Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasa Yorumları

Piyasa Yorumları




Ağustos 2017 piyasa yorumları

Piyasalar kritik bir haftayı geride bıraktı. Önce FED ardından da TCMB toplantı yaptı ama para politikalarında bir değişikliğe gidilmedi. FED’in bu kararının ardından gelişen piyasalara yönelik pozitif havanın şimdilik devam edeceği anlaşılıyor. TCMB’nin kararı da Türkiye için şimdilik bir değişiklik olmadığı anlamına geliyor. Böyle bir ortamda piyasa uzmanlarından yılın geri kalan dönemi için portföy önerilerini aldık. Uzmanlar, portföylerde hisse ve mevduat ağırlığını korumaya devam ediyor. Haberimizde yatırım araçlarındaki beklentileri de analiz ettik. Gelinen seviyeler itibarıyla piyasalarda temkinli iyimserlik havasının korunduğunu gördük.

Portföy nasıl değişti? Piyasada yaşanan son gelişmelerle birlikte bundan sonraki süreçte nasıl bir portföy dağılımı oluşturulması gerektiğine baktık. Konuyla ilgili anketimize yanıt veren 10 yöneticinin portföy dağılımını haberimizin tablosunda görebilirsiniz. Genel olarak bakıldığında uzmanların yüzde 29 oranında hisse senedi önerdiğini görüyoruz. Bundan iki ay önce yaptığımız benzer çalışmada bu oran yüzde 25,5’ti. Dolar ve Euro oranı yüzde 20’lerde. Mevduat, iki ay önceki gibi yüzde 24’lerde. Tahvil-bono önerilerinin ise iki ay öncesine göre yüzde 8,2 seviyesinden yüzde 3,5 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Altın önerileri de yüzde 14,1 seviyesinden yüzde 7 seviyesine gerilemiş durumda.

Piyasalar kritik bir haftayı geride bıraktı. Geçen haftaki sayımızda yazdığımız üzere, Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı sonrası bu hafta önce ABD Merkez Bankası’nın (FED) ardından da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararlan bekleniyordu. Haberimizde de belirtiğimiz üzere, piyasa beklentileri, ECB’nin faizlerde değişiklik yapmaması sonrasında FED ve TCMB’nin de faiz politikasında değişiklik yapmayacağı şeklindeydi. Bu beklenti aynen gerçekleşti.

Bu gelişmelerle birlikte fınans şirketterinin üst düzey yöneticilerinden yeni dönem yatırım stratejilerini aldık. Yılın sonuna kadar olan süreçte yatırım araçlarındaki beklentilerini sorduk. Aldığımız izlenim, gelişmekte olan piyasalara yönelik olumlu havanın süreceği yönünde. Bundan Türkiye piyasalan da olası düzeltmelere rağmen nasibini almaya devam edecek. Yani temkinli bir iyimserlik havası var.

FAİZDE DEĞİŞİKLİK YOK

Bundan önce geçen hafta yaşanan gelişmelere bakmak gerekiyor. Geçen hafta FED para politikası faizini değiştirmedi ve yüzde 1,00-1,25 bandında tuttu. Ancak FED’in bu karar sonrasında yaptığı açıklamada bilançosunu küçültmeye‘göreceli yakın bir zamanda’ başlayacağını ifade etmesi, piyasa uzmanlannın dikkatini çekti. Bu ifade FED’in bilanço daraltma programını eylül ayındaki toplantıda duyuracağı şeklinde yorumlandı.

Geçen hafta, sıkı para politikasına devam eden Merkez Bankası da faiz tarafında bir değişikliğe gitmedi. Marjinal fonlama oranı yüzde 9,25, gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 7,25 ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 8 seviyesinde tutuldu. TCMB’nin karar metnindeki en önemli vurgu hala enflasyon. TCMB, fiyat hareketlerinin hala dalgalı olduğunu kabul ediyor ve sıkı duruşu devam ettireceğinin altını çiziyor.

GÜVERCİN SÖYLEMLER

Piyasalarda yaşanan gelişmelere bakıldığında, FED’in faiz artırımı yapmaması ve ‘güvercin’ söylemlerin devam etmesiyle birlikte gelişmekte olan piyasalar için olumlu rüzgarların devam edeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. FED karan sonrasında bunun TL ve hisse senedi piyasasında da pozitif etkilerinin görüldüğü uzmanlarca ifade ediliyor. Ayrıca TCMB’nin sıkı para politikasına devam kararının da olumlu havaya katkı yaptığı belirtiliyor. İşte böyle bir ortamda piyasa uzmanlanyla yılın geri kalan dönemini değerlendirdik. 10 finans kuruluşunun üst düzey yöneticisinden yatınm önerilerini ve yatırım araçlarındaki beklentilerini aldık.

NE ÖNERİYORLAR?

Öncelikle 10 yöneticinin portföy önerilerine bakıldığında, tüm önerilerde hisse senedi ve mevduatın olduğunu görüyoruz. Yani piyasa uzmanlan hisse ve mevduat ağırlıklı portföy önerilerini korumaya devam ediyor. Hatta BİST-100’ün 100.000 seviyesinin üzerinde seyrediyor olmasına rağmen uzmanlann portföyde hisse ağırlığını iki ay önceye göre artırarak yüzde 29 seviyesine çıkardığını görüyoruz. Bunun yanında altın ve tahvil-bono fonların ağırlığı düşük seyrederken, mevduat ve döviz portföylerdeki ağırlığını korumaya devam ediyor.

Borsa bu yıl nasıl hareket edecek?

Engin Kuru IKON Menkul 100.000-105.000: Borsada yükseliş trendinin etkisini sürdürmesinin beklesek de teknik anlamda bir düzeltme hareketi yaşanabilir. Önümüzdeki dönem açısından FED’in faiz arttırımları yanında ECB’nin de Tapering’e gitme ihtimali, endekslerdeki pozitif havayı bozabilir ve olası düzeltme hareketini tetikleyebilir.

Kıvanç Memişoğlu Integral Yatırım 105.000-110.000: Küresel piyasalarda gelişmekte olan ülkeler lehine esen rüzgar devam ediyor ve kısa vadede bunu sona erdirecek bir takvim yok. Diğer yandan ic piyasada şirketlere yönelik yüksek kârbeklentileri de borsada katalizör olmaya devam edebilir.

Ömer Eryılmaz Yatırım Finansman 105.000-110.000: MB’lerin faiz artış süreçlerinde beklenenden daha yavaş hareket edebilecekleri beklentisi, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasaları için risk iştahını arttırıyor. Bu konjonktürün devam etmesi halinde BİST-l 00’deki pozitif seyir devam eder. Fakat temel analiz yöntemlerine göre endekseki hedefimiz 108.000. Bu nedenle bu seviyelerde kâr satışları gelebilir.

Tuncay Karahan Ahlatçı Yatırım 105.000-110.000: Teknik olarak, endeksin yükseliş potansiyelinin korunması ile birlikte psikolojik seviyesi olan 105.000’in üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda, orta vadede 108.000-110.000 bölgesi hedeflenebilir. Geri çekilmelerin görülmesi durumunda 103.000-105.000 destek konumunda.

Altuğ Dayıoğlu Ata Portföy 110.000-115.000: FED’in bilançosunu küçültme kararına rağmen yaşanabilecek faiz artışlarının kalıcılığının sorgulanması, gelişen piyasalara yönelik hareketi daha da destekliyor. Alınan yurtiçi makro ekonomik önlemlerin de büyüme ve kârlılık gibi önemli değişkenlere pozitif yansıması ile yitin son çeyreğine kaaar biraz daha yatay ama pozitif hareketin devamını bekliyoruz. ABD verileri beklentilerin çok üzerinde sürprizler yapmazsa endeksin yılı 110.000’in üzerinde biirmesi mümkün.

Cihan Aluç 110.000-115.000: Borsada yurtdışındaki gelişmelere paralel olarak hisse fiyatlarının iskontolu olarak kabul görmesi iyimserliğin devam etmesine neden olabilir. Burada global tarafta bir bozulma olmadıkça 110.OOOseviyeleri hedefte kalmaya devam edebilir.

İbrahim Ethem Eren Kapital FX 110.000-115.000: Lira bazında zirve seviyelerde seyreden Türk hisse senetleri, dolar bazında bakıldığında ise zirve ile alakasız bir konumdadır. Buna karşın: 6 haneli seviyelerin açıkçası biraz yükseklik korkusu yarattığı malum. Borsa İstanbul halen küresel borsalar içerisinde en ucuzlardan biri, ancak son bir yıl içerisinde de en iyi performans gösterenlerin başında, kısa dönem için iyimserlik devam edebilir. Şu an bulunulan noktalar aşağı yukarı dolar bazında 3 cente denk geliyor. Bu noktadan sonra potansiyel daha sınırlıdır ve konsolidasyon sürecine girilecektir.

Metin Ayışık Gedik Yatırım 110.000-115.000: Son dönemdeki pozitif performansa ve tarihi zirvelere ulaşılmış olmasına rağmen BIST’in emsallerine göre iskontosu hala yüksek BIST 100’ün ilk yarı sonu itibariyle MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler Endeksi’ne göre iskontosu yüzde 25 civarında. Bu oran tarihsel ortalamaların hala çok üzerinde. Bu durum BIST’in defansif özelliğini ve potansiyelini artırıyor.

Berra Doğaner Turkish Yatırım 115.000: üstü Küresel ekonomideki kademeli toparlanmanın devam etmesi risk iştahının artmasına yardımcı olunca, değerlemeler bazında (özellikle dolar bazlı) ucuz : kalmış borsaya yabancı ve yerli ilgisinin sürmesiyle birlikte 100.000 seviyesinin üzerine çıktık. Büyümedeki artış ve enflasyondaki gerileme ile jeopolitik risklerin sınırlı kalması neticesinde 115.000 üstü görülebilir.

TEDBİRLİ OLMAK ŞARTI

Yurtdışında ve yurtiçinde negatif bir gelişme olmadığı sürece yükseliş tarafında kalacağımız gibi para girişinin de süreceğini belirten ALB Menkul Değerler Genel Müdürü Cihan Aluç, borsada hala iskontonun sürdüğünü ifade ediyor. Aluç, ‘Yabancılar borsada işlem yapmayı sürdürüyor. Ancak piyasaların tahvil tarafına kayması ya da güvenli limanlara yönelmesi yabancı yatırımcıları da bu alana itebilir” diyor.



Ahlatçı Yatırım Genel Müdürü Tuncay Karahan, gelişmekte olan ülke borsalarına fon akışının devam etmesiyle birlikte birçok borsaya göre nispeten düşük Fiyat/Kazanç (F/K) oranına sahip ve göreceli olarak iskontolu işlem gören BİST-lOO’ün yabancı yatırımcıların odağında olduğunu söylüyor. Karahan, “Hisse senedi yatırımları bulunan yatırımcılar karşılaşılabilecek negatif gelişmelere karşı tedbirli olmalı. Bu anlamda portföy sürekliliği açısından yatırımlarının bir kısmını mevduatta tutmalılar” diye konuşuyor.

RİSKLERİ DAĞITIN!

Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, borsada olası düzeltmelere rağmen seçici olmak kaydıyla hisse senedi tavsiyesi yapıyor. Ayışık, sabit getirili ürünlerin sağladığı yüksek net getirilerle birlikte yüzde 50 civarındaki bir tutann mevduat, ÖST-ÖST fon gibi enstrümanlara yatırılmasını öneriyor. Ayışık, hisse tarafının hedge edilmesi ve olası güvenli liman ihtiyacı artışında korumacı olması nedeniyle toplamda yüzde 20 civarında bir ağırlıkla altın ve dolar tercih edilebileceğini kaydediyor.

Reel Kapital (Kapital FX) Genel Müdürü İbrahim Ethem Eren, risklerin dağıtıldığı bir portföy öneriyor. BİST ve dolarda bundan önceki şekilde getiri elde edilebileceğinden emin olmadıklarını söyleyen Eren, “Getiri elde edilse bile finansal piyasaların taşıdığı risk, kayda değer bir risk/getiri rasyo-su sunmuyor. Bu yüzden riskli enstrümanlara yine sınırlı portföy ayırmakla beraber, daha uygun fiyat seviyelerinin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diyor.

BORSADA TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Borsanın yeni zirve seviyelerini test ettiği ve yılbaşından bu yana dolar bazında yaklaşık yüzde 38 değer kazandığı görülüyor. Artan yabancı ilgisi de dikkat çekiyor. Yılbaşından bu yana yabancı takas oranı yüzde 2,04 artarak yüzde 65,37 seviyesine yükseldi. Şirketlerin bilanço beklentileri de piyasalarda özellikle hisse bazlı hareketliliği artınyor.

Bundan sonraki süreçte küresel gelişmeleri incelediğimizde, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik siyasi ve politik endişelerin artması ve FED’in 2017 yılı içerisinde bilançonun normalleşmesine yönelik atacağı adımlar yakından izlenecek. Döviz kanadındaki volatilite durumu, ECB ve BOJ’un parasal genişleme programlannda revizyona gidip gitmemesi konusu da risk iştahı açısından önemli. Yurtiçinde teşviklerin devam edip etmeyeceği ve bu teşviklerin bütçede açık yaratması da endeks fıyadamalan üzerinde risk faktörleri olacak.

BORSA ZİRVEDE TUTUNUYOR

Sonuçta borsa 108.000 seviyesinde TL bazında zirve seviyelerine gelmiş durumda. Yaptığımız çalışmaya katılan uzmanların bu yıl sonu için beklentilerine bakıldığında ise temkinli bir iyimserlikten söz etmek mümkün. Borsa ile ilgili değerlendirme yapan 11 uzmandan altısı yükseliş trendinin devam edeceği kanaatinde. Ancak yu-kan potansiyel sınırlı görünüyor.

Psikolojik 100.000 seviyesini kıran BİST-100 Endeksi’nin yeni rekorlar test etmeye devam ettiğini söyleyen IKON Menkul Genel Müdürü Engin Kuru, ‘Yurtdışı ve yurtiçi belirsizlik ortamının nispeten durulmuş olması ve küresel risk alma iştahındaki artış endeksteki yükselişi destekliyor” diyor. Gedik Ya-tınm’dan Metin Ayışık ise son dönemde görülen hızlı yükselişin zaman zaman düzeltmeler yaşanma olasılığını artırdığını ifade ediyor.

DOLARDA NE OLUR?

2017 yılında hızlanan fon akımlan ile genel anlamda dolar/TL kurunda nispeten sakin bir hava oluştu. 3,90 gibi tarihi zirvelerinden uzaklaşan kurun 3,50-3,60 arasında denge bulduğunu görüyoruz. Kurun 3,60’ın üzerine gelmesi durumunda satışların arttığına, 3,50’nin altında ise kuvvetli kurumsal ve bireysel alımlann pariteyi tekrar yu-kan ittiğine birkaç defa şahit olduk.

Ata Portföy Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Dayıoğlu, bu dengenin yılın son çeyreğinde enflasyon oranının halen yüzde 9-10 mertebesinde olması, bir miktar yükselen cari açık ve kötüleşen bütçe görünümü nedeniyle bozulabileceğini söylüyor. Dayıoğlu’na göre, buna karşın global ölçekte doların satış baskısı altında olması ise yukarı doğru hareketleri bir miktar frenleyebilir. Reel Kapital Genel Müdürü İbrahim Ethem Eren, “TCMB, enflasyon odaklı sıkı para politikasını sürdürdüğü ve herhangi bir gevşeme yapmadığı sürece, fai2 farkı TL’yi kabul edilebilir seviyelerde tutar. Uzun vade için ise aşağı yönlü marjın 3,40’larla sınırlı olduğunu belirtmekte fayda var” diyor.

Uzmanların yıl sonu dolar/TL kuru için verdiği yanıtlara bakıldığında da aşağıda hareketin sınırlı olduğu görülüyor. Genel beklenti 3,60-3,70 bandına işaret ediyor. Yukarıda ise 3,80 seviyesine işaret ediliyor.

FAİZDE MB ÖNEMLİ

Faiz tarafında yurtiçinde makro verilerde yaşanan iyileşmeye rağmen MB’nin para politikasında aceleci davranmayacağı ifade ediliyor. MB’nin yeni bir aksiyon almak yerine ‘bekle gör’ politikasına devam edeceği tahminleri korunuyor.

İbrahim Ethem Eren, beş yıllık Türk CDS’inde önemli bir düzelme olmamakla birlikte, 186 seviyesine doğru geri çekilme olduğunu söylüyor. Küresel konjonktürün pozitif eğilimde olan sermaye akımlan ile gelişen piyasalar lehine işlediğini söyleyen Eren, “ABD’den gelen sinyallerin ‘güvercin’ kalmaya devam etmesi çok önemli. Enflasyon beklentilerinin gerilemiş olması da faizlerde aşağı yönlü hareketi destekliyor. Ancak sıkı para politikası nedeniyle çok fazla bir düşme de beklenemez” diyor.

Faiz tarafındaki anket sonuçlarına bakıldığında uzmanların yıl sonu için yüzde 10,50’nin altını beklemediği görülüyor. Yıl sonu için faizde ana beklenti ise yüzde 11,00-12,00 bandında seyrediyor.

ALTIN YATAYDA

Türkiye’de geleneksel yatırım aracı olarak görülen ve 143 TL seviyelerinde seyreden gram altında 135 TL’nin altına sarkmaların beklenmediği görülüyor. Yukarıda da yıl sonuna kadar 150 TL seviyesi önemli direnç haline geldi. Ana beklenti ise 145-150 TL aralığında bulunuyor. Getiri beklentisi düşük olduğu için portföylerde altın önerisi sınırlı tutuluyor.

Altuğ Dayıoğlu, gram altında 145-150 TL bandında beklentiye sahip. Da-yıoğlu, dolar endeksinde son yedi aydır kesintisiz devam eden ve yüzde 9’la-ra varan geri çekilmeye dikkat çekiyor ve ons bazında bu durumun altın fiyatlarına tam anlamıyla yansımadığını söylüyor. Altuğ Dayıoğlu, “Dolar endeksi ABD ekonomisindeki makro gerçekleri hızlı biçimde fiyatlamaya yansıtırken, ons altın bu hareketi daha gecikmeli yapacak gibi duruyor” diyor.

Yılın geri kalanında yaşanabilecek siyasi ve’ jeopolitik risklerle birlikte gram/TL fiyatlamalannda volatilitenin artacağı yorumlan da dikkat çekiyor. Yurtiçinde de TCMB’nin para politikasında atacağı adımlar ve gelişen piyasa-lann para birimlerinin seyri, TL varlık fiyadamalan açısından etkili olacak. Bunun yanında jeopolitik risklerin ve * FED’in de yakından izlenmesi gerekiyor.

Gram altında ne bekleniyor?

Berra Doğaner Turkish Yatırım 135 -140: Yılın son çeyreğinde dolar endeksinde FED’in bilanço küçültme kaynaklı güçlenme beklentisi, altının ons fiyatında gerilemeye neden oluyor. Bu durum dolar/TL’de ise yükselişe neden olacağından gram altında 135-140 TL bandını görebiliriz.

Cihan Aluç ALB Menkul 135 -140: 136-137 TL’ye kadar gerileme eğilimi beklentisi var. Yukarıda ise 150 TL izlenecek. Gerileme beklentisi içinde olan bir piyasa mekanizması var. Ancak dolar/TL tarafındaki güçlenme eğilimi, gerilemenin önünde bariyer olabilir.

Engin Kuru IKON Menkul 140 -145: Dolar/TL kurundaki düşüşün 3,50-3.49 bandı ile sınırlı kalması halinde gram altın/TL ‘nîn de 140-145 bandında dalgalanmaya devam etmesini bekliyoruz.

Altuğ Dayıoğlu Ata Portföy 145 -150: Önümüzdeki günlerde ABD ekonomisinde negatif ekonomik sürprizler devam ederse ons altın fiyatları yeniden kararsızlığını kırarak yukarı doğru hareketlenebilir.

İbrahim Ethem Eren Kapital FX 145 -150: Trump’ın güven kaybetmesiyle beraber ABD tahvil faizleri de yukarı hareketini durdurdu ve altın aşaaı yönlü baskıdan kurtuldu. Algılar şimdiki gibi zayıf olmaya devam ettiği sürece, altın 1.240-1.250 aolar/ons seviyelerinde normalleşir. Ons altındaki yukarı hareket, gram fiyatını da yukarı yönlü etkiler.

Kıvanç Memişoğlu Integral Yatırım 145 -150: Dolar kurunda oluşacak yükseliş, ons altındaki baskı ile bir miktar nötrleşebilir ve gram altında sınırlı bir yükseliş oluşabilir.

Metin Ayışık Gedik Yatırım 145 -150: Altının ons fiyatı yılın ikinci yarısında da kabaca 1.200-1.350 dolar aralığındaki bant hareketini devam ettirir. Dolar/TL kurunun da ilk yarıya nazaran daha dengeli bir seyir izleyeceği düşüncesi ile altının gramAL hareket marjının sınırlanacağını düşünüyoruz Ancak zirveye yakın seviyelerde yılı kapatır.

Ömer Eryılmaz Yatırım Finansman 145 -150: Küresel çapta zayıflayan dolar, altın fiyatlarının yukarı yönlü eğilimini törpülüyor.

Tuncay Karahan Ahlatçı Yatırım 145 -150: 2017 yıl sonu için kur tarafında 3,70 beklentimizi korumakla birlikte ons altın kanadında geri çekilmeler ile birlikte yıl genelinde yükselişlerin devamını öngörüyoruz. GramAL fiyatı ise 145-150 bölgesinde olur.

Talip Yılmaz





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir