Anasayfa / Ekonomi-Finans / Piyasada ‘ucuz euro’ Endişesi

Piyasada ‘ucuz euro’ Endişesi




Euro’nun TL karşısındaki değer kaybı ve doların yükselişi dengeleri bozmaya başladı. Euro’yla ihracat yapanın geliri azalırken, dolarla hammadde alanın maliyeti artıyor. İş dünyası, euro’nun çökmesinden ve Avrupa’dan talebin azalmasından korkuyor…

TÜRKİYE Avrupa’daki kriz nedeniyle bir süredir pazar çeşitlendirmesi için çabalıyor. Nitekim son aylarda AB’ye ihracatımız kısmen azalırken Irak ve birçok Afrika ülkesine yönelik artışlar dikkat çekiyor. Yeni pazarlar kaybı telafi ettiği gibi toplamda ihracat artışı sağladı. Ancak ihracatımızın halen yaklaşık yüzde 80 gibi büyük bir bölümü Avrupa Birliği ülkelerine yönelik. Ve tabii ki euro cinsinden…

Euro, bilindiği gibi Avrupa krizi nedeniyle dolar karşısında kan kaybediyor. Eu-ro/dolar paritesi son 6 ayda 1.48’lerden 1.22’lere kadar geriledi. Euro bölgesindeki krizin derinleşmesiyle 1.20’nin altına bile sarkmasından endişe ediliyor.

Euro’nun dünyada dolar karşısındaki kaybı TL’nin bu para birimi karşısında değerlenmesine yol açıyor. Son 6 ayda euro, TL karşısında 2.50’lerden 2.20’lere gerilemiş durumda.

İşte bu durum Türkiye’nin ihracat gelirlerini azaltmaya başladı. Özellikle ihracatının büyük bölümü euro cinsinden olan ve dolar girdisi olan sektörlerde ciddi endişeler söz konusu. İç pazardaki daralma beklentileri de ihracatta olası sert bir kaybın telafisini zorlaştırabilir.

TL’nin değer kazanmasından rahatsız olan iş dünyası, euro/TL kurunda bir düzeltme bekliyor. Ancak dünyada “ucuz euro” dönemi yaşandığı için Avrupa ortak para birimindeki kan kaybının daha da hızlanacağından endişe ediliyor.

“FİYAT TUTTURAMIYORUZ”

Matraş Deri’nin üretiminin yüzde 80’i ihracata yönelik ve bunun tamamı euro “ cinsinden. TL’deki değerlenme bu şirketin euro cinsinden ihracat gelirlerini azaltmış. Girdi maliyetlerinin dolar cinsinden ması da sıkıntıyı katlamış. Matraş Deri Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Matraş, eu-ro’nun 2.50 TL’lerden 2.20’lere düşüşünün önemli bir kayıp oluşturduğunu söylüyor. Matraş’ın asıl sıkıntısı ise fiyat tutturamamak:

“Avrupalı alıcı” ‘Ben daha önce 10 euro’ya alıyordum, yine 10 euro’ya isterim’ diyor. Dolar kurundaki yükseliş maliyetlerimizi artırsa da Uzakdoğu kökenli ithalatı azaltır diye umuyorduk. Ancak doların 1.82’lere tırmanması bile ithal malların cazibesini azaltmadı. Uzakdoğulu firmalar çok büyük teşvikler görüyor. Türkiye’de yüksek maliyetlerle üretim yapıldığı için bizim ürünlerimizin yanında ucuz kalıyor.”

“ALTERNATİF PAZAR ZOR”



“Ucuz euro” döneminin ne zaman biteceği ve düzeltmenin ne zaman başlayacağını kimse tahmin edemiyor. Alar-ko Holding CEO’su Ayhan Yavrucu, 2015 yılından sonra euro bölgesinin dağılması durumunda euro’da çöküş olabileceğini düşünüyor. Yavrucu, euro’daki kaybın ihracat gelirlerini azaltmanın yanı  sıra Avrupalı müşterilerin alım gücünü düşürdüğüne de dikkat çekiyor. Yavrucu, bu durumda şu anda değer olarak düşmüş görünen ihracatta miktar açısından da azalma olacağını öngörüyor. Bu da sanayicinin zaten limitli olan kar marjlarını tehdit edebilecek bir gelişme.

Ayhan Yavrucu, Alarko’nun da ihracatının önemli bir kısmının euro bölgesine yönelik olduğunu hatırlatıyor. Ardından da kendileri gibi nitelikli ürün ihraç eden şirketlerin yeni, alternatif pazarlara kısa sürede açılmasının kolay olmadığım sözlerine ekliyor.

“RİSKİ HEDGE EDİYORUM”

İstanbul Hadımköy’deki fabrikasında bakır mamulleri üreten Sarbak Metal’in Yönetim Kurulu Başkam Andon Arakelyan, ihracatın yüzde 40’ını euro, yüzde 15’ini ise dolarla yaptıklarını söylüyor. Kalan kısmı ise iç piyasada TL Arakelyan cinsinden satılıyor. Arakelyan, kur risklerine karşı geliştirdikleri koruma yöntemini şöyle açıklıyor:

“İhracatımız euro ağırlıklı olmasına rağmen girdilerimiz dolar cinsinden. Bu riski hedge etmek için alacaklarımızı dolara bağlıyoruz. Bazı durumlarda zararı en aza düşürmeye çalışıyoruz. Örneğin, 500 bin euro’luk sipariş aldığımız zaman aynı gün onu dolar kuruna fiksli-yoruz. Günü geldiğinde paramızı dolar olarak alıyoruz. Bankalar bizden cüzi bir fark alıyor. Her defasında 10 milyon euro civarında ihracat alacağımız oluyor. Eğer riski doğru yönetemezsek bizi ezer.”

Andon Arakelyan’a göre TL şu anda en güvenilir para birimi. Arakelyan, iç piyasadaki yavaşlamaya rağmen inşaat sektörüne satış yaptıkları için olumsuz etkilenmediklerini, aksine işlerin çok arttığını dile getiriyor. Nitekim Serbak Metal, inşaattaki büyüme sayesinde ISO 500 listesinde 2010’daki 351 ‘incilikten 2011 yılında 281’inciliğe yükselmiş.

“TALEP GERİLEYEBİLİR”

Alüminyum kapı, pencere ve cephe kaplama elemanları üreticisi Milenyum Sistem Evi Alüminyum Sanayi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Natık Buda da euro’daki değer kaybının satın alma gücünü düşüreceğini, talebi olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Alüminyum sektörü, yıllık 50 bin tonla ihracatının önemli bir kısmını Avrupa’nın büyük ülkelerine yapıyor. Buda, Avrupa’nın Türkiye’den mal alimini azaltabileceğinden endişe ediyor.

Euro’nun tahtının artık daha fazla sallandığını düşünen Buda, “Bizim ihracatımız Almanya ve Fransa ağırlıklı. Sektördeki firmaların hepsi tedirgin.

Erkan Kızılocak





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir