünya resesyona gidiyor” demişsiniz…

Evet, dünya ekonomisinin 2017 yılı içinde resesyona gitme ihtimalini oldukça yüksek görüyorum. 100’e yakın ekonomik göstergeden oluşan erken uyarı sistemim resesyon işareti veriyor. Detayları önümüzdeki haftaki yazımda paylaşacağım.

Avrupa bankaları ve Çin uyarı veriyor

Brexit sonrası Deutsche Bank’ın yeniden gündeme gelmesi, buradaki sıkıntılara dikkat etmek gerektiğini gösteriyor. Euro, sterlin ve yuan gibi para birimlerinde görülen değer kaybı ise gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir rekabet dezavantajı oluşturuyor…

YURTDIŞINDA Brexit, içeride ise İsrail ve Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi için yürütülen görüşmelerin ön plana çıktığı bir ayı geride bıraktık. Ingiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalma ya da yoluna yalnız devam etme kararının oylandığı referandum, az farkla da olsa AB’den ayrılma yanlılarının zaferiyle sonuçlandı. Bu sonuç Ingiltere’nin iç siyasetinde de sert kırılmalara neden olurken, Avrupa’da “birlik” endişesini artırdı.

BREXİT UZUN VADELİ RİSK

Brexit oylamasının ayrılıkçılarının zaferiyle sonlanmasınm ardından piyasalarda ilk anda şiddetli bir panik havası oluştuğunu gördük. Kararla birlikte euro ve sterlin hızla değer kaybederken, başta Avrupa ve İngiltere’de olmak üzere dünyanın genelinde hisse senetleri de bu şoktan nasibini alarak sert bir şekilde düştü.

Bu panik satışların ardından her panikte olduğu gibi yine merkez bankalarının genişlemeci söylemlerinin artığını gördük. FED’in faiz artış beklentisinin daha da ötelenmesi hatta genişleme programı bile başlatabileceği söylentilerinin kısık sesle de olsa konuşulması, Avrupa Merkez Bankası’nm varlık alım programını daha da artırabileceği, özel sektör tahvillerini de alabileceği gibi söylemler borsalarm diplerden sert bir şekilde dönerek Brexit oylamasından önceki seviyelere dönmesine neden oldu.

AVRUPA’DA ALARM

Brexit sonrası borsalarda gördüğümüz tepkiler dikkat çekse de, geçen hafta Avrupa’da bankacılık sektörü hisselerinde tek günde yüzde 10-20 gibi kayıpların yaşanmış olması dikkatleri bir kez daha buraya çekti.



Sene başında Deutsche Bank öncülüğünde gündeme gelen CoCo bonolarla (Koşullu Dönüştürülebilir Bonolar) sarsılan Avrupa bankacılık sektörü geçtiğimiz hafta yeniden sallandı. Bilindiği üzere CoCo bonolar, belirli şartlar altında (bankanın sermaye yeterliliğini sağlayamaması, kupon ya da an para ödemesini yapamaması) hisse senedine dönüştürülebilir tahvilleri ifade ediyor. Yılbaşında sermaye yeterliliği konusunda endişeler bulunan ve kupon ödemelerini yapamayacağı düşünülen Deutsche Bank krizi, FED faiz artışı beklentilerinin ötelenmesiyle oluşan pozitif havada unutulmuştu. Brexit sonrası Deutsche Bank’m farklı bir şekilde yeniden gündeme gelmesi, buradaki sıkıntılara dikkat etmek gerektiğini gösteriyor.

Geçen hafta IMF bu konuda bir rapor yayınlayarak, “Sistemik risklere ön önemli net katkıyı Deutsche Bank yapıyor, onu da sırasıyla HSBC ve Credit Suisse bankaları takip ediyor” görüşüne yer verdi. Rapora göre Alman bankacılık sistemi, içerden değil dışardan bulaşma tehlikesi olan bir sistem görüntüsü veriyor.

YUAN’IN DEĞER KAYBI

Sene başında verdiği alarmla yılın en sert türbülansmı yaşatan Çin piyasaları, son aylarda unutulan başka bir dev. Euro ve sterlindeki değer kaybının yanı sıra gelişmekte olan ülkeler için takip edilmesi gereken bir diğer konu da Çin Yuam’nm değer kaybı.

Son dönemde bu para birimlerinde görülen değer kaybı, gelişmekte olan ülkelere ciddi bir rekabet dezavantajı oluşturuyor. Bu nedenle Çin’i özellikle gelişmekte olan ülkeler özelinde önemli bir risk primi olarak izliyoruz.

İSRAİL VE RUSYA İLE YUMUŞAMA

Küresel piyasalar Brexit sürecini konuşurken, İsrail ve Rusya ile kopma noktasına gelen ilişkilerin yeniden canlandırılmasına yönelik atılan adımlar piyasa tarafından olumlu bulundu. Son yıllarda jeopolitik risklerin ülkenin risk priminde kalıcı bir şekilde yükselişe neden olduğunu görüyoruz. Bu yükselişte, Suriye gibi güvenlik riski oluşturan unsurların yanında, ticari partnerlerimiz olan birçok ülke ile ilişkilerin kopma noktasına gelmiş olması önemli bir etkendi, ilişkilerin yeniden normalleşme eğilimine girmiş olması, jeopolitik risklerin bir miktar düşmesini sağlayacak.

Süreç kısa vadede ticari olarak meyvelerini vermese bile orta vadedeki beklentiler fiyatlamalara girmeye başlayacak. Geçen hafta içeride Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşen terör eylemine rağmen, bu gelişmelerin pozitif etkilerini piyasadaki fiyatlar üzerinde gördük.

FED VE TCMB

Brexit referandumunun şokunun çabuk atlatılması ve FED’in faiz artışının bu yıl maksimum bir kez olacağı düşüncesinin ağırlık kazanması, tüm dünyada faizlerde düşüşlerin hızlanmasını sağladı. Ingiltere negatif faize geçerken, ABD ve gelişmiş ülkelerin birçoğunda da faizlerdeki düşüş eğilimi devam etti.

içeride de İsrail ve Rusya ile normalleşme sürecinin devam etmesi ve enflasyondaki düşüş trendinin devamı TCMB’nin bu ay da faizlerde indirimi devam etmesine olanak sağlıyor. Bu nedenle TCMB’nin bu ayki Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 9.00 olan üst bantta 25 ya da 50 baz puanlık indirime giderek yüzde 8 etrafında simetrik dar bir koridor halini almasını beklediğimiz faiz koridoru uygulamasında son adımlardan birini daha atmasını bekliyoruz.

Bu süreçte AB bankacılık kesimi, Brexit ya da Çin kaynaklı dışsal bir şok yaşamazsak bu faizlerin yılın geri kalanı için önemli bir risk oluşturmayacağını düşünüyoruz. Buna karşın gelecek yılın ilk yarısı enflasyon açısından önemli bir smav dönemi olacak. Bu dönemde enflasyonun yeniden artış trendine dönmesine neden olacak koşullar oluşursa, faiz oranları TL üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturabilir. 19 Temmuz’da gerçekleşecek olan Para Politikası Kurulu toplantısı ve daha önemlisi 26 Temmuz’da sunumu gerçekleştirilecek olan yılın üçüncü enflasyon raporu, TCMB’nin yeni yönetiminin bakış açısını okumamıza önemli katlılar sağlayacak.

Global trend BISTfi baskılayabilir

Brexit kararına rağmen borsaların güçlü kalması pozitif bir işaret olsa da, Brexit’in getirebileceği risklerin rafa kalktığını söylemek zor. Brexit sonrası ortaya çıkan ilk fiyatların tepki alımı için iştahı artırdığını düşünüyoruz.

Buna karşın yurtdışı borsalar için son günlerdeki iyimserlik dalgasının, kalıcı bir trende dönüşmesi için de bir neden bulamıyoruz.

Risklerin daha ağır basması, beklentilerin ise sadece merkez bankalarına odaklanmış olması temkinli olmaya itiyor. BIST-100’de 74 bin ve altındaki rakamları cazip seviyeler olarak görürken, mevcut konjonktürde en azından kısa vadede 80 bin üzeri bir trend oluşması için çok güçlü bir gerekçe göremiyoruz. Bu durum Brexit sonrası alım iştahının düşük kalmasına neden oluyor. BIST-lOO’ün bu ay yurtdışı piyasalarla daha fazla korelasyon içine girmesini ve ana hatlarıyla 74-80 bin bandında kalmasını bekliyoruz.

Dolar/TL’de 2.85-3.05 bandını izliyoruz

FED’in faiz artış beklentisinin ötelenmesi, düşük enflasyon ve TCMB’nin bu ay da faiz indirimine devam edeceği beklentisi ile İsrail ve Rusya ile yumuşayan ilişkiler, TL’nin son günlerde pozitif bir trend yakalamasını sağladı. FED’in faiz artışının ötelenmesine karşın gelişmiş ekonomilerde dolardan daha iyi bir alternatif olmaması, doların yılın ikinci yarısında da diğer para birimlerine karşı güçlü kalmasını sağlayabilir. Dolar/TL kurunun, ekonomiler önemli bir yerel ya da global türbülansa girmezse yukarı yönlü marjının da daraldığını düşünmemize rağmen 2.85 ve altındaki rakamların yıl içinde kısa vadeli trade edenler için fırsat sunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Temmuz ayı içinde 2.85-3.05 bandının geçerliliğini koruduğunu düşünüyoruz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir